16 ARalık 2005 tarihinde Temel Haklar Federasyonunca yayınlanan Basın Bildirisi;
BASINA VE KAMUOYUNA 2000 Yılının 19 Aralık sabahı Türkiye‘nin hapishanelerinde tarihin en büyük katliamlarından birisi yaşandı.
Kıbrıs harekatından sonra en büyük askeri harekat gerçekleştirildi. 19 Aralık sabaha karşı herkes uykudayken, ülkemizdeki 20 hapishaneye eş zamanlı olarak gerçekleştirilen saldırılar sekiz jandarma komando taburu, otuz yedi bölükten oluşan 8335 asker, binlerce gardiyan, binlerce çevik kuvvetten oluşan ölüm mangaları tarafından gerçekleştirildi. Operasyonda 20 bini aşkın kimyasal bomba, ateş silahları kullanıldı. Sıkılan kurşunların hesabı bilinmiyor. Kullanılan bombalarla yüzlerce tutsak ağır yaralanırken, altı bayan tutsak diri diri yakılarak katledildi. Yine sıkılan kurşunlar nedeniyle yüzlerce tutuklu yaralandı, 20 hapishanede üç gün süren saldırılar sonucu 28 devrimci tutsak devlet tarafından katledildi. Zaten tutsak olan tutuklulara ‘teslim olun' diyorlardı. Bedenen tutsak olanlar nasıl teslim olacaktı ki. Devlet tutsakların beyinlerini teslim almak istiyor, düşüncelerini teslim etsinler istiyordu... "Ya teslim olacaksınız, ya da öleceksiniz" diyorlardı. Operasyonun asıl hedefinin tutukluları katletmek olduğu çok açıktı. Birde riyakarca katliamın adını "HAYATA DÖNÜŞ" koymuşlardı.
Bu geniş saldırının amacı cezaevlerinde tutuklu ve hükümlü bulunan devrimcileri F tipi hücrelere nakletmekti. Asıl olarak ta teslim alamadığı beyinleri teslim almak, düşüncelerinden arındırmak ve Türkiye'de yaşayan halka rağmen emperyalist politikaları kolayca hayata geçirmekti. Önündeki en büyük engel hapishanelerde olmalarına rağmen devrimcilerdi. Saldırının amacını en iyi dönemin Başbakanı ECEVİT; "Hapishaneler sorunu çözülmeden IMF politikalarını uygulayamayız" diyerek açıklamıştır. Hükümet ortağı MHP sözcüsü Oktay Vural "BU OPERASYON SADECE İNSANİ BİR OPERASYON DEĞİL ÖRĞÜTE KARŞI BİR OPERASYONDUR" diyerek hem katliamı sahiplenmiş, hem de katliamı planlayanın devlet olduğunu itiraf etmiştir.
F TİPİ Hapishaneler halka karşı yapılacak saldırıların en önemli parçasıydı. Bu bilinçle hareket eden devrimci tutsaklar teslim olmayıp direnmeyi seçtiler. F tipi hücre saldırısına karşı önce süresiz açlık grevine başlayan çeşitli hapishanelerde bulunan sayıları iki yüzü aşkın devrimci tutsak, 19 Kasım 2000 tarihinde süresiz açlık grevini ölüm orucuna çevirdiler. Sonraki süreçte saldırılar, Ölüm Orucunu bitirmek için tehditler birbirini izledi. Aslında uzun zamandır planlanan bir saldırı olduğu çok açık olan bu katliam halka verilen bir gözdağı niteliğindedir. Katliamın sorumlularından bir kişi bile bu güne kadar hakim karşısına çıkmamıştır. Tutsakları diri diri yakan devlet katilleri yargılamak yerine, hayata dönüş operasyonundan sağ kurtulabilenlere onlarca dava açmıştır.
HAYATA DÖNÜŞÜN HAYATTAN KOPARDIKLARININ bıraktığı miras günümüzde hala varlığını koruyor. Altı yıldır baş eğmemenin onuruyla ilk günkü kararlılık ve inançla devam ediyorlar ölümü yenmeğe. Oysa devlet tam altı yıl önce ölümle korkutarak teslim almak istemişti düşüncelerini. Bu gün zorla müdahalelerle sakat bırakılanların sayısı yaklaşık 600'ü bulmuştur. Hala devam eden ölüm oruçlarında hayatını kaybedenlerin sayısı 120‘dir. Halkı katletmek bir devlet politikasıdır. Avrupa standartlarında ölümün adı F tipi hücrelerdir. Dün Susurluk ta ortaya çıkanda, bugün Şemdinli de ortaya çıkanda, altı yıldır F tipi hücrelerden tabutların çıkmasının sorumlusu da devlettir.
AKP iktidarı bu suçun devam ettiricisi ve uygulayıcısı olarak suçludur. 19 Aralık 2000 tarihi bir katliamın tarihidir. Eli kolu bağlı, cezaevlerindeki tutsakların katledildiği, ülkemiz halklarının hayatlarına F tipi tanımlamasının girdiği tarihtir. Çıkartılan yasalarla, İşçiler F tipileştirilmiş işyerlerine mahkum edilmiştir. Öğrenciler F tipi üniversitelere, halka karşı girişilen bu topyekün saldırıların sorumluları cezalandırılmadan ve F tipi tabutluklar kapatılmadan bu mücadele bitmeyecektir.
19 ARALIK KATLİAMCILARI YARGILANSIN!
ADALET İSTİYORUZ!
TECRİTİ KALDIRIN ÖLÜMLERİ DURDURUN!
HALKIZ HAKLIYIZ KAZANACAĞIZ!
TEMEL HAKLAR FEDERASYONU
__________________
Milliyetçiler en çok millete zarar verir. Çünkü karşı milliyetçiliği tetikler.
|