![]() Üyelik tarihi: 07.05.2005
Mesajlar: 6.435
Teşekkür etti: 2
14 Teşekkür 8 Mesaja aldı
|
“Erbakan’ın kıymetini Türkiye gerçekten bilmiyormuş” Kongredeki konuşmalar esnasında, Erbakan hocamızın selamını iletmemiz bütün salonda dakikalarca alkışlandı. Milli Görüş’ün ve Hoca’nın İslam âleminde çok sevildiğinin teyidi işte bu coşku ve heyecandı… Türkiye’deki Müslüman izciler adına kongreye katılan bir üniversite öğretim üyesi, Hoca’nın yurt dışında olağanüstü şekilde sevildiğini görünce şaşkınlığını gizleyemeyerek; "Hoca’nın kıymetini Türkiye gerçekten bilmiyormuş" dedi. Bizde Fas diye bilinen, Batı’da Morocco, Arap aleminde ise Mağrib olarak adlandırılan bu güzel topraklar İslam’ın ilk yüzyılında Ukbe bin Nafia ve askerleri tarafından fethedildi. Daha sonra bu İslam ordusunun içinden çıkan Tarık bin Ziyad ve askerleri, İspanya’yı fethederek Endülüs’ün temelini atmışlardı. Tarih boyunca Osmanlı ile iyi ilişkileri bulunan bu coğrafyada çeşitli krallıklar dönemi yaşanmıştır. 1830 yılından itibaren Batı’nın bölgeye olan iştahı kabarmış, 1912 yılında Fransızlar’ın işgali vuku bulmuştur. 1956 yılında bağımsızlığını kazanan Fas’ta bu sürecin ardından İslami Uyanış arttı. Fas’ın toplumsal yaşamının bütün katmanlarında İslami çalışmalar hız kazandı. Bu çalışmalara Mısır kökenli İhvan- Müslimin ( Müslüman Kardeşler) hareketi büyük önemli katlıda bulunmuştur. Fas’ın siyaset yapısı ve hukuki hakları pek esnek olmasa da; şuurlu Müslüman kadrolar 90’lı yıllarda daha aktif hale geldiler. 1991-92 yıllarında Milli Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın bu ülkeye yaptığı ziyaretlerde verdiği konferansların etkisini, şimdi parlamenter olan birkaç kişi bizzat bize aktarmışlardır. Her sahada olduğu gibi, siyasi arenada da şuurlu Müslümanların sesini yükseltmesi bir kısım çevreleri rahatsız etmektedir. 32 milyondan fazla nüfusu bulunan Fas’ta Islah ve Tevhid Hareketi’ne bağlı, 325 kişilik mecliste 42 parlamentere sahip olan Adalet ve Tenmiye Partisi şu an ana muhalefet konumundadır. Önümüzdeki seçimde iktidara talip duruma gelmesi bekleniyor. Geçtiğimiz yıl yapılan yerel seçimlerde, bir takım çevrelerin müdahalesiyle ülkenin bütününde seçime katılması engellenen hareket Adalet ve Tenmiye Partisi, seçime girdiği bölgelerde önemli başarılar elde ederek bir çok belediye kazanmıştır. Fas’ta kralın parlamento üzerinde büyük yetkileri bulunuyor. Veto edilen bir yasa ikinci defa görüşülemez örneğin. Kral burada Emirü’l Mü’minin sıfatının da sahibidir. Bu sıfat, halkın desteğini kazanmak için stratejik önem de taşımaktadır. Böylelikle Fas’ın İslam toplumu olduğu kabul edilir. Ancak uygulamalara bakıldığında durum farklıdır. 300 bin Yahudi ve 500 bin Hıristiyan’ın yaşadığı Fas’ta, Kral tam anlamıyla herkesi idare etmektedir. Nüfusun yarısını Araplar’ın yüzde 35 civarını Berberiler’in oluşturduğu Fas’ta, Batı’nın kaşımaları ve özel destek vermeleri sonucunda güneydeki Berberilerin eski kültürlerine döndürme ve ırkçı söylemlerle ayrılıkçı hareketler çıkartma denemeleri oldu. Uzun vadede emperyalistler için kolay lokma haline gelmesi bakımından bu girişimler tehlikeli durum taşımaktaydı. Batı’nın olanca desteğine rağmen, ayrılıkçı girişim başarısız