İletişim
Yardım
Bugünki Mesajlar
Ajanda
Üye Listesi
Kayıt ol
Home

Navigation
Geri git   DelikanForum.NET > DİN-SİYASET / EKONOMİ-SAĞLIK > Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar
Cevapla
 
LinkBack Seçenekler

  #1
Alt 22.05.2005, 10:35
 
gençüsküdar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 07.05.2005
Mesajlar: 6.435
Teşekkür etti: 2
14 Teşekkür 8 Mesaja aldı
21 mayıs basın özetleri

Akşam
CAFERİ'DEN PKK BAŞTA BEŞ KONUDA GÜVENCE
Irak Başbakanı İbrahim Caferi, Başbakan Erdoğan'a verdiği sözü tutarak, ilk yurtdışı ziyaretini Türkiye'ye yaptı. Başbakanlığa ait ATA uçağı ile Ankara'ya gelen Caferi, dün sabah saatlerinde Anıtkabir'i ziyaret etti. Anıtkabir ziyaretinin ardından 5 bakanla Başbakanlığa gelen Caferi, yaklaşık 1 saat süren heyetlerarası görüşmenin ardından 45 dakika da Erdoğan'la başbaşa görüştü. İki Lideri şu konularda görüşbirliğine vardı:
PKK: Türkiye, Osman Öcalan'ın da aralarında bulunduğu 150 teröristin iadesini istedi. Caferi, 'Bu konuda beraber çalışalım. İçişleri Bakanlarımız bir araya gelerek konuyu ele alsınlar. Ne gerekiyorsa yapmaya hazırız' dedi.
İkinci sınır kapısı: Habur'daki yığılmalar nedeniyle Ovaköy'de ikinci sınır kapısı açılması talebini yineledi. Caferi, gerekli çalışmaların yapılması için ilgili bakanlıklara en kısa zamanda talimat vereceğini söyledi.
Başkonsolosluk: Türkiye'nin Musul'da, Irak'ın İstanbul'da başkonsolosluk açması kararlaştırıldı.
Elektrik ihracı: Caferi, 4 bin 500 megawatt enerji açığının kapanması için Türkiye'nin verdiği elektrik miktarını artırmasını istedi. Türkiye halen 180 watt olarak verdiği elektriği, önce 350, ardından da 1200 watt'a çıkaracak.
Vize: Ankara iki ülke arasında büyük soruna neden olan vize konusunda kolaylık istedi.
Uçuşlar: Irak, İstanbul-Bağdat arası direkt uçuşların başlatılmasını istedi. Irak Ulaştırma Bakanlığı yetkilileri, haziranda Ankara'ya gelerek vize ve direkt uçuşlar konusunda görüşmeler yapacak.
Nakliye güvenliği: Türk şoförlerinin güvenliğini için Türkiye, ABD ve Irak arasında kararlaştırılan üçlü nakliye güvenlik formu yürürlüğe konacak.
50 milyon dolarlık destek: Caferi, Türkiye'nin Irak'a vaadettiği 50 milyon dolarlık yardımı gündeme getirdi. Erdoğan, yardımın en kısa sürede yerine getireceği sözünü verdi.
Eylem planı: Türkiye ile Irak arasında her türlü konuda işbirliğini sağlamak amacıyla 'ayrıntılı eylem planı' hazırlanacak.
Irak polisinin eğitimi: Irak asker ve polisinin eğitiminin Türkiye tarafından yapılması konusunda ilke kararına varıldı.

OLUMLU HAVAYI ANKARA BOZDU
Ermenistan, Başbakan Tayyip Erdoğan ile Devlet Başkanı Robert Koçaryan'ın olası görüşmesini Ankara'nın engellediğini öne sürdü.
Rus Interfaks ajansına konuşan Ermenistan Dışişleri Bakanı Vartan Oskanyan, Türk Dışişleri'nin Polonya'nın başkenti Varşova'daki Avrupa Konseyi Zirvesi öncesi Erdoğan ile Koçaryan'ın mutlaka görüşeceği havası yaydığını iddia etti.
İlk adım bizden beklenmemeli
Oskanyan, 'Türk tarafı öyle bir ortam oluşturmuştu ki, görüşmenin kaçınılmaz olduğu izlenimi doğmuştu. Biz de Ankara'nın görüşme yapılması için Erivan'a başvuruda bulunmasını beklemeye başlamıştık' diye konuştu. Ankara'nın görüşme için Ermenistan'ın adım atmasını beklememesi gerektiğini ifade eden Ermenistan Dışişleri Bakanı, Türk Dışişleri'nin bir hesap hatası yaptığını ve iki ülke arasında liderlerin mektuplaşmasıyla ortaya çıkan olumlu havanın bozulduğunu savundu.
Oskanyan, 'Şimdi o havayı nasıl yeniden yakalayabiliriz, bunu düşünmemiz lazım' dedi.

İSTİFACILAR KIYMETE BİNDİ
DYP'nin geçen hafta yapılan 8'inci Olağan Kongresi'nde Genel İdare Kurulu (GİK) listesine alınmadıkları için istifa eden Denizli Milletvekili Ümmet Kandoğan, Afyon Milletvekili Reyhan Balandı, Iğdır Milletvekili Dursun Akdemir ve Erzurum Milletvekili İbrahim Özdoğan'ın kısmeti açıldı. İstifacılara Meclis'teki partilerden transfer teklifi geldiğini öne sürüldü. Milletvekilleri arasında en fazla rağbet gören isim AKP'ye sert muhalefet yapan Ümmet Kandoğan oldu. Meclis kürsüsünde yaptığı konuşmalarla yıldızı parlayan Kandoğan'a tüm partilerden 'bize katıl' teklifi yağdı. Bir süre bağımsız kalmaya karar veren Kandoğan, ANAP Lideri Erkan Mumcu, BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu, HYP Genel Başkanı Yaşar Nuri Öztürk ve CHP Grup Başkan Vekili Haluk Koç'un kendisini aradığını açıkladı.
Kandoğan'ı teklif götürdüğünü doğrulayan Mumcu, 'Geçmişte birlikte çalışmalarımız vardı. Yeniden çalışabileceğimizi, buna hazır olduğumu ilettim. Ancak diğer arkadaşlarla görüşmem olmadı' dedi. Haluk Koç ise ''Hayrola, ne oluyor' diye sordum. 'Size parlamentoda ihtiyaç var' dedim. Parti adına görüşmedim, şahsi bir görüşmeydi. Herhangi bir davette bulunmadım' diye konuştu.
DYP Lideri Mehmet Ağar'ın istifacı milletvekillerini tek tek arayarak özür dilediği ileri sürüldü. Ağar'ın istifacıları partiye geri dönmeleri için iknaya çalıştığı iddia edildi.

