Necdet Kutsal05.09.2005


Yine güzel bir haftanın başlangıcında hepinizi Allah’ın selamıyla selamlıyor, haftanızın feyizli, bereketli ve hayrı bol bir hafta olmasını diliyoruz.
Geçtiğimiz hafta Türkiye’nin içine düşürüldüğü pejmürdeliği ortaya çıkartan bir hafta oldu.
3 Ekim, yani iktidarın bayram havasıyla millete müjdelediği tarih yaklaştıkça, herkes eteğindeki taşı dökmeye başladı. Ve bu taşlar döküldükçe yere değil, Türkiye’nin kafasına gözüne düşüyor. Her şey şimdi daha açık gözüküyor.
Millî Görüşçüler ve Millî Gazete yıllardır olup biten bütün bu gelişmelerin bir plan dahilinde yürütüldüğünü söyleyip duruyor. Bu sese o zaman kulak tıkıyanlar şimdi hayretle “vay canına..” demekten kendilerini alamıyorlar.
İktidar işe başlarken kendisine gömlek çıkartmayı besmele yaptı. Onlar “Biz Millî Görüş gömleğini çıkarttık” dedikleri zaman kimilerinin canı acıdı, kimileri ise “Şartlar böyle gerektirdiği için söylüyorlar, yoksa biz onların cevherini biliyoruz” diyerek içlerini ferah tutmaya çalıştılar. Şimdi bu içlerini ferah tutmaya çalışan insanların da en az bizler kadar canlarının yandığı bir sürece girdik...
Onlar da gördüler ki, eğer gömleğinizi çıkartırsanız onun yerine başka bir gömlek giymekte gecikmezsiniz. Ve giyilen o gömlek iktidardakilerle birlikte bütün Türkiye’yi yakmaya başladı.
Millî Görüş gömleğinin yerine giydikleri gömlek “işbirlikçilik” gömleğiydi. Irak’ta işbirlikçi oldular; Kıbrıs’ta işbirlikçi oldular, Ortadoğu’da işbirlikçi oldular, içerde tehlikeli yangın haline gelmiş ekonomik konularda işbirlikçi oldular, insan haklarına yönelik tecavüzler konusunda işbirlikçi oldular...
Bunlar iktidara geldiğinde Türkiye’nin kurtulacağına dair umut besleyen insanlar üç yılın sonunda, bunların etrafımızda ve içimizde tutuşturulan yangını söndürmek bir yana, giydikleri işbirlikçilik gömleğiyle o yangına habire benzin taşıdıklarını görüyorlar.
Yeni bir hizmet
28 Kasım 2002 tarihinde, AKP iktidarı güvenoyu aldığı gün, Millî Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan bir TV kanalında önemli uyarılarda bulunmuştu.
Bir iktidarın daha güvenoyu aldığı gün eleştirilmesi mümkün mü? Sayın Erbakan da eleştirmemişti. Bir baba, bir ağabey şefkatiyle “Bakın siz iktidara geldiniz; başarılı olmanız sadece sizi değil, bizi ve bütün Türkiye’yi sevindirir. Başarılı olmanız için dua ederiz. Ancak sadece dua yetmez; biz, başarılı olmanız için sizlere tavsiyelerde de bulunmak için bu konuşmayı yapıyoruz” demişti.
O tarihi konuşmanın üzerinden 2 yıl 9 ay geçti.
Türkiye bugün hangi noktada bulunuyor? O konuşmadan ders alınsaydı ne olurdu? İnsan hafızası unutur derler. Hafızalarınızı tazelemek için önümüzdeki günlerde o tarihi konuşmayı yine bir kitap olarak sizlere takdim edeceğiz.
Tabii her zamanki gibi siz değerli kardeşlerimizden beklediğimiz şey, gerçekten “tarihi” olacak bu kitapçığın mümkün olan en fazla sayıda insana ulaştırılmasını sağlamak.
Türkiye’yi bu duruma Millî Görüş düşürmedi. Türkiye’yi el kapılarına Millî Görüş köle yapmadı. Bu kitap ne kadar çok insana ulaştırılırsa bu gerçek o kadar çok yaygınlaşmış olacak.
Her zamanki gibi elimizden tutacağınıza inanıyor, hepinizi Allah’a emanet ediyoruz...