| Bush’un sofrasına Kangal köpekleri oturmaz Afganistan’da, Irak’ta yüz binlerce Müslüman’ı öldüren, çocuklarını anasız, babasız bıraktığı yetmediği gibi attığı bombalarla beşikteki çocukları bile parçalayan, ölmeyenleri ambargo adı altında ilaçsız bırakan katiller başı Bush, Müslümanlarla alay edercesine sağ kalanlara ve vurulma sırasını bekleyenlere, kurbanını besleyen kasap gibi iftar sofrası açmış.
Hatta iftara davet edilenler, edilmeyenlere hava bile atabiliyorlarmış. Sofrada iken çekilen fotoğrafları çerçeveletenler olmuş.
Rabbimiz bizi uyarır:
“Onlar ki, müminleri bırakıp kâfirleri dost ve yönetici edindiler. İzzeti, o kâfirlerin yanında mı arıyorlar? Şüphesiz izzetin tamamı Allah’a aittir.” (Nisa suresi 139)
Kayıhan Yayınevi’nin yayınladığı Şeyh Şamil’in hayatını yazan İngilizin kitabında şöyle bir olayı nakleder: Çeçen dağlarında bir ağacın altında Şeyh Şamil ile Rus general bir görüşme yapar. Ayrılırlarken tokalaşmak için ellerini uzatırlar. Şeyh Şamil’in yardımcısı ve müridi araya girer ve Şeyh Şamil’e: “Bu bir Müşriktir. Müşrikler pistir. Bunun necis elini tutamazsın” der. Bunun üzerine Rus general elindeki bastonu vurmak için kaldırır. O anda Şeyh Şamil havadaki bastonu kapar ve yardımcısını korur. Sonra ayrılırlar.
Keşke o sofraya davet edilenlerden biri kalksaydı ve Pir Sultan’ın, Sivas Valisi Hızır Paşa’ya söylediğini söyleseydi.
“Allah’ın ismini koyma dilinden
Dünya kadar pulun olsa ne fayda”
diyerek Allah’ı zikre davet eden,
“Muhammed’in üç beni var yüzünde
Biri sabır, biri şükür, biri dua
Kudret ile yanar anın çırağı
Biri sabır biri şükür bir dua”
diyerek Hz. Muhammedi (s.a.v.) örnek veren,
“Eli ile komadığın alırsa
Yalan söyler Hakk’a asi olursa
Tövbe etmez günah gümrah olursa
Cehennem oduna yanar billahi”
diyerek başkasının malına el uzatan haramilerin cehennemde yanacağını söyleyen Pir Sultan Abdal, Sivas Valisi Hızır Paşa’nın sofrasında, Pir Sultan yiyeceklere şöyle bir bakıp hemen geriye çekilmiş. Paşa şaşırmış.
“Bir şey mi oldu pîrim?”
Pir Sultan, “Hızır, demiş; Bu yemeklerde haram kokuyor. İçinde yetim hakkı var, sen bunları haram para ile yaptırmışsın.”
Hızır Paşa “Yok pirim” dediyse de dinletememiş. Ama bir hayli de içerlemiş.
Pir Sultan biraz daha ileri gidip, “Bunları ben değil, köpeklerim bile yemez. İstersen çağırayım da gör” demiş.
Hemen ünlemiş, köpekler anında gelmişler. Bir tepsiye haram yemek, bir tepsiye helal yemek konmuş. Önce haram yemekler getirilmiş. Köpekler şöyle bir koklayıp geri geri çekilmişler. Arkasından helal yemeklerle dolu tepsi gelmiş. Köpekler onu da kokladıktan sonra, kuyruklarını sallaya sallaya yemeye başlamışlar.
Keşke orada bulunanlardan biri “Bu bardakta duran şerbet, Irak’ta başı kesilen dendin kanı gibi görünüyor, şu etler, Iraklı çocukları şişe geçirilmiş eti gibi geliyor, şu çorbanın içindekiler, başı ezilen ninenin beyni gibi görünüyor. Siz bu işgali, zulmü, katliamı durdurmadıkça ve çaldığınız servetleri sahiplerine vermedikçe sizin sofranızdan yiyen de harami olur inancındayım ve bu sofrayı terk ediyorum” diyebilseydi de bizde dünyada kahraman insan neslinin eksilmediği inancımızı tazeleseydik
not: bushun sofrasına oturanlara ve fotograf karesine girmek için çırpınanlara duyurulurduyurulur |