PENTAGON GERÇEĞİ BİLİYORDU
Amerikan Newsweek dergisinin, ABD'li sorgucuların Guantanamo'da Kuran-ı Kerim'e saygısızlık yaptığı yönündeki haberi İslam dünyasını karıştırmaya devam ederken, Uluslararası Kızılhaç Örgütü, ABD yönetiminin daha önce bu konuda uyarıldığını açıkladı.

Hürriyet
TEK LÜKSÜ SAÇ BOYASI
Apo, İmralı’da kitap okuyup spor yaparken, Irak’ın devrik lideri kötü bir odada kalıyor ve çamaşırlarını kendisi yıkıyor, günlerini 9 metrekare bir hücrede geçiriyor.
İngiliz The Sun gazetesi ilk kez, devrik Irak lideri Saddam Hüseyin’in cezaevindeki hücresinde külotla, çamaşır yıkarken ve uyurken çekilmiş fotoğraflarını yayınladı. 9 metrekarelik bir hücrede yaşayan Saddam’ın tek lüksü siyah saç boyası. ABD fotoğrafların yayınlanmasıyla Cenevre sözleşmesinin ihlal edildiğini savundu ve Sun’ı kınadı.
İNGİLTERE’de yayınlanan The Sun gazetesi ilk kez, devrik Irak lideri Saddam Hüseyin’in cezaevindeki daracık hücresinde çekilmiş fotoğraflarını yayınladı. Olayı kınayan ABD ordusu, fotoğrafların yayınlanmasıyla Cenevre sözleşmesinin ihlal edildiğini savundu.
Saddam’ın 9, Apo’nun hücresi 18 metrekare
İMRALI Adası’nda ömür boyu hapis cezasını çeken Abdullah Öcalan, askerlere verilen günlük iaşe bedeli 2 YTL olan yemekten yiyor, sabah saat 06.00’da kalkıp gece saat 22.00’de yatıyor. Öcalan, İmralı’da, 18 m2’lik tek odası bulunan Özel Tip Cezaevi’nde kalıyor. Sabah 06.00’da uyanan Öcalan, saat 11.00’de, kaldığı tek kişilik odanın önünde 25 m2’lik alanda yapacağı yürüyüşe kadar, kahvaltısını yapıyor, pratisyen hekim tarafından muayene ediliyor. Havalandırmada 45 dakika süren spor yapan, çamaşırlarını kendisi yıkayan Öcalan, öğle yemeğinden sonra 15.00’te ikinci kez yürüyüşe çıkıyor. Öcalan, haberleri TRT FM’den alıyor.

APO DOSYASI AÇILACAK
Adalet Bakanı Cemil Çiçek, bölücübaşı Abdullah Öcalan’ın yeniden yargılanmayacağını, ancak dava dosyasının açılacağını söyledi. Öcalan’a isterse yazılı savunma hakkı da tanınacak.

‘GÜNAH’ DİYE ERKEK İMZASI ATTIRIYORLAR
Bursa’da, altın tozundan, Osmanlıca ve Arapça yazılar yazan 25 yaşındaki Saime Öncel, ‘günah’ diye eserlerine kendi adının yazdırılmadığını söyledi.

İMAM HATİPLİYE DÜZ LİSE OLANAĞI
Başta imam-hatipliler olmak üzere, meslek liseli öğrencilerin genel liseye geçiş yasağı, Anadolu imam-hatip liseleri için yönetmelik çıkarılarak delindi.

Milli Gazete
AİHM’deki yasakçı savunma, bardağı taşırdı
BEDEL ÖDERSİNİZ
Hükümetin başörtüsü konusundaki tavrı AKP içinde yaşanan rahatsızlıkları da su yüzüne çıkarmaya başladı.
Millet sandığa gömecek
Seçim meydanlarında “Başörtüsü namusumuzdur. Bu yasağı çözeceğiz” nutukları atan AKP, işbaşında geçirdiği 3 yıl içerisinde bu konuda hiçbir girişimde bulunmadı. Başbakan R. Tayyip Erdoğan, grupta yaptığı konuşmada “Biz bu konuda bedel ödeyemeyiz” diyerek, yasaklara karşı hiçbir şey yapmayacağını belirtmişti. Son olarak AİHM’ye verilen savunma AKP’de büyük bir huzursuzluğun yaşandığını ortaya çıkardı. Kahramanmaraş Milletvekili M. Ali Bulut, “AİHM’de verilen savunma içime sinmemiştir. Maalesef realite ile ideal uyuşmuyor, çatışıyor. O yüzden bu konuda huzurlu değiliz. Ama realite ortada” dedi.
Yasağı savundular
Ankara’da geçtiğimiz hafta yüzbine yakın insanın katıldığı dev mitingi görmeyen AKP, AİHM’deki Leyla Şahin davasında yasağı savunarak milletten ne kadar uzaklaştığını gösterdi. AKP Ankara Milletvekili Ersönmez Yarbay, “Hükümet Anayasa’ya aykırı hareket ediyor. Başörtüsü bireysel bir tercihtir ve dini özgürlüğün bir parçasıdır” şeklinde konuştu. Gaziantep Milletvekili Nurettin Aktaş ise, milli irade çoğunluğunu arkasına alan ve Meclis’te büyük çoğunluğa sahip olan AKP’nin daha fazla iktidarda kalacağım diyerek resmi görüşe ayak uydurmasının milli irade ile çeliştiğine dikkat çekti.

Temel Karamollaoğlu:
AİHM SAVUNMASI ŞAHSİYETSİZLİK
Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Temel Karamollaoğlu, AİHM’deki Leyla Şahin davasında AKP’nin savunmasını, “acziyetin itirafı” olarak nitelendirdi. AİHM savunmasının, hükümetin ne kadar çelişki içinde olduğunu bir kez daha ortaya koyduğunu belirten Karamollaoğlu; “Hem başörtüsü sorununu çözmek için içerde mutabakat arayacaksın, hem de AİHM’de bu yasağın sürmesini isteyeceksin. Bu şahsiyetsiz bir politikanın en açık örneğidir” dedi.

Papadopulos’tan yeni istek listesi: Türkiye çekilsin, garantörlük bitsin
TAVİZİN SONU HAZİN
Kıbrıs’ta gelinen nokta AKP hükümetinin uyguladığı politikaların büyük bir fiyasko olduğunu ortaya koyuyor. AB’nin istediği bütün şartları yerine getiren AKP hükümeti, Kıbrıslı Rumlar’ın Türkler’i adadan tamamen silmek için öne sürdüğü şartları tartışmak için masaya oturuyor. Kıbrıs Rum Yönetimi Lideri Tasos Papadopulos, BM Genel Sekreteri Kofi Annan’a Türk askerinin adadan tamamen çekilmesi ve Türkiye’nin garantörlüğüne son verilmesi isteğini resmen iletti.
Erdoğan, Papadopulos’la görüşüyor
Başbakan Erdoğan’ın Kıbrıs Rum Yönetimi Lideri Tasos Papadopulos ile uluslararası toplantılarda görüşmesi ve tokalaşması da Rumlar’a cesaret verdi. Rumlar, BM’ye verdikleri istek listesinde Kıbrıs Türk tarafı ile kendilerini eşit kabul etmediklerinin altını çizdiler. KKTC Başbakan Yardımcısı Serdar Denktaş Başbakan Erdoğan’ın Rum tarafı ile görüşmesini eleştirmiş ve Rumların muhatap kabul edilmemesi gerektiğine dikkat çekmişti.

