| Halkin SaĞliĞiyla Oynaniyor Son 45 gündür Ankara'da yaşanan sağlık sorunları endişe verici boyutlara ulaşmıştır. Yüzlerce insanımızın ishal şikayetiyle sağlık kuruluşlarına başvurması, klinik bulguların kolera şüphesini artırması nedeniyle başta sağlık emekçilerinin örgütlü gücü SES ve Tabip Odası açıklamalar yaparak konu hakkında bilgilendirme yapılmasını istemiş ancak Bakanlık bu iddiaları yalanlayarak hiçbir önlem almamışlardır.
Uluslar arası normlara göre Kolera bildirimi zorunlu bir hastalıktır. Kirli içme sularından ve yiyeceklerden bulaşan bu hastalık erken teşhis edilip, müdahale edilmezse 2-3 gün içinde ani başlayan ishal ve kusma ile kendini göstermektedir. Aynı zamanda bulaşıcı özelliği olan koleranın tesbit edildiği anda önlemlerinin alınması ve etkenlerin ortadan kaldırılması halk sağlığı açısından oldukça önemlidir.
Tüm bu gerçekler ortadayken AKP Hükümeti ve Sağlık Bakanı bugüne kadar ortaya çıkan vakaları yok saymış ve önlem almamıştır. Israrla "Kolera vakası yok" demişlerdir. Sağlık Bakanı Recep Akdağ Yalan Söylüyor!
Resmi Belgeler Tahrif ediliyor!
27 Ağustos 2005 tarihinde Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi İbni Sina Hastanesi Acil Servisine kaldırılan 78 yaşındaki S.G. adlı vatandaşa yapılan tetkikler sonucu kolera teşhisi konmuştur. Bu teşhis Hemşire Gözlem Kayıt Formuna da yazılarak resmi belgeye girmiştir. Ancak bugün Birgün Gazetesi'nde olayın manşete çıkması üzerine Hastane yetkilileri telaş içinde Hemşire Gözlem Kayıt Formunda yazılan Kolera tanısı değiştirilerek Bağırsak Enfeksiyonu şeklinde değiştirilmiştir. Tıp etiği açısından yapılan bu durumu Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın takdirine sunuyoruz.
Kolera tesbiti yapılan hasta Ankara Mamak Nato Yolu'nda ikamet etmektedir. İçme suyundan bulaştığı tesbit edilen hastalık konusunda yayılıp yayılmadığı başka vakaların olup olmadığı konusunda ilgili bölgede şuana kadar hiçbir araştırma yapılmamış ve Mamak halkına hiçbir uyarıda bulunulmamıştır.
Bu ilk değil;
-1970'de İstanbul Sağmalcılar'da kolera salgını sonucu 100'ün üzerinde ölüm olmuştu.
- 1994'te Başkent Ankara'da kolera salgını önce halktan saklanmış ancak vakaların artması ve ölümler üzerine geçte olsa gerçek kamuoyuna açıklanmıştı. Dönemin belediye Başkanı yine Melih Gökçek idi. Dönemin Sağlık Bakanı daha sonra görevden alınmıştı.
- Bizim edindiğimiz bilgilere göre Ankara Numune Hastanesinde 100'ün üzerinde sağlık çalışanında ishalle seyreden bağırsak enfeksiyonu vakası saptanmıştır. Sağlık çalışanlarından öğrendiğimize göre 20-30 tanesi kolera tanısıyla tedavi görmüştür. Sağlık çalışanları başta olmak üzere Ankara'daki kolera vaka sayısı 100 civarındadır.
- 1994 yılındaki salgından bu yana Büyükşehir belediyesi kirli su derelerini ıslah etmemiş, alt yapıyı düzenlememiş ve sık sık yaşanan su kesintilerini önleyemediği gibi bu durumlarda alınması gereken tedbirleri toplumla paylaşmamıştır. Avrupa Başkenti olmakla övünen İ. Melih Gökçek, hangi Avrupa Başkentinde benzer bir sorununun yaşandığını da açıklamalıdır.
Hatırlatıyoruz!
- Sağlık Bakanlığı durumu inkar etmektedir. Bu tavır 1986 Çernobil Faciası sonrası çayda radyasyon olmadığını kanıtlamaya çalışan bakanın tavrını anımsatmaktadır. Oysa 1994 yılında da dönemin bakanı durumu inkar etmiş ancak sonuçta görevinden alınmıştır.
Sorun ciddi bir halk sağlığı sorunudur. Hükümetlerin son 20 yıldır izledikleri sağlık politikalarının sonucu olarak koruyucu sağlık hizmetlerine yeteri kadar yatırım yapmamış, tedavi edici sağlık hizmetlerine yönelinmiş, sağlık alanı piyasalaştırılmıştır. Bu durum tehlikeyi daha da artırmaktadır.
konu ile ilgili olarak alınması gereken en önemli önlem; Çağımızın en ilkel hastalığı olan ve daha çok içme sularına kanalizasyon sularının / lağım sularının karışması sonucu yayılan Kolera Salgınının sorumluları olan, Halkın Sağlığını hiçe sayan AKP Hükümetinin Sağlık Bakanı Recep Akdağ ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek'in istifa etmeleridir.
__________________ Milliyetçiler en çok millete zarar verir. Çünkü karşı milliyetçiliği tetikler. |