| İstihbaratçılar boşuna gelmez İstihbaratçılar boşuna gelmez
Emekli Büyükelçi Kaya Toperi “Ne zaman Türkiye’de kavga çıkar, ajanlar Ankara’ya doluşur. Tezkere sonrası böyle bir hareketlilik vardı örneğin bir de şimdi var. Özellikle Amerikalılar sağda solda “Hükümete alternatif bir oluşum var mıdır?” diye konuşup duruyorlar bu aralar. Türkiye’nin durumu ortada. YÖK, camiler, TÜSİAD, üniversite, Pamuk davası derken kazan fokurduyor. Diplomatik yoldan bilgi almak zordur. Bir ipte iki cambaz. Bu arada, Türkiye’nin jeopolitik önemini gözardı etmemek lazım. Hem istikrarlı hem de çok kuvvetli olmayan bir Türkiye istiyor bunlar” diyor.
Emekli Büyükelçi Kaya Toperi, yabancıların mutlaka bir şey almak için geldiğini belirterek ilginç açıklamalar yaptı. Sabah Gazetesi’nden Balçiçek Pamir’e konuşan Toperi, “Tersini düşünmek saflık olur. Türkiye’nin kara gözü kara kaşı için gelmezler. Ya bizi kazıklamaya ya da bir şey satmaya gelirler. Biz de bunların ‘Aslansın, maşallah iyisin, kahramansın’ sözlerine kanar, tam Türk’e özgü ev sahipliği ve tevazu içinde bunlara jest yapmaya çalışırız” dedi.
İngiltere eski Başbakanı Margarate Thatcher ve baba George Bush’un Türkiye’ye gelirken sadece turistik mi geldi zannediyorsunuz? Hepsi bazı amaçlarla geldi. Uçak ihaleleri vardı. F16’ların F4’lerin modernizasyonu gibi. Türkiye iyi bir pazar, bunu unutmamak lazım. FBI Başkanı’nın Türkiye’ye gelmesi çok şaşırılacak bir durum değil. Çünkü FBI Adalet Bakanlığı’na bağlıdır ve Türkiye ile işbirliği içindedir. Terörizme karşı mücadelede beraber hareket edilir. Yani tek başına gelseydi çok çarpıcı olmazdı. Gelelim CIA Başkanı’na. İşte o yadırganacak bir durum çünkü bu başkan kolay kolay bir ülkeyi ziyaret etmez. CIA başkanı Türkiye’ye 1970’te ve 1990’da Körfez krizinin yaşandığı dönemde geldi. O vakit Başbakan ya da Cumhurbaşkanı ile görüşmedi, MİT Müsteşarı ile görüştü sadece” diyor. Ajanlar Ankara’da neden cirit atıyor?
Ajanların bilgi toplamak için geldiğini belirten Toperi, “Hükümet istikrarlı mı, oluşumlar nedir vesaire... Bu bilgi toplama işi her zaman olmaz. Ne vakit ki ortalık biraz karışıp kazan kaynamaya başlar o zaman Ankara’ya doluşurlar. Tezkere sonrası böyle bir hareketlilik vardı örneğin bir de şimdi var. Özellikle Amerikalılar sağda solda ‘Hükümete alternatif bir oluşum var mıdır?’ diye konuşup duruyorlar bu aralar. Türkiye’nin durumu ortada. YÖK, camiler, TÜSİAD, üniversite, Pamuk davası derken kazan fokurduyor. Diplomatik yoldan bilgi almak zordur. Bir ipte iki cambaz. Bu arada, Türkiye’nin jeopolitik önemini göz ardı etmemek lazım. Hem istikrarlı hem de çok kuvvetli olmayan bir Türkiye istiyor bunlar. Dikkat edin, ne zaman iki ayağımızın üstünde durmaya başlarız bir şey çıkar. Çok da saf olmamak lazım. CIA Başkanı ya mühim bir mesaj getirmeye ya da bazı şeyleri öğrenmeye gelir. Şimdi ABD’nin Irak, Suriye ve İran politikasına bakmak lazım. Amerika’nın kafasındaki Irak’ın parçalanması” diye konuştu. ABD, Irak’ta popülaritesini kaybetti
Amerika’nın Irak konusunda hem kendi içinde hem de dünyanın gözünde popülaritesini kaybettiğini belirten Toperi, şunları söylüyor:
“Bunu yeniden kazanması lazım. Askerini çekecek ama bir bölümünü bırakması da gerek. O vakit Türkiye’nin önemi ortaya çıkıyor. Bizim rolümüz ne olacak? Bakın ne Barzani ne de Talabani Afganistan’a benzeyen bir yapıda kapalı kutu bir ülke istemiyor. Bunu defalarca rahmetli Özal’a da söylediler. Yani bize ihtiyaçları var. Ne petrollerini taşıyabilir ne de dışa açılabilirler. Amerikalılar da bizim ne düşündüğümüzü merak ediyorlar haliyle. Unutmamak lazım ki söz verdiği halde tezkereyi geçirmemiş bir ülke var karşılarında… CIA Başkanı’nın buraya gelişi Irak’taki müstakbel oluşumlara Türkiye’nin vereceği tepkiyi ölçmek. Yani CIA Başkanı kalkıp taa Amerika’dan PKK’yı konuşmaya gelmez. “Ben çekilirsem sana ne kadar güvenebilirim?” diye sormaya geldi. “İran’a girmeye karar verirsem sen nerede durursun?” Açıkçası olan bitenden korkuyorum. Rahmetli İnönü’nün bir lafı vardı, “Eşkıyanın ne yapacağı belli olmaz” diye. Bu da o hesap işte. Mecbur kalırsa vurur. Ama ilk etapta Irak’ta işleri düzene sokmaya çalışacak... O noktada başka bir hesap var. Tabii konuşurdu. Ya da gelirdi ama bizim ruhumuz duymazdı. Açık açık geldiler. Neden? Çünkü tüm dünyaya “Türkiye benim yanımda” mesajı vermek istiyorlar. Diplomasi böyle bir şeydir. Psikolojik bir savaş yürütülüyor. Amerika özellikle Suriye ve İran’a da mesaj vermek istiyor. Ayrıca AB’ye de diyor ki “Türkiye’yi göz ardı etmeyin.”
__________________ Ey İnsan! Kerim olan Rabbine karşı nedir seni aldatan (İnfitar,6) İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var.
|