İletişim
Yardım
Bugünki Mesajlar
Ajanda
Üye Listesi
Kayıt ol
Home

Navigation
Geri git   DelikanForum.NET > DİN-SİYASET / EKONOMİ-SAĞLIK > Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar
Cevapla
 
LinkBack Seçenekler

  #1
Alt 26.01.2006, 13:19
 
gazibaba - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 18.07.2005
Yaş: 36
Mesajlar: 419
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Başörtüsünden çekin elinizi!

Bu ülke 20 yıldır başörtüsü yasağı ile meşgul ediliyor. Bir millet başörtüsü ekseninde boğuşturulmak isteniyor.
20 yıllık yasak sürecinde başörtüsü etrafında binbir türlü fırtına oluşturuldu, gerilim yaşatıldı.
Anlamsız bir biçimde kavgalar üretildi, haklar ihlal edildi. Masum Anadolu çocuklarının eğitimleri ellerinden alındı. Üniversitelerde bilim unutuldu, yasak ile avunuldu. Sokaklar gözyaşları ile doldu, üniversite giriş kapılarında işgal dönemlerini andırır polis zoru ile baş açtırma gibi aşağılayıcı uygulamalar oldu. Siyaset zemin başörtüsü ekseninde kutuplaştırıldı, provokasyonlar üretildi, çarşaflı erkek ajanlar yakalandı. Başörtüsünden kırmızı görmüş boğa gibi ürken bürokratlar görüldü. Devri iktidarlarında yasağı ortadan kaldıramayan hükümetler, milletin oyunu kapmak için Meclis’e başörtülü vekil sokma ucuzluğunu denediler.
Ürettikleri gerginlikle yetindiler. Ama her defasında bir yeni aldatış, bir yeni aldanış sahneleri ile bugünlere geldik.
Ajanlar gördük, yalanlar gördük, yasaklar gördük, mağdurlar gördük, mağdur edebiyatı yapıp iktidar olanlar gördük.
Başörtüsü ekseninde dün ve bugün üretilen gerilime bakıp da bunun bir psikolojik savaş taktiği olduğunu anlamamak mümkün mü?
Bir millet kurtuluş savaşını tetikleyen en önemli semboller ekseninde devleti ile kavgalı hale getiriliyor.
2000 yılına kadar birinci safha böyle tamamlanıyor. Milletinin değerleri kavgalı devlet ve devletine düşman millet. Bu gerginlikten beslenip iktidar veya muhalefet olan partiler haricinde bu süreç ne milleti ne de devlete yarıyor.
Bundan daha büyük bir psikolojik savaş olabilir mi? Bu süreci 1987 yılından bugüne sağlıklı okuyan bir tek tefekkür adamı, ilim adamı ve devlet adamı var: Prof. Dr. Haydar Baş.
Onun dışında hemen her siyasi figür bu gerilimin körükleyicisi, uygulayıcısı ya da yasakçı zihniyetin ısrarcısı daha da kötüsü referansı konumunda. 28 Şubat sürecinden sonra psikolojik savaşta ikinci safhaya geçiliyor. Sözde bir hocaefendi ve 11 Eylül’ün çocuğu olmakla övünen AKP kadroları tarafından...
önce Vatikan misyonunun bir parçası –kartel medyasına göre– “müslüman rahip” müslümanlara “hocaefendi” olarak dayatılan ABD–CIA çadırında ikamet eden kişi “başörtüsü teferruattandır...” “AB’ne karşı olan bir mürteci cami cemaatinde bile yoktur” çifte fetvası ile toplum mühendisliğini üstlenir.
Ardından “başörtüsü namusumuzdur” nutukları ile iktidar olan AKP kadrosu, Diyanet’ten sorumlu bakanlığı, “başörtüsü kimi alimlere göre farz da değildir” diyen hocaefendinin Abant konsillerinin organizatörüne verir. Ve toplumu germeme bahanesiyle bir yandan yasakta ısrar eden Erdoğan da “isteyen peruk takar” fetvasıyla işi sulandıracaktı. Üç yıllık iktidarı boyunca millete devletin engel olduğu, çözümün AB’de olduğunu propaganda eden iktidar, psikolojik savaşın ikinci safhasının figüranlığına soyunuyor.
AİHM’den de yasak kararı tescil edilince tehlikeli bir kulvara giriyor AKP.
Kamusal alanda süren başörtüsü yasağı bizzat Erdoğan’ın başdanışmanı Zapsu’nun eşi eliyle camilere taşınıyor. Gazete manşetlerine yansıyan dehşet sahnesi şöyle: Cüneyt Zapsu’nun eşinin ön safta olduğu bir grup bayan erkeklerle karışık kolları ve başı açık olarak Cuma namazına duruyorlar. İstanbul Müftüsü “dini açıdan bu fotoğraf yanlış, bütün İslam bilginlerine göre bu namaz geçersizdir, bilginlerimiz bu genel uygulamaya aykırı tutumları fitne yani kargaşa olarak niteleyip şiddetle karşı çıkmışlardır” diyor.
Diyanet İşleri Başkanı sessizce durumu seyrediyor. Başörtüsü namusunuzdu hani sayın Arınç? Bu işi toplumsal mutabakatla çözecektiniz hani sayın başbakan? Hangi toplumla, mason topluluklarına uyarak mı?
Şimdi millet olarak başbakana seslenmenin vaktidir: En yakınınızdakilerin tehlikeli fitneye yol açacak maskaralığına son verin. Yeter. Yeter ki inancımızla, değerlerimizle, ölçülerimizle oynamayın. Sizden çözüm mözüm istemiyoruz. Anlaşılıyor ki bu sizin harcınız değil. Yeter ki ölçülerimizi hercümerç etmeyin, ettirmeyin. Ve bu konuda ebediyyen susun!

İbrahim Berk
26.01.2006
http://www.yenimesaj.com.tr/index.php?sayfa=yazarlar&haberno=10125&tarih=2006-01-26
__________________
Selat ve Selam Allah Resulü (sav)'nün üzerine olsun....

www.milliekonomimodeli.com
gazibaba isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #2
Alt 28.01.2006, 17:18
 
gazibaba - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 18.07.2005
Yaş: 36
Mesajlar: 419
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Üsküdar’a gider iken...

Başörtüsüne “tefarruattır!” diyen zatı tanıyorsunuz: Fethullah Gülen! Başörtüsünü tefarruat olarak olan görenlere başkaları da katıldı şu günlerde..Üsküdar ‘daki Subaşı Camiinde toplu olarak Cuma namazı kılan kadınlı erkekli grubun kadın üyelerinin hepsinin başı açıktı.
Oysa başörtüsüz namaz kılınamayacağı,İslam tarihi boyunca böyle bir cevazın da, ,uygulamanın da olmadığı açıkça ortadaydı.

Bu olaya ancak “devrimci!” bir sıfat yakıştırmak mümkün olabilirdi. Çünkü Kur’an’ın Müslüman kızların, Hristiyan ve Yahudilerle evlenmelerini yasaklayan açık hükmüne rağmen, reformist diyalogçuların Urfa’da Müslüman Meryem’le, Hristiyan Shultz’un nikahını kıyıp ,üstüne üstlük bu rezaleti “bu bir devrim!” olarak nitelendirenlerin gözünde başörtüsüz namaz kılmak da bir başka devrim olsa gerek.

Devrimci mantığın ve “başörtüsü teferruattır!” görüşünün Üsküdar’daki camide “baş açık namaz” olarak karşımıza çıkması çok da şaşırtıcı olmasa gerek.Açık başlı cami cemaatı, “biz başörtüsü teferruattır görüşüne göre hareket ediyoruz”derse, şifre tamamen çözülecek.
Böyle bir Cuma namazı kılma olayı Amerika’da da gerçekleşmişti. ABD’li profesör Amina Vedud ve Esra Numani bir katedralde kadınlı erkekli karmakarış,açık saçlı ,dar blucinlerle namaz kılarak bu skandalı ilk başlatanlardan olmuşlardı. St.John Katedralinde 18 Mart 2005 tarihinde kılınan bu namazın ardından 25 Martta da New York’ta Brandeis Üniversitesinin kampusünde de erkekli–kadınlı açık saçlı namaz kılmışlardı.

Çok ilginç; bu köşenin okurları hatırlarlar, Amina Vedud ve Esra Numani’nin Afrika’daki diyalog çalışmalarını yürüten ekibin başında olduğunu duyurmuştuk. Diyalogtan katedralde açık saçık, karışık namaz kılmaya giden yolu açanların bu kimlikleri olayı çözmemize hayli yardımcı olmuştu. Üsküdar’daki namaz olayına karışanlar arasında bulunan Cüneyt Zapsu’nun karısı Beyza Zapsu ile ,St.John Katedrali’nde namaz kılan ekibin başında bulanan Amina Vedud arasında ilginç bir ilişki vardı.Tantrika isimli sapık görüşlerle dolu bir kitap yazan Esra Numani’nin yayınevi sahibi Rupert Murdoch ,Türkiye’de de Kamera Reklam’ı satın aldı. Bu şirketin eski ortakları arsında Cüneyt Zapsu’nun karısı Beyza Zapsu da var.
Katedralde baş açık namaz kılan Amina ile Üsküdar’da bu ekole destek vererek Subaşı Camiinde safa giren Zapsu Hanım ın yolları böylece ilginç bir şekilde kesişmiş oluyor.

AİHM’nin “başörtüsü insan hakkı değildir!”kararına sözümona tepki gösterip “konuyu ulemaya sormak lazım” diyen sayın Başbakan’ın ,Beyza Zapsu’nun baş açık namaz kılmasının kumuoyuna yansıması karşısında oluşan tepkilere “bu konu aile içi bir meseledir!”cevabını veriyor.
Diyanetin ortaya çıkıp “baş açık namaz kılınmaz,kılarsanız onun adı namaz olmaz”demesini bekliyoruz ama Diyanetin umurunda değil. Bu olayı sadece baş açık namaz kılma olayı değil,islamın içinde bir gedik açma ,14 asırlık bir ilahi buyruğu kaldırıp rafa atma projesi olarak görmek lazım.
Başörtüsü teferruat diye diye bakın ne hale getirdiler bizi.

Muharrem Bayraktar
28.01.2006
http://www.yenimesaj.com.tr/index.php?sayfa=yazarlar&haberno=10146&tarih=2006-01-28
__________________
Selat ve Selam Allah Resulü (sav)'nün üzerine olsun....

www.milliekonomimodeli.com
gazibaba isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #3
Alt 28.01.2006, 18:11
Kayıt onayı eksik
 
Üyelik tarihi: 08.03.2003
Mesajlar: 1.684
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Bismillah....

mevzu bahis iddia daha önce izah edilmiştir....akabinde verilebilmiş bir cevap yoktur....Bektaşinin birinin "Allah Kur'anda namaza yaklaşmayın" buyuruyor demesi gibi sözlerin önünden arkasından kırpıp yanlış anlaşılmaya musait yerlerini alıp iddialarda bulunmakla amacınız rıza-i ilahi noktasında nedir???*diyebilirmisiniz ki Allah rızası????madem bu hal ve hareketlerde rıza-i ilahi yoktur....öyle ise amacınız nedir???*

sözün aslı..."başörtüsü iman noktasından teferruattır"..şeklindedir....bahis mevzu roportajın tamamını verebilirsiniz.....ve bu söz izah edilmiştir...bir cevabınız olursa bekleriz....

vesselam
Ninja_Kedi isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Lesezeichen

Seçenekler

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Kendinizi hesaba çekin itimat Bir oku bin düşün 0 11.05.2008 18:35
Başörtüsünden dolayı Ruhsat alamadı iddiası elmnightmare Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 2 22.06.2007 16:41
Başörtüsü ve PKK aynı platformda...Mazlumder başörtüsünden elini çek gençüsküdar Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 14 26.06.2006 16:41
Toprak- bu delikanliyi unutamazsin - cekin kenan52 Tavsiye ettiğiniz Linkler 1 28.04.2003 14:58
Elinizi kana bulamayın M. Ali Saral Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 0 01.03.2003 11:23


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 14:31 .
Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Template-Modifikationen durch TMS Web Design by: vbdesigns.de
İletişim - Anasayfa - Arşiv - Disclaimer - Yukarı git