Üyelik tarihi: 19.10.2005 Teşekkür etti: 0
1 Teşekkür 1 Mesaj için aldı
| Haydar Ba$ cilar.... | Alıntı: | | | | | Gazibaba Yeni Mesaj gazetesinde Kemalistlerin ağzı ile Said-i Nursi Hazretlerine bile hakaret ediliyor. İSLAM İÇİN HAYATI ÇİLEYLE YOĞRULMUŞ BİR ZATA SALDIRMAK İSLAM'IN NERESİNDE VAR! Bir hadiste Efendimiz ne diyor "Mümilnler birbirini sevmedikçe iman etmiş olamazlar,iman etmedikçe de cennete giremezler" Aşağıdaki yazı Milli Çözüm Dergisi sitesinden alınmıştır. Şimdi Sn Haydar Baş’çılar! İslam edeptir. Edep ise haddini bilmektir. AKP’nin duyarsız ve tutarsız icraatlarını haklı olarak gündeme getiren ve eleştiren her programınızın, her köşe yazınızın sonunda “İşte bunların ayrıldıkları Milli Görüş de böyleydi… Bu yanlışlıkları Hocaları da tekrar ederdi…” gibi Sanki asıl hedef, AKP bahanesiyle Milli Görüşü ve muhterem liderini karalama gayretleriniz ısrarla sürüp gitmektedir. Bu tavrınız- Zahirde milli Görüşü tahkir ve tenkit gibi göründe de
- Gerçekte, Milli Görüşü taklit ve Onun boşluğunu doldurma hevesi ve taktiği olduğu sezilmektedir.
Ama bu çok komik ve sırıtan bir taklit ve kopyacılıktır. Madem, Milli Görüş öyle yanlış ve yararsız politikalara sahipti de, Sn Haydar Baş neden yıllarca o partinin il başkanlığını üstlendi. Ya haksız ve hayırsız bildiği bir partiden makam ve menfaat koparmak peşindeydi.. Veya bu hareketin asıl niyetini ve mahiyetini fark edemeyecek kadar basiret fukarası bir kimseydi.. Kaldı ki AB hakkında bildikleri ve söyledikleri ta o yıllarda Erbakan Hoca’dan dinledikleri ve öğrendikleridir. Milli Ekonomi diye konferans ve kitaplarında ortaya koyduğu şeylere gelince:- Bunlar Erbakan Hoca’nın ve Milli Görüşçü uzmanların Adil Düzen projelerinin, bazı ana başlıkları, o da anlamadan ve kavramadan alınıp, yuvarlak vaatlerle süslenmiş, ilmi bir temeli ve değeri olmayan derleme sözlerdir.
Bu kitabı reklam için, parayla konuşturuldukları belli olan Azeri ve Rus Profların(!)pohpohlu övgüleri de sadece sizi gülünç duruma düşürmektedir. İlmi bir araştırma yapabilmek için mutlaka gerekli olan bir tek yabancı dil dahi bilmeden, Bakü de bakkal dükkanlarında pazarlanan sahte Prof. Etiketlerine ve suni şöhretlere tenezzül buyuran, yani kendi kendisini bile aldatan tipler, bu millete nasıl kurtuluş rehberliği edecektir?!..- Haydar Baş’ın bu Profluğunun parayla alınmış sahte bir etiket değil, ilmi ve resmi bir kariyer ehliyeti özelliği taşıdığını
- Yabancı bir dil bildiğini, o dilde konuşup yazdığını
- Milli ekonomi modelindeki bilgi ve belgeler gerçekten aklı yattığını ve bunların hangi temellere dayandığını ve nasıl uygulanacağını,
- Bu tür Milli ve yerli projelere fırsat tanımayan Siyonist ve emperyalist güçleri nasıl devre dışı bırakacağını
Bizzat ispatlayacağı, bir TV. Programına çağrılmamızı ve bu iddialarımızla iftira ettiğimizi ortaya koymanızı bekliyoruz… En azından AKP ile Milli Görüşü aynı göstermek, şarlatanlığınızdan vazgeçmenizi umuyoruz. Ülkemiz üzerindeki Siyonist ve emperyalist oyunları, gündeme taşıdığınız kirli ve gizli senaryoları, AKP ve benzeri işbirlikçi piyonları ortaya çıkardığınız ve Milletimizi uyardığınız program ve yazılarınızı beğeniyoruz ve destekliyoruz... Birçoğunu yararlanarak izliyoruz… Ama her programın sonunda getirip - Türkiye’de şeytani güçlere ve masonik çevrelere karşı siyasi mücadeleyi başlatmış