“İKTİDAR TEZAT İÇİNDE”
Mazlumder Genel Başkanı Ayhan Bilgen, “Hükümetin, Türkiye kamuoyuna yansıttığı yaklaşımla AİHM’de takındığı tutum arasında ciddi bir tezat bulunmaktadır. Kamuoyunda başörtüsü sorununun çözümünden yana olunduğu izlenimi verilirken, AİHM’deki savunmada ise yasaktan yana yer almak derin bir çelişkidir” dedi.

ANKARA’DA İHL ZİRVESİ
Türkiye genelindeki tüm İmam Hatip Liseleri, 22 Mayıs’ta Ankara’da yapılacak kurultayda biraraya geliyor. ÖNDER tarafından gerçekleştirilen kurultayda, katsayı problemi, eğitim kalitesinin artırılması gibi konular ele alınacak. Kurultayda, bakanlığın tartışmaya açtığı yeni uygulamalar değerlendirilecek.

Hakan Albayrak Saadet Partisi’nin Enderun Sohbetleri’ne katıldı:
TÜRKİYE-SURİYE ÇEKİRDEĞİ OLUŞMALI
Enderun Sohbetleri’nin ilk konuğu gazetemizin yazarı Hakan Albayrak, Ortadoğu birliği için Türkiye ve Suriye’nin çekirdek olması gerektiğini belirtti.

TARIM BİTERSE ÜLKE DE BİTER
ZMO Adana Şube Başkanı Ayhan Barut, “Türk çiftçisi, şimdi de tarımda istihdamı azaltma politikaları ile başlayan büyük sancılara gebedir. Bu politikaların bütün maliyeti, tarımda çalışan insanımıza fatura edilecek, bu da büyük acılara sebep olacaktır” dedi.

İran Parlamentosu Üyesi Hasan Nev’i:
YÖNETİME EN İYİ OLAN GELSİN
“Yenilikçi kanat içinde dış güçlere çalışan ajan, hain ve muhbirlerin olduğuna inanıyorum. Ancak yenilikçiler bunlardan ibaret değil. Çok dindar, samimi, vatanını ve milletini seven mümtaz şahsiyetler de var.

IRAK’TA CAMİYE SALDIRI: 3 ÇOCUK ÖLDÜ
Bağdat'ın Seydiye semtindeki bir Şii camisine bomba yüklü araçla düzenlenen saldırıda 3 çocuk öldü.

ÖZBEKİSTAN’DA HALKA ÖRTÜLÜ TEHDİT!
Özbekistan'da, 13 Mayıs'ta Andican vilayetinde meydana gelen eylemlerinin ardından, ''halkı uyarı toplantıları'' adı altında sindirme operasyonu başlatıldı.

Milliyet
PKK'LI TERÖRİST PARLAK, ABD'DE KEFALETLE SERBEST
Türkiye’de 1988’de 2 Türk askerini öldürmekten hüküm giyen ve siyasi sığınma hakkı aldığı ABD’de, yalan beyanda bulunmaktan daha önce sınırdışı edilmesi hükmü verilen terör örgütü PKK üyesi İbrahim Parlak’ın, kefaletle serbest bırakılmasına karar verildi.

'ARTIK SESİMİZİ YÜKSELTECEĞİZ'
Koçaryan'la yaşadığı tartışmada bürokratları dinlemediğini söyleyen Erdoğan, "Onların dediklerinin tersini yaptım, iyi oldu" dedi.

'MHP'DE TRUVA ATI VAR'
Bahçeli'nin, "2 devlet görevlisi, ülkücü gençleri yönlendirmeye çalışıyor" sözleriyle kastettiği kişilerin Korkut Eken ile Veli Küçük olduğu belirtildi
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin "2 emekli devlet görevlisi, ülkücü gençleri yönlendirmeye çalışıyor" açıklaması, ülkücü camiada yankı uyandırdı. Kulislerde, Bahçeli'nin "Milli Yol" adı altında örgütlenmesini sürdüren, ülkücü gençliğe etkisi bulunan emekli Özel Harekâtçı Korkut Eken ile emekli Tuğgeneral Veli Küçük'ü kastettiği dile getirildi.
Bahçeli, ulkucu.org internet sitesinin yayın kurulunu kabulünde çarpıcı açıklamalarda bulundu. Sitenin yayın danışmanı Dr. Muhsin İdikut Kadıoğlu, Bahçeli'nin "Türk milliyetçileri iç ve dış odaklarca yönlendirilmeye çalışılıyor. 2 emekli devlet görevlisi, milliyetçileri yönlendirmeye çalışıyor. Bunlardan biri, 12 Eylül ihtilali olduğunda görevdeydi. Ülkücüler Mamak'ta zindanlarda çile çekerken bir bardak su mu vermiş?" dediğini açıkladı. Kadıoğlu, "milliyetçi hareketin içinde çeşitli çevrelerce yerleştirilmiş Truva atı olup olmadığı" yönündeki soruya Bahçeli'nin "yüzlerce, yüzlerce" yanıtı verdiğini kaydetti. Bahçeli'nin "2 emekli devlet görevlisi" ifadesiyle Eken ve Küçük'ü kastettiği öne sürüldü. 1978'de özel harekât biriminin kuruluşunda önemli görevler alan Eken, ülkücü gençlerden örgütlenen Milli Yol adlı hareketin öncüsü. Eken'in cezaevinden çıkışını "Ergenekon'dan ikinci çıkış" olarak adlandıran grup, "milliyol.com" adlı internet sitesinde buluşma çağrıları yapıyor. Grup, Eken öncülüğünde Türkiye gezisini sürdürüyor. Küçük ise JİTEM'in kurucuları arasında gösterilirken, ismi ülkücü Abdullah Çatlı ve Susurluk skandalındaki bağlantılarıyla öne çıkıyor.

'PARALAR SİZDE Mİ?' DEDİ
Irak Başbakanı Caferi, ilk yurtdışı gezisini yaptığı Ankara'da Saddam'ın kaçırdığı paraların akıbetini sordu, 'PKK'nın Türkiye'ye zarar vermesine izin verilmeyecek' dedi.

