Büyüme esnafa yansımıyorsa neden kapanandan üç kat fazla şirket açılıyor?
|
|
Büyüme esnafa yansımıyorsa neden kapanandan üç kat fazla şirket açılıyor?
Finansal yönetim ve danışmanlık şirketi Merrill Lynch, dünyada trilyon dolarlık yatırımlara yön veren birkaç şirketten biri. Danışmanlık verdiği müşterilerin varlıkları toplamı 1,7 trilyon dolar civarında.
Batman Gercüşlü Mehmet Şimşek, dünyanın en iyi yatırım bankası seçilen firmanın 50 bin 600 çalışanı arasında en üst düzey yöneticiler arasına girmeyi başardı. Milyar dolarlara yön veren Merrill Lynch'in Avrupa, Ortadoğu ve Afrika Bölgesi Ekonomik ve Stratejik Araştırmalar Bölüm Başkanı olan Şimşek, Londra’da Türkiye ekonomisiyle ilgili merak edilen sorularımızı cevapladı.
'Makro ekonomideki başarılar sokaktaki insana yansımıyor' düşüncesini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Dört yıl arka arkaya Avrupa'da en yüksek reel büyüme hızına ulaşmış bir ülkenin halkının bu büyümeyi hissetmediğini söylemek pek anlamlı değil. Öncelikle şunu ifade etmek lazım. Bir ülkede refah düzeyinin artıp artmadığının en basit göstergesi kişi başına gelirdir. Türkiye'de kişi başına düşen gelir 2001 yılındaki kriz seviyesi olan 2 bin 160 dolardan bu sene 5 bin dolara çıkmıştır. Bu hızlı artışta Türk Lirası'nın Amerikan Doları karşısında reel olarak değer kazanmasının etkisi olsa da Türkiye'de ortalama refah düzeyinde çok ciddi bir artış olduğu ortadadır. Türkiye ekonomisi AK Parti hükümetinin uyguladığı doğru ekonomik politikalar sayesinde 2002'den bu yana 2,3 milyon kişiye istihdam yaratmıştır. İstihdamdaki bu hızlı artış makro ekonomideki başarıların sokaktaki insanlara yansımadığı argümanının hiç de geçerli olmadığını gösteriyor. Unutulmaması gereken bir diğer başarı noktası vatandaşın satın alma gücünü eriten enflasyonun hızlı bir şekilde düşürülmüş olmasıdır. Bu da beraberinde düşük faizleri getirmiştir. Ekonomideki bu iyileşmelerden vatandaşın yararlandığını görmek açısından bir diğer somut örnek de tüketici kredisi kullanımındaki patlamadır. 2001 yılı sonunda toplam 867 bin kişi tüketici kredisi kullanmışken, Haziran 2005 sonu itibarıyla bu sayının 5 milyon kişi civarına çıktığını görüyoruz. Bütün bu rakamlar Türkiye'de genel olarak refah seviyesinin arttığını ve bundan herkesin bir derece olumlu etkilendiğini gösteriyor.
Türkiye'de küçük esnafın 'büyüme bize yansımadı' türünden eleştirilerini nasıl değerlendiriyorsunuz? Esnaf büyümeden nasibini nasıl alır? Bu eleştirilerin pek de anlamlı olmadığı kanısındayız. Devlet İstatistik Kurumu'nun verilerine baktığımızda açılan şirket sayısının hâlâ ve hâlâ kapanan şirket sayısının üç katından fazla (2005’in ilk 11 ayında 25 bin şirket kapanırken, 87 bin yeni şirket kuruldu) olduğunu görüyoruz. Eğer ekonomik büyüme esnafa yansımıyorsa neden daha fazla risk alarak yeni şirket kuruyorlar? Bizce esas sorun burada küçük esnafın düşük enflasyonlu stabil büyüme ortamına ayak uyduramamasıdır. Bu tür işletmeler genelde çok verimsiz olduğundan dışarı ile rekabet güçleri çok zayıf. Dikkat edilmesi gereken bir konu ekonominin yaklaşık yüzde 53'ü dışa açık hale gelmiştir. Bu da ekonomide hem rekabet ortamının artmasını hem de piyasa mekanizmasının daha etkin çalışmasını beraberinde getirmiştir. Piyasa ekonomisinde ölçek ekonomisinin önemi çok büyüktür. Globalizasyonun arttığı bir ortamda Türkiye'de ölçek ekonomisi tüm şirketlerin varlığını devam ettirebilmesinin olmazsa olmaz koşulu haline gelmiştir. Özetle şirketler maliyetlerini en aza çekecek ölçek seviyesine ulaşmanın yolunu aramaya başlamalıdır. Maalesef küçük esnaf işletmelerinin durumunu düzeltecek sihirli bir çözüm yok. Türkiye ekonomisinin normalleşme sürecinde bazı kesimlerin refah düzeyini daha hızlı artırmaları son derece doğaldır.
.
__________________
Herşeyin doğrusunu Allah bilir !!!
Konyaspor
|