- Sürekli bu zalim ve hain güçlerin hışmına uğramış, bu yüzden üç ihtilal yapılmış, beş partisi kapatılmış ve en sonunda siyaseten yasaklanmış
- Birkaç asırdır yeryüzüne hakim Siyonist kuşatmayı yararak, ilk Milli, müstakil ve evrensel oluşum olan D-8’leri başarmış
- ANAP gibi, AKP gibi kendisine hıyanet edenler hep iktidara taşınmış
Kutlu ve onurlu bir şahsiyeti, şuurlu ve mazlum bir hareketi, hiç hakkınız ve haddiniz olmadan dile dolamanızı doğrusu sindiremiyoruz. Şiir: Hiçbir taklit aslının, yerini tutmaz Biraz aklı olan bu, hileyi yutmaz En büyük balonun, bir iğnelik canı var Asaletli kişi asla, aslın unutmaz!... Evet, bütün bunları görünce, Hint Filozofu Beydaba’nın: “Kudurmuş çakal sürülerinin etrafını sardığı kaplan’a özenip, onun yerine göz diken, hatta onu kötülemeye ve küçük düşürmeye yeltenen tavşan’ın hikayesini” hatırlatıyoruz. Şiir: Zavallı imrenmiş sürü başı, tor boğaya Fazla şişme çatlarsın, demişler kurbağaya Takılan buğday sapıyla biraz üfürülünce Balon gibi patlayıp, pişman olmuş doğduğuna… Daha önce Bir Vesile İle Hatırlatıp Uyarmıştık: Yeni Mesaj Gazetesinin ve Meltem TV’nin, fikri masaja (yoğrulmaya ve olgunlaşmaya) ihtiyacı var: BTP’nin MYK üyesi Muharrem Bayraktar 20 Nisan 2005 tarihli Yeni Mesaj Gazetesinde “Saadet Partisinin AB söylemlerinde samimi olmadığını, çünkü programında AB’ye yatkın ve aşkın(!) ifadeler yer aldığını” söylüyor… Biz Milli Görüşçü kimseleriz. Erbakan Hoca’nın resmi değil, samimi takipçileriyiz. Saadet Partisiyle, gönül birlikteliğimiz dışında hiçbir bağlantıya sahip değiliz. Milli Görüşe parti taasubuyla değil; Kuvayı Milliye şuuru, imani ve insani sorumluluk duygusuyla taraftarlık içindeyiz. Dergimizde zaman zaman, SP içindeki bazı marazlı şahıslara yönelik ciddi tenkitlerimizi de bunlara delil gösterebiliriz. Milli Görüşün ve Saadet Partisinin masonik ve münafık cephede değil Milli ve yerli çizgide olduğunun, 40 yıllık tecrübelerle tescil edildiğini bildiğimiz için Parti programında yer alan: “Türkiye’nin AB ile ilişkileri, ülkemizde insan hakları ve demokrasi uygulamasının, AB kriterlerine uygun hale getirilmesi ve bu değerlerin Avrupa ile birlikte daha da geliştirilmesi açısından önemlidir” ifadeleri - Önce Türkiye’deki demokrasi ve özgürlük seviyesinin, Avrupa’nın kendi içinde uyguladığı standartlara kavuşturulması, sonra da Türk-İslam medeniyetindeki adil ve asil hedeflere ulaştırılması gereğinin bir temennisidir.
- M.Kemal’in önceleri “Muasır Medeniyete Yetişmeliyiz” dediği daha sonraları “ Muasır Medeniyetin fevkine geçmeliyiz” şeklindeki tedrici amacının bir başka ifadesidir. Yani Batı henüz her konuda eksiktir. Siyonist sermayenin gizli hakimiyetinden kurtulabilir ve emperyalist Haçlı ruhundan sıyrılabilirse, bizim medeniyetimizden öğrenecekleri ve istifade edecekleri çok şey olduğunu göreceklerdir.