olmuştur. Özellikle İspanya hâlâ bazı sahil bölgelerini işgale devam etmektedir ki, birkaç yıl önce Fas ve İspanya arasında çıkan krizi uluslararası camia henüz unutmamıştır. Türkiye ile ekonomik ilişkilerini yeni yeni geliştiren Fas, Fransızlar’ın yoğun çabaları sonucunda, AB ile bizden daha çok serbest ticaret anlaşması imzalamıştır. Kuzeyinde Akdeniz, İspanya ile arasında Cebelitarık Boğazı, batısında Atlas Okyanusu, doğusunda Cezayir ve güneyinde Moritanya ile komşu olan Fas Afrika kıtasında önemli bir konuma sahiptir. Tarımsal ekonominin yoğun olduğu ülkede, maden rezervi olarak fosfat dünyada en çok burada çıkmaktadır. Turizm ise bir diğer gelir aracıdır. Tarih sahnesine birçok ilim adamı hediye eden Fas, modern dönemde de gelişen şartlara uygun bilimsel çalışmaları desteklemektedir. Arap âleminde de, gerek kadınların sosyal alanda sahip olduğu haklar bakımından gerekse demokrasi adına yapılan çalışmalarla öne çıkan bir ülkedir Fas. Fas’a güzel bir yolculuk Türkiye’de Milli Görüş’ün Fas ile olan ilişkileri epeyce eskiye dayanır. Son yıllarda gerçekleştirilen karşılıklı ziyaretler, bu ilişkilerin gelişmesinde önemli rol oymamıştır. Fas’taki Adalet ve Tenmiye Partisi adına Dışilişkiler Komisyonu’ndan Dr. İdris Bounau’nun Fazilet Partisi döneminde bizi ziyaret etmesi, ardından 3 kişilik heyetimizin Milli Görüş adına Fas’taki büyük kongreye katılmış olmasıyla dotluğumuz iyice pekişmiştir. Geçtiğimiz yaz, MGV’nin davetlisi olarak İstanbul’da kamp yapan 45 kişilik gençlik grubu ve yanlarındaki parlamenter ve yöneticiler Saadet Partisi İstanbul İl Başkanlığı’nı ziyaret ederek, gençlik ve hanım kollarından ilgili arkadaşlarla görüşmeler yapmışlardı. Daha sonra Fas Adalet ve Tenmiye Partisi Gençlik Kolları Genel Başkan Yardımcısı Dr. Abdulali bey ve Dışilişkiler sorumlusu Dr. İdris Bey ziyarete gelmiş ve Genel Merkez gençlik kolları dahil birçok kişiyle görüşmeler yapmışlardı. Yapılacak ortak çalışmaların görüşüldüğü bu diyalogların sonucunda, bizleri Fas’taki Gençlik Kolları Kongresi’ne davet ettiler. Gençlik Genel Başkanı’mız ve İstanbul İl Gençlik Başkanı’mız da gençlik kolları adına kongreye katılabileceğimizi belirtmişlerdi. Davet için gerekli hazırlık ve istişarelerimizi yaptıktan sonra MGV adına katılan bir kardeşimizle beraber yola koyulduk. Bir sabah vakti Milano aktarmasının ardından, öğleden sonra Fas’ın en büyük şehri Casablanca’ya vardık. Havaalanındaki kontrollerin ardından, Dr. İdris Bey, o dost canlısı yüzüyle bizi muhabbetle karşıladı. Ardından tren ile başkent Rabat’a hareket ettik. Rabat merkez istasyonunda indiğimiz zaman, şehrin güzelliği bizi kuşatıverdi. Palmiye ağaçlarıyla donatılmış yollar, temiz boyalı ve geniş inşa edilmiş binalar insana huzur veriyordu. Şehir merkezinde, istasyonun arkasındaki otelimize ulaştığımızda bir parlamenter ve bir yönetici bizleri karşıladı. Mihmandarlığımızı yapan Fas’ın gönüllü Türkiye elçisi Dr. Abdullatif kardeşimiz, bize programı aktardı ve diğer bölgelerden gelen temsilcilerle tanıştırdı. "Büyüleyici atmosfer" Akşam yemeği için Türkiye’yi bu yaz ziyaret eden bir parlamenterin evindeydik. Fas geleneklerinin birebir uygulandığı, bizim için değişik ve güzel bir akşam