Tilkinin hikâyesi
Tilki tuzağa düşmüş. Can havliyle bir sağa bir sola sıçrarken bakmış avcı geliyor; son çare umuduyla ölü numarası yapmış. Hikâye bu ya, tuzağın yanına gelen avcı tilkinin ölmesine üzülerek kapanı kaldırmış. Tabi tilki de fırsatı değerlendirmiş. O bu sevinçle yolda ilerlerken bu kez önüne aç bir kurt çıkmış. Niyeti belli; tilkiyle karnını doyuracak. Tilkinin aklına parlak bir fikir gelir: “Arkadaş, biliyorum beni yemen lazım ama ihtiyar bir tilkinin etinde ne lezzet bulacaksın? Gel seni bir yere götüreyim, orada taze et var, onunla karnını doyur” demiş.
Teklife aklı yatan kurt arkada, tilki önde biraz önceki tuzağa doğru yol almaya başlamışlar. Kapana yaklaşır yaklaşmaz taze etin kokusunu alan kurt dayanamayıp atlayıvermiş kapanın içine. Tabi olanlar belli. Bu kez o başlamış sağa hamle yapmaya. Tilki, “Ben öyle yaptım olmadı” demiş. Kurt can havliyle sola hamle yaparken, tilki, “Öyle de yaptım olmadı” demiş. Kurt, “Peki tilki kardeş buradan kurtulmak için ne yapmam lazım” diye sormuş. Tilkinin cevabı: “Benim bildiğim bir tek numara kalıyor geriye; ölü numarası! Fakat onu da ben yaptım, avcı öğrendi.”
Biliyoruz, bu köşe fıkra köşesi değil. Öyleyse laf olsun diye anlatmadık bunu.
Seçimlerden kısa bir süre önceydi. AKP ne derse desin memnun olmayan çevreler vardı. Genel Başkan Erdoğan, bunu şikayet konusu yaparak şu manaya gelen bir şeyler söylemişti: “Öyle yapıyoruz olmuyor, böyle yapıyoruz olmuyor. Peki ne yapacağız?”
Bugün de aynı şey. Hükümet ne yapsa bazı çevreler tarafından hoşnutsuzlukla karşılanıyor. Daha dün onları överek göklere çıkartan holding medyası bile bugün ağız değiştirmeye başladı. Sadece kartel medyası mı? Doğruyu söylemek gerekirse bizimle aynı hassasiyetlere sahip bazı yayın organları bile bugün AKP ve hükümete karşı sitem etmeye başladılar. Yarın sitemlerinin yerini ağır eleştirilerin alacağından kuşku yok.
Bizse bazılarının “AKP’ye ve hükümete amansız muhalefet ettiğimizi” iddia etmelerine rağmen hakkı teslim etmek gerekirse bugüne kadar en ufak bir muhalefet etmedik. Bütün yazıp çizdiklerimiz bir kardeşlik görevidir. “Arkadaş bakın şu, şu noktada yanılıyorsunuz. Doğru şeyler yapmak istiyorsanız şunu, şunu yapın.” türünden dost görevi.
Bugün sayfamızda çok önem atfettiğimiz iki haberi bir arada veriyoruz.
Hükümet geldiği günden beri öncelikle Türkiye’nin içini düzeltmeye yöneleceğine yüzünü hep dışa dönük tuttu. Üstelik partiyi de arkasına alarak. Sözünü ettiğimiz iki haberle hükümetin dış konularda bugüne kadar çizdiği rota sigaya çekilirse, sanırız tilkinin hikâyesi bir mana kazanacak.
Milli Gazete
__________________
" M a k s a d l a r ı n A n a s ı S a b ı r d ı r . "
|