- Çünkü Erbakan Hoca’nın 40 yıldır anlattığı gibi, AB aslında üç kabuklu bir Siyonist girişimidir.
Dış konumu: Avrupa Ülkeleri dayanışması ve işbirliği İç kabuğu; Hristiyanlık ortaklığı ve kardeşliği Gerçek durumu ise; Siyonist sermaye hâkimiyetidir… İşte SP’nin bu yaklaşımı, bir nevi Avrupa’yı uyandırma stratejisidir. Artık Fransa, Almanya ve İtalya gibi ülkelerde ABD ve İsrail karşıtlığının fark edilmesi tesadüfî değildir. Ve Erbakan, eline geçen ilk fırsatta D-8’ler gibi son 150 yıldır, Siyonist çetenin kontrol ve kumandası dışında başarılabilen ilk ve tek uluslar arası oluşumu gerçekleştirmiştir. Siyonizmin baskısına dayanamayacak bazı zayıf ülkeleri ve Türki Cumhuriyetleri de, muhtemel tazyik ve tahribattan korumak için bu girişime dahil etmemiştir… Sn Bayraktar’ın “sahi bu çelişkinin amacı ne? SP’nin programı ile propagandası neden farklı? Sorusuna iki soruyla ve sadece kendilerinin anlayacağı şifreli bir üslupla cevap verelim: - Dolar ile diplomanın benzerliği ve ilişkisi nedir?
- İcazesiz şeyhlikle, parti şefliğinin ortak çizgisi ve çelişkisi nedir?..
Evet sn.BTP’liler! velev Saadet Partisi, bunları programına yazmakla yanlış yapmış!.. Ama şimdi bu yanlışını fark edip doğru olan bir tavır sergilediği ve AB’nin gizli ve gerçek mahiyetini sezdiği ve milletimizi ikaz ettiği için, tebrik edilmesi ve teşvik edilip desteklenmesi gerekmez mi? Yanlıştan dönüp doğruya yönelenlerin tebrik ve teşvik edilmesi gerekirken, tenkit edilmesi hangi dinde ve mezhepte caiz görülmektedir? Kaldı ki bir liderin ve partisinin önce hangi cephede olduğunun tespiti gerekir. Acaba Milli ve Rahmani safta mı yoksa kirli ve şeytani güçlerin tarafında mı? Sorusunun cevabı belirlenir. Eğer rahmani cephede ise; Zahiren bazı yanlış görülen söz ve tavırlarına hüsnü zan edilir ve bir özel hizmet ve strateji amaçladığına hamledilir. Yok, eğer, Şeytani cephede ise, zahiren İslami ve insani bir hizmet gibi görünen işlerinde bile, bir art niyet aramak lazım gelir. Şimdi Erbakan’ın; çocukluk yıllarından, okul hayatından, Odalar Birliği Başkanlığından, AP’ye sokulmamasından ve siyasete atılışından bu güne, hangi şer odaklarının ve şeytani mihrakların saldırısına maruz kaldığını , niçin beş partisinin kapatıldığını, neden siyasi yasaklara ve bu cezalara çarptırıldığını…. Ve yine eline imkan ve fırsat geçince, nasıl ağır sanayi hamlelerini, Kıbrıs Barış Hareketini, tarihi D-8’ler girişimini, havuz sistemiyle rantiyenin hortumlarının kesilmesini başardığını.. Ve dahi, bir AKP milletvekilinin ABD ziyareti dönüşü bir Yahudi lobisi yetkilisinden naklen: “Erbakan’ı siyaseten öldürdük ve gömdük, ama yetmez, üzerine beton dökmemiz gerekir!” diyecek kadar, dünyayı parmağında oynatan malum ve mel’un güçleri bu denli ürkütmesinin sebeplerini ve amaçlarını düşünürseniz, Erbakan’ın ve Milli Görüşün hangi safta olduğunu her halde fark edersiniz… Nobel Ödülü sahibