![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 21.02.2007
Mesajlar: 1.398
Teşekkür etti: 1
23 Teşekkür 18 Mesaja aldı
|
simdiye kadar pek fikrini söyleyen olmadi ... ![]() Ümmed konunun yasaklilar listesinde oldugunu yazmisti ,derdim konuyu deseleyip yine yeni bir tartismaya daha mahal vermek degil ama Forumda M.Ali SARAL da dahil olmak üzere benim suana kadar okudugum yazilarinda Basta Hakikat -Ö.Öngüt Hocaya intisapli kardeslerimiz olmak üzere milli görüscü kardeslerimizde bu diyolog meselesinde cok kat'i ve kesin bir taraf olduklarini (Karsi taraf ) bilmeyen yok.. Ama simdi öyle bir halt-i ruhiye icindeyiz ki , Bugüne kadar milli görüs eksenindeki yazar ve cizerler bu meseleyi siddetle reddederken , Avrupadaki merkezden böyle bir yazi ile karsilasiyoruz... Ne yapmamiz gerekiyor bu durumda...? Bu hutbeye tamam dersek simdiye kadar bu forumda milli görüscü kardeslerimizin yazdiklarini tamamen beynimizden cikarip cöpe atmamiz gerekecek.. Buradakilerin suana kadar yazdiklarina itibar edersek ,dogru kabul edersek, igmg nin dediklerini nereye koymamiz gerekecek...? Aslinda akla hemen su geliyor , Yoksa ; igmg avrupada akp ye teslim mi oluyor yani akp avrupadaki igmg leri bünyesinemi katiyor...? Cünkü milli görüs ün teskilat yapilanmasinda avrupa kanadi ile Türkiye merkezi arasinda en kücük seylerde bile simdiye kadar farklilik görülmemis iken simdi kafa kafa ya ZIT düsünceler akillari bulandirmiyor degil |
|||||||||||||||
|
|
||||||||||||||||
![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 20.06.2006
Mesajlar: 4.317
Teşekkür etti: 2
63 Teşekkür 43 Mesaja aldı
|
|
|
|
![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 14.01.2003 Yaş: 45
Mesajlar: 650
Teşekkür etti: 3
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
|
fikirlerinin tamamina katilmasak ta her Müslümanin göstermek zorunda oldugu durusu sergilemis gayet uslübe uygun bir uyari herhangi bir tahrik ve satasma yapmadan anlasilir bir dille meramini anlatmis diye düsünüyorum. Gelelim IGMG Genel merkezinden yapilan aciklamaya;sizlere tezatmis gibi gelsede herhangi zit bir aciklama yok.Diyalog Kilisenin istedigi seviyede ve Platformda degil Islamin ve Müslümanlarin kabul edebilecegi bir seviye ve Platformda olmalidir ve mutlaka birinin digerine inancini dikte ettirmesi seklinde olmak zorunda da degildir ayrica Milli Görüs ün 40 yilda insaa ettigini öyle gelip birilerinin üc yilda insanlari diskalifiye ederek hazira konmasini siz olabilir bir teori olarakmi görüyorsunuz abartisiz Dünyanin en büyük sivil toplum kurulusun dan bahsediyorsunuz ve nice badireler atlatmis bir kurulustan.Tüm teskilatlarini kapatsalar da insanlarin gönlünden silinmeyecek ve yasamaya devam edecek temeli Islam olan bir hayat felsefesinden bahsediyoruz ayrica tüm Müslümanlari kardes bilen bir kurulus olarak ta kendine sürekli yandas bulacak bir Dava ve Teskilat olacaktir buda böyle biline vesselam...
__________________
es Selam Söz ola, kese Savaşı Söz ola,kestire Başı Söz ola,ağulu Aşı Yağ ile Bal,ide bir Söz. |
||||||||||||||||||
|
|
|||||||||||||||||||
![]() Üyelik tarihi: 07.05.2005
Mesajlar: 6.435
Teşekkür etti: 2
14 Teşekkür 8 Mesaja aldı
|
Eğer ki IGMG bu tarz bir faaliyete girişmiş ise bundan Milli Görüş kurmay kadrolarının müdahil olmamış olmasını düşünemiyoruz. Tam bir bilgi sahibi değilim ama AKP Avrupa için kendi teşkilatını kuracak idi.
__________________
Ey İnsan! Kerim olan Rabbine karşı nedir seni aldatan (İnfitar,6) www.anadolugenclik.com.tr |
||||||||||||||||||
|
|
|||||||||||||||||||
![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 21.02.2007
Mesajlar: 1.398
Teşekkür etti: 1
23 Teşekkür 18 Mesaja aldı
|
Ben ne Haydar Bas beyefendinin mektuba nede igmg nin bu yazili hutbe metnine , yanlis yada dogru,katiliyorum yada karsiyim demedim ki...!
Sadece genel manada ; karsi cikilan bir davranisin ,günün birinde karsi cikanlarin üst kademesi sahiplenmeye basladiginda zamaninda karsi cikanlar ne düsünür, konuya yaklasirlar merak ettim... Burada acik yüreklilikle sunu belirteyim ki ; Suan Türkiye ve avrupada mevcut bizlere ait hangi parti,teskilat yada cemaat olursa olsun, sadece igmg ile SINIRLI degil , bu yada benzer bir durumla karsi karsiya kaldiklarinda ; "Evet biz zamaninda sunu dedik yada söyle yaptik -yazdik.cizdik hep karsisinda olduk, ama karsi oldugumuz sey zamanla gördük ki dogruymus......veya dogru olarak yaptiklari birseyin bir zaman sonra yanlis oldugunun itirafinda bulunmalarini beklemek saf lik olur zaten Türk siyasi tarihinde pekte tevafuk edebilecegimiz birsey olmadigini düsünüyorum... |
|
|
|
Adalet
![]() ![]() Üyelik tarihi: 28.11.2006
Mesajlar: 3.527
Teşekkür etti: 22
30 Teşekkür 23 Mesaja aldı
|
Dindarlar arası dialog
![]() Farklı dinî cemaatlerin bir araya gelerek, dindarların birbirlerini tanımalarına, IGMG özel bir önem vermektedir. Diyaloğu reddetmek, inandığımız din ve bu dinin tebliği görevine aykırı düşer. Kendi dinleri hakkında bilgi vermek ve insanlara İslam’ı tebliğ etmek bütün Müslümanların görevidir. Teşkilatımız temele insanı alarak, bütün insanlarla özellikle de Ehl-i Kitâb ile diyaloğu toplumsal barışın önemli bir unsuru olarak kabul etmektedir. Toplumsal hayatta barışın tesis edilmesi için dindarlar arasındaki diyaloğun güçlendirilmesi gerektiğine inanan teşkilatımız, anlama ve anlatma ekseninde bütün diyalog yollarını diri tutmayı önemli bir sorumluluk saymaktadır. Sağlıklı bir diyalog için gereken en önemli unsur, sağlıklı iletişim niyeti ve bu niyetle oluşturulmuş iletişim kanallarıdır. IGMG, bu anlamda muhataplarını, gerek kurumsal gerek kişisel bazda anlamaya dönük bir iletişim faaliyetini önceler, yargılama ve dışlamayı reddeder. IGMG, dezinformasyona dayanan bir anlama, tanımlama yerine, muhatabının öz ifadelerini esas kabul eder ve sözkonusu IGMG olduğunda da, bu tavrı muhataplarından bekler. Ne olduğunu anlatmaktan daha çok “ne olmadığı nı anlatmayı” zorunlu kılan ve dönemsel dalgalanmaların etkisinde kalan gündemlerin dışında durmayı prensip edinen IGMG, kalıcı ve insanın temel sorunlarına dair gündemleri kendine iştigal alanı olarak belirlemiştir. .................................... şimdi yukarıda açıkça DİNDARLAR ARASI DİALOG dan bahsedildiği halde ve bu dialog un TEBLİĞ amaçlı olduğu vurgulandığı halde , bu avrupa da yaşayan insanların zaruri iletişimelerini DİNLER ARASI DİALOG la ve VATİKAN IN MİSYONU yönünde yapılan malum çalışmalarla hiç alakası olmadığı ÇOK AÇIK OLARAK ORTADA İKEN bunu göremeyen göz KASITLI VE TUTARSIZ BİR GÖZDÜR... MALUMU BİR KERE DAHA İLAM ETMEK FAYDALIDIR... |
|
|
![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 21.02.2007
Mesajlar: 1.398
Teşekkür etti: 1
23 Teşekkür 18 Mesaja aldı
|
Tamam güzel kardesim, milli görüs olarak tabiki siz bu diyalogun teblig amacli oldugunu savunacak bu gözle görmeyen kim olursa olsun,kasitli ve tutarsiz gözler olarak kabul edecek ve söyleyeceksiniz...Cünkü bunu sizin benimseyip kabul ettiginiz bir kesim-grup yada parti yapiyor, bunun aksini zaten beklemeyecegimi yukarida belirttim, ve hakikaten belkide dünyada yapilan teblig hizmetlerinin en etkilisi sizin yaptiginiz da olabilir...
Ama unutmayin ki sizin disinizdaki bir grupta sizlerden yada bizlerden yada baska kesimden tepki -elestiri vs aldigi zaman suan siz nasil düsünüp yazma geregi duydu iseniz aynisini onlarda düsünüyor... Ben bunu Omar kardesimle yazismalarimdada belirttim Inanilan hedefe giden tek yol olsaydi illaki hepimiz orada bulusacaktik ve tek bir teskilat yetecekti Sonuc itibari ile birden cok parti,teskilat veya cemaat var... Bu farkli farkli siyasi partilere, cemaatlere,birisi dahil olurken, islamin icinde gördügünden ,yapilan hizmet yada aksiyonlari Allah rizasi icin birlikte yapilabilecegine inandigi icin dahil oluyor... Simdi ben benim hissiyatimi en iyi yansitan bir partiye gönül vermis olmam,bu partiye dahil olmam, Baslangic ve varis noktasi olarak islami hedef edinmis isek su noktada biz gibi düsünmüyor diye milli görüscü kardeslerimizi yada yada bir hoca efendinin talebelerini (kendisini) zahiren Allah tan baska ilah olmadigini ,Peygamber olarak Hz Muhammedi ve kurani kerimi kabul ediyorsa islamin ve imanin sartlarina seksiz süphesiz inandigini söylüyor sa ,ben nasil bu kardeslerimizden herhamgi birini tekfir edebilir omuzlarindan tutup bunlar islam degil yahudi-hristiyan-siyonist ...yada yandaslari diyebilirim... Ben Nurcu olmadigim halde Hoca efendiyi ve nurcu kardeslerimi SP li olmadigim halde milli görüscüleri ve digerlerini akp mhp naksi .... benim partimin hatalarina yada tüm yukarda yazdigim partimin disindakilerin hatalarina (varsa ) ragmen sevemezmiyim...?????? |
|
|
![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 26.10.2005
Mesajlar: 717
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
|
Siz hala buralarda mısınız ya?
Hala Haydar Baş!... Bu nasıl bir şuur(!)... Helal olsun vallahi. Artık hepinize kolay gelsin... :) MuHaBBeTT'le kalın...
