İletişim
Yardım
Bugünki Mesajlar
Ajanda
Üye Listesi
KAYIT OL
Home

Navigation
Geri git   DelikanForum.NET > DİN-SİYASET / EKONOMİ-SAĞLIK > Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar
Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama

  #1
Alt 31.08.2005, 13:56

 
gençüsküdar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 07.05.2005
Mesajlar: 6.441
Teşekkür etti: 2
15 Teşekkür 9 Mesaja aldı
Atatürkçüler Tayyipçi oldu

Burası Türkiye. Çok garib olaylar yaşanıyor. Görüldüğü gibi pek azı müstesna Atatürkçülerin büyük kısmı Tayyipçi oldu.
Bu sebepten fikir haysiyeti prensiplerinin gereği olarak bu tür Atatürkçüleri hesaba çekmek artık kaçınılmaz bir zaruret haline geldi.
Bugün 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın sene-i devriyesi. Bu münasebetle fikir planında 180 derece dönüş yapanlara karşı, bir büyük taarruzu gerçekleştirmek kaçınılmaz bir görev oldu.

Tayyipçi olmanın kriteri nedir? Önce onu belirleyelim. Eğer bir kimse, devletimizin ve milletimizin, hem siyasi ve hem de ekonomik egemenliğini, AB’ye ve IMF’ye kısmen veya devir ve teslim etmeyi politika haline getirmiş ise o kimse Tayyipçi olmuş demektir.

Hem de bu teslimiyetçilik, Papanın heykeli önünde Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nı geçersiz sayarak yerine Avrupa Birliği Anayasası’na resmen imza atmaya kadar varmışsa, bu hareketi tasvip eden kimselerde resmen Tayyipçi olmuş sayılırlar.

Bilindiği gibi Atatürkçülüğün değişmez ve kesin kırmızı çizgilerinin en başında Devletimizin ve milletimizin egemenliğinin kayıtsız şartsız ilelebet korunması (muhafaza ve müdafaa edilmesi) ilkesi yatar.
Atatürk’ün gençliğe hitabesi bu ilkeyi vurguladığı gibi, Bağımsızlık ve hürriyet benim karakterimdir diyen bir liderin, görüşlerini mürüilik yaparak, tevil yollarıyla, “Atatürk sağ olsaydı o dahi Avrupa Birliği’ne girmemizi emrederdi” diye onun namına sahte fetvalar vermenin kabul edilebilir bir tarafı olmadığı aşikârdır.
Atatürk, milletimize ilke olarak, “Muasır Medeniyet seviyesinin üzerine çıkma hedefini göstermiştir.” Amma başka bir medeniyetin taklitçiliğini yapmayı öngörmemiştir. Ve çünkü, ile başlayan beyanında “eğer bir millet kendi kültür ve medeniyetini terkederek başkasının taklitçiliğini yaparsa, ne kendi medeniyetinin doğrultusunda kalabilir ve nede taklit ettiği kültüre adapte olabilir, ortada dejenere olur gider.” demiştir.
Maalesef işte şimdi, bu taklitçiliğin sürecini yaşıyoruz. Bunun sonucu elbet de hüsrandır, dağılıp gitmedir.

Mümkün olsa da kayıtsız şartsız teslimiyetçilik konusu, ciddi bir mahkeme önünde yatırılırsa, eminim ki, Atatürkçü göründükleri halde, Tayyip beyin çizgisini izleyenler hüküm giyerler.

Bizler hasbelkader böyle bir mahkeme önünde yargılandık ve aklandık. Bilindiği gibi 12 Eylül darbesi döneminde bizleri, Atatürkçülüğe aykırı davranma ithamıyla mahkemeye vermişlerdi. Biz savunmamızda, başkaları gibi Atatürk’ü istismar vesilesi yapmıyoruz. Mesela; Ecevit ortanın solunu anlatıyor. Atatürkçülük budur diyor, M. Ali Aybar marksizmi anlatıyor, Atatürkçülük budur diyor, Demirel kapitalizmi anlatıyor Atatürkçülük budur diyor, bizler ise bizim hedeflerimiz programımızda yazılıdır. Ama bilesiniz ki “Ağır sanayi ve ağır harp sanayiini kurmak, manevi gelişme reformu yapmak, Devletimizin bağımsızlığını korumak, kendi gücüyle kalkınmak şahsiyetli dış ve iç politika izlemek konusunda, bizim programımız Atatürk’ün bir zamanlar izlediği temel politikalarla çoğu zaman örtüşmektedir.” demiştik ve Yüksek Askeri Yargıtayı’nda onayıyla aklanmıştık. Ama ne gariptir ki devletin bağımsızlığı tehlikede olduğu halde bizler hariç bugünlerde hiç kimseden ciddi bir muhalefet çıkmıyor.