New York Times başyazısı
ABD, SÜNNİLERİN ÖNEMİNİ NİHAYET ANLADI
ABD'nin prestijli gazetesi "New York Times", Bush yönetiminin yeni Irak hükümetinin Sünni azınlığın temilcilerine el uzatmamasının yaratacağı büyük tehlikeler konusunda "nihayet uyandığını" bildirdi. Hafta başında Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice'ın Bağdat'a yaptığı ziyareti bu kötü gidişe dur denilmesi için ilk adım olarak niteleyen gazete, hükümetin Kürt ve Şii ortaklarını, Sünnileri de yeni Irak'ın yapılanmasına dahil etmek amacıyla "cesur ve cüretkâr" yaklaşımlar sergilemeye çağırdı.
Bağdat da anlasın
Dünkü sayısında "Bölünmüş bir Irak" başlıklı bir başyazıya yer veren gazete, Rice'ın geniş kapsamlı katılım çağrısına kulak verilmediği takdirde yeni hükümetin, önemli sayıda Sünniyi süregelen isyancı hareketten uzaklaştırmak yolunda çok ihtiyaç duyduğu ulusal çapta meşruiyet kazanamayacağını belirtti. Gazete, "Eğer Bağdat, isyancılara Sünnilerin verdiği desteğin önünü kesecek bu ciddi siyasi stratejiye sırt çevirmeye devam ederse, büyük sayıda Amerikan askeri, Irak'ın kuzey ve batısında uzun ve kanlı bir isyanı bastırma savaşına takılıp kalacak" görüşünü dile getirdi.
Başyazıda, "Düşük ve orta tabakadaki Baasçıların hizmetine yol açılmazsa, profesyonel Sünni sınıfının çoğu hükümetin dışında bırakılacak ve isyancılara sempati duyacak" denildi.

Radikal
TUZ GÖLÜ'NÜ DE KARARTTIK
Türkiye'nin tuz gereksiniminin yüzde 70'ini sağlayan Tuz Gölü 30 yıldır evsel ve sanayi atıklarla kirleniyor. Gölü kurtaracak proje ise Devlet Planlama Teşkilatı engeline takılıyor
Sanki atık deposu
Türkiye'nin tuz gereksiniminin yaklaşık yüzde 70'ini karşılayan Tuz Gölü'nde kirlilik had safhada. Konya'nın evsel ve sanayi atıkları, 185 kilometrelik tahliye kanalıyla göle gidiyor. Cihanbeyli, Kulu, Şereflikoçhisar ile Aksaray'ın ve bağlı yerleşimlerin atıkları da doğrudan veya dolaylı olarak göle ulaşıyor.
Proje DPT'ye takıldı
İlaç vb. tarımsal atıklar ayrı bir kirlilik kaynağı. Kontrolsüz sulama ve ruhsatsız kuyular, gölün yeraltı su seviyesini de azaltmış. Kirlilik, göldeki üç büyük tuzlayı tehdit eder boyutlara ulaşmış. Özel Çevre Koruma Kurumu tarafından hazırlanan ve ÇED onayı alan kurtarma projesi DPT engeline takılmış.

IRAK'LA YENİ AÇILIM DEVRİ
Türkiye ve Irak ilişkilerinde 'yeni açılım' dönemi başlıyor. Caferi, PKK'yla mücadele ve Kerkük'ün statüsü konusunda güvence verdi. Erdoğan: Bölgede huzur için Irak'a her tür destek verilecek
'Türkiye örnek ülke'
Başbakan Erdoğan ve konuğu Irak Başbakanı Caferi, ikili ilişkilerde 'yeni açılım' dönemi başlattı. Osman Öcalan dahil 150 kişilik terörist listesini alan Caferi, PKK'ya karşı mücadele ve Kerkük'ün statüsü konusunda güvence vererek, "Demokrasiye geçmek için Türkiye'yi örnek alıyoruz" dedi.
İkinci kapı açılacak
Erdoğan, "Bölgenin huzuru için Irak'a ekonomik, siyasi ve güvenlik güçlerinin eğitiminde her tür desteğe hazırız" diye konuştu. İkinci sınır kapısı konusunda görüş birliği var, yerinde anlaşma yok. Musul ve İstanbul konsoloslukları aynı anda açılacak.

'ÇATIŞMALI' BELEDİYECİLİK!
İsrail ve Filistin'de 22-24 Mayıs'ta yapılacak Sosyalist Enternasyonal toplantısına Türkiye'den Diyarbakır Yenişehir Belediye Başkanı DEHAP'lı Fırat Anlı katılacak. Anlı, çatışmalı ortamdaki belediyecilik modelini öğrenmek için çalışma yapacaklarını söyledi. Türkiye'den toplantıya katılacak tek belediye olduklarını söyleyen Anlı, "İsrail ve Filistin'deki çatışmalı ortamda belediyecilik hizmetlerinin nasıl verildiğini, belediyelerden soracağız. Bu konuda çalışma yapacağız" diye konuştu. Anlı Filistin'deki belediyelerle kardeş belediye oluşturulması için de çalışma yapacaklarını ifade etti.

Sabah
İZMİT'TE TÜRBAN KRİZİ
AKP Kocaeli İl yöneticisi Kurnaz, başörtülü olan eşinin protokolden indirilmesine tepki gösterdi.
19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı kutlamaları sırasında Kocaeli'nde türban krizi yaşandı. Katılımın daha fazla olması için Valilik kararıyla önceki gün akşam saatlerinde yapılan kutlamalarda protokole eşi ve kızı ile birlikte gelen AKP Kocaeli İl yöneticisi ve Kocaelispor Mali Sekreteri Faruk Kurnaz, eşi başörtülü olduğu için görevliler tarafından uyarılarak, eşinin protokolden inmesi istendi. Bu duruma oldukça sinirlenen Kurnaz, görevlilerle bir süre tartıştı. Kurnaz, daha sonra cep telefonu ile uzun süre konuştu.
Tribüne indi
Ancak Kurnaz'ın eşi Nurşen Kurnaz ve kızı, kısa süre sonra protokolden inerek, tribünlerdeki merdivenlere oturdu. Kurnaz ise sinirli bir şekilde töreni protokolden izlemeye devam etti. Programa bütün protokolün eşleri ile gelmesine karşın belediye başkanları ve AKP'li yöneticilerin eşlerini getirmemiş olması dikkat çekti. Tören türban krizi dışında sorunsuz yapıldı.

'DOSYA AÇMAK' YABANCI GELDİ
Ceza hukukçuları Bakan Gül'ün "Öcalan'ı yeniden yargılamak yerine dosya yeniden açılarak üzerinden karar verilebilir" sözü için "Bizde böyle bir sistem yok" dedi.

D.B. Tercüman
MEMURA BİLGİSAYAR TAZMİNATI VERİLSİN
AK Parti Diyarbakır Milletvekili Aziz Akgül, bilgisayar kullanan kamu personeline, halen ödenmekte olan yabancı dil tazminatı gibi bilgisayar tazminatı ödenmesini istedi. Akgül, TBMM Başkanlığı'na verdiği kanun teklifinde, bilgisayar kullanımının son yıllarda hızla yaygınlaşmakta ve hayatın her safhasında kullanılır hale gelmekte olduğuna dikkat çekerek bilgisayar teknolojisinin kamu yönetiminde her kademede kullanılmasının, hizmet kalitesini artırdığına işaret etti. Teklif kanunlaşırsa, memurlar seviye tespit sınavınin ardından en az 12 YTL, en çok 36 YTL tazminat alacaklar.

Vakit
DENİZ BAYKAL DA İSRAİL YOLCUSU!
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, bugün temaslarda bulunmak için İsrail ve Filistin'e gidiyor. Baykal'ın ziyaret programının ağırlıklı bölümü İsrail tarafında yapılacak görüşmeler. Bugün akşam saatlerinde İstanbul'dan İsrail'e gidecek olan Baykal'ın gidiş nedeni Sosyalist Enternasyonal Konseyi toplantısı. Konsey'in başkan yardımcısı olan Baykal, Salı günü Türkiye'ye dönecek.
ŞALOM'UN KOKTEYLİNDE
Baykal'ın ilk görüşmesi yarın yapacağı Sosyalist Enternasyonal toplantısı öncesi İsrail Dışişleri Bakanı Silvan Şalom ile yapacağı görüşme. Ardından Sosyalist Enternasyonal Başkanlık Divanı toplantısına katılacak olan Baykal, İsrail hükümeti tarafından verilecek resepsiyona katılacak.
Pazartesi günü ise önce İsrail İşçi Partisi lideri ve Başbakan Yardımcısı Şimon Perez ile görüşecek olan Baykal, "Ortadoğu'da Barış İçin Sosyal Demokrat Vizyon" konulu Sosyalist Enternasyonal'in toplantısına katılacak. Ardından İsrail Devlet Bakanı Moşe Katzav'ın vereceği resepsiyonda hazır bulunacak. Aynı gün Ramallah'a geçecek olan Baykal, Filistin Devlet Başkanı Mahmut Abbas'ın verdiği resepsiyona katılacak. El Fetih'in Sosyalist Enternasyonal Konseyi'ne verdiği yemekte de bulunacak olan Baykal, Salı akşam saatlerinde Türkiye'ye dönecek.

YÖK DE, HÜKÜMET DE KAÇAK GÜREŞİYOR!
Bağımsız Eğitimciler Sendikası Genel Başkanı Gürkan Avcı, ÖSS sisteminin yasal bir düzenlemeye gerek kalmadan YÖK'ün alacağı bir kararla düzeltilebileceğini, meslek liselerinin önündeki sorunların ana nedeni olarak gösterilen ÖSS konusunda tüm yetkilerin YÖK'te bulunduğunu ve kamuoyunun da bunun farkında olduğunu söyleyen Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'i ve topu taca atmaya çalışan YÖK'ün tavrını, kaçak güreşmek olarak nitelendirdi.
Genel Başkan Avcı, eğitim sisteminin 180 dakikalık bir yarıştan kurtarılması gerektiğini belirterek, YÖK ve hükümetin bir an önce soruna çözüm bulmalarının şart olduğunu söyledi. Her yıl ÖSS sınavına giren öğrenci sayısının katlanarak arttığını hatırlatan Avcı, YÖK'ün bir siyasi parti gibi hükümetin karşısında yer almasını, demokrasimiz ve üniversitelerimiz açısından sağlıklı bulmadığını ve YÖK'ün hükümete karşı olmak adına yüz binlerce gencin geleceğini karartmaya, umutlarını söndürmeye hakkının olmadığını, söyledi.
Avcı, meslek liselerinin önündeki sorunların ana nedeni olarak gösterilen ÖSS konusunda YÖK'ün çözümü tek başına bile oluşturabileceğini, olmazsa hükümetin YÖK yasasının 45. maddesinde değişiklik yaparak, soruna kalıcı bir çözüm üretebileceğini hatırlatarak, YÖK bunu farklı noktalara çekerek ülkede kaos meydana getirmeğe, hükümet de bizim çoğunluğumuz var diye parmak sayısı ile hareket etmeye çalışmasın. Bu yarayı toplumsal mutabakatla, ortak akılla sarmak gerekir.
Bu görev ilk önce YÖK'ündür. Aslında YÖK, Anayasa ve yasal değişikliğe gerek kalmadan bir kararla, 1998 kararını gözden geçirerek konuyu halledebilir.
Toplumsal sıkıntıların hafifletilmesine ve gençlerimize yeni kapılar açılmasına zemin hazırlayacak olan bu girişimlere, öncelikle YÖK'ün destek vermesi beklenirken, bu girişime köstek olması özgür ve bağımsız bilim adamı mantığıyla da çelişmektedir, açıklamasını yaptı.

BAŞÖRTÜLÜ MÜSLÜMAN HANIMA STAJ İZNİ
Almanya'nın Bremen kentinde, öğretmen adayı başörtülü bir Müslüman kadına mahkeme kararıyla staj izni verildi.
Bremen İdare Mahkemesi, kadının staj haklarından mahrum edilmesi için hiçbir yasal sebep bulunmadığına karar verdi.
Kadının, Bremen Eyaleti Eğitim Bakanlığı tarafından kendisine staj izni verilmediği için mahkemeye başvurduğu belirtildi."

Yeni Şafak
KORKUMUZ TÜRKİYE'NİN EN GÜÇLÜ AB ÜYESİ OLMASI
Fransa'nın Washington Büyükelçisi, "Türkiye'nin AB'ye girmesine dini değil nüfusu engel. AB'de yüzde 25'lik bir oyla AB kararları veto edilebilecek. Türkiye girerse tek başına yüzde 17 oyu olacak" dedi.

TÜRKLERE MAL MÜLK SATMAK YASAK!
Rum Yönetimi, Kıbrıslı Rumların KKTC'deki eski mallarını satmalarını engellemek için, 1970'te çıkartılan ve Rumların Kıbrıslı Türklere mal satışını yasaklayan eski bir yasayı yeniden yürürlüğe koydu. Söz konusu yasa, Rum İçişleri Bakanlığı'na kamu güvenliği gerekçe gösterilerek satışı engelleme yetkisi veriyor. NTV'nin haberine göre, 1970/49 tarih ve sayılı yasa, "mal satın alan kişinin, satın aldığı malı kamu güvenliğini etkileyecek şekilde kullanması olasılığı bulunduğuna kanaat getirmesi durumunda" Rum İçişleri Bakanlığı'na, satılan malın devrini yasaklama yetkisi veriyor. Rum İçişleri Bakanlığı, 1974 öncesi Girne'de kalan 5 dönümlük arsasını bir İngiliz şirketine devretmek isteyen Rum'un talebini, bu yasaya dayanarak incelemeye aldı. Rum basını ise, bu yasanın, anayasaya ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne aykırı olduğu yorumunu yaptı. Rum basını, yasanın 1970-1974 döneminde tamamen Kıbrıslı Türkler aleyhine kullanıldığına işaret etti.

Zaman
28 ŞUBATÇI’LAR İSTİFA ETMEM İÇİN PARA ÖNERDİ
Türk siyasi tarihinin en “renkli” simalarından biri olan Kamer Genç, 28 Şubat sürecinde DYP’den ayrılması için kendisine para teklif edildiğini açıkladı.
Zaman’a konuşan Genç, dönemin Türk-İş Başkanı Bayram Meral ile TESK Başkanı Derviş Günday’ın ise istifa etmesi için teklif getirdiğini belirtti. Genç, “Bana, istifa edersem on binlerce insanı meydana toplayıp gösteri yaptıracaklarını söylediler. Onları, ‘Güce, baskıya boyun eğmem. Çiller’i herkes terk etse ben gitmeyeceğim.’ diyerek geri gönderdim.” diyor.
Tunceli eski milletvekili Kamer Genç, aktif siyasi hayatı boyunca, davranışları ve demeçleriyle sürekli gündemde kalmasını bildi. 12 Eylül darbesinin ardından Anayasa’yı hazırlamakla görevli Danışma Meclisi’nin “aykırı” ismiydi. Kendisini sosyal demokrat olarak tanımladı; ama sonunda en fazla mücadele ettiği Süleyman Demirel’in kurduğu DYP’ye geçti.
Sadece Demirel’e değil, ANAP’ın kurucu genel başkanı Turgut Özal’a ve aynı kulvarda siyaset yaptığı Bülent Ecevit ile Deniz Baykal’a da ağır eleştirilerde bulundu. Yıldızının barıştığı tek lider ise, DYP eski Genel Başkanı Tansu Çiller oldu. Bu yüzden Refahyol Hükümeti’nin tasfiyesiyle sonuçlanan 28 Şubat sürecinde tehditlere ve rüşvet tekliflerine rağmen partisini terk etmedi.
Eski milletvekili Genç, kendisi ile özdeşleşen “çiçek sulama” sözünden, 28 Şubat süreci ve Alevi kimliğine kadar merak edilen birçok soruya açık yüreklilikle cevap verdi. Genç, söze 12 Eylül darbesinden sonra kurulan Danışma Meclisi üyeliğiyle giriyor. O dönemde Danıştay hakimi olan Kamer Genç, yeni anayasayı yapmakla görevli konseye eşinden ve çevresinden habersiz bir şekilde başvurur. Kamer Genç, çoğunluğunu sağ kökenli üyelerin oluşturduğu Meclis’e kendi düşüncesine uygun anayasa hazırlanması için başvurduğunu kaydediyor. Askerlerden gelen birçok talebe karşı çıktığını ifade eden eski milletvekili, sivri tutumları yüzünden diğer üyelerin kendisine selam vermeye korktuğunu, yemek masasında bile yanına oturmadıklarını vurguluyor. Genç, siyasi çizgisine ters ilk icraata bu dönemde imza atıyor: “Mehmet Ali Ağca’nın idamı önümüze gelmişti. Hiç tasvip etmem Ağca’yı. Ama, idamına tek karşı çıkan ben oldum. Çünkü idama karşıydım. Anayasaya “ret” veren tek kişi de benim.” Kamer Genç, “sosyal demokratlığıyla” bilinen bir siyasetçi. SODEP ve SHP’de Erdal İnönü ile birlikte yola çıkan Genç, bu süreçte merhum Özal’a, onun ardından Demirel’e çok sert muhalefet yaptı. İnönü’nün siyasetten çekilmesi, Baykal’ın CHP lideri olmasının ardından Kamer Genç, sağa kaydı. Üstelik kıyasıya eleştirdiği Demirel’in partisi DYP’ye geçti. Demirel’e yönelik “O ölmeden Türkiye düzelmez.” diyecek kadar sert sözler sarf eden Genç, Çiller’i ise yere göğe sığdıramıyor. Genç, eski genel başkanına duyduğu sevgiyi “Çağdaş, modern bir hanımefendi. Cumhurbaşkanı olmasını isterdim.” sözleriyle dile getiriyor.
Genç’in bir diğer özlemi Meclis kürsüsü. Belli ki kürsüyü özlemiş. Meclis’te muhalefet boşluğu olduğunu iddia ediyor. Başbakan Tayyip Erdoğan ile CHP lideri Baykal’ın arasında gizli bir anlaşma olduğunu ve birbirlerine fazla dokunmadıklarını öne sürüyor. Gittiği her yerde “Keşke Meclis’te olsaydın.” sözleriyle karşılaştığına dikkat çeken Genç, yine iddialı konuşuyor: “Böyle muhalefet olmaz. Meclis’te olsam Başbakan’ı da perişan ederdim. Benim karşıma çıkamazlardı. Maliye Bakanı da benimle aşık atamazdı. Ben olsam orada rahat oturabilirler miydi?”

ANAP’TAYKEN ‘MHP MİSYONUNU TAMAMLADI’ DEMİŞ
Olağanüstü kongre tartışmalarının yaşandığı MHP’de ilginç polemikler yaşanıyor. Kongre için çaba gösteren muhalifler arasında yer alan Kültür eski Bakanı Namık Kemal Zeybek’in ANAP’a geçtiği yıllarda “MHP, misyonunu tamamladı. Ülkücü hareket de tarihe karıştı.” dediği ortaya çıktı.
Zeybek’in 3 Temmuz 1988’de Hürriyet’te yayınlanan ‘iddialı’ sözlerini, Ortadoğu gazetesi yazarı Yıldıray Çiçek, dünkü köşesinde gündeme taşıdı. Çiçek, ‘Bir Zeybek havasına ne dersiniz?’ başlıklı yazısında, “Namık Kemal Zeybek; ‘MHP üst yönetimi ile parti tabanı arasında bir içtihat farkı var. Bu hareketi bütün yüreğimle destekliyorum.’ demiş. Bu sözü duyunca, arşivi inceledim ve Zeybek’in, Hürriyet’ten Emin Çölaşan’la yapmış olduğu söyleşiyi buldum.” ifadelerini kullandı.
Çiçek, Zeybek’in sözlerinin, ülkücülerin hafızalarında yer kapladığını belirterek şöyle devam etti: “Ne oldu ki; daha iki hafta önceye kadar, her yolu deneyip, yorulup, derin uykuya yatan sizler, MHP’nin sürekli büyüdüğünü anlayınca, yine karargâh kurduğunuz bürolarda toplanmaya başladınız? Hele siz imzacılar ve onları destekleyenler, sağa-sola fakslar çekip, adeta yalvarır gibi imza dilenenler, bu dünyada Başbuğ Alparslan Türkeş’in ismini ağzınıza alacak en son insanlar sizlersiniz.”
Zeybek’in Çölaşan’ın sorularına verdiği cevaplar şöyle:
E.Ç. MHP ve ülkücü kuruluşları biraz eleştirsenize. Koptuğunuza göre sebebi olması gerekir.
N.K.Z MHP bitti, misyonunu tamamladı ve tarihteki yerini aldı. MHP belli bir görev yapmıştır ve tarihteki yerine intikal etmiştir.
Ç: Peki ama bugün o partinin devamı olan MÇP var. Eski MHP takımının bir bölümü, Başbuğ Türkeş’in liderliğinde yine orada toplanıyor. Acaba ülkücü hareket de bitti mi?
Z: Ülkücü hareket diye bir şeyi de ben bugün mevcut saymıyorum.
Ç: O da MHP gibi tarihe mi karıştı?
Z: Evet… Ülkücü hareket de görevini yapmış, çok ciddi ve vatansever kadrolar yetiştirmiş ve tarihe karışmıştır. 1980’den sonra kendisine ‘ülkücü’ diyen bir hareket zaten görünmüyor.
Ç: Yani Türkeş artık devrini tamamladı mı?
Z: Hizmet tamamlanmıştır. Türkiye artık değişmiştir. Türkiye, yeni bir Türkiye olmuştur. Her şeyi değişmiştir ve bu değişikliklere cevap vermek üzere ANAP kurulmuştur. Artık eski MHP gibi bir partiye ihtiyaç yoktur. Bu yüzden de Sayın Türkeş’in çizgisinden ayrılan eski MHP’lilerin büyük çoğunluğu, ANAP’lı olmuştur.

YENİ TCK İLE 300 BİN DAVA DOSYASI YENİDEN GÖRÜŞÜLECEK
Danıştay Başkanı Ender Çetinkaya, yeni TCK ile birlikte hakim ve savcı takviyesi gerektiğini söyledi. Memur-Sen Başkanı Ahmet Aksu ise yeni TCK’nın Türkiye’yi tek parti dönemine geri götüreceğini bildirdi.
Danıştay Başkanı Ender Çetinkaya, yeni Türk Ceza Kanunu’nun 1 Haziran’da yürürlüğe girmesi halinde 300 binin üzerinde dosyanın yeni kanuna göre yeniden ele alınacağını söyledi. Çetinkaya, “Bu dosyaların ele alınması için yeni hakim ve savcılara ihtiyaç var.” dedi. Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Aksu ise yeni TCK’nın Türkiye’yi tek parti dönemine geri götüreceğini söyledi.

POLİS ADAYLIĞI BAŞVURU SÜRESİ 26 MAYIS’A UZADI, KPSS PUANI 70’E İNDİRİLDİ
Emniyet Genel Müdürlüğü, kuruma 2 bin polis alınması için KPSS'den en az 75 puan alma şartının 70'e indirildiğini bildirdi.

BAKAN ÇELİK: MUTEMETLERE AYRICA ÜCRET ÖDENMEYECEK
Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, okullarda görev yapan mutemetlerin, memurların tahakkuk ve ücret ödemesi yaptığı personelden para alamayacağını bildirdi.


KÖŞE YAZILARI

GÜRTUNA DA PARTİ KURUYOR - YALÇIN BAYER - HÜRRİYET
ESKİ Büyükşehir Belediye Başkanı Ali Müfit Gürtuna ile AKP’den istifa eden İstanbul Milletvekili Göksal Küçükali’nin parti kurmak üzere çalışmalar yürüttüğünü anlatıyor bir dostumuz. AKP’ye alternatif bir parti...

Geçenlerde Şişli’de bir lokalde, aralarında kamuoyunun pek tanımadığı işadamları ve bazı öğretim üyeleriyle bir araya gelmişler. Partinin ismi açıklanmamış ancak ‘Kuvvacı’ bir parti olacağı belirtilmiş. Gürtuna toplantıda hakkındaki iddialar konusunda ‘Benimle uğraşmayan İçişleri Bakanı kalmadı, 70 davadan aklandım’ diyerek iddialı bir hedef koymuş ortaya.

‘Anadolu kucak açıyor, nereye gitsem millet kucak acıyor. Amacımız iktidar olmak olmak’ demiş.

Gürtuna ile kader birliği yapan Göksal Küçükali, 1990 yılında Eymen Topbaş’ın ANAP İl Başkanlığı sırasında Beşiktaş İlçe Başkanlığı’nda bulundu. Süleymancılar’ın merhum lideri Kemal Kaçar’a (AP’den dört dönem Kütahya milletvekilliği yaptı) yakın bir isim olarak biliniyordu o zaman. Geçen dönem RP’den milletvekili seçildi. 2002 öncesinde AKP’nin kuruluşunda ve İstanbul örgütünü oluşturan ekip arasında yer aldı. Milletvekili seçiminde 15. sıraya konulunca Erdoğan’a tepki gösterdi, bundan sonra da yıldızı hiç barışmadı. Kadıköy bölgesinde AKP 16 milletvekili çıkarınca 2. kez parlamentoya girdi. Bu yılın başlarında Beylikdüzü’ndeki rant olayına adının karıştığı iddiasıyla hakkında ‘çeteye aracılık etmek’ten kesin ihraç istemiyle Disiplin Kurulu’na sevk edildi, ancak bu arada Erkan Mumcu ve arkadaşlarının AKP’den ayrıldığı dönemde partisinden istifa etti. ‘AKP kuruluşundaki bütün prensiplerine ters hareket eden, evrensel hukuk kaidelerini hiçe sayan, adaleti, kalkınmayı ve demokrasiyi reddeden, kişisel kaprislerin, kinlerin, hırsların ön plana çıktığı bir parti olmuştur’ diye açıklama yaptı. 1 Mart tezkeresine karşı çıkan Küçükali, Meclis Başkanı Arınç’ın icraatlarını da beğenmiyor.

Sürmeneli olan Küçükali armatörlük yapıyor; Kızılay Genel Başkanlığı’na yeni seçilen Tekin Küçükali amcaoğlu.

OKUYAN’IN PARTİSİ
Eski ANAP’lıların bir arayış içinde oldukları anlaşılıyor. Yaşar Okuyan, Cindoruk ve İsmet Sezgin’in ‘şemsiye partisi’ olarak bilinen ‘Demokrat Türkiye Partisi’ni teslim aldıktan sonra geçen hafta adını ‘Hürriyet ve Değişim Partisi’ (Hür Parti) olarak değiştirdi. Baştan ilk kongreyi 20 bin kişi ile yapacağını söylemesine rağmen 3 ilin (Mardin, Erzurum, Zonguldak) kongresinden seçilmiş 65 delegenin oyuyla genel başkan oldu. Okuyan’ın, DYP ile bir temasının olmadığı anlaşılıyor. MHP kendisine randevu vermiyor. Erkan Mumcu, Okuyan’a baştan beri karşı. Artık sırada SHP ve SP olabilir Okuyan için, ondan sonra sıra Gürtuna’nın partisine gelir.


TESETTÜR VE DEĞİŞİM – ALİ BAYRAMOĞLU – YENİ ŞAFAK
1980'li, hatta 1990'lı yıllarda başörtülü genç kızlara, kentlerde yaşayan tesetürlü kadınlara örtünmeye verdikleri anlamı sorduğunuz zaman genellikle kapsayıcı bir tanımla karşılaşırdınız. "Allah'ın emri ve dinin hükmü" açıklamaları genellikle namus, ahlak, örtülü cinsellik gibi yine dini kaynaklı ancak temelde toplumsal ve kültürel ögelerle tamamlanırdı.
Bugün ne noktadayız? Bu önemli bir sorudur.
Tesettür elbette temel olarak din ve inançla ilgilidir. Ancak yaşananlar, çatışmalar, tartışmalar, deneyimler, "laik bir düzende karma toplumsal dokunun mevcudiyeti" tesettürün bir yaşam tarzını, "bireysel tercihleri, özgürlük ve hak kavramlarını" kuşatmasına da yol açmıştır.
Tesettürün bu çerçevede iki yönü vardır. Bu meseleyi siyasi gerginliğin merkezine yerleştiren, rejim krizi yaratmak alışkanlığına sahip kesimlerin elinde bir araca çeviren zihiniyetin durmaksızın işaret ettiği siyasi yönünün dışında toplumsal bir yanı, toplumsal seyri bulunmaktadır.
Bu nedenledir ki bir süre önce bitirdiğimiz, muhtemelen önümüzdeki günlerde açıklanacak akademik nitelikli bir alan çalışmasında bu konu üzerinde hassasiyetle durduk. Ulaştığımız sonuç köklü bir değişimin varlığına işaret ediyordu..
Başörtüsü, örtülü kadın ve genç kızların büyük bir çoğunluğu tarafından edep, namus ya da cinsellik kavramıyla ele alınmadığı gibi, bu tür bir tanım "aktif olarak" reddediliyordu. Buna karşılık başörtüsüne verilen tanım ya da anlam "dinin icabı, özellikle Allah'ın emri" şeklinde karşımıza çıkıyor, daha doğrusu bu çerçeveyle sınırlandırılıyordu.
Genç bir öğrencinin kendi kuşağı için ana eğilimlerden birini ifade eden şu sözleri belki gelinen noktayı gözler önüne sermektedir:
"Tesettürün benim için namusla, edeple bir ilişkisi yok. Allah'ın emri olduğu için takıyorum. Benim için değil babam için tesettür namusun simgesi olabilir. Benim için Allah'ın emri o. Bu emrin mantığında namus, haya yok. Mantık şu: Allah'a inanıyorsanız, bunu kabul etmişseniz onun emirlerini sorgulamadan yaşamalısınız... Ama bunun tersi Allah'a inanmamak değil elbette. Tesettürlü arkadaşlardan çok daha ahlaklı, inançlı bulduğum açık insanlar da var. Aklımdan geçmez bu insanları öyle değerlendirmek. Tesettür benim kıyafetimdir. (...)
Mevcut eğilime tepki duyan İslami kesim bir esnafın şu sözleri de aynı gerçeği, değişimi tersten ortaya koyuyor:
"Son dönemlerde pek çok kızın niye örtündüğünü anlamakta zorlanıyorum. Diyorsun ki ben şu inanca sahibim. Şu inanç da bana şunu emrediyor. Bu emirlerden bir tanesi de bir bayan olarak hayatıma şöyle bir düzen vermem. Yani karşı cinsle ilişkilerime tahrik etmek ve edilmek anlamında kendi bedenimi gizlemek anlamında şöyle biçim vermem lazım. Tamam bunun için örtünüyorsun ama başka şeylerde dikkatsiz davranıyorsun. Mesela dün Ankara'da gördüm bir türbanlı genç kız büyük ihtimal dershaneye gidiyor, yanındaki erkek arkadaşından ayrılırken onunla tokalaştı ve öpüştü. Şimdi bu kadar rahatsan neden saçını gizliyorsun? 80'li 90'lı yıllarda böyle değildi. O bir simgeydi... Şimdi bir ihanete dönüştü..."
Başörtüsünün cinsellik, namus gibi kavramlarla bağlantı içinde ele alınmaması, hatta bu bağlantının reddedilmesi "dini bir hükmü sadece kişiyle ilişkilendirme" anlamında kişisel bir referansla tanımlanmasının bir göstergesi olarak kabul edilebilir.
Bu durum başörtüsünün kimliğe ilişkin "kendiliğinden bir tavrı tanımlayan" bir sembol olmaktan uzaklaşıp, salt dini ve bireye ait sembol haline dönüşmesini, bir aidiyet taşıyıcısı olmakla birlikte aidiyetin temel kurucusu işlevini yitirmesini gösteren unsurlardan birisidir.
Bu çerçevede din-şahıs ilişkisinin din-kimlik ilişkisi kadar önem kazandığı görülmektedir. Kimlik-birey çatışmasının yanında, kimlik-birey ilişkisinin, diğer bir ifadeyle kimlik içi şahıslaşma ya da kimlik içi özerkleşme eğiliminin mümkün olabildiğini gösteren bir durumdur bu.
İslami kesimden bir genç kızın ya da kadının aynı anda hem kimliğe sahip çıkması, hem kimlik içinden kimliğe mesafe alması ve onu bir anlamda yeniden kurma alıştırması söz konusudur. Bu mesafe alış, işaret ettikleri toplumsal değerlerle birlikte dini sembollerin, ahlak ve yaşam tarzlarının görece depolitizasyonu, insanileştirilmesi ve güncel, hatta seküler yaşam pratikleriyle iç içe geçmesidir.
Toplum yol alıyor...
Ama bundan ne devletin haberi var, ne siyasi iktidarın...
Ne AİHM'in...
__________________
Ey İnsan! Kerim olan Rabbine karşı nedir seni aldatan (İnfitar,6)

www.anadolugenclik.com.tr
gençüsküdar isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Lesezeichen

Seçenekler

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
bu gün 19 mayıs... viki650 Tanışma ve Deneme Mesajlarınız 2 19.05.2008 15:28
***Bir Kedinin basın açıklaması*** ZEGODAYI Resim ve Karikatür 0 02.03.2008 08:58
Basın Ne yapmaya çalışıyor elmnightmare Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 0 22.10.2007 16:38
BD Ocaklarıdan Basın Açıklaması tek bir Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 2 26.07.2007 18:55
Sezer'den 19 Mayıs Mesajı... refah Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 1 20.05.2006 01:17


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 06:34 .
Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Template-Modifikationen durch TMS Web Design by: vbdesigns.de
İletişim - Anasayfa - Arşiv - Disclaimer - Yukarı git