| Mısırlı Gazeteci : Hz. Peygambere olan sevgisi laik sınırlamalardan daha yücedir “Türkiye’deki halk gösterileri, ifade özgürlüğü adı altında Peygamberi karalayan karikatürlere destek çıkan Avrupa Birliği de dahil bütün dünyaya gösterdi ki Türk halkı İslâm ümmetinin bir parçasıdır, Hz. Peygambere olan sevgisi, farklı Müslüman halkların sevgisinden daha aşağı derecede değildir, Resulullah sevgisi, laik sınırlamalardan daha yüce ve büyüktür.” SAAD ABDULMECİD /Mısırlı Yazar
Türkiye’de Adalet ve Kalkınma Partisi hükümeti, Müslüman Türkiye’deki laik rejimin kısıtlamaları sebebiyle tıpkı Arap ve İslâm ülkelerinde olduğu gibi Hz. Peygambere yönelik Avrupa saldırılarına karşı koyma noktasında pratik önlemler almakta veya açık ifadelerde bulunmakta sıkıntı yaşadı. Sadece Erdoğan’ın 192 ülkeye ‘ötekini’ anlamak için diyaloga ve medeniyetler çatışmasını engellemeye çağıran mektubunu göndermekle, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül’ün tepkilerin yasalar çerçevesinde olması gereğini ifade eden sınırlı açıklamalarıyla yetindi AKP. Keza İçişleri Bakanı Abdulkadir Aksu öfkeyi ifade ederken akla ve hikmete bağlı kalınması çağrısı yaptı. Parlamento insan hakları komisyonu başkanı ve iktidar partisi milletvekili Mehmet Elkatmış şiddetli protestoların yaşanmasının sorumluluğunun İslâm ülkeleri hükümetlerinin omuzlarında olduğunu belirtti.
Yalnız Diyarbakır, Konya, Kayseri, Adana, İzmit, Ankara ve İstanbul’da yapılan gösteriler, Caferilerin İmam Hüseyin’in şehadet yıldönümü anısına İstanbul Halkalı meydanındaki yıllık mersiyelerinde ‘Resulullah’a uzanan eller kırılsın’ ve ‘Resulullah’ı karalayanlara ölüm’ gibi ifadelerin yazılı olduğu dövizler taşıması , 12 Şubat günü Fransız konsolosunun öfkeli göstericilerin yumurta, taş ve şişe yağmuruna tutulması, yine Saadet Partisi’nin organize ettiği İstanbul Çağlayan meydanındaki öfkeli halk gösterisi bütün bu tepkiler, Türkiye’nin karalayıcı alaylı karikatürlere yönelik tutumunu sessizlik ve laikliğe bağlılık olarak niteleyenlere iyi bir cevap oldu. Türkiye’deki halk gösterileri, ifade özgürlüğü adı altında Peygamberi karalayan karikatürlere destek çıkan Avrupa Birliği de dahil bütün dünyaya gösterdi ki Türk halkı İslâm ümmetinin bir parçasıdır, Hz. Peygambere olan sevgisi, farklı Müslüman halkların sevgisinden daha aşağı derecede değildir, Resulullah sevgisi, laik sınırlamalardan daha yüce ve büyüktür. Hatta sol kesimden bir grup dahi 14 Şubat günü İslâm’a ve yüce Peygamberine yönelik Avrupa ayıbını protesto ederek Fransız konsolosluğu önünde gösteri yapmıştır.
Şehir ve kasabalarda Cuma namazı sonrası yapılan gösterilerle sınırlı kalınmamış Saadet Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi, Büyük Birlik, Doğru Yol ve Anavatan Parti liderleri Avrupa medyasının sorumsuz davranışlarını basın bildirilerinde şiddetle kınamışlardır. AKP hükümetinin, Hz. Peygambere yönelik iğrençlik ve hezayanların çıktığı Avrupa ülkelerine karşı zayıf tutumlarının Türkiye’nin Avrupa Birliğine üye olma talebi doğrultusundaki çalışmaları çerçevesinde anlaşılması mümkün. Keza bu tutumu devlet adamlarına ve yetkililerine dayatılan dini konulara girmemek gibi laik sınırlamalar çerçevesinde de anlamak mümkün.
Fakat Fransız Bakan Sarakozy’nin 16 Şubat tarihindeki ‘Türkiye Avrupa’nın bir parçası değildir ve Avrupa Birliğine kabul edilmeyecektir’ yollu açıklamaları, dinsiz laikleri can alıcı yerinden vurdu. Acaba Türkiye’de Fransız yapısına sahip, laiklik saplantısına bağlananlar, bu dinsiz ve laik sapmayı tekrar gözden geçirirler mi? Hz. Peygamberi savunmaktan geri dursalar dahi Avrupa cennetinin girişine götürecek yol ve kırmızı halıların hiç olmayacağını ve AB üyeliğinin, alternatifi olmayan tek bir şeyle yani İslâm’ı tamamen terk edip Hıristiyanlığa geçişle irtibatlı olduğunu anlarlar mı? (Mısır’da yayımlanan El Mısriyun gazetesi, 20 Şubat 2006) Arapça’dan çeviri: Halil Çelik
__________________ Ey İnsan! Kerim olan Rabbine karşı nedir seni aldatan (İnfitar,6) İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var.
|