| Erbakan Hoca’nın gözyaşları Milyonlar O’na ‘Mücahit’ diyor... O dağ gibi bir adam, tek başına bir ordu, kelimenin gerçek anlamıyla bir ‘lider’... Tavizsiz bir ‘dava adamı’... Eğilip bükülmeyen, dünya ve içindekilere metelik vermeyen, hak bildiği yolda dur-durak tanımayan bir eylem adamı... Dost-düşman herkesin gıpta ile izlediği, coğrafyamızın en ‘onurlu’ ve ‘tavizsiz’ hareketi olan ‘Millî Görüş Hareketinin’ Banisi (kurucusu), fikir önderi, öğretmeni, stratejisti, lideri... ve de ‘mağduru’... Eğer yaşayan bir iman, kararlı bir eylemci, tavizsiz bir dava adamı, içinin güzelliği yüzüne yansımış bir ‘Muhammedi ahlâkın sahibini’ görmek isterseniz karşısında oturup adeta bir nur topuna dönüşmüş simasını seyretmeniz yeterlidir... Emin olunuz ki huzur bulursunuz. Mutlaka yeni bir şeyler öğrenirsiniz. Gayretiniz artar, eksiklerinizi öğrenir ve daha bir şuurla sarılırsınız bu ‘onurlu kavgaya’... Onun en zor şartlarda sarsılmayan iradesine, metanetine, sabrına, tahammül gücüne bire bir şahit olmuş bir insan olarak, gözlerinden yanaklarına süzülen gözyaşlarını gördüğümde ‘sadık bir eş’, ‘vefalı bir dost’, ‘çilekeş bir anne’ ve nihayet dünya makam ve nimetlerinin hiçbirinin ‘değiştiremediği’, sokaklara dökemediği, ‘asaletini bozamadığı’ bir Müslüman hanımın ne büyük bir ‘değer’ olduğunu bir kez daha anladım. Evet, sevgili Hocam ağlıyordu ona taziyelerimizi sunarken... Ama hıçkıra hıçkıra değil... O zor anda bile vakarını, Muhammedi duruşunu bozmadan... Sadece dudakları titriyor ve gözlerinden yaşlar akıyordu... Bize evinde ‘hanımlarınızın kıymetini bilin. Onlar size Allah’ın emanetleridir’ derken, sevgiden, ülfetten, İslâm’ın ve Onun doğru sözlü tebliğcisi Hz. Peygamberin kadın haklarının gözetilmesi konusundaki emirlerini hatırlatırken. Kısacası taziyede bile öğretmenlik, örneklik ve rehberlik görevini hakkıyla yerine getiriyordu. Nermin Abla! Rabbim sana merhamet eylesin. Hz. Fatıma (ra) anamıza komşu ve arkadaş eylesin. Eminim ki hayatta olsaydın ve görseydin eğer Hocamın gözlerinden yanaklarına süzülen gözyaşlarını sen de o gözyaşları için gözyaşı dökerdin. ‘Hocam ne olur üzülme’ derdin. Sen ne mübarek bir kadınsın ki; Ramazanı şerifin mağfiret olan ikinci on günün sonu ve ‘cehennem azabından kurtuluş’ olan üçüncü on günün başlangıcında Hakk’a yürüdün. Yüzbinlerce hatim eşliğinde, on binlerce müminin omuzladığı bir tabut içinde ve milyonlarca Müslümanın duası eşliğinde. ...Ve bu ümmetin en çilekeş, en mağdur ve en vakur evladının gözyaşları ile...
Ömer Vehbi Hatipoğlu |