Üyelik tarihi: 17.11.2005 Teşekkür etti: 0
1 Teşekkür 1 Mesaj için aldı
| MÜslÜmalara Ne Oldu ? MÜSLÜMANLARA NE OLDU? Hepsi palvaraymış, yalanmış,90 lı yılların başında estirilen iyimserlik rüzgarları; soğuk savaş kabusunun bittiği,refahın, demokrasinin, hak ve özgürlüklerin dünyaya yayılacağı sadece bir hayalmiş. Şimdi Baba Bush un ilen ettiği “yeni dünya düzeni” nin ne olduğu anlaşılıyor, sömürünün derinleşmesi,yağma, savaş, işgal, haydutluk, insan kaçırma, korsanlık… işte 11 eylül sonrasında kurulan güvenlik rejimi. Afganistan ve Irak ta işlenen cinayetler, yapılan işkence ve katliamlar hız kesmeden devam ederken CIA ajanları, hemen tamamı Müslüman olan insanları “ şüphelidir” gerekçesi ile paketliyor, uçaklara dolduruyor ve bilinmeyen yerlerdeki işkence merkezlerine taşıyor. Her yer işkence merkezi olabilir; bir uçak, uluslar arası sularda seyreden bir gemi, bir otobüs, bir hükümet binası, bir çiftlik evi, askeri birlik, üs… işkence uçaklarının uğradığı ve CIA ajanları ile işbirliği yapan ülkeler arasında Türkiye nin de bulunduğuna dair güçlü işaretler mevcut. 11 Eylül le birlikte Müslüman dünyaya ve Müslümanlara karşı başlayan baskılar neredeyse sürek avına dönüştü. Sadece Amerika değil, Avrupa da da Müslümanlara karşı ayrımcı ve insanlık dışı muameleler artmaktadır. Başta İngiltere ve Fransa olmak üzere, Avrupa ülkeleri, arka arkaya yeni terörle mücadele yasaları çıkararak, göz altı sürelerini uzatmak ve güvenlik güçlerine şüpheliyi öldürme hakkı tanımak gibi konseptte uygun tedbirler almaktadır. Öte yandan , mevcut yasalar ve uluslar arası sözleşmeler zorlanarak, evlere, derneklere,camilere baskınlar sebep gösterilmeden tutuklamalar, sınır dışı edilmelerle Müslüman göçmeler üzerinde, müthiş baskılar kurulmaktadır. Bunlar dehşet verici gelişmelerdir, ama bunlardan daha vahim, daha dehşet verici olan, Türkiye yi yönetenlerin takındıkları akıl almaz, içler acısı tavırlardır. ABD dahil dünyanın her yerinde insanlar bu gelişme karşısında tepki verip olanları sorgularken, insan haklarına duyarlı kamuoyunun baskısı sonucu bazı Avrupa ülkelerinde konunun araştırması için soruşturmalar başlamışken, Avrupa Konseyi, üye ülkeleri başlatılan soruşturmalara yardımcı olmaları için uyrarıp onlardan konu ile ilgili bilgileri oluşturulan komisyona ulaştırmaları isterken Türkiye nin bir bakanının, hem de İslamcı geçmişi olan (artık böyle diyorlar) bir sorumlunun söyledikleri, Türkiye ve Türkiye li Müslümanlar adına utanç vericidir. Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Türkiye ye ilk kez inen bir CIA uçağının, 15 Kasım 2005 tarihinde İstanbul Sabiha Gökçen Havaalanı nda 21 saat süreyle kalmasına dair soruya bakınız nasıl cevap veriyor: “ isterse bir hafta kalsın. Ne kadar çok kalırsa Havaalanı o kadar para kazanır.” Bu ne biçim bir anlayış, nasıl bir insanlık nasıl bir Müslümanlık? Her şeyi, en kutsal olanları bile paraya tahvil eden bu değerler sistemi bu ülkeye, insanımıza nasıl bulaştı, ne oldu da bu ülkenin Müslümanları böylesine marazi bir anlayışa geldiler? Nasıl oldu da insanımız her şeyi “para” olarak görmeye başladı. “insanımız” diye genelleme yapmamı haksızlık olarak değerlendirenler olabilir ama Binali Yıldırım örneği tek değil ki. İktidarlar sürecinde, özellikle AKP iktidarında Müslümanlar maalesef her şeyi ekonomi, para, kar olarak algılamaya başladılar. Artık kimse ile, yüce değerleri konuşamıyorsunuz, Allah rızasından, insaftan, insanlıktan söz ettiğinizde arkadaşlarınız, daha dün birlikte yol yürüdüğünüz insanlar, başlarını çeviriyor, hatta “bırak onları” diyor, alay ediyorlar. Size borsadan, enflasyondan, faizden, dövizden söz ediyor, ekonominin çok iyi gittiğini anlatıyorlar. Peki ya ideallerimiz, hani hak ve hukuk arayışımız, adalet talebimiz, Müslüman coğrafya, kardeşlerimiz, ülkenin bağımsızlığı, bütünlüğü, yetim hakkı,…? Bu sorulara öfkeleniyorlar, bu soruları soranlarla karşılaşmak istemiyorlar. Yazık, çok yazık. Sadece Binali Yıldırım mı, şarap üzerine gazeller okuyan Başbakan Yardımcısı Abdullatif Şener mi , parayı cıva olarak görmeye başlayan Başbakan Erdoğan mı, baba baba satan Maliye Bakanı Unakıtan mı? Hayır, bu örnekler ve önderlerden etkilenen çok sayıda insan böyle düşünmeye ve böyle davranmaya başladı. Bir zamanların İslamcı kadroları, Allah yolunda mücadele edenler “adil düzen” sloganı ile meydanları inletenlere artık söz söylemeniz mümkün değil, aynı dili konuşmuyorsunuz bile. CIA uçaklarıymış, Bağdat ta patlayan bombalarmış, Şam tehdit altındaymış, Keşmir deki deprem zedeler soğuktan donuyormuş,…. Aldırmıyorlar bile. Onların gözü, borsa haberlerinde, enflasyon rakamlarında. Allah ım bizi ıslah et, bizi af et, sen af etmeyi seversin, bizi “doğru yoluna” ilet, bizi emrini getirdiğin gün mahcup etme. “… kazandığınız mallar, kesata uğramasından korktuğunuz ticaret, hoşlandığınız meskenler( evler, konaklar, köşkler) size Allah tan, Resulünden ve Allah yolunda cihad etmekten daha sevimli ise, artık Allah, emrini getirinceye kadar bekleyin…” ( 9/24) GERÇEK HAYAT ( MEHMET BEKAROĞLU)
__________________ ya gel ol ve git;ya git ol ve gel... |