|
Teselli Teorileri
İsmet Özel
Teselli Teorileri
Uzun yıllardan beri iktidarı tek partinin teşkil etmesi uğruna duyulan özlem giderildi. Acaba bu sonuç işlerin rayına oturması için kafi gelecek mi? Parlamento hayatında yeni yapılan balans ayarı ülkede işlerin iyi gitmediği konusunda uzun yıllardan beri sahip olduğumuz endişeyi yok edebilecek mi?
Yaşadığımız ülkede işlerin iyi gitmediğine önce ikna oluşumuzdan ve sonra içimizde işlerin iyi gitmesi için şimdikinden farklı bir işleyişe kavuşma arzusu doğuşundan itibaren değişmesini istediğimiz düzenin neme ne yapıda olduğunu keşfetmeye çalışırız. Bu insanî, insanî olduğu kadar ahlakî keşif çabası zahmet ister. Öyle ki keşfe niyetlenen kişinin okuma, öğrenme, deneylere girişme yolunda zihnen ve bedenen emek sarf etmesi yeterli değildir. Onun bir de bilgisine ulaşmak istediği her ne ise ona sevgiyle yaklaşması gereklidir. Bu ikincisini yapmadığı zaman kâşif adayı keşfetmeye çalıştığı şey üzerinde rubûbiyyet iddiasında bulunmaya kalkışır. Oysa içinde yaşadığımız toplumun yapısını keşfetme çabamız aynı zamanda bizim şahsiyetimizi geliştirme ve hatta zihnî, ruhî olgunluğa ulaşma çabamızın bir parçası olmak zorundadır. Ne zaman ki bu yüksek dereceli görevi gerçekleştirme yolunda tökezleriz, işte o zaman işin kolayına kaçarız ve gerçek yapıyı keşfetme gayretlerimizi bize yapıyı o güne kadar edinebildiğimiz donamın çapında açıklamaya yetecek teoriler icat etme yoluna yönlendiririz. Bunlar gerçeği olmasını istediğimiz gibi kavrama beklentilerimizi tatmin eden teselli teorileridir.
Şimdiye kadar Türkiye'de icat edilen teselli teorileri iki ana öbek oluşturuyor. Bunları sol ve sağ eğilimli olarak adlandırmamız hiç kimseyi şaşırtmayacaktır. Her iki teori öbeğinin de kalkış noktası ülkemizde işlerin iyi gitmesine engel olan bir hantal, kemikleşmiş, katı, anlayışı kıt bir "idarî" iktidar odağının bulunduğudur. Teorisyenler bu iktidar odağının bir şekilde yerini ve dolayısıyla gücünü kaybetmesi halinde Türkiye'nin yeni (hiç şüphesiz ki daha iyi, daha olumlu) bir düzene kavuşma yolunun açılacağına inanıyor. Türkiye'nin değişmesini kendine iş edinenlerin güncel pratiği sözünü ettiğimiz iktidar odağına "karşı" ne yapılabilirse onları vakit geçirmeden yapmayı kapsıyor.
Sol eğilimli teorisyenler iktidar merkezinin aldığı tedbirlerden şimdiye kadar zarar görmüş unsurların her bakımdan etkili girişimlerin temsilcisi olmalarını bekliyor. Solcu yaklaşıma göre eğer Kürtler, Aleviler ve Türkiye nüfusunun kozmopolit unsurları ellerinde ne kadar büyük manevra imkanı bulundurursa merkezî iktidar barajı o kadar kolay aşılabilir. Sağ eğilimli teorisyenler aynı barajın şimdiye kadar maddî veya manevî itibardan mahrum bırakılmış büyük çoğunluğa mensubiyetini devam ettiren ve fakat o çoğunluk içinde sivrilmiş unsurlar eliyle aşılabileceğini öne sürüyor. Solcular istedikleri sonuca iktidar düşüp parçalanırsa, sağcılar iktidar sıkışıp boğulursa ulaşabileceklerine inanıyor. İktidarı devre dışı bırakma yöntemi solda ve sağda farklı olduğu için her iki taraf diğerinin yönteminin başarısız kalması için çaba gösteriyor. Her olağan üstü durumda düşüp parçalanmasın diye sağcılar, sıkışıp boğulmasın diye solcular merkezî iktidarın imdadına koşuyor. Daha sonra her iki taraf kendi teselli teorilerine avdet ediyor. Türkiye'nin gerçek toplum yapısı keşfedilmek için hâlâ bekliyor.
__________________
" M a k s a d l a r ı n A n a s ı S a b ı r d ı r . "
|