| Avrupa’da konulan ibadet ve cami yapma yasağı AB’ye girdiğimiz takdirde, dini yönden tam bir özgürlüğe kavuşacağız hayali içinde olanlar dikkat;bu bir oyundur.
Evvela Müslümanlar şunu çok iyi idrak etmelidirler ki, Batı’nın Müslümana vereceği özgürlük filan yoktur. Onların verdiği gerçek özgürlük “Türkiye’ye küfretme özgürlüğüdür.”
Batıda, hangi ülkeye giderseniz gidin, “Türkiye’yi yıkılması gereken bir devlet” olarak görüyorsanız, bu görüşünüzden dolayı olabildiğince özgür bir fikir ve eylem alanına sahip olursunuz.
Ama asla tam bir İslami hayatı yaşama hakkına sahip olamazsınız.
Haçlı, hilale bu özgürlüğü asla vermez. Bundan dolayıdır ki, hiçbir Avrupa ülkesinde, camilerden ezan okunmasına, sesin dışarıya verilmesine izin yoktur.
Hatta bazı camilerde “ibadet yapılmasına bile izin yoktur.”
Yanlış duymadınız, Avrupa’da bazı camilerde bazı vakitlerde ibadet yapma yasağı vardır.
Bunun bir örneğini Almanya’nın Dahlhausen kentindeki Sultan Ahmet Camii’nden verebiliriz.
Bochum’un Dahlhause kentindeki Sultan Ahmet Camii’nin yakınında bulunan Hristiyan Almanlar, camide kılınan namazlar esnasında dışarıya yansıyan seslerden rahatsız olmuşlar. Bunun üzerine mahkemeye başvurmuşlar.
Bauordnungsamt Mahkemesinin kararı ile de camide sabah ve yatsı namazlarının kılınması yasaklandı.
Mahkeme kararına göre, bu caminin saat 07 ila 21.30 saatleri arasında açık olacağı karara bağlandı.
Bu saatler sabah ve yatsı namazlarına denk geldiğinden Müslümanların ibadet özgürlükleri ellerinden alınmış oldu.
Cami cemaati, sabah ve yatsı namazlarını kepenkleri kapatarak gizli gizli kıldıklarını, Avrupa’nın merkezindeki bir camide kaçak ibadet yapmak durumunda kaldıklarını söylüyor.
Burası Avrupa!
Burası “Türkiye Müslümanlarının” AB’ye girerse daha rahat bir dini hayat yaşayacaklarını zannettikleri yer!
Bırakınız ezan sesinin dışarıya verilmesini, ibadetin yapılmasına dahi yasak getiren “özgür bir coğrafya!”
Özgür Avrupa’nın özgür Fransa’sında başörtüsü yasağı vardır. İmamlara bu ülkede verecekleri vaazlarını Fransızca yapma zorunluluğu getirilmesi planlanmaktadır.
Belçika, Hollanda ve İtalya’da ise sıkı incelemeler sonucu, ülkelerinin menfaatlerine aykırı davranmayacakları tespit edilen Müslüman din adamlarına “din adamı” sertifikası verilmektedir.
Geçtiğimiz yıl imzalanan Avrupa Anayasasında “bütün dinlerin” değil sadece Hristiyanlığın ve Kilisenin anayasal koruma altında olduğu vurgulanmaktadır.
Yani Avrupa’da dini özgürlük yoktur.
Bu ülkenin Müslümanları için, “AB’ye girersek özgür bir dini hayat yaşayacağız” hayali tam bir safsatadır.
28 Şubat’ın Türkiye’ye hediye ettiği en önemli şey de işte budur: “Türkiye’de Müslümanlara baskı yapılıyor. AB’den başka çare yok!”
Bu ülke insanlarının bu noktaya getirilmesine sebep olanlar büyük bir vebal altındadır.
Bu hayale kapılanlar da büyük bir hayal peşindedirler. Acıyla sonuçlanacak bir hayal.
Bu ülkenin Müslümanları, asırlardan beri bu vatan üzerinde, bu topraklar üzerinde, “Haçlıların vereceği sahte özgürlüğe kapılmadan” yaşadılar manevi hayatlarını.
Birilerinin masabaşı senaryoları, bu havanın bozulmasına yetmeyecek.
__________________ Selat ve Selam Allah Resulü (sav)'nün üzerine olsun.... İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var. |