| Sabır acı, meyvesi tatlıdır. ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 26.01.2003
Mesajlar: 8.655
Teşekkür etti: 313
261 Teşekkür 146 Mesaja aldı
| Toplumsal gerilim provokatif eylemlere zemin hazırlıyor. 3 Ağustos’ta Bursa’da kıza laf atma kavgası, Doğu kökenli işçilerle Bulgaristan muhaciri işçileri birbirine düşürdü. 4 kişi yaralandı, çok sayıda otomobil ile bir kafeterya tahrip edildi. Bir gün sonra Hatay’ın Altınözü ilçesinde, ‘Hıristiyanlar bizi dövdü’ iddiası mahalle baskınına sebep oldu. Mersin’de bayrak yakılmasından sonra Trabzon ve Sakarya’da meydana gelen toplumsal eylemler de hafızalardaki tazeliğini koruyor. Kuzey Deniz Saha Komutanı emekli Koramiral Atilla Kıyat, Radikal Gazetesi’ne verdiği röportajda Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) gençlerin tansiyonunu düşürücü açıklamalar yapmasını istemişti. TBMM Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı Mehmet Dülger, 6-7 Eylül olaylarına atıfta bulunuyor. Bu olayların arkasındaki asıl oyunu göremeden yapılacak değerlendirmelerin yanlış olacağını savunan Dülger, bugün de benzer tertiplere girildiği düşüncesinde. Dülger, Türk insanının çabuk galeyana gelen yapısına dikkat çekerek, “O zaman birileri bunu kullanarak provokasyon tertipledi. Bugün de çeşitli illerde Türk insanı tahrik ediliyor. Çünkü 50 yıl sonra Türkiye yine halkın desteğini arkasına alan ve komşularıyla arasını düzelten bir iktidara sahip.” görüşlerini dile getiriyor. Eski MİT mensubu Prof. Dr. Mahir Kaynak, Fatih Camii avlusunda basın toplantısı yapan Hizbuttahrir’i de aynı çerçevede değerlendiriyor. Hizbuttahrir’in çıkışını 28 Şubat öncesinde Müslüm Gündüz ve Aczmendilerin çıkışına benzeten Kaynak, şöyle devam ediyor: “İsimlere bakmayın. Hizbuttahrir derler, başka bir şey derler. Önemli olan İslam’ı çağrıştırması. Bir şeyler yaparlar, herkes de bunu ciddiye alır. Böyle bir tehlike olduğunu gösterecekler, kimin itham altında olduğu açık. Geçmişte Müslüm Gündüz’ler de böyle gündeme gelmişti.” 1990’lı yıllardan itibaren yoğunlaşan ‘nokta atışlı’ suikastlar ve provokasyonlar, hep Türkiye’nin ufkunun açıldığı zamanlarda gerçekleşti. Bu doğrultuda, Alevi-Sünni; Türk-Kürt; laik-antilaik gibi ülkenin hassasiyetleri hedef alındı. Toplumda infiale yol açacak isimlerin hedef seçildiği suikastlar 1990 ve 1993 yılları arasında yoğunlaşıyor. Türkiye’nin Özal ile girdiği ray değişimine ilk tepki 1988 yılında (18 Temmuz) ANAP Kongresi’nde verildi. Turgut Özal, Kartal Demirağ adlı bir kişinin suikast girişimine hedef oldu. Ardından 1990 yılında yazar Çetin Emeç, Turan Dursun, Doç. Dr. Bahriye Üçok, Prof. Dr. Muammer Aksoy, suikastlar sonucu hayatlarını kaybetti. 90-92 yılları arasında bu sefer hedef 11 emekli generaldi. Org. Adnan Ersöz, Korg. İsmail Selen, Korg. Hulusi Sayın, Tümg. Temel Cingöz, Tümg. Memduh Ünlütürk bunlardan bazıları. 90’lı yıllarda Türkiye demokrasi ve ekonomi açısından atılım sürecine girerken başörtüsü sorununu dahi aşacak adımlar attı. Ancak bu girişimler çeşitli anayasal kuruluşlar tarafından akim bırakıldı. 7 Mart 1989’da üniversitelerde uygulanan türban serbestisinin Anayasa Mahkemesi’nce Anayasa’ya aykırı bulunması ülke genelinde protesto gösterilerine yol açtı. Hükümet yasağa, aynı yılın aralık ayı sonunda üniversitelerde, türban ve başörtüsü takılmasını serbest bırakarak son verdi. 90 yılında da YÖK, başörtüsünün üniversitelerde serbest bırakan yönetmeliği kaldırma kararı aldı. ADD Genel Başkanı Muammer Aksoy, bu karara gösterdiği sert tepkiden 20 gün sonra öldürüldü. Özal, 89 Ekim’inde cumhurbaşkanı olarak devletin zirvesindeydi. Köşk’e çıkan Özal; sivilleşme ve demokratikleşme çabalarını burada da sürdürdü. Antidemokratik hükümler içeren TCK’nın 141, 142 ve 163. maddeleri tartışmaya açıldı. (Bu maddeler 12 Nisan 1991 yılında kaldırıldı.) Ve tarih 7 Mart 1990. Hürriyet Gazetesi Yönetim Kurulu Üyesi ve yazarı Çetin Emeç vuruldu. Gündem bir anda değişti ve gazeteler ‘irtica’ haberleriyle doldu. Önemli isimler ard arda öldürüldü 1990 yılı AB, Kıbrıs ve Irak açısından da önemliydi. Sovyetler Birliği yıkılmış; Türkiye Orta Asya’daki Türk cumhuriyetlerine yönelmişti. 2 Ağustos 1990’da Irak Kuveyt’i işgal etti. ABD Irak’a müdehele etmeyi planlıyor; bu çerçevede Türkiye’den üstlerini istiyordu. Kamuoyu bu talebi tartışıyordu. (Harekat 17 Ocak 91’de gerçekleşti.) İşte tam bu sırada Milli İstihbarat Teşkilatı’nda (MİT) uzun yıllar çalıştıktan sonra müsteşar yardımcılığı görevinden emekli olan Hiram Abas öldürüldü. (26 Eylül) 10 gün sonra da Doç. Dr. Bahriye Üçok, kargoyla evine gönderilen bombalı paketin elinde patlaması sonucu öldü. Öğretim üyeleri başörtüsü ve laiklik karşıtı akımlara karşı yürüdüler, derslere girmediler. Körfez Savaşı’nın gölgesindeki 91 yılı art arda suikastlarla başladı. 9 Ocak’ta emekli Yarbay Ata Burcu, 30 Ocak’ta Korgeneral Hulusi Sayın, 7 Nisan’da emekli Tümgeneral Memduh Ünlütürk öldürüldü. 23 Mayıs’ta Ankara’da emekli Jandarma Korgeneral İsmail Selen ve Adana’da Jandarma Bölge Komutanı Tümgeneral Temel Cingöz şehit edildi. 14 Ekim’de eski MİT Müsteşarı, emekli Orgeneral Adnan Ersöz suikasta uğradı. 92 yılında Türkiye, tam bir terör kapanına alındı. 6 Şubat’ta İstanbul DGM Başsavcısı Yaşar Günaydın öldürüldü. Üç gün sonra İstanbul Fenerbahçe Orduevi’ne bombalı saldırı düzenlendi, 4’ü asker 8 kişi yaralandı. 20 Şubat’ta İstanbul Ticaret Odası’nda patlayan bomba ortalığı kan gölüne çevirdi: 1 kişi öldü, 16 kişi yaralandı. 1 Mart’ta hedef Yahudi cemaatiydi. İstanbul Şişhane’de bulunan Neva Şalom Sinagogu’na bombalı saldırı düzenlendi; 1 kişi yaralandı. 21 Mart’taki Nevruz kutlamalarında ise provokasyon sonuç verdi ve tam 38 kişi öldü. Uğur Mumcu, 24 Ocak 1993 tarihinde arabasına konan C-4 tipi bir bombanın patlaması sonucu hayatını kaybetti. Mumcu’nun suikasttan önce PKK ve istihbarat servisleri arasındaki gizli ilişkinin belgesine ulaştığı ileri sürülüyordu. 93 yılının önemli diğer yanı şuydu: Avrupa Topluluğu’na 1989’da sunulan raporda Türkiye’nin üyeliği ile ilgili görüşmelere 1993 yılında başlanması öngörülmüştü. 90’lı yıllarda olaylar durulmadı Temmuz ayında hedef Sivas’tı. 2 Temmuz 1993’te halkın provokasyon tuzağına düşmesiyle 37 kişi Madımak Oteli’nde yanarak öldü. İki gün sonra da Başbağlar köyünde 33 vatandaş gece yarısı kurşuna dizildi ve evleri yakıldı. Türkiye, 95 yılına tehlikeli bir provokasyonla girdi. 12 Mart akşamı İstanbul Gazi Mahallesi’nde Alevilere ait üç kahvehane tarandı; olayda 1 kişi öldü, 5 kişi yaralandı. Fitil ateşlenmişti. Bölgede gösteriler başladı. Ve polise açılan ateşe polisin de aynı şekilde karşılık vermesi üzerine 17 kişi hayatını kaybederken onlarca kişi yaralandı. 21 Ekim 99’da Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı’nın suikasta uğradığı süreç Türkiye’nin AB’ye üyeliği görüşmeleri öncesine denk geldi. Zirve öncesinde Türkiye’ye oldukça sıcak mesajlar veriliyordu. Marmara Depremi ile başlayan dostluk nedeniyle Yunanistan’ın yumuşaması da umutları artırmıştı. İşte tam bu süreçte Ahmet Taner Kışlalı öldürüldü. Bu suikasttan sonra hemen herkes zamanlamaya dikkat çekti. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, ‘seçilen gün ve hedefin enteresan’ olduğunu belirtirken kendisine gelen bilgilere göre suikastın ‘özel amaçları’ olduğuna işaret etti. Suikasttan sonra tüm yazarlar Türkiye’nin ufkunun değiştiğini kaydetti. Mehmet Y. Yılmaz, Taha Akyol, İsmet Berkan, Rauf Tamer gibi birçok yazar ‘Türkiye ne zaman yüzünü batıya dönse, demokratik atılımlar yapsa, düzlüğe çıkacak olsa bu tür olaylar yaşanıyor’ görüşünü dile getirdi. Hasan Cemal, “Katil kimse, kendi hedefini tam göbeğinden vurdu.” diyerek durumu özetledi. 2000 yılındaki Umut Operasyonu’yla Mumcu, Bahriye Üçok, Turan Dursun, Muammer Aksoy, Ahmet Taner Kışlalı gibi birçok suikastın çözüldüğü iddia edildi. Ancak bu bulgular kimseye inandırıcı gelmedi. Barış ortamının bitmesinden korkanlar aşırı tepki gösteriyor Emekli Tabip Albay Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Nevzat Tarhan, insanların yaşanan barış ortamının sona ermesinden korktukları için bazı basit olaylara bile aşırı tepki verdiklerini söylüyor. Devletin zirvesinden terörle mücadele konusunda gelen çelişkili açıklamaların, halkın kendisini güvensiz hissetmesine neden olduğunun altını çizen Tarhan, “Halk, terör olaylarından dolayı içinde biriken tepkiyi devlete yönlendiremeyince etrafına saldırıyor.” değerlendirmesinde bulunuyor. Bahçeşehir Üniversitesi Öğretim Üyesi Stratejist Ercan Çitlioğlu da toplumda yaşanan yüksek tansiyonun işaretlerinin ilk 6 Nisan’da Trabzon’daki linç girişimi ile kendini gösterdiğine dikkat çekiyor. Artan terör olaylarının bunu körüklediğini anlatan Çitlioğlu, cenaze törenlerinin kitlesel gösterilere dönüşmeye başladığını ifade ediyor. Toplumun, yaşanan son olayların ardından kendisini güvensiz hissetmeye başladığını dile getiren Çitlioğlu, “Halk suçlu arıyor. Son şehit cenazesinde daha önce yaşanmayan bir şey oldu. ‘Kahrolsun Amerika’ sloganları atıldı. Ayrıca, PKK’yla mücadelede hükümet yetersiz görülüyor.” diyor. Çitlioğlu, toplumsal gerilimden nemalanmak isteyen çevrelerin olabileceği uyarısını da yaptı. Örgütün İstanbul yöneticisi Ankara’da yakalandı Fatih Camii’nde cuma namazı sonrası düzenlenen gösteri sonrasında haklarında Fatih Savcılığı tarafından arama kararı çıkarılan Hizbuttahrir üyelerinden ikisinin Ankara’da gözaltına alındığı bildirildi. Önceki gün İstanbul’da düzenlenen operasyonda da 10 kişi gözaltına alınmış, sorgularının ardından 4 zanlı serbest bırakılmıştı. Ankara polisi tarafından yakalanan S.U. isimli Hizbuttahrir üyesinin örgütün İstanbul üst düzey yöneticilerinden biri olduğu iddia edildi. Öte yandan polisin www.hizb-ut-tahrir.org adresinde faaliyet gösteren internet sitesinin yayınının durdurulması için savcılığa başvuruda bulunduğu öne sürüldü. Zaman Not: Biraz uzunca bir yazi ama önemli okunmasinda yarar var. .
__________________ Herşeyin doğrusunu Allah bilir !!! İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var. |
| | |
![]() |
| Lesezeichen |
| Seçenekler | Arama |
|
|
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| 'Davayı açtırıyoruz zemin hazırlayın' | M. Ali Saral | Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar | 1 | 23.03.2008 14:35 |
| GeriLim Tırmanıyor!! | seckince | Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar | 2 | 28.02.2008 19:37 |
| Erdoğan: Ayrımcılığa zemin hazırlanıyor | ShadoW | Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar | 0 | 21.01.2008 03:53 |
| Eski Cumhuriyet Savcısı: 'Eylemler Darbe Hazırlıyor' | @flok@ | Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar | 0 | 12.06.2007 16:19 |
| Toplumsal Olay Ve Provakasyonlar | _313_ | Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar | 0 | 29.03.2006 23:18 |