| ''Birleşik Türkiye-Suriye haritası '' Hakan Albayrak Suriyeli yazar Muhammed Velid Rıdvan’ı hatırlarsınız.
Geçen Mart ayında Millî Gazete’de kendisini tanıtmıştık.
“20. Yüzyılda Arap-Türk İlişkileri” ve “20. Yüzyılda Laiklik ile İslam Arasında Türkiye” kitaplarının müellifi olan bu değerli dostumuz, geçenlerde yeni bir kitap çıkardı.
Dicle-Fırat suları meselesinin siyasi, ilmi ve dini tahlili mahiyetinde bir kitap bu.
Tabii ki Suriye’de ve Arapça olarak yayınlandı.
Fakat, tek kelime Arapça bilmeseniz bile, bu kitabın mesajını anlayabilirsiniz.
Kapağına bakmanız yeterli.
Bir Türkiye-Suriye haritası var kitabın kapağında.
Birleşik bir harita.
“Hatay’ı sınırın hangi tarafında göstermiş?” diye soramıyorsunuz, çünkü Rıdvan’ın haritasında sınır yok.
Türkiye ve Suriye tek ülke.
Irak’ta işler yoluna girsin, kitabın yeni baskısında harita genişleyecek ve Irak’ı da içine alacaktır.
*
Ne diyordu üstad Sezai Karakoç?
“Dicle-Fırat Federasyonu.”
Yani; Türkiye-Suriye-Irak birliği.
Su meselesinin, Hatay meselesinin, Kürt meselesinin sonu. Ve İttihad-ı İslam’ın başlangıcı, çekirdeği.
“Sen hâlâ oralarda mısın?” diye soracak olursanız; evet, çok şükür, ben hala buralardayım.
*
“Süper güç” Amerika Birleşik Devletleri, Kanada ile entegrasyonu hayati derecede önemli stratejik bir hedef olarak önüne koymuş.
Dünyanın en büyük ekonomilerinden birine sahip olan Almanya, kendini ‘garanti altına’ almak için Fransa ve diğer Avrupa ülkeleriyle birleşmeyi olmazsa olmaz bir şart olarak görüyor.
Amerikalılar ve Almanlar, komşularıyla birleşmedikleri takdirde varlıklarının tehlikeye girebileceğini düşünürken, bizim, sanki pozisyonumuz onlarınkinden çok daha güçlüymüş gibi davranarak, 1000 yıl boyunca aynı çatı altında yaşadığımız Müslüman komşularımızla birleşme fikrine uzak durmamız olacak şey mi?
Emperyalizmin küreselleştiği bir dünyada Türkiye tek başına ne yapabilir?
Hiçbir şey yapamaz.
Suriye de, Irak da, Mısır da, İran da hiçbir şey yapamaz.
Ya birleşerek güçleniriz, ya da akbabalara yem oluruz.
Kimse “Avrupa Birliği şemsiyesi”nden dem vurmasın…
Yok öyle bir şey.
Asla olmayacak.
Amerika Birleşik Devletleri’ne bel bağlamanın ne kadar tehlikeli olduğu da ortada.
Menfaatleri öyle gerektirdi mi, en yakın ve en stratejik müttefiklerini bile gözünü kırpmadan harcıyor ABD; Vietnam’daki Amerikancı rejimin akıbetini hatırlayalım…
Şu da var: Atlantik’in ötesindeki bir müttefik, ne kadar güçlü olursa olsun, Atlantik’in ötesindedir.
Gelir, havasını basar ve dersini alıp gider.
Vietnam’da öyle oldu, İran’da öyle oldu, Lübnan’da öyle oldu.
Afganistan’da ve Irak’ta da öyle oluyor.
*
Coğrafi komşularımızla iyi geçineceğiz.
Avrupa Birliği ile, Ermenistan üzerinden komşu olduğumuz Rusya ile karşılıklı güveni geliştireceğiz.
Aynı medeniyetin çocukları olduğumuz komşularımızla (Azerbaycan’la, Orta Asya’yla, İsrail hariç Ortadoğu’yla) ise birleşme hedefini gözeteceğiz.
Bu hedefi gözetmeyen siyasetçi, ciddiyetsiz siyasetçidir.
Bu hedefi gözetmeyen aydın, sorumsuz aydındır.
Bu hedefi gözetmeyen vatansever, vatansever filan değildir.
O kadar!
*
Muhammed Velid Rıdvan’ın yeni kitabının kapağındaki haritayı öpüp başımın üstüne koyuyorum.Hakan Albayrak Milli Gazete 31/08/2005
__________________ Ey İnsan! Kerim olan Rabbine karşı nedir seni aldatan (İnfitar,6) İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var.
|