![]() Üyelik tarihi: 09.03.2005
Mesajlar: 112
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
| Kur’ân’sız, hadîssiz Nurculuk olur mu? Kur’ân’sız, hadîssiz Nurculuk olur mu?İki Cihân Serveri (sav) Efendimiz İslâmı teblîğ vazîfesini alınca, neyi ders veriyordu? Onun dersi, Allah’ın kelâmı “Kur’ân” ve onun yorumu olan “hadîs”ten ibâret değil miydi? İslâm inancını bizzât Allah Rasûlü (sav)’den öğrenen Sahabe-i Kirâm, mü’minlere yine “Kur’ân ve hadîs” dersi vermemişler miydi? İmâm-ı A’zam, İmâm-ı Şâfiî gibi müctehid imâmlar dînimizin “fıkıh” kısmını tasnîf ederken, talebelerine “Kur’ân ve hadîs” dersi vermiyorlar mıydı? 1.Cihân Harbi öncesi Van’daki medresesinde Bedîüzzamân (ra), -Risâle-i Nûr o günlerde yazılmadığına göre- neyi ders veriyordu? 1.300 seneden beri gelen “Kur’ân ve hadîs” temelli derslerle, bu temel süzgeçden geçen müsbet fenleri öğretmiyor muydu? Merhûm Üstâd, İslâmın doksan ana kitâbını ezbere biliyordu. Her gün o kitâblardan birisini bütün cildleriyle berâber ezberden tekrâr ediyor, doksan günde hepsini devrediyordu. Bunların içerisinde altı sahih hadîs külliyâtı da vardı. Sistemin tazyîk ve tarassutla sıkıştırdığı devrede ise yanında Kur’ân’dan başka kitâb bulunmuyordu. Yâni, her gün dînimizin temel kitâblarıyla meşgûl oluyor, dâimâ Kur’ân’ın hakîkatlarını ve esrârını tefekkür ediyordu. Saff-ı evveli teşkîl eden ilk talebeleri de şimdikiler gibi “Kur’ân ve hadîs” ilminden bilgisiz değillerdi. “Nûrun birinci talebesi” Albay Hulûsî Bey, her dersten önce mutlaka en az üç hadîs-i şerîf okutur, ba'zan sâdece tefsîrlerden ta'kîb ettirir, Risâle-i Nûr’da geçen âyetler için tefsîrlere baktırır, gerektiği vakit -meselâ Ramazan’da oruç bahsi gibi- ilmihâl bilgilerini ders verirdi; ders esnâsında Kur’ân, Tefsîr, Hadîs ve Fıkıh kitâbı bulundururdu (Bkz: “El-Îzâhat-ı Hulûsiyye”, s. 6-7, Tahşiye Yayınları). Peki, bugün Nurcu bilinen gruplar medreselerinde “Kur’ân ve hadîs” dersi veriyorlar mı? Derslerde okutuyorlar mı? İslâmın bu temel kitâbları ders verilmezse, -ölüye okur gibi yüzünden okumaktan bahsetmiyoruz efendiler- insanlar dînde câhil kalarak kötü niyetlilerin oyuncağı olmaz mı? Vatikan’ın yürüttüğü “dinlerarası diyalog ve hoşgörü” belâsının bu Müslümanlara da bulaştırılmasının temelinde, “Kur’ân ve hadîsten kopmak” yatmıyor mu? Medreselere her tür felsefe kitâbı sokulurken, grupların kendi mevkûteleri girerken, besmelesiz okul kitâbları oralarda okunurken; niçin Risâle-i Nûr dışında Kur’ân tefsîrleri ve Allah Rasûlü (sav)’in hadîsleri okunmuyor? Bedîüzzamân her gün İslâmın temel kitâblarını hem de ezberden okuduğu hâlde, “Nûrun birinci talebesi” Hulûsî Bey her gün onları ders verdiği hâlde; bizler niçin okumuyor ve okutmuyoruz? Kur’ân ve hadîse götürücü bir vâsıta olan Risâle-i Nûr, o kudsî kaynakların yerine geçebilir