İletişim
Yardım
Bugünki Mesajlar
Ajanda
Üye Listesi
Home

Navigation
Geri git   DelikanForum.NET > DİN-SİYASET / EKONOMİ-SAĞLIK > Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar
Cevapla
 
LinkBack Seçenekler

  #1
Alt 06.02.2005, 23:44
 
msabri - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 10.07.2004
Mesajlar: 1.947
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Tesbih deyip geçmeyin

Zaman yazarı Abdullah Aymaz, tesbihle gelen hidayete eriş öykülerini köşesine taşıdı. İşte tesbih tanelerinden gönlünü İslam'a açmaya uzanan 3 ayrı serüven...


İşte Zaman gazetesi yazarı Abdullah Aymaz'ın köşesindeki ifadeler..



Bir okuyucumuz, Belçika’da Fransızca kursuna devam ederken, namaz tesbihatının dışında pek cebinden çıkarmadığı tesbihini, farkında olmadan eline alınca, yanında bulunan kurs öğrencisi bir İspanyol genç “Siz Müslüman mısınız? Elinizde bir tesbih görüyorum. Ben, bana İslamiyet’i anlatacak birisini arıyordum.” demiş.



Böylece adımını yeni bir dünyaya atmıştır.

Kolombiya’ya giden bir okuyucumuz da ticari işleri için üst seviyede bir kişiyle görüşürken gayr-i ihtiyari elini cebine atıp tesbihini çıkarıp çekmeye başlıyor. O kişi okuyucumuza niçin tesbih çektiğini soruyor. O da stres atmak için çektiğini söyleyince “Bu tesbihi bana verir misin?” diyor. Tesbihi verirken de ona “Ama bir şartı var. Lâ ilâhe illallah diye diye çekeceksiniz.” diyor. “Lâ ilâhe illallah” deyip çekmeye başlayınca “Evet, hissediyorum!..” diyor.

“Secde, Uzaklardan Eve Dönüş Gibi Sanki” başlıklı yazımız üzerine bir okuyucumuz da e-mail ile şöyle bir hatırasını göndermiş:

“On sene önce Manisa’dan komşumuz emekli imam Ahmet Balkan hocamdan dinlediğim bir hidayet hatırasını ‘Güzel hatıralarınızı paylaşın ki unutulmasın.’ ricanız üzerine yazıp gönderiyorum. Elli beş yaşlarında bir İsviçreli, bir gün trene biniyor, oturuyor. Karşısında bir kişi, halinden gayet mutmain bir şekilde elinde bir şeyle meşgul... Ne olduğunu anlamıyor, soramıyor da. Ama adamın bu hali ve o meşgul olduğu şey onu çok etkiliyor. Bu ruh haliyle durakta iniyor ve kalabalığa karışıyor. Bu arada bir bakıyor ki o çok merak ettiği adamın elinde gördüğü şey yerde karşısında duruyor. Hemen alıyor cebine atıyor. Tahmin etmişsinizdir ne olduğunu; bir tesbihtir bu. O günden sonra sürekli bu tesbihle ilgileniyor, oynuyor, gittiği her yere beraberinde götürüyor tesbihini İsviçreli. Öyle bağlanıyor ki tesbihine, ailesi de tuhaf karşılıyor artık bu bağlılığı. Gel zaman git zaman bir gün tesbih aniden ortadan kayboluyor. Yenisini nerden bulurum derdine düşüyor. Bu sefer İsviçreli, arıyor, soruyor, soruşturuyor. Arkadaşları ‘Belki öyle bir şeyi Türklerin ibadet için gittikleri yerde bulursun.’ diye tavsiye ediyorlar. İsviçreli de kalkıp geliyor bir gün mescidin birine, o esnada cemaat namaz halinde. Arkada kenarda bekliyor, namaz bitince yaklaşıp hem tesbihi hem de orada eğilip, yere yatıp kalkıp ne yaptıklarını soruyor. Cemaat ve imam -rahmetli Ahmet Balkan- dilleri döndüğünce anlatıyorlar. Tesbih veriyorlar. İsviçreli de ilgileniyor. Cemaatten ‘İstersen cuma günü gel, bizi izle.’ diyorlar. Hocam da ‘Gelirsen yıkanıp gel böylesi daha güzel olur.’ diyor. Cuma oluyor İsviçreli tam söylenen vakitte mescidin kapısındadır: ‘Yıkandım geldim.’ diyor, oturup arkadan izliyor. Cuma namazı bittiğinde bizim cemaat için artık ikinci bayram yaşanacaktır. Çünkü İsviçreli hemen yanaşıp ‘Karar verdim ben Müslüman olacağım.’ diyor. İsviçreli, cemaat, imam artık herkes sevinç içindedir. Fotoğraflarını bir görmelisiniz; hidayet bir insanın yüzüne ancak bu kadar güzel sinebilir. Herkes mutluluktan gözyaşları içinde. En çok da İsviçreli sevinçten gözyaşlarına boğulmuş. Herkesle sarmaş dolaş vaziyette görünüyor fotoğraflarda. Adeta yeniden doğmuş gibi. İsviçreli hemen Kelime-i Şehadet getiriyor ve adını Mahmut olarak değiştiriyor. İlk sorduğu şey, “Şimdi ne yapmam lazım?” oluyor. Ahmet hocam da sırasıyla abdesti, namazı, namaz sûrelerini, duaları, Kur’an-ı Kerim’i sonra zamanla da her şeyi öğretiyor. Anlattığına göre Mahmut her zaman tam vaktinde düzenli şekilde hiç aksatmadan gelmiş derslerine. İlerlemiş yaşına rağmen kısa zamanda her şeyi de öğrenmiş ve hemen hayatına geçirmiş. Mesleği, belediye orkestrasında müzisyenlik olan Mahmut, yaklaşan emekliliğinde ilk iş olarak hemen hacca gitmeye hatta İstanbul’daki camileri gezmeye kadar planlamış. Öyle ki İspanya’da ölüm döşeğindeki yaşlı annesinin son dakikada Müslüman olmasına ve İspanya’daki annesinin evini camiye çevirmeye kadar birçok güzel işlere vesile olmuş bile...”

Okuyucumuz H. Torpil, e-mailinin sonuna şunları da ilave ediyor:

“Trende birinin elinde gördüğü tesbihle hidayet yolunu bulan Mahmut’un hikayesinde beni çok etkileyen bir diğer ayrıntı ise Mahmut’un ‘Ben, secdeye varıp alnımı yere koyunca bir şeyler oluyorum; öyle ki, sanki yükseliyorum, uçuyorum.’ sözleri. Böyle bir secde için neler verilmez ki. Evet sizin de dediğiniz gibi ‘Secde, Uzaklardan Eve Dönüş Gibi Sanki’. Bir buluşma, kavuşma, ferahlık, hafiflik, özgürlük. Mahmut secde için ‘sanki uçuyorum’ sözlerini hocam Ahmet Balkan’a söylediğinde hocam da ‘Ee Mahmut tabii sen şimdi sıfır kilometre araba gibisin.’ diyerek iman tazeliğinin yorumunu yapmış. Allah hepimize her daim iman tazeliği ve gürlüğü versin. Bu vesile ile Ahmet hocamı rahmetle anıyor, size de kolaylıklar diliyorum. Selametle kalınız hocam.”

Evet bir tesbih deyip geçmeyelim.
msabri isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Lesezeichen

Seçenekler

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Dil Deyip geçmeyelim..Çünkü; beyazdilekçe Günlük 3 10.06.2008 17:15
Çay deyip gecme... Mirza Muhabbet Olsun 32 09.06.2008 21:17
İsim Deyip Geçmeyin itimat Bir oku bin düşün 17 27.03.2008 18:20
Çay Deyip Geçmemek Lazım merwe_merwe Gençlik Lokali 5 22.02.2008 12:48
Ev Tesbih Çekiyor muhammederen Fıkra ve Mizah 2 23.12.2006 22:49


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 14:25 .
Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Template-Modifikationen durch TMS Web Design by: vbdesigns.de
İletişim - Anasayfa - Arşiv - Disclaimer - Yukarı git