__________________
|
|
|
|
Adalet
![]() ![]() Üyelik tarihi: 28.11.2006
Mesajlar: 3.527
Teşekkür etti: 22
30 Teşekkür 23 Mesaja aldı
|
Dindarlar arası dialog
![]() Farklı dinî cemaatlerin bir araya gelerek, dindarların birbirlerini tanımalarına, IGMG özel bir önem vermektedir. Diyaloğu reddetmek, inandığımız din ve bu dinin tebliği görevine aykırı düşer. Kendi dinleri hakkında bilgi vermek ve insanlara İslam’ı tebliğ etmek bütün Müslümanların görevidir. Teşkilatımız temele insanı alarak, bütün insanlarla özellikle de Ehl-i Kitâb ile diyaloğu toplumsal barışın önemli bir unsuru olarak kabul etmektedir. Toplumsal hayatta barışın tesis edilmesi için dindarlar arasındaki diyaloğun güçlendirilmesi gerektiğine inanan teşkilatımız, anlama ve anlatma ekseninde bütün diyalog yollarını diri tutmayı önemli bir sorumluluk saymaktadır. Sağlıklı bir diyalog için gereken en önemli unsur, sağlıklı iletişim niyeti ve bu niyetle oluşturulmuş iletişim kanallarıdır. IGMG, bu anlamda muhataplarını, gerek kurumsal gerek kişisel bazda anlamaya dönük bir iletişim faaliyetini önceler, yargılama ve dışlamayı reddeder. IGMG, dezinformasyona dayanan bir anlama, tanımlama yerine, muhatabının öz ifadelerini esas kabul eder ve sözkonusu IGMG olduğunda da, bu tavrı muhataplarından bekler. Ne olduğunu anlatmaktan daha çok “ne olmadığı nı anlatmayı” zorunlu kılan ve dönemsel dalgalanmaların etkisinde kalan gündemlerin dışında durmayı prensip edinen IGMG, kalıcı ve insanın temel sorunlarına dair gündemleri kendine iştigal alanı olarak belirlemiştir. imgm nin TEBLİĞ İÇİN DİNDARLARARASI DİALOG metni yukarıdadır...şimdi bu metni aşağıdaki f.g. nin PAPA ya yazdığı mektupla nasıl bir alakası var anlayalım..buyrun.... .................................................. ............................ Hocaefendi'nin Papa'ya verdiği mektubun tam metni Pek muhterem Papa cenapları, Üç büyük dinin doğum yeri olarak bilinen toprakların dünyayı daha iyi yaşanabilir bir mekan kılma yolundaki kutsal misyonumuzu tam manasıyla bilen halkından size en içten mesajları getirdik. Yoğun gündeminizde bize zaman ayırarak sizinle müşerref olmayı bahşettiğiniz için zatı alilerinize en derin kalbi teşekkürlerimizi sunarız. Papa 6. Paul cenapları tarafından başlatılan ve devam etmekte olan Dinler arası Diyalog İçin Papalık Konseyi (PCID) misyonunun bir parçası olmak üzere burada ulunuyoruz. Bu misyonun tahakkuk edişini görmeyi arzu ediyoruz. En aciz bir şekilde hatta biraz cüretle, bu pek kıymetli hizmetinizi icra etme yolunda en mütevazi yardımlarımızı sunmak için size geldik. İslam yanlış anlaşılan bir din olmuştur ve en çok suçlanacak olan Müslümanlardır. Uygun bir yerdeki vakitli bir gayret bu yanlış anlamanın büyük oranda azalmasına katkı sağlayabilir. Müslüman dünyası, İslam'ın asırla ölçülen yanlış algılanmasını silip atacak bir diyalog imkanını bağrına basacaktır. Beşeriyet, çelişen ölçüler ortaya koyduğu gerekçesiyle, zaman zaman bilim adına dini, din adına bilmi inkar etmiştir. Bilginin tamamı Allah'a aittir ve din Allah'tandır. O halde bu ikisi nasıl çelişebilir? İnsanlar arasında anlayış ve hoşgörüyü artırmaya yönelik dinler arası diyaloğa yönelik ortak gayretlerimiz çok iş görebilir. Kendi memleketimizde şimdiye kadar çeşitli Hıristiyan mezheplerinin liderleriyle diyalog içinde olduk. Bu naçiz gayretlerin boşa çıkmadığını acizane ifade etmek isteriz. Amacımız bu üç büyük dinin inananları arasında hoşgörü ve