Üyelik tarihi: 07.05.2005 Teşekkür etti: 2
15 Teşekkür 9 Mesaja aldı
| İslam Düşmanları AİHM’in son kararı Batı’nın temel felsefesinin değişmediğini ortaya çıkardı Islâm düşmanları
Akıl, vicdan, mantık, hukuk ve adalet gibi bütün evrensel değerleri yok sayan AİHM, Leyla Şahin davasındaki yasağı onaylayan kararı ile, kendisinin varlık sebebi olan düşünce ve inanç özgürlüğü konularında ne kadar samimiyetsiz ve ikiyüzlü olduğunu gösterdi. AİHM’den sahtekârca tavır!
AİHM, İstanbul Üniveristesi Tıp Fakültesi’nin eski öğrencisi Leyla Şahin’in temyiz başvurusunu reddederek, tarihi bir yanılgıya imza attı. AİHM, “Türkiye’nin insan hakları ihlalinde bulunmadığı” yönündeki eski kararı onadı. Mahkeme üyeleri yapılan başvuruları 1’e karşı 16 oyla reddederek, birliğe üye ve aday ülkelere yaptığı “özgürlük” çağrısında sahtekarca davrandığını da onaylamış oldu. Eşcinselleri savunan AİHM...
Eşcinsellere, ateistlere ve anarşist gruplara bile özgürlük dağıtan AİHM, gerekçeli kararda, “Türban yasağı konusundaki müdahale için Türk yasalarının meşru temelleri olduğunu” bildirdi. Kararda şöyle denildi: “Türkiye’de aşırı siyasi hareketlerin kendi dini sembolleri ve dini kurallara dayalı bir toplum dayatma isteği gözardı edilmemelidir.”
STRASBOURG
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) büyük dairesi, İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin eski öğrencisi Leyla Şahin’in temyiz başvurusunu reddetti.
Büyük daire, Şahin’in başvurusuna ilişkin, daha önceki alınan kararı bugün onadı ve “Türkiye’nin insan hakları ihlalinde bulunmadığı” görüşüne vardı.
Şahin’in başvurusunu inceleyen AİHM, Türkiye’nin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) din ve vicdan özgürlüğüyle ilgili 9. maddesi, eğitim hakkı özgürlüğüyle ilgili 2. protokolünün 1. fıkrası, özel ve yaşam hakkına saygı ilkesiyle ilgili 8. madde, ifade özgürlüğüyle ilgili 10. madde ve ayırımcılığın yasaklanmasıyla ilgili 14. maddenin Türkiye tarafından ihlal edilmediğine hükmetti.
Mahkeme üyeleri, 9. madde ve 2. protokolden yapılan başvuruları 1’e karşı 16’a oyla, diğer maddelerden yapılan başvuruları ise oy birliğiyle reddetti. Türk yasalarının türban yasağıyla ilgili meşru temelleri var
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) büyük dairesi, İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin eski öğrencisi Leyla Şahin’in temyiz başvurusunda Türkiye’yi haklı bulurken, “üniversitelerdeki türban yasağı konusundaki müdahale için Türk yasalarının meşru temelleri olduğunu” bildirdi.
“Türkiye’deki Anayasa Mahkemesi’nin üniversitede türbana izin verilmesinin Anayasaya aykırı olduğu yolundaki” kararına atıfta bulunan Strasbourg Mahkemesi, Yüksek İdari Mahkeme’nin de “üniversitelerde türbanın takılmasının cumhuriyetin temel ilkeleriyle bağdaşmadığı yolunda görüş belirttiğini” hatırlattı.
Gerekçeli kararda, laiklik ilkesinin, Türkiye’de demokratik sistemin korunması için gerekli olduğu da vurgulandı.
“Türk Anayasası’nda kadın haklarının korunduğu” hatırlatılan kararda, kadın-erkek eşitliğinin AİHM tarafından, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin en önemli maddelerinden biri olduğu ve üye ülkeler tarafından da uygulanmasına büyük önem verildiği kaydedildi.
Kararda, bunun Türk anayasasında da önemli bir yer aldığına işaret edildi.
