| İlerleme Raporu talepler manzumesi İlerleme Raporu talepler manzumesi Bunun adı Haçlı Seferi
AB Katılım Ortaklığı Belgesi ve İlerleme Raporunda, din özgürlüğü gayrimüslim cemaatlerin haklarına, azınlık hakları da azınlık cemaatlerinin mülkiyet haklarına endeksleniyor. Patrikhane Vatikan statüsüne getirilmeye çalışılırken diğer yandan da Türklerin giremediği koloniler oluşturulması dikkat çekiyor. Ve en önemlisi; bütün bunlar Avrupa Birliği’nin talepleri doğrultusunda yapılıyor.
Önceki gün açıklanan Avrupa Birliği Katılım Ortaklığı Belgesi ve İlerleme Raporu Türkiye-AB ilişkilerinin ulaştığı vahim boyutu bir kez daha gözler önüne serdi. İlerleme raporundaki talepler Din özgürlüğünü gayri Müslim cemaatlerin haklarına azınlık haklarını azınlık cemaatlerinin mülkiyet hakkına endeksleyen, Avrupa’nın perde arkasındaki niyeti konusunda çok ciddi iddialar gündemde. Son Katılım Ortaklığı Belgesi ve İlerleme raporunda Avrupa’nın Türkiye’deki gayrimüslim azınlık ve cemaatlerin mülkiyet hakkını yine olmazsa olmaz şart olarak gündeme getirilmesi Türkiye’de İstanbul’da Vatikan benzeri bir ekümenik devlet oluşturma amacının bulunduğu belirtiliyor. Avrupa kolonileri
Uluslar arası İlişkiler Uzmanı Doç. Oya Akgönenç, “Ekümenlik yani evrensel otorite olmak istiyorlar. Tıpkı Vatikan gibi olmak istiyorlar. Bu mülkiyet hakkı yoluyla Türkiye’de binlerce arazi kiliselerin denetimine geçecektir. Oraya karışmaya kalkacak olarsak AB kararlarını önümüze koyacaklar. Bir taraftan topraklar satılıyor. Bu topraklar üzerinde koloniler kuruluyor. Türkiye küçük küçük parçalar halinde el değiştiriyor. Mesela Dikili’de İngiliz, Antalya’da Alman kolonileri kuruluyor. Bunların etrafına duvar çekiliyor Türkler giremiyor” diye konuştu. Hristiyan yok kilise var
Son dönemde Türkiye’nin her yerinde kiliselerin, havraların tamir edilerek ihya edilmeye çalışıldığını hatırlatan Akgönenç, “Mesela Kütahya…Kütahya’da 3 tane Hristiyan bulamazsın. Ama Kütahya’nın AKP’li belediye başkanı buldu buldu, orada eski bir kiliseyi tamir etmeye başladı. İlginçtir bunun içinde Anıtlar Kurulu’ndan değil, Patrik Barthalemous’tan yardım istedi. Bari Atina’ya gitseydi. Çünkü bir farkı yok. Ortada oraya gidecek tek bir Hristiyan yok ama kilise tamir ediliyor” diye konuştu Binlerce arazi kilise denetiminde
Avrupa Parlamentosu kararları çerçevesinde azınlık kiliselerine ait bütün arazilerin tesbit çalışmalarının yapılmasının istendiğini hatırlatan Oya Akgönenç, “Kiliseler hepsi eski topraklarını talep yoluna gideceklerdir. Mübadelede Türkiye’den ayrılanlar vakıflar halinde dönerek Türkiye’den taleplerde bulunacaklardır. Türkiye sathında binlerce arazi kiliselerin denetimine geçecektir. Oraya karışmaya kalkacak olarsak AB kararlarını önümüze koyacaklar” diye konuştu. Müslümanların adı yok
Avrupa’nın Türkiye ile ilgili kararlarının sürekli azınlık hakları, ekümenlik, ruhban okulu ile ilgili olduğunu hatırlatan Oya Akgönenç, “Azınlık hakları var. Gayri Müslim hakları var. Ama Müslüman hakları diye bir şey yok. Müslümanlar eziliyor, en temel hakları ellerinden alınıyor ama Avrupa Parlamentosu’nun Müslüman haklarıyla ilgili en ufak bir talebi kararı yok”diyerek yaşanan çelişkiyi ortaya koydu. Patrikhanede ilginç seçim
İstanbul’da topu topu 1500 Rum’un yaşadığını buna karşın Patrikhane’nin Ekümeniklik peşinde olduğunu kaydeden Akgönenç, “Bunlar Lozan’a göre kalmayı kabul etmişlerdir. Şimdi ise Lozan’ı delmeye çalışıyorlar. Lozan’ın vermediği hakları AB aracılığıyla kabul ettirmeye çalışıyorlar. Ekümenlik yani evrensel otorite olmak istiyorlar. Tıpkı Vatikan gibi olmak istiyorlar. Bakın bugün G. Kıbrıs’taki bir patriğin seçimi var. Ve bunu İstanbul’da Patrikhanede yapıyorlar. Patrik orada seçim yapıyor kendi nezaretinde. Bu Ekümenlik bir olaydır. Çünkü Türkiye’nin dışındaki otoritesini göstermek istiyor. Bu Lozan’a aykırıdır bizim kanunlarımıza aykırıdır. Patrikhane’nin statüsü, bizim Eyüp Müftülüğünün statüsü kadardır. Şimdi İstanbul Müftülüğü mesela Yemen’deki bir dini olay hakkındaki bir karar alırsa bu nasıl karşılanır. Hükümet’te dış dünyada kıyameti kopartır. Ama bugün Patrikhane’de G. Kıbrıs’taki patrik seçiliyor kimsenin sesi çıkmıyor”dedi. Gizli Haçlı seferinin adımları
Doç. Dr. Oya Akgönenç çarpıcı bir soruyu gündeme getirerek, “daha önceki haçlı seferi İstanbul’u kurtarmak için yapılmıştı. Acaba şimdi de gizli bir haçlı seferi mi sözkonusu?” dedi. Mevcut Papa’nın vaftiz ismi olarak kendisine “Kurtarıcı” anlamına gelen “Benedictus” adını seçmesine dikkat çeken Akgönenç, “Biliyorsunuz bu Papa İslam lafını hiç ağzına almıyor. Papa, kendisini bir kurtarıcı olarak görüyor. Peki kimi, nasıl, kimden kurtaracak. Soruyoruz gizli bir haçlı seferi yürütülüyor da Papa bu yüzden mi kurtarıcı adını almıştır. Dinler parkı için kendini yırtanlara sormak lazım. Dinler parkı için yırtınanlara, diyalog konferansları yapanlara sormak lazım, İslam lafını ağzına almayan bir Papa ortadayken kiminle ne hoşgürüsü gerçekleştireceksiniz?” sorularını sordu.
__________________ Ey İnsan! Kerim olan Rabbine karşı nedir seni aldatan (İnfitar,6) İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var.
|