İletişim
Yardım
Bugünki Mesajlar
Ajanda
Üye Listesi
Home

Navigation
Geri git   DelikanForum.NET > DİN-SİYASET / EKONOMİ-SAĞLIK > Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar
Cevapla
 
LinkBack Seçenekler

  #1
Alt 02.01.2006, 10:26
Hak-dilaram
 
ismail arslan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 25.11.2005
Yaş: 38
Mesajlar: 356
Teşekkür etti: 0
3 Teşekkür 3 Mesaja aldı
TÜrkİye Çembere Alindi

http://www.haber7.com/haber.php?haber_id=130215

Dünya Gündemi gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ömer Özkaya, Ukrayna ve Gürcistan’da CIA organizasyonlu darbeler yapıldığını, ABD’nin Ermenistan’la zaten yakın diyalog içinde olduğunu, Irak’ı işgal ettiğini, Kıbrıs Rum kesimiyle Yunanistan’ı üs olarak kullandığını ve son zamanlarda da Bulgaristan ve Romanya ile üs anlaşması yaptığını belirterek, “Türkiye Amerika tarafından çembere alınmıştır” dedi.

İran’a saldırıya müsaade etmemeliyiz

ABD ve İsrail’in Türkiye’ye “Ya benim yanımda yer al, ya da İran’ın” dediğini söyleyen Özkaya, “Karar noktasındaki bazı isimler olaya Atatürkçülük açısından bakıp, karşı tarafı molla görür, onay verebilir. Bu da Türkiye’nin zararına olur” şeklinde konuştu. Özkaya, “Türkiye tarihi ve misyonu gereği Amerika’nın ve İsrail’in İran’a saldırmasına müsaade edemez. Sonucu ne olursa olsun, bunu reddetmelidir” dedi.

Yeni Asya gazetesinden Hasan Hüseyin Kemal'in sorularını yanıtlayan Özkaya'ya göre; "Hedefteki ülke Türkiye"






Son haftalarda Amerika’nın Irak’tan çekilmek zorunda kalacağı konuşulurken, bir taraftan’da İsrail’in İran’ı vuracağı haberleri yayılıyor. CIA başkanı, İsrail Genelkurmay Başkanı Türkiye’ye gelirken, önümüzdeki dönem Genelkurmay Başkanı olması muhtemel Yaşar Büyükanıt Amerika’ya gidiyor, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Faruk Cömert’te gizlice gittiği İsrail’de üç gün kalıyor.




Kendisiyle sohbet ettiğimiz Ömer Özkaya Genel Yayın Yönetmeni olduğu Dünya Gündemi Gazetesi’nde bu konuları işleyen bir isim. Röportaj’da İsrail-İran ilişkisi üzerinde duracaktık, ancak öyle anlaşılıyor ki, Türkiye dünyanın kilit noktasında olması hasebiyle, neredeyse bütün denklemlerin içine giriyor.




Özkaya’nın aktardıklarına göre, Amerika ve İsrail’in ortadoğuyu işgal etmesinin yolu Türkiye’yi işgal etmekten geçiyor. Ve Türkiye yavaş yavaş çember içine alınıyor...




Öyle anlaşılıyor ki İslâm dünyasının bağımsız, güçlü ve onurlu bir Türkiye’ye ihtiyacı var.



İsrail’in İran’ı vuracağı söyleniyor.



İran, Mart ayında uranyumu zenginleştirmeye başlayacak. Bu da İran’ın nükleer silâha sahip olması demektir ki, bu durum İsrail için dönülmez bir yoldur. İsrail, bugünkü sınırlar içinde kalmak istemiyor. Yeni işgallerde Hiroşima’dakine benzer şekilde nükleer silâh kullanmak istiyor. İran’ın veya başka bir Müslüman ülkenin nükleer silâha sahip olması misillemeyi gündeme getirir ki, bu da İsrail’in planlarını baltalar.



Pakistan Devlet Başkanı Müşerref’i kimlerin desteklediği çok önemlidir. Şu anda Hint Okyanusu’nda, Amerikan gemisi içersinde, İsrailli ve Amerikalı yaklaşık bin kişilik özel bir birlik göreve hazır bir şekilde bekliyorlar.. Görevleri nedir?




İslâmcılar, Pakistan’da Müşerref’i devirirlerse, nükleer tesisleri ele geçirebilirler. Hint Okyanusu’ndaki özel birlik, böyle bir durumda, nükleer tesisler İslâmcıların eline geçmeden kullanılmaz hale getirmek için bekliyorlar.



Peki Türkiye İsrail’in saldırı planının neresinde?



Türkiye de İran gibi, İsrail’in “Büyük İsrail” hedefinin önünde büyük bir engeldir. Çünkü kurulmak istenen Büyük İsrail’in sınırları içerisinde güneydoğu bölgemizde yer alıyor.




11 Eylül’den sonra Amerika, bir bahaneyle Afganistan’a girdi. Daha sonra Irak’a yerleşti. Şimdi İran ve Suriye’yi istiyor. Türkiye şunu bilmeli ki, Amerika’nın, İran ve Suriye’den sonraki hedefi kendisidir. Türkiye, Amerika tehlikesini ergeç anlayacak ve algılayacaktır.



Peki TC stratejistleri, etkili ve yetkilileri bu tehlikeyi algılayamıyor mu?



Türkiye çok kolay oltaya geliyor. 1999 yılında Öcalan yakalanıp bize teslim edildiğinde, davul zurna çaldık. Oysa Ankara bilmiyordu ki, Öcalan yakalanmasaydı, Irak’ın işgali zorlaşacaktı.



Yani Amerika Öcalan’ı yakalamakla Irak’ı işgalinin önündeki bir pürüzü temizledi...



Bir programda Mahir Kaynak’a “Öcalan’ı bıraksak ne olur?” demiştim, o da “Ortalık toz duman olur” demişti. Çünkü Öcalan “kendince haklı” dâvâsı yolunda dağlarda tepelerde yaşamış biri. Amerika, yat deyince yatan, kalk deyince kalkan Talabani ve Barzani’ye kafa tutacak birisi. Yani bölgeyi karıştıracak bir isim.


Söz buraya gelmişken, Kuzey Irak’ta bir Kürt devleti kurulduğu söyleniyor. Son durum nedir?




Kasım ayında Kuzey Irak’ta Amerikalı, İsrail’li ve Türk bazı askerî yetkililer toplantı yaptılar. Türkiye’yi tanıyan kukla bir Kürt devleti kurulmasına karar verildi.
Şunda, kukla Kürt devletinin etrafı çevrilmiş durumda. Amerika’nın Suriye’ye baskı yapıp, parçalamak istemesinin sebebi, kukla Kürt devletine deniz çıkışı sağlamak ve uluslar arası bir nefes borusu oluşturmak. Bunun alternatifi de Türkiye’yi bir takım vaadlerle kandırıp, kukla Kürt devletine yardımcı olmasını sağlamak.




İsrail’in, İran’a saldıracağı söylemlerine dönersek, İsrail bunu nasıl yapabilir?




İsrail’in İran’a saldırması için üç tane güzergâh var. Birincisi, Suudi Arabistan topraklarını kullanması ki, Amerika’ya mesafeli duran yeni Kral’ın buna müsaade etmesi mümkün değil. (Şu anda Amerikan bankalarında binlerce Suud’un paralarına el konulmuş durumda). İkinci yol; Irak üzeri ki Yahudi devletinin Irak üzerinden Müslüman bir devleti vurması anlamına geliyor. Bu da Irak’ta cemaatlerin bütünleşmesini tetikleyecek bir durum. Bu da çıkmaz bir yol. Son seçenek Türkiye. Son günlerde uzunca konuşulan CIA ve MİT zirvesinin arka planında, İsrail’in İran’a saldırması için Türkiye’den hava koridoru istemesi var. Geçen günlerde, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Faruk Cömert’in gizlice gittiği İsrail’de üç gün kalması, bir şeylerin göstergesi olsa gerek...






Bu biraz abartı değil mi? Seçimler öncesi muhafazakâr bir hükümet, yani AKP bunu yapar mı?




Siz buna bakmayın. Türkiye ile İsrail arasında askerî anlaşmayı, İslâmî kimliği ağır basan Necmettin Erbakan imzalamıştır. Türkiye’ye gösterilen oltanın ucunda iki tane yem var. Bunlardan birincisi, “Kürdistan meselesini senin istediğin gibi çözelim.” İkincisi, “Kuzey Irak’taki PKK’lıları temizleyelim.” Amerika pazarlık gücünü arttırmak için, son üç aydır bölgedeki PKK varlığını çok güçlü göstermek istiyor. Hatta PKK adına yapılan eylemlerin arkasında başka güçlerin olduğunu düşünüyorum.



Uzun zamandır PKK ile mücadele eden Türkiye Cumhuriyeti, PKK’nın gücünün ne olduğunu bilmeyecek kadar aciz mi ki, Amerika’nın istihbaratına inanacak?



Haklısınız. Olması gereken bu. Amerika Irak’a kitle imha silâhı yalanıyla girdi, Vietnam körfezi olayının yalan olduğu ortaya çıktı, 11 Eylül olayları hâlâ karanlık... Bunlar olurken, hangi devlet başkanı çıkıp, “Ey Amerikan yönetimi bundan sonra ben senin hangi sözüne inanayım” diyebildi. Ne yazık ki, güçlü devletler zayıf devletleri rahatça kullanıyorlar. Amerika okyanusun ötesinden gelip, komşumuzu üçe ayırıyor, bunları analiz eden Ankara neden engel olmuyor, ya da olamıyor...



Diyelim ki, Türkiy,e, İsrail’in saldırmasına izin verdi? O zaman Türkiye için daha kötü bir tablo ortaya çıkmaz mı?



Türkiye, tarihî ve misyonu gereği Amerika’nın ve İsrail’in İran’a saldırmasına müsaade edemez. Sonucu ne olursa olsun, bunu reddetmelidir. Türkiye komşusunu işgal etmek isteyen çapulcularla birlikte olup, İranlı kızların ırzına geçilmesine ortak olacak mı, olmayacak mı? Bence olmayacak. Eğer olursa bu Türkiye’nin sonu olur...




Amerika ve İsrail, Türkiye’ye “Ya benim yanımda yer al, ya da İran’ın” diyor. Benim çekincem, karar noktasındaki bazı isimler olaya Atatürkçülük açısından bakıp, karşı tarafı molla görür, onay verebilir. Bu da Türkiye’nin zararına olur. Çünkü İran’dan sonra asıl hedef Türkiye... Amerika gazoz kapağı açar gibi, tırnakları teker teker kaldırarak geliyor.



Tekrar sormak istiyorum, Türkiye yönetimi bunu görmüyor mu?



Karşı taraf bunu planlı yapıyor ve sizin elinizi kolunuzu yavaş yavaş bağlıyor. Şöyle, Türkiye’nin etrafına bir bakalım; “Ukrayna’da ve Gürcistan’da CIA organizasyonlu bir darbe yapıldı ve yönetimi kendi istekleri doğrultusunda şekillendirdiler. Ermenistan’la Amerika’nın zaten yakın bir diyaloğu var. Irak’ı zaten işgal etmiş, Kıbrıs Rus Kesimi Amerika’nın üs olarak kullandığı bir yer. Yunanistan hakeza öyle. Amerika son zamanlarda Bulgaristan ve Romanya ile üs anlaşması imzaladı. Bu Türkiye’yi kuşatma değil midir? Rice geçen Romanya’da askerî bir üs kurulacağını söylemiştir. Peki Amerika Romanya’daki bu üssü kime karşı kuruyor, soruyorum. Türkiye Amerika tarafından çembere alınmıştır.




Ankara görüyor, ancak gereğini yapmıyor. Engeller mi var, hainlik mi var, tembellik mi var, silâhımız mı yok? Nedir? Kosova’da 3 yıl katliam yapıldı, peki Ankara ne yaptı? Amerika gelip müdahale etti de öyle kurtuldu. Ankara bunun hesabını vermeli...

Bir Türk’ün dünyaya bedel olduğu öğretildi bizlere, sizin anlattıklarınıza göre, artık bir Türk dünyaya bedel değil... Çünkü Türkler kendi geleceğini belirlemede özgür ve güçlü değiller gibi görünüyor...




Türkiye dik duruş yapamıyor. Türkiye istihbarat açısından üç adım sonrasını görüyorsa, karşı taraf beşinci adıma kuruyor tuzağı. Amerika’nın teknolojik istihbarat ofisini kurduğu tarih 1949’dur. Türkiye’de bir takım holdingler ve bankalar üzerinden yurtdışına paralar çekiliyor. Bunun tekniklerini öğrendiğinizde, iş işten geçmiş oluyor. Bizim yeni yaşadığımız şeyleri Batı daha önce tecrübe ederek önlemlerini almıştır.






Yani bir gerileme olduğu doğru...



Bu gerileme yüzyıl öncesine dayanıyor. Bu durumu bir anda üzerimizden atmak mümkün değil, ancak onurlu duruş çok önemli, tabiî bu içinizde varsa. Ben Türkiye’nin bazı olaylar karşısında onurlu bir davranış gösterdiğini zannetmiyorum. İran konusunda Türkiye kandırılmaya çalışılıyor. İran’da Güney Azerbaycan’da 36 milyon Türk yaşıyor. Amerika, “İran’ın yapısını bozabilirsek buradaki Türkler kendi devletlerini kurarlar ve sizin himayenizde yaşarlar” diyor.



Eğer Amerika samimiyse, bırakın Kuzey Irak’ı ve İran’daki Türkleri bizim himayemize vermeyi, Kıbrıs konusunu çözüme ulaştırması gerekmez mi?

Bunu algılayan ve kavrayan ve onurlu duruşu yapabilen yok... Avrupa Kıbrıs’ta bize işgalcisiniz diyor, ancak Afganistan’da ve Irakta’ki Amerikan işgaline ses çıkarmıyor.




Türkiye psikolojik olarak İran saldırısına hazırlanıyor galiba...




Beşinci kol faaliyetlerine bu kadar açık başka bir ülke olduğunu düşünmüyorum. Ankara’ya yakınlığıyla bilinen bir gazete, İran’ın Türklere yaptığı kötü muameleyi dosya halinde yayınlıyor. Mesele bir açıdan bakarsanız çok güzel, “İran Türkleri kesiyor, biçiyor işkence yapıyor, bunların kamuoyuna duyrulması lâzım.” Ama bu konu başka bir zaman değil de, neden İsrail saldırısı öncesi gündeme geliyor.
ismail arslan isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Lesezeichen

Seçenekler

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
1 Yeni Mesaj Alindi... -Hira- Günlük 10 27.06.2008 13:55
7 Selefi göz altina alindi Dervisan_Esma Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 8 01.02.2007 18:40
Nasil Alindi Bu Vatan? Ak|nc| Özgün Yazılarınız 0 22.11.2005 01:12
Alemderoglu görevden alindi Cihad74 Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 10 26.09.2004 12:13
Barnabas İncili Müslümanlar Tarafından Vatikandan Alindi. MeRCaNDeDe Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 5 30.07.2003 00:04


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 23:39 .
Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Template-Modifikationen durch TMS Web Design by: vbdesigns.de
İletişim - Anasayfa - Arşiv - Disclaimer - Yukarı git