Gerekçeli kararda, Türkiye’de aşırı siyasi hareketlerin varlığının ve bu hareketlerin kendi dini sembolleri ve dini kurallara dayalı bir toplum dayatma isteğinin göz ardı edilmemesi gerektiği vurgulandı. (a.a) Teziç ve CHP’ye göre gündem kapandı Yasakçılar bayram etti
YÖK Başkanı Prof. Erdoğan Teziç, AİHM’nin yasakçı kararının iç hukukta bağlayıcı özelliği bulunduğunu iddia ederek, “Bundan böyle tartışmalar bitecektir. Kararın uluslararası planda olması, Türkiye’nin bundan böyle aksi yönde düzenleme yapma imkanını ortadan kaldırıyor” dedi. CHP Grup Başkanvekili Ali Topuz da, “Artık ne Başbakan ne de TBMM Başkanı’nın türban konusunda farklı siyaset yürütme imkanı kalmamıştır” diye konuştu.
ANKARA
YÖK Başkanı Prof. Dr. Erdoğan Teziç, AİHM’nin türban ile ilgili olarak verdiği kararı değerlendirirken, kararın iç hukukta bağlayıcı özelliği bulunduğunu belirterek, “Bundan böyle tartışmalar da herhalde sona ermiş olacaktır. Kararın uluslararası planda olması, Türkiye’nin bundan böyle aksi yönde bir düzenleme yapma olanağını da ortadan kaldırıyor”’ dedi.
Teziç, Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurumu’nda düzenlenen “Atatürk’ü Anma Toplantısı”ndan ayrılırken gazetecilerin konuya ilişkin sorularını cevapladı.
Teziç, AİHM’in türban konusunda verdiği kararı değerlendirirken, “AİHM, geçmişte vermiş olduğu kararı teyit etti. Zaten bağlayıcı. Bizim iç hukukumuzda da bağlayıcı özelliği var. Bundan böyle tartışmalar da herhalde sonaerer.” Konu kesin hükme bağlandı
CHP Grup Başkanvekili Ali Topuz, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM), Leyla Şahin’in türbanla ilgili temyiz başvurusunu reddetmesinin, Türk mahkemelerinin bu konuda verdiği kararların ne kadar doğru olduğunu gösterdiğini belirtti. Topuz, “Artık ne Başbakan’ın ne de TBMM Başkanı’nın türban konusunda farklı siyasetlerini yürütme imkan kalmamıştır” dedi.
Topuz, AİHM’nin temyiz başvurusunu da reddetmesiyle artık bu konunun kesin bir hükme bağlandığını, bu noktadan sonra benzer davaların AİHM’de açılamayacağını bildirdi.
Sivil toplum kuruluşları tepkili: Asıl kaybeden AİHM
AİHM’nin kararı, hukukçular ve sivil toplum kuruluşları tarafından tepkiyle karşılandı. Hukukçular Derneği Genel Başkanı Hüsnü Tuna, AİHM’nin bu kararıyla Fransız siyasetini takip eden bir yörüngeye girdiğini ve Yehova Şahitleri için istediği özgürlüğü, din özgürlüğünden esirgediğini söyledi. AKDER Genel Başkanı Havva Kaplan da, kaybedenin Leyla Şahin değil AİHM olduğunu belirtirken, Özgürder Genel Başkanı Hülya Şekerci ise “Karar siyasidir” dedi.
EBUBEKİR GÜLÜM / ANKARA
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin başörtüsü yasağını onaylayan kararı, büyük tepkiye neden oldu. Hukukçular ve sivil toplum kuruluşları AİHM’nin kararını, çifte standartçı ve hukuka aykırı olarak değerlendirdiler. İşte sivil tepkiler: Hüsnü Tuna (Hukukçular Derneği Genel Başkanı-Leyla Şahin’in Avukatı)
AİHM, 40’ı aşkın ülkenin hakimlerinden oluşan ve özgürlükleri önceleyen bir mahkemeydi. Ama şu andaki tutum ve tavrı, Fransız siyasetini takip eden bir yörüngeye girdi. Dolayısıyla Türkiye’den giden Müslümanların din özgürlüğü başvurularına, Fransız kaldı. Türkiye’den giden Leyla Şahin’i de ötekisi kabul etti. Onun için Şahin’in din özgürlüğüne ilişkin talebini yerinde bulmadı. Yehova şahitleri için istenen din özgürlüğünü, Şahin’den esirgedi. AİHM, evrensel kriterlerin dışına çıktı. Garip bir karar verdi. AHİM’in bu kararı, özgürlüklerin çöküşü açısından bir başlangıç olarak değerlendirmek lazım. Yani AİHM’nin, dünyaya ve Avrupa ülkelerine, özgürlükleri önceleyen kararları vermek gibi bir misyonu olamaz. Bu misyonunu çürüttü çünkü. Havva Kaplan (Akder Genel Başkanı)
AİHM, tema olarak insan hakları için kurulduğu varsayılan bir mahkemeydi. Karar, 1’e karşı 16 oyla verilmiştir. Bu şekilde, kendini ifade ettiği bütün değerleri hiçe saymıştır. Burada, kaybeden Leyla Şahin değildir, AİHM’in kendisidir. Sonuçta, biz başında da haklıydık, bugün de haklıyız. AİHM, kararını kesinlikle kabul etmiyoruz. Ayrıca bu karar, tarihte verilen ilk yanlış karar da değildir. Hülya Şekerci (Özgürder Genel Başkanı)
Biz her zaman şunu söyledik. Leyla Şahin davasında, aslında AİHM sınanıyor. Evrensel insan hakları açısından onlar yargılanıyor. Bunun için AİHM’in verdiği bu karar, kararın siyasi olduğunu ortaya çıkardı. Gayri adil, gayri hukuk bir karar. AİHM, bütün dünyanın gözü önünde kaybetti.
Şu anda Fransa’da büyük olaylar yaşanıyor. Göçmenlere uygulanan ikinci sınıf muamele, sosyal patlamaya neden oldu. AİHM, bu kararıyla bu sosyal patlamaya bir anlamda destek vermiş oluyor. AİHM, ders almamış görünüyor. Müslümanları, ikinci sınıf insan olarak görüyor. Mustafa Başoğlu (Sağlık-İş Genel Başkanı)
Böyle bir kararın altına imza atanlar, ya insan haklarının ne olduğunu bilmiyorlar veya İslam Dini’ne karşı özel bir saplantıları ya da düşmanlıkları vardır. Din ve vicdan özgürlüğünün bütün uluslararası sözleşmelerle güvence altına alındığını reddeden AİHM’nin, insan hakları koruyuculuğundan çok İslam’a ve Türkiye’ye karşı bir tavır sergilediği artık iyice anlaşılmıştır. Bu karar ülkemizdeki başörtüsü yasakçılarını sevindirebilir ama unutulmaması gereken husus şudur: Başörtüsü yasağı kaldırılıncaya kadar hukuki ve demokratik mücadele devam edecektir. Karar siyasi
KOBİDER Genel Başkanı Nurettin Özgenç Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Leyla Şahin’in başvurusunu reddetmesi üzerine bir açıklama yaptı.
“AİHM’nin Leyla Şahin’in başvurusunu reddetmesi beklenen bir karardı. Çünkü temayülleri bu doğrultuda idi. Karar tamamen siyasi bir karardır, hukuki bir karar değildir” diyen Özgenç şöyle konuştu: “Gerekçeleri hayali çekincelere, vehametler üzerine kurgu edilmiş, taraflı bir tutum ile karar verilmiştir. Zaten Başörtüsü hakkında olumlu bir karar vermesini de AİHM’den beklememek gerekir.
Aynı AİHM Türkiye aleyhinde bölücü faaliyetlerde bulunan dernek ve parti mensupları hakkında verdiği yine yanlı ve siyasi kararlar ile Türkiye’yi suçlu bularak tazminata hükmetmiştir.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Büyük Dairenin vermiş olduğu siyasi karar neticesinde dünya kamuoyu vicdanında mahkum olmuştur.”
__________________ Ey İnsan! Kerim olan Rabbine karşı nedir seni aldatan (İnfitar,6) İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var.
|