anlayış yoluyla bir kardeşlik tesis etmektir. Bizler bir araya gelmek suretiyle sözde medeniyetler arası çalışmanın gerçekleşmesini görmek isteyen yolunu şaşırmış ve şüpheci kimselere karşı dalgakıranlar gibi, isterseniz bariyerler gibi deyin, karşı durabiliriz. Geçen yıl bazı ünlü uluslararası bilim adamlarının katıldığı medeniyetler arası barış ve diyalog konulu bir sempozyum düzenledik. Bu gayretin başarısından aldığımız teşvikle bu tür etkinlikleri tekrarlamak istiyoruz. Halihazırda üç büyük dinin bağlıları arasındaki bağı güçlendirmeye yönelik olarak dinler arası diyalog konusunda Vatikan'ın da temsil edileceğini ümit ettiğimiz bir konferans düzenleme sürecinde bulunuyoruz. Yeni fikirlerimiz varmış iddiasında bulunmuyoruz. Yine müsamahanıza sığınarak, bu misyonun hedeflerine yakından hizmet etmek için üstlenmek istediğimiz birkaç teklifte bulunmayı arzu ediyoruz. Hıristiyanlığını üçüncü bin yılına girişi münasebetiyle yapılacak kutlamalar vesilesiyle Ortadoğu'daki Antakya, Tarsus, Efes ve Kudüs gibi bazı kutsal yerlere müşterek ziyaretleri içeren birçok etkinlik önermek istiyoruz. Bunu Sayın Cumhurbaşkanımız Demirel'in, cenaplarının ülkemizi ziyaretine ve mezkur kutsal mekanları göstermeye davetini tekrarlamak için bir fırsat addediyoruz. Anadolu halkı misafirperverliğini göstermeyi ve şevkle selamlaşmayı hararetle beklemektedir. Filistinli liderlerle diyalog kurmak suretiyle Kudüs'ü birlikte ziyaret etmemize davetiye çıkarabiliriz. Bu ziyaret bu mübarek şehri Hıristiyanlar, Yahudiler ve Müslümanların, hiçbir kısıtlama, hatta vize dahi olmaksızın serbestçe ziyaret edebileceği uluslararası bir bölge olarak ilan etme gayretlerine yönelik dev bir adım teşkil edebilir. Üç büyük dinden liderlerin işbirliği ile ilki Washington DC'de olmak üzere muhtelif dünya başkentlerinde bir konferanslar serisinin gerçekleştirilmesini teklif ediyoruz. İkinci serinin zamanı için Hz.İsa'nın doğumunun 2000. yıldönümü ideal olabilir. Bir öğrenci değişim programı da çok faydalı olacaktır. İnançlı genç insanların birlikte eğitim görmesi birbirine yakınlıklarını artıracaktır. Öğrenci değişim programı çerçevesinde üç büyük dinin babası ikrar edilen Hz. İbrahim'in doğum yeri olarak bilinen Urfa şehrindeki Harran'da bir ilahiyat okulu kurabilir. Bu, ya Harran Üniversitesi'ndeki programların genişletilmesi suretiyle ya da üç dinin ihtiyaçlarını da temin edecek şumüllü bir müfredata sahip bağımsız bir üniversite şeklinde gerçekleştirilebilir. Önerilen programlar aşırı büyük işler gibi algılanabilir ama bunlar erişilmez değildir. Dünyada iki tip insan vardır. Bazıları kendini topluma adapte etmeye çalışır. Diğer bazıları ise topluma uymaktansa toplumu kendi değerlerine adapte etmek ister.b Toplum bütün ilerlemeleri bu ikinci tip insana borçludur. Onları yarattığı için Rabb'e şükürler olsun. .................................................. ........................... şimdi bu iki anlayış arasında fark göremeyenler hakkında yorum dahi yapmak gereksizdir... idraklere havale edilir... |
|
|
![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 20.06.2006
Mesajlar: 4.317
Teşekkür etti: 2
63 Teşekkür 43 Mesaja aldı
|
|
|
|
![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 21.02.2007
Mesajlar: 259
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
|
Dün akşam meltem tv de (Dialoğ) proğramında Haydar hoca vardı
gerçekten proğram bence süperdi ... |
|
|
|
Yenilgi Yenilgi Büyümek
|