Mesela bu satırların yazarı olarak bendeniz, Turgut Özal başbakan iken, Türkiye’nin AB’ye girmesi halinde mutlaka egemenliğimizin kısmen veya tamamen AB’ye devredilmesi söz konusudur diyerek zamanın hükümeti aleyhinde başsavcılığa resmen bir suç duyurusunda bulunmuştum. Çünkü egemenliğin devri hem Anayasaya ve hem de T.C.K.’nın 251’inci maddesine göre “vatana ihânet suçudur.”

Kanunlarımız bugün dahi aynı hükümleri taşır. Bu itibarla bu suç duyurusu ihbarı, bu hükümleri ihlal etmek isteyen bütün resmi görevliler için hâlâ geçerlidir.

Geçerlidir çünkü, bakınız Millî Gazete Yazarlarından, Sayın Afet Ilgaz hanımefendi, 28 Ağustos ve 29 Ağustos tarihli yazılarında, Osmanlıyı, toprak satışları ve kapitülasyonlar çökertmişti. Çünkü toprak, Devletin asli unsurlarındandır” diyerek tarihi gerçekleri ortaya koyuyor. Ve bu konuda Atatürkün toprak satışlarına karşı olduğunu gösteren şu beyanlarını naklediyor:
“Yabancıların peşinde koştukları gâyeler, bir bölgede elde ettikleri imtiyazlara dayanarak, ileride oraya sahip olma hakkı elde etmektir... Bu gibilerin memleketimiz dâhilinde çalışmalarına kat’iyyen müsââde edilmemesi kararlaştırılmıştır... Zira hiç şüphem yoktur ki, Harbi Umûmi’nin başlıca müsebbipleri bu gibi gayeler peşinde koşan, sermayedar grubları ve onlara âlet olan POLİTİKACILARDIR. (Millî Gazete 28 Ağustos 2005)

27 Ağustos 2005 tarihli Vakit gazetesinde beyanatı yayınlanan Sağlık-İş Başkanı sayın Mustafa Başoğlu 3 Ekim’den önce ülkemize gelecek, AB heyeti için Ayasofya’da bir resepsiyon verileceğine dair haber üzerine:
TAVİZ ÜSTÜNE TAVİZ NEREYE KADAR? Herşeyimizi Avrupa’ya vererek AB’ye girme girişimleri, milli ve mânevi değerlerimizi yıpratmaktır. Taviz üstüne taviz vererek AB üyeliğine alınacağımız zannedilmektedir. Böyle bir şey olmayacaktır... Ayasofya, Türk toprakları arasında yer alan bir mekandır... Adım adım verilen tavizler birçok alanda bölücülüğe neden olmuştur. AB yağcılığı uğruna milli ve manevi değerlerimize zarar vermeyi bırakın..” şeklinde kamuoyumuza tercüman olmuştur.

SONUÇ OLARAK: Küçük bir azınlık hariç. Atatükçü olduklarını iddia eden çevreler, kendi görüşlerini hiçe sayarak, tamamen AKP yöneticilerinin amansız destekçileri haline gelmişlerdir. Ayrıca, CHP başta olmak üzere, az istisnası ile irili ufaklı çeşitli partiler koro hâlinde, AB’yi milletimize bir yalancı cennet olarak gösterme yarışına girmişlerdir. Bunda dış ve iç büyük sermayenin ve onların elinde olan TV kanallarının da rolü vardır.

Ama “Keser döner sap döner, gün gelir hesap döner” şeklindeki atasözünün hükmü bir gün gelecek gerçekleşecek ve milletimiz kendisini aldatmaya çalışan zümreleri tarih önünde yargılayıp mahkum edecektir.
Süleyman Arif Emre 31/08/2005 Milli Gazete
__________________
Ey İnsan! Kerim olan Rabbine karşı nedir seni aldatan (İnfitar,6)


İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var.

gençüsküdar isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Lesezeichen

Seçenekler Arama

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
EŞİNİZDEN ÖNCE KAÇ SEVGİLİNİZ OLDU VEYA SEVGİLİNİZDEN ÖNCE KAÇ SEVGİLİNİZ OLDU? yasemin-chh65 Anketleriniz 36 25.06.2008 11:15
Ne Oldu da İslâmcılar Bu Kadar Dejenere Oldu? ilhami Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 10 25.02.2008 21:25
cok oldu Yasemen Günlük 6 02.06.2007 13:32
Atatürkçüler, Bu Sese Kulak Verin! Alp Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 0 14.04.2007 10:53
Allah Dostlarina Iftira Atan,Yobaz deyip küfreden ATATÜRKCÜLER.... HACEGAN Dini Bilgi ve Eğitim 5 16.01.2006 18:26


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 23:57 .
Powered by vBulletin® Version 3.7.3
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Template-Modifikationen durch TMS Web Design by: vbdesigns.de
İletişim - Anasayfa - Arşiv - Disclaimer - Yukarı git

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50