yaşadık. Evlerinin haremlik-selamlık şeklinde geniş bir salondan oluşması bir yana, salonu dört taraftan çevreleyen sedir biçimindeki döşemeleri de ilgi çekiciydi. Diğer taraftan misafir yerinden kalkmasın diye bir ibrik getirerek el yıkama sünnetini oturduğumuz sofrada icra etmemiz bir o kadar ilginçti. Yemek öncesi aperatifler, ayrı ayrı gelen bol ve karışık baharatlı sebzeli ve etli yemekler, arkasından meyveler ve büyük bir tepside hazırlanmış çeşit çeşit tatlılar… Fas’ın kendine has nanesinden yapılan bol şekerli, köpürtülerek içilen o meşhur Maroc çayı, ülkenin mutfak kültürünü bütün cazibesiyle yansıtıyordu. "Çocuklarına Erbakan ismi veren aileler" Sohbetlerin en önemli konusu Türkiye ve Erbakan hocaydı. Faslıların büyük çoğunluğu Hoca’yı çok iyi tanıyor ve ona karşı büyük bir sevgi besliyordu. Bir de Merve Kavakçı akıllarında kalmış. Çünkü Arap âleminde en çok bayan parlamenter şu an Fas’ta ve Müslümanların partisini temsilen de 6 kişi var mecliste. Faslılar, en çok da Hoca’nın Fas’ta verdiği konferanstan etkilendiklerini söylüyorlar. Tanıştığımız herkesin ilk sorusu; Hocayla ilgili oluyor. Bu durum siyasiler için de geçerli, sokakta veya pazarda ‘biz Türkiye’den geliyoruz’ dediğimiz insanlar için de. Çocuklarına ‘Erbakan’ ismini veren ve bundan onur duyduğunu belirten kişilerin sayısı az değil. Sadece Fas değil, görüştüğümüz Moritanyalılar da, Erbakan isminde çocukları olduğunu övünerek söylerken, Senegal temsilcisi daha da ileri giderek, kuracakları partide Milli Görüş’ün baş parmak işaretini sembol yapacaklarını ifade ediyordu.O akşamki sohbet, Fas hakkında biraz bilgi almamızla son buldu ve başka bir parlamenter bizi otelimize bıraktı. Uzun bir yolculuk ve yoğun bir akşam programından sonra ancak sabah namazı vaktinde uyanabildik. İlk önce Rabat’ın bütün o güzelliklerini bir bir gezdik, Kral II. Hasan’ın mezarını, o çevredeki tarihi kuleyi -ki burada sürekli Kur’an okunuyor ve hoparlörlerle çevreye veriliyor- tarihi müzeyi, tarihi evleri, bahçeleri bir bir gezme fırsatı bulduk. Cuma namazını Kuneytra’da kıldık ve öğleden sonra bayan parlamenter Zehra hanım, kadın platformunun başkanı ve bilgisayar mühendisi Sümeyye hanım ve eşinin davetlisi olarak evlerine gittik. Yine Fas geleneklerini bütün güzellikleriyle bizlere yaşattılar. Bu arada diğer ülke temsilcileriyle çoktan kaynaşmış, muhabbeti ilerletmiştik. Burada ikindiye kadar süren sohbet ve görüşmelerden sonra Fes’e doğru yola çıktık. "Yoğun ilgiyle karşılaştık" Fes, Fas’ın en eski kentlerinden biridir. Ülkenin bizdeki ismi de buradan gelir. Birkaç saatlik yolculuktan sonra Fes şehrine ulaştığımızda hava çoktan kararmıştı. Kalacağımız tarihi ve otantik otele yerleştiğimizde kongreye gelen birçok kişiyle tanışma fırsatı bulduk. Otel görevlileri dahil herkes Türkiye’den geldiğimizi söyleyince, bize karşı ayrı bir muhabbet ve ilgiyle davranıyorlardı. Parti yetkilileri de bizi karşıladılar ve akşam yemeğinde kısa süren bir görüşme imkanı oldu. Ertesi gün, kongre günüydü ve yoğun olacaktı. Biz de dinlenmeye çekildik. Sabah kahvaltısında kongre için gelip de otelde kalan bütün misafirlerle görüşme imkanımız oldu. Sonra ilk oturum için sadece gençlik delegelerinin katıldığı toplantıya doğru yola çıktık. Kapalı spor salonundan içeri girdiğimizde, o an kürsüde olan parti başkanı Saadettin Osmani Beyefendi, bizleri anons edince bütün salon ayağa kalktı ve ezgiler söyleyerek bizleri karşıladılar. Burada üç toplantı gerçekleşti. Birincisi benim de müzakereciler arasında olduğum gençlik çalışmaları, diğeri Filistin komisyonu toplantısı ve bir diğeri de Müslüman izcilerin toplantısı. Konuşmalardan sonra en çok soru bize yöneltildi. Refah döneminden AB konusuna ve D-8 meselesine kadar bir çok konuda sorular soran herkes, önce Türkiye’nin önemini kendince anlatıyor, arkasından sorusunu soruyordu. Buradaki oturumların sonunda yine bir parlamenterin evindeki öğle yemeği davetine icabet ettik. Burada kongreye katılan bütün üst düzey yetkililer ve yabancı misafirler mevcuttu. Partinin kurucu genel başkanı Dr. Abdulkerim El-Hatip ve diğer misafirlerle tanıştık. Hocamızın ve diğer büyüklerimizin selamlarını ilettik. Artık büyük kongrenin vakti gelmişti. Yaklaşık 8 bin kişilik bir kapalı spor salonu ve çevresi insanlarla dolmuştu. Salona diğer yetkililerle beraber girdiğimiz zaman alkışa boğulduk. Bütün yetkililer, yabancı temsilciler, gençler, hanımlar büyük bir coşkuyla Fas milli marşını söylediler ve Kur’an tilavetiyle başlayan kongre, 5 dilde yapılan açılış konuşmaları ile ahenk içerisinde devam etti. Salonun ön duvarında büyük bir Kudüs ve Mescid-i Aksa resmi bulunuyordu. Irak ve Filistin bayrakları elden ele dolaşmaktaydı. Filistin davasının büyük şehidi Ahmet Yasin’in kızı, canlı yayında telefonla mesajını iletirken gözyaşlarını tutamayanlar, Irak uleması adına yapılan telefon bağlantısında ise direniş adına cesaretin zirvesini yaşadılar. Son konuşmacı olarak bizi davet ederken söylenilen Anadolu diyarından, Efendimiz’in İstanbul övgüsüne mazhar olmuş Sultan Muhammed Fatih Han’ın beldesinden, Hilafetin merkezinden gelen Saadet Partili kardeşlerimizin sözleri, bütün salonu ayağa kaldırdığı gibi, bizi de heyecana sevk etti. "Erbakan Hocamızın selamı dakikalarca alkışlandı" Konuşmalar esnasında, Erbakan hocamızın selamını iletmemiz bütün salonda dakikalarca alkışlandı. Milli Görüş’ün dış politikalarının aktarıldığı ve İslam birliği ve kardeşliğinin vurgulandığı kısa konuşmamızdan sonra Saadet Partisi adına verdiğimiz plaketler ve Osmanlı Devleti arması çok manidar bulundu. Kongrenin sonunda yanımıza gelip fotoğraf çektirmek isteyenler uzunca bir kuyruk oluşturmuştu. Bu kadar ilgi ve alakayı hiç beklemiyorduk doğrusu. Milli Görüş’ün ve Hoca’nın İslam âleminde çok sevildiğinin teyidi işte bu coşku ve heyecandı. Türkiyeli Müslüman izciler adına kongreye katılan bir üniversite öğretim üyesi abimiz de Hoca’nın yurt dışında bu kadar sevildiğini fark edince şaşırdı ve; "Hoca’nın kıymetini Türkiye gerçekten bilmiyormuş" dedi. Bu muhteşem kongre çok güzel anılarla burada noktalanırken, akşamüzeri, partinin dışilişkiler sorumlusu ile görüşmelerimiz oldu. Ertesi gün, partinin kazandığı belediyelerden olan Meknes şehrini gezme fırsatı bulduk. Mevla İsmail’in sarayları dahil bir çok yeri gezdik ve belediyeyi ziyaret ettik. Partinin bölge başkanı, belediye yetkilisi ve Dr. İdris’in ağabeyi parlamenter Abdullah beyler bizlere eşlik