İletişim
Yardım
Bugünki Mesajlar
Ajanda
Üye Listesi
KAYIT OL
Home

Navigation
Geri git   DelikanForum.NET > DİN-SİYASET / EKONOMİ-SAĞLIK > Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar
Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama

  #1
Alt 25.09.2005, 18:18

 
tas21 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 26.10.2003
Mesajlar: 31
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
sebepten sonuca , sonuctan ders cikarmaya ......

sebepten sonuca , sonuctan ders cikarmaya vs......
yorumu size biraktim.her ne kadarda konunun özü akil ve mantik sinirini zorluyorsada.....

Fabrikayı depremden 300 km'lik kazık korudu
Gölcük'te hem bataklık hem de deprem kuşağı üzerine kurulan Ford Otosan fabrikasını, 18 Ağustos depreminden 300 kilometrelik kazık korudu. Fabrikanın depreme karşı dayanıklı olması için, inşaat sırasında temeli güçlendirmek için 300 kilometreyi bulan kazıklar çakıldı. Kazıkların maliyeti 15 milyon doları buldu. Her temele ve her biri 2.5 metrekarelik alana uzunluğu 15 ile 18 metreyi bulan 30 bin adet kazık çakıldı. Fabrikanın inşaat maliyeti, arazinin deprem bölgesinde bulunması ve bataklık olması nedeniyle yüzde 50 arttı . Depremin merkez üssü olan Gölcük'te bulunan Ford Otosan fabrikası, temeli güçlendirmek için çakılan kazıklar nedeniyle depremi atlattı. Fabrikada beton zeminin çatlaması ve arazide oluşan yarıktan başka bir hasar medyana gelmedi..............

---------------------
Bilgi İşlem MüBir ayağı çukurda olan (84 yaşında) İsrailli yatırımcı Sami Ofer'in Türkiye sevgisi insanın gözlerini yaşartıyor. Bunda ülkemizdeki tüm yatırımlarında ortağı Global Menkul Kıymetler'in sahibi Mehmet Kutman'ın ikna gücünün epey etkisi olsa gerek.
Ofer büyük ortakları arasında yer aldığı "Royal Carabbean Cruises" şirketinin sırf Türkiye'ye daha çok tur düzenlemesi, bu sayede ülkemizin daha çok döviz kazanması için o yaşında büyük bir fedakarlıkta bulundu; Galataport projesini üstlendi. Hem de ihaleye giren diğer iki konsorsiyumun teklifleri
toplamının iki katı bedelle!
dürüsabah 18 eylül 2005


-------------------------------------

Konu: Marmara Depremi

17 Ağustos 1999, Gölcük Saatler gecenin üçüydü ve insanlar can havliylekendilerini evlerinden dışarıya atarken sanki bir kıyameti yaşıyor gibiydiler. Ali Kırca' nın yönettiği Siyaset Meydanı'nda enkazdan kurtarılan bir bayan şunları söylüyordu 'O gece ne olduğunu bilmiyorum ama bildiğim bir şey var ki bu,depremden farklı bir şeydi. Bir iddiaya göre depremden hemen önce Gölcük'ten Avcılar' a kadar geniş bir alanda görülen "ateştopu" ile ilgili bilimsel bir açıklama yapılamıyordu. Birtakım teoriler ortaya atılmaya başlandı.Kimine göre Ruslar bomba patlatmıştı. Kimine göre de Yugoslavya''ya atılan bombaların yer kabuğunun dengesini bozması sebebiyle depremin gerçekleştiğini söylüyordu. Hatta bazılarına göre işi PKK bile yapmış olabilirdi. Nitekim CNN televizyonu Başbakan Bülent Ecevit ile yaptığı bir röportaj sırasında depremin arkasında PKK mı var" sorusuna "Sanmıyorum" cevabını vermişti. Oysa bu sorunun doğal yanıtı "siz ne saçmalıyorsunuz,depremle PKK nın ne alakası var." Olmalıydı. Bu soruya verilen cevap, akıllara, PKK nın deprem oluşturabilme ihtimalinin olduğunu düşündürdüğü gibi, yapay depremlerin olabileceği sonucuna da götürmektedir.Bu teoriler arasında akla en yatkın olanı Future Times da yayınlanan araştırma dizisinde yer alan hikayeydi. Bu senaryoya göre, San Andreas fay hattında meydana gelebilecek büyük bir depremin Amerikan ekonomisine çok büyük zarar vereceğini bilen ABD,yerkabuğundaki değişimleri izleyerek, daha deprem oluşmadan tektonik katmanlar arasında artan basıncı değişik noktalardan patlatıp boşaltarak, büyük depremi küçük depremler haline dönüştürmenin yolunu bulmuştu.Yıllar önce Sırp asıllı Amerikalı bilim adamı mucit Nicola Tesla tarafından geliştirilen bu düşük frekanslı elektromanyetik ışınımla yüksek enerji nakli" tekniğini,hem Ruslar hem de Amerikalılar uzun zamandır bir silah olarak kullanmanın yolunu arıyorlardı. Bu yöntemle, çok uzaktan, hatta uzaydan geniş alanlarda tahribat yapabileceklerdi. Ancak Pentagon yıllardır çok güçlü bir silah geliştirmek amacıyla üzerinde çalıştığı bu projeyi, bir yandan da barışçı "deprem indirgeme" sistemine uygulamak suretiyle tepkileri azaltmayı ve fonlama devamlılığını sağlamayı amaçlıyordu. Bu nedenle proje önce Avustralya' nın çıplak ve seyrek nüfuslu kırsal bölgelerinde denendi ve geliştirildi. Daha sonra bunun deprem bölgelerinde denenmesine geldi sıra.Değişik zamanlarda Kafkaslar' da, Okyanus tabanında ve Güney Amerika'daki Ant dağlarında tektonik uyarılar verilmek suretiyle endüktif deprem yaratma konusunda büyük adımlar atıldı. Bu araştırmalar Amerika' da HAARP ve diğer askeri tesislerin kumanda merkezlerinde yürütülüyordu. Bu arada, Türkiye,Japonya ve benzeri deprem bölgelerinde de sismik ağ şebekeleri kurularak bu bölgelerin tektonik verileri saniyesi saniyesine devasa bilgisayarların kayıtlarına gönderilmeye başlandı. Ve gün geldi bu sistem Türkiye'de denenmek istendi. Bölge zaten yılardır bu amaçla sismik espiyonaj altındaydı. Nitekim gelişmeleri dikkatle takip edenler, depremden hemen sonra, Türk Telekom' un Türkiye' nin sismik bilgilerini Pentagona ileten NATO Üssü'nün iletişimini nasıl kestiğini ufak puntolarla gazetelere düşen haberlerden hatırlayacaklardır. ABD' nin asıl hedefi, Kuzey Anadolu fay hattındaki deneyden elde edeceği tecrübe ve bulguları, San Andreas fay hattına uygulamaktı. Bu iş yine çok yüksek askeri gizlilik taşıdığından yürütme işi İsrailli 2uzmanlara verilmişti. Gerekli makine ve donanım gizlice denizaltlılarla Gölcük üssüne getirilerek oradaki, yeraltı,denizaltı korunaklarına kuruldu. Türk makamları durumdan detay bazda haberdar değildi. Deney başarılı olacağından sonunda kimse normal dışı bir şeyin olduğunu fark etmeyecekti.Bu amaçla Gece Şahini tatbikatı" nın Gece 03:00 da başlaması planlandı. Gece saat tam 03:00 da düğmeye basılacak ve Gece Şahini devreye alınacaktı. 1-2 dakika içinde de oluşturdukları muazzam enerjiyle Marmara'nın altındaki tektonik tabakayı zayıf yerlerinden kırıp, aylardır oluşan basıncı dışarı atacaklardı.Böylece büyük bir deprem önlenmiş olacaktı. Ama o gece bir şeyler yanlış gitti Doğa kendini yönetmek isteyenlerden bir kez daha intikam almıştı. 45 saniye süren deprem,beklenenin 10.000 kat üstünde bir güçle gelmişti. Zayıflayan ve titreyen elektrikler geri geldiğinde, gece saat 03:05'i gösteriyordu. Daha bir kaç dakika öncesine kadar korunağın içinde şampanya patlatmayı bekleyenler,şimdi korkudan buz gibi donmuş,hareketsiz ayakta duruyorlardı. Kimsenin ağzını bıçak açmıyordu. On binlerce insan, çoluk çocuk, o enkazın altında can çekişiyor veya cansız yatıyordu. Bu tarihin en büyük felaketiydi; hem de insan eliyle yaratılan...
İşte o andan sonra çantalardan çıkan Q planı" çalışmaya başladı. İlk önce
bölgedeki tüm haberleşme ve elektrik enerjisi felç edildi. Kimsenin birbiriyle haberleşmesi istenmiyordu.Cumhurbaşkanı dahi sabahleyin"benim de telefonum kesikti" şeklinde garip bir açıklama yaptı.Cumhurbaşkanı ve başbakan şaşkındı. Saatlerce "üzgünüz" bile diyemediler. 4 dakika içinde İsrail Başkanı Barak ve birleşik Devletler Başkanı Clinton ile irtibat kuruldu. O anda İsrail' de Ben Gurion' un Lod askeri havaalanından 4 adet savaş uçağı eşliğinde 2 nakliye uçağı havalanıyordu. 2 dakika sonra da İsrail Deniz Kuvvetleri ve NATO Güney Deniz Saha komutanlığı' na bağlı tüm birlikler DEFCON-4 acil durumuna geçirildi. Amerikan 6' ncı filosuna bağlı gemiler de rotalarını İstanbul'a çevirmek için Pentagon'dan emir aldılar. Bu arada devreye Avrupa ülkelerinin liderleri de giriyor ve belki de onlardan da Türkiye için sözler alınıyordu.Yunanistan bile harekete geçirilerek Türkiye' ye karşı olan hasma ne tutumuna son vermesi sağlanıyordu. Tüm Batı başkentleri
hareket halindeydi, panik yoktu. Her şey kontrol ve koordinasyon altındaydı; bir tek Türkiye dışında. İsrailli askerler ve üst düzey subaylar o gece gölcük'te ne arıyorlardı. Bu devir teslim töreni her yıl yapılan rutin bir ulusal törendi. Uluslar arası bir kimliği yoktu.Bunun nedenini şimdi daha iyi anlıyoruz. Hiç kimse bu güne kadar hiç katılmadıkları bu devir teslim törenine neden katıldıklarını sormadı. Ya şaşkınlıktan, ya da telaştan,enkaz altında kaç İsrail askerinin öldüğü, kaçının yaralandığını da soran olmadı.O felakette kaç İsrail askerinin öldüğünü ne Genelkurmay yayınladı nede İsrail böyle bir bilgiyi açıklamak nezaketinde bulundu. Herkese verdikleri imaj ise oraya biz yardım için geldikleriydi.Hemen bir hastane kurdular. Esas amaçları enkaz altındaki askerlerini ve önemli askeri malzemeyi çıkartarak götürmekti. Biz de "Bak şu İsrail'e helal olsun, hemen yardımımıza koştu" diyerek sevindik.
Sabah saat 03:05 ile 06:30 arasında Batı'da bu hareketlilik yaşanırken bölgede de çok hızlı ve çok gizli askeri hareketlilik hakimdi. Ancak herkes kendi derdine düşmüş olduğundan bu olağanüstü gizli operasyondan kimsenin haberi olmuyordu. Böylece bu işi planlayanlar gecenin karanlığından da yararlanıp denizaltından parçaları yüzeye vuran Tesla makinesinin kalıntılarını toplayıp, yer altı ve yerüstündeki tüm izleri yok etmeye çalışıyorlardı. Ve bölgeye son hızla gelen Rus araştırma gemisi dahi sabah saat 06:30' da bölgeye vardığında, havanın aydınlanmasıyla birlikte etrafta delil olabilecek tek bir cisim bile kalmamıştı.Deniz altında oluşan radyasyon anlaşılmasın, dibe çöken kalıntılar araştırılmasın ve patlama sonucu meydana gelen denizaltı krateri ve çukur ortaya çıkarılmasın diye bu bölge derhal askeri karantinaya alınarak dalışa yasak bölge ilan ediliyordu. Ancak bütün bu temizlikler yapıldıktan sonra Ecevit ve daha sonra da Demirel'in bölgeye gitmesine izin veriliyordu.
Amerika tüm imkanlarını seferber etti. Clinton Amerikan halkından Türkiye'ye yardım etmesini istedi. Kasım' da Türkiye'ye geleceğini ilan edip; Ecevit' in de bu arada Amerika' ya (belki de binlerce şehidin diyetini konuşmaya) kendini ziyarete geleceğini haber verdi.İlk anda çok yadırgadığımız Sağlık Bakanı Osman Durmuş'un"yabancılara tek bir hasta bile vermem demesini,ABD Deniz Kuvvetlerine ait yüzer hastanede tek bir hastanın bile tedavi edilmediğini,750 ton yardım malzemesiyle yüklü bir İsrail gemisinin üç gün süreyle gümrükte tutulmasını şimdi yadırgayabiliyor musunuz? Enkaz altında binlerce Mehmet, Hatice, Ayşe ve Ali'ye karşı bir vicdan borcumuz var.Onlar geride gözleri yaşlı on binlerce sevenlerini, sıcaklıklarından mahrum bırakırken, sırf Kaliforniya'da Johnny' ler, Susan' lar ve Alice' ler yaşasın diye yaşamdan çalındıklarını dünya bilsin...


Mehveş Tijen AYAS
İzmir Ekonomi Üniversitesi


_____________________

olasi istanbul depremi.......




Marmara Denizi yakınlarındaki Kuzey Anadolu Fay sisteminde, son 500 yılda oluşmuş depremler
dikkate alınarak, 10 milyondan fazla insanın yaşadığı İstanbul'da büyük bir depremin meydana gelme olasılığı hesaplandı ve geçtiğimiz binyıl boyunca İstanbul'da meydana gelen depremlerin sıklığı, deprem kataloğuyla karşılaştırıldı. Günümüzdeki uygulamalardan farklı olarak, 17 Ağustos 1999 (M=7.4) İzmit depremi nedeniyle İstanbul'a yakın faylara aktarılan gerilmenin, zamana bağlı etkisi dikkate alındı. Yapılan hesaplardan, önümüzdeki 30 yıl içerisinde İstanbul'a yakın bir alanda büyük bir deprem olma olasılığı %62 ± 15, önümüzdeki 10 yıl içinde ise %32 ± 12 olarak bulundu.
________________________________

ölüm kardesligi toplanti halinde , üylerden birisi liedere kendisine karsi savas ilan edilmis ülke hakkinda bir soru yöneltir :
``peki liderim ya bu planimiz ise yaramazsa ve onlar dediklerimi yapmazlarsa'' ......
liderden cevap : ''kolayi var , baslarina bir dogal afet musallt ederiz olur biter.........''

( orjinal hali degil) 3. dünya savasi 'ndan alinti



selam ve dua ile
__________________
Ne alnımızda bir ayıp
Ne koltuk altında
Saklı haçımız.
Biz bu halkı sevdik
Ve bu ülkeyi.
İşte bağışlanmaz
Korkunç suçumuz...

Konu tas21 tarafından (25.09.2005 Saat 20:06 ) değiştirilmiştir..
tas21 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Lesezeichen

Seçenekler Arama

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
ders mi çalışıyor ! ecoutez-moi Resim ve Karikatür 5 05.06.2008 19:01
Filistin 13 şehit verdi; İsrail sonuçtan memnun refah Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 0 18.12.2007 22:11
En büyük ders itimat Nasihatlar 0 16.10.2007 20:03
Son Ders davam_var Özgün Yazılarınız 0 29.06.2007 09:13
Ders: 2 ; Sirk âbdulkadir66 Dini Bilgi ve Eğitim 29 02.09.2005 15:28


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 22:45 .
Powered by vBulletin® Version 3.7.3
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Template-Modifikationen durch TMS Web Design by: vbdesigns.de
İletişim - Anasayfa - Arşiv - Disclaimer - Yukarı git

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50