Dün İstanbul’daki miting, beklenildiği gibi muhteşemdi. Gerçekten bizden sonraki nesillerin,
“Sizin döneminizde, bazı küfürbazlar Hz.Peygamber’e saygısızlık etmişler.Siz bu saygısızlığa karşı ne yaptınız Allah için?” diye sorgulamalarında,
“Bir insan seli oluşturduk. Gören düşmanın korkuya kapılacağı, dostun sevineceği bir insan seli” diyebileceğiz.
Diyebilirsiniz ki; oluşturulan o insan seli, o hakaretleri de ortadan kaldırdı mı?
Tabii ki kaldırmadı!
Ama bizim mükellefiyetimiz, insanların hepsinin, mutlaka doğru yola ulaşmaları değil ki! Bütün insanların, tövbe edip, yaptıklarından pişman olmalarını birebir gerçekleştirmek değil ki!
Biz vazifemizi yaparız, takdir Allah’ın.. Vereceğimiz hesab da; vazifemizi yapıp yapmadığımız ile sınırlı!.
Ve esas önemlisi; bu mitingde tepki gösterilenleri, sadece Danimarkalı gazeteciler olarak düşünmemeli!. Zaten o gazeteciler, özür de dilediler. Danimarkalılardan daha önemlisi, o saygısızlığa tepki vermeyen Danimarka hükümeti.. Gazetecilerden daha önemlisi, o karikatürlere dava açmayan Danimarka yargısı... Bu müthiş mitingden, onlar almalılar derslerini..
Sadece Danimarka ile de sınırlı değil, tepkiden ders alması gereken muhataplarımız..
O karikatürleri tekrar basan İtalyan, Fransız, Alman gazeteleri ve hükümetleri de ders çıkarmalılar..
Ve bunların hepsinin yanı sıra, Türkiye’dekiler ders çıkarmalı esas..
Bakmayın siz, soldan sağa, liberalden komüniste herkesin
“Karikatürler saygısızlık örneğidir” dediklerine.. Onlar, için için alkış tutuyorlar o karikatürlere..
Nasıl alkış tutmasınlar ki, bizzat kendileri çizmiyor muydu o karikatürlerin benzerini?..
“Yobaz” diyor,
“ümmetçi” diyor,
“gerici” diyor,
“çember sakal” diyor, Hazreti Peygamber’i kendilerine örnek alanlara hakaretler yağdırmıyorlar mıydı?..
İşte onlar da derslerini almalılar bu büyük tepkiden..
Danimarkalılar, işin suyunun suyu.. Esas bizim derdimiz, onların Türkiye’deki uzantıları ile.
Kelime-i Tevhid’i, karikatürize edilmiş bir hocanın elinde (hâşâ) çöp bidonundan, bir çocuğun kafasına dökülüyor gibi çizen, bizim içimizdeki karikatüristlere esas bakmalıyız..
Onlar, bu büyük tepkiden üzerlerine düşen dersi alacaklar mı?
Kur’an-ı Kerim’i bir yolun üzerine koyup, o kutsal kitap, insanların yoldan geçmelerini engelliyormuş gibi gösterme cüretini sergileyen küstahları esas izlemeliyiz..
Bakalım, ibret alacaklar mı milyonların tepkisinden?..
Evet, esas bizim içimizdeki Danimarka uzantılarına bakacak ve onların bu müthiş mitingden ders çıkarıp çıkarmadıklarını izleyeceğiz.
Biz temennimizi, “Ders alırlar” diye yapalım ama, daha dün akşamki kartel televizyonlarının tavrından, bir mitingin yeterli olmadığı anlaşılıyordu.
Bakın o televizyonlara.. Birkaç tanesi hariç, o müthiş insan selini, hiçbiri tam olarak göstermiyordu. Ya 5 kişilik grubun yaktığı bir maket, ya da 7 kişilik mahalle arkadaşlarının çiğnedikleri bir Rasmussen maketi geliyor ekranlara.. Nerede kardeşim o milyonluk insan topluluğu?
Göremediniz mi?.. Kameralarınız mı çekemedi?.. Fotoğraf makineleriniz mi patladı? Ne oldu ki, o müthiş insan topluluğundan bir görüntü veremediniz?
Görmezden geliyorlar. Göstermek istemiyorlar.
Zannediyorlar ki; onlar gözlerini kapatınca, o insan seli de yok olmuş olacak!
Aynen devekuşu gibi!
Peki, çözüm ne?
O büyük tepkinin, bundan sonra da hep böyle uyanık tutulması, her an meydana inecek dirilikte tutulması. Bu mitingleri, vurdusuz-kırdısız tepkileri; o kartel uşakları, o Peygamber’e saygısızlık edenler, Allah’ın dinine hakaret etmeye çalışanlar anlayıncaya, edepsizliklerinden pişman olana kadar tekrar tekrar gerçekleştirmek..
Bir ay sonra bir miting daha..
Anlamadılar mı, 2 ay sonra bir miting daha..
Taa ki anlayıncaya kadar!