ettiler. Bu güzel geziden sonra otelimize döndük. Ertesi gün en kuzeye, Tanga’ya doğru Fes’teki dostlarımızla vedalaşarak yola çıktık. Tanga’ya öğleden sonra ulaştık. Bizi buradaki sosyal yardım vakfının başkanı Nurettin bey ve Islah ve Tevhid Hareketinin en üst düzey kadın üyesi olan eşi Naima hanım karşıladılar. Burası, sınır olması itibariyle Cebelitarık Boğazı’nı gören ve İspanya ile karşı karşıya olan bir bölgeydi. Şehirde birçok saray vardı. Hatta aralarında Suudi Arabistan Kralı’nın sahibi olduğu bir saray vardı. Ayrıca, Heraklius’un mağarasında Atlas Okyanusu’na açılan delikten günbatımını seyretmek eşsiz bir güzellikti. Tanga’nın doğal güzelliklerinden sonra akşam saatlerinde Islah ve Tevhid Hareketi’ne bağlı olarak çalışan vakfın çocuklara ve gençlere yönelik yaptıkları çalışmaları merkezlerinde bizzat görme fırsatı bulduk. Çok faydalı geçen bu görüşmelerde karşılıklı bilgi paylaşımı ve yapılabilecek projeler üzerinde durduk. Bu geceyi vakıf başkanı olan Nurettin Bey’in evindeki sohbet ve muhabbetle tamamladık. Ertesi gün erkenden Casablanca’ya doğru yola çıktık. Artık dönüş vakti gelmişti. Bu güzel anılarla dolu günlerden sonra uçağımıza bindik ve Roma üzerinden Türkiye’ye döndük. Bu güzel seyahate vesile olan Saadet Partisi Gençlik Kolları ve Başkanı Yavuz Baysan Bey’e; Fas’tan Abdullatif Bey’e, Dr. İdris Bey’e; Dr. Abdulali Bey’e ve bizi davet eden Fas Gençlik kollarına ve başkanları Dr. Abdulaziz Rabbah Beyefendiye teşekkürlerimi sunuyorum... Çocuklarına Erbakan ismi veriyorlar Faslıların büyük çoğunluğu Hoca’yı çok iyi tanıyor ve ona karşı büyük bir sevgi besliyordu. En çok da Hoca’nın Fas’ta verdiği konferanstan etkilendiklerini söylüyorlardı. Çocuklarına ‘Erbakan’ ismini veren ve bundan onur duyduğunu belirten kişilerin sayısı azımsanmayacak oranda. Sadece Fas değil, görüştüğümüz Moritanyalılar da, Erbakan isminde çocukları olduğunu övünerek söylerken, Senegal temsilcisi daha da ileri giderek, kuracakları partide Milli Görüş’ün baş parmak işaretini sembol yapacaklarını ifade ediyordu.
__________________
Ey İnsan! Kerim olan Rabbine karşı nedir seni aldatan (İnfitar,6) www.anadolugenclik.com.tr |
|
|
|
![]() |
| Lesezeichen |
| Seçenekler | |
|
|
LinkBacks (?)
LinkBack to this Thread: http://www.delikanforum.net/haberler-siyaset-konusu-soru-ve-cevaplar/31867-erbakan-kiymetini-turkiye-gercekten-bilmiyormus.html
|
||||
| Konuyu Başlatan | For | Type | Tarih | |
| �Erbakan�ın kıymetini Türkiye gerçekten bilmiyormuş� [Arşiv] - DelikanForum.NET | This thread | Refback | 10.05.2008 01:32 | |
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Erbakan Hoca'nın kıymetini anlamak / Nihat Genç | refah | Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar | 77 | 11.04.2008 18:23 |
| Fas ATP Gençlik Kolları Bşk.Yrd. Dr.Meftah;Türkiye,Erbakan’ın politikalarını izlemeli | refah | Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar | 0 | 27.08.2006 10:05 |
| Türkiye’nin geleceği gerçekten çok parlak | jandarma | Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar | 18 | 29.01.2006 00:37 |
| Erbakan’ı yasaklayıp Türkiye’yi batırdılar | NHAND | Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar | 3 | 27.08.2005 00:17 |