| Ahkar-ul İbad ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 05.07.2004
Mesajlar: 95
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
| 'Galiba ben de yaşlanıyorum?!' (Abdurrahman Dilipak) Yazar Abdurrahman Dilipak, bugün Katarakt ameliyatı olacaktı ancak kendisine anjiyo yapıldı.. 'Galiba ben de yaşlanıyorum, ömrümün son baharına erdim artık?!' diyen Dilipak, Rabb'ine şükrederken helallik de diliyor.. İşte Dilipak'ın, köşesinde yarın yayınlanacak olan duygu yüklü yazısı.. Katarakt dedik, kalp mi çıktı? Dün göz ameliyatı olacaktım, ama son anda “evdeki hesap çarşıya uymadı” ve katarak ameliyatı olmam gereken saatlerde, kendimi Siyami Ersek’de buldum.. Ameliyat ertelendi ve anjiyo ya da ilaçlı kalp tomografisi tercihlerinden 2.sini seçtik. Çünki bende Marfan Sendromu var, bu da anjiyoyu riskli kılıyor.. (((( Marfan sendromu 15. kromozomdaki bir genle belirlenen bir konnektif doku proteini olan fibrilinin oluşumunda bozukluktan kaynaklanan otozomal dominant geçiş gösteren, çeşitli organları etkileyen önemli bir konnektif doku hastalığıdır(2). Olgularda %40 oranında gözlenen spinal manifestasyonlar ciddi morbidite nedenidir.)))) Şimdi haberlere bakıyorum da, meger “Türkiye'de yaklaşık 2 milyon koroner kalp hastası bulunuyor. Bu hastaların yılda 130 bini hayatını kaybediyor”muş.. Yolunuz hastahaneye düşmeden anlamıyorsunuz.. Kalp hastalığının kaynağı belli. Sigara, alkol, kilo, hareketsizlik vs.. Ben hiç alkol ve sigara kullanmadım ama, mesela pasif bir sigara içicisi olarak bulunduğum ortamlardaki “Duhan ehli”nin “keyif” diye tüttürdüğü dumandan dumanaltı olmam az değildir.. Siyami Ersek önemli bir hastahane ve burada son derece değerli uzmanlar çalışıyor.. Bakıyorum da biz bu uzmanlardan, bu tesislerden yeteri kadar yararlanabiliyor muyuz? Diye düşünüyorum.. Hastalarımız hasta haklarından ne kadar yararlanıyor.. Uzmanlar kariyerlerini geliştirebiliyorlar mı, kendilerini işlerine verebiliyorlar mı? Hastahaneler son derece stresli ortamlar.. Şifa beklediğiniz yerlerde, kimi zaman şifa dağıtan doktorların kendileri sinir hastası oluyor.. Güvenilir, akıllı adam ya, adama bir de idare görevi.. Personelin derdi ile mi uğraştın, tesisinin sorunları ile mi? Kendi hastasına mı baksın.. Mesela madem “Hastahane işletmeciliği ihtisası / deneyimi” olmayan bir uzmanı bu göreve getiriyorsunuz, mesela ona niye bir işletme ihtisası yapmış danışman, asistan, yardımcı verilmez ki! Tek başına işletmeci de, eğer Hastahane tecrübesi yoksa zorlanacak demektir.. Hani derler ya, endaze işler el övünür diye. Hastahanelerimizde yeterli donanım var mı, o donanımların verimli kullanacak uzmanlara sahip miyiz, bu uzmanların görevlerini huzurlu bir ortamda yapmalarını sağlayacak ekonomik, sosyal şartları, mevzuat var mı? Hepsinden önemlisi de, mevzuat belası insanı canından bezdirir.. Geçen gün yazmıştım, doktorların teşhis ve tedavi risklerine karşı, kurumla birlikte sigortalanması gerek. Hastahane ya da Hapishane, hangisinde işler istenilen seviyedeki. F Tipi, tecrit uygulamaları, ya da Mahkeme.. Bir günde 50 davaya bakan bir hakim gerçekten yeterli incelemeyi yaparak karar verebilir mi? Vicdani bir kanaata sahip olabilir mi? Vatandaş nasıl güvenebilir bu konuda yargıya. Bir günde 50 dosya ya da 50 hasta.. Hastahane ya da Mahkeme.. Yolunuz düşmeye görsün, mesela icrada işlerin nasıl yürüdüğüne bir bakın.. Sermaye, siyaset, bürokrasi, Medyası ile Mafyalaşma temayülü içinde olan bir düzenden söz ediyoruz.. Ve herkesin bu yapıyı, hukuktan yana, insan haklarından yana düzeltme adına eleştirmesi ve çözüm önermesi gerek.. Bu ülkede herkes mutsuz. Parası olan kaybetme korkusu ile, olmayan yokluğundan dolayı acı çekiyor.. Her işin başı sağlık ve adalet.. Bu ikisi yoksa, işte o zaman “Kaçamayanların ülkesi” olursunuz.. “Bölünme korkusu” yaşarsınız. Terör olaylarının, rüşvetin ,ekonomik krizlerin, siyasi skandalların sonu gelmez.. Toplumun ruh sağlığı bozulur.. ne yapacağını bilmeyen çaresiz insanların isyanları terör, teslimiyetleri ise IQ sorunu olarak görülür. Dine sığınırsın adın “mürteci”ye çıkar.. Bazı musibetler gelip sizi yakalamadan çaresini düşünmez zorundasınız.. Hastahane, Mahkeme, hapishane.. Hiç kimse bu gerçekleri görmemezlikten, duymamazlıktan, bilmemezlikten gelme hakkına ve lüksüne sahip değildir.. Bu arada gerek dava ve gerekse sağlık sorunum sebebi ile arayan, mail, Fax, SMS gönderen dostlarıma teşekkür ediyorum. Ben de ömrümün son baharına erdim artık. Şükürler olsun Alemlerin Rabbı’na.. Dua edin, yanlış ve eksik yaptıklarımdan ve yapmam gerekirken yapmadıklarımdan dolayı beni affedin ve hakkınızı helal edin.. Galiba ben de yaşlanıyorum?! Ama koşmaya devam edeceğim. Tatile de çıkmayacağım, emekli de olmayacağım. Yatakta da ölmeyeceğim. (İnş.) Zaten görünen o ki, çok da ciddi bir durum yok.. Derdini veren, dermanını da verir. Ağzımızın tadını kaçıran ölümü sıkça anma zamanı. Ha! Bu arada Askeri Mahkemedeki duruşmam 7 Eylüle ertelenmiş.. Görelim Mevlam neyler, neylerse güzel eyler.. Gün doğmadan neler doğar, göreceğiz.. Dilipak Selam ve dua ile.. www.habervakti.com SAYIN DİLİPAK'A GEÇİRDİĞİ RAHATSIZLIKTAN DOLAYI ALLAHTAN ACİL ŞİFALAR DİLİYORUZ.... |
| | |
![]() |
| Lesezeichen |
| Seçenekler | |
|
|
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Galiba Buldum... | nakşihan | Tanışma ve Deneme Mesajlarınız | 47 | 13.01.2008 22:50 |
| Dilipak: Tartışma gizli ve açık sürüyor | SUBAT_SOGUGU | Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar | 0 | 25.03.2006 23:37 |
| Gelişim pek hoş olmadı galiba ama ... | Ebu Ubeyde | Tanışma ve Deneme Mesajlarınız | 15 | 05.05.2005 13:26 |
| Galiba Trabzon... | M. Ali Saral | Sağlıklı yaşam ve Spor | 10 | 25.04.2004 19:34 |
| Abdurrahman Dilipak | Ahmet76 | Önemli Şahsiyetler ve Eserleri | 0 | 04.08.2003 11:03 |