mi? Bugünkü Nurcular nasıl bu silsileden koparıldı? Hangi gizli el, bu Müslümanları Ehl-i Sünnetin ders geleneğinden ayırdı? Kendilerine “Kur’ân hizmetkârı” diyenler, o yüce kitâbda yazılanları kemâliyle öğrenmeden neye hizmet edecekler? Bırakalım 6.666 âyetinin tamâmını bilmeyi, 114 sûre adını sırasıyla sayacak kadar Kur’ân eğitimine ağırlık vermeden; okuduğumuz eserde geçen âyetlerin meâlini, tefsîrini, hangi sûrede bulunduğunu, siyâkını ve sibâkını bilmeden “Kur’ân dersi” alınmış olunur mu? Üstâdın vefâtından sonra, gizli bir ecnebî zındıka komitesinin cemâatin içine el sokarak yanlışa yönlendirdiği kanâati hâsıl olmuyor mu? Albay Hulûsî Bey, Mehmed Feyzi Efendi, Hüsrev Efendi ve benzerleri dışındaki ekseri grupların, “Kur’ân şâkirdliği” yerine bir örgüt manzarası arz ettiğini düşünüyorum. Evet, Bedîüzzamân ayrıdır, bugünkü Nurcuların büyük kesimi ayrıdır! Kur’ân ve hadîs okunmayınca, bâtıl inançların gruplar içine sızdığı görülüyor. İslâma ters olan bu görüşlere ise diğer Müslümanlar hâliyle reaksiyon gösteriyorlar. Fakat, o zâtın eserlerini okumadıkları için bu yanlışın Bedîüzzamân’dan kaynaklandığını sandıklarından, yanlışçılara hücûm ederken Üstâda da vurma yanlışına düşüyorlar. Nurcuları “Kur’ân ve hadîs” ışığında uyandırmak, gizli zındıka komitesinin oyununu sezerek yanlışlıkla Üstâd Hazretlerine vuranları da bu hatâlarından vaz geçirmek, sâdece benim vazîfem midir? Bugün Safer ayının ilk Çarşamba’sıdır. Öğle ile ikindi arasında iki rek’at nâfile namaz kılalım ve her rek’atında da zamm-ı sûre olarak on birer İhlâs okuyup Rabbimize el açalım. Aynı vakitte yüz kere şu duâyı okuyalım: “Yâ dâfia’l-belâyâ, idfa’ anna’l-belâyâ, fallâhü hayrun hâfizan ve hüve Erhâmü’r-Râhimîn, inneke alâ külli şey’in kadîr.” Safer’in son Çarşamba’sında bunları tekrâr etmeyi de unutmayalım. Mustafa Kaplan http://www.vakit.com.tr/index.php?sayfa=yazi&yazi=955
__________________ hayat iman ve cihad alnımızın yazısı. |
| | |
![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 20.10.2005
Mesajlar: 1.254
Teşekkür etti: 0
1 Teşekkür 1 Mesaj için aldı
| Arada kalmis, Madem sadece siyasette diyalog ve fetullah Gülen islenecek 50 konu basligi altinda buyurun |
| | |
![]() |
| Lesezeichen |
| Seçenekler | Arama |
|
|
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Nurculuk Nedir, Gerçek Nurcu Kimdir? | Muttaki | Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar | 12 | 24.10.2008 15:14 |
| Üç cumayı kılmayan münafık olur mu? Görev gereği gidilmezse günah olur mu? | Alp | Dini Bilgi ve Eğitim | 3 | 20.04.2007 14:52 |
| Göz ile ima olur mu? | Alp | Dini Bilgi ve Eğitim | 0 | 11.03.2007 21:21 |
| muslumanlıkve nurculuk | abdullahahmed | Dini Bilgi ve Eğitim | 20 | 17.01.2006 22:31 |
| Nurculuk nedir? | ekber | Dini Bilgi ve Eğitim | 30 | 24.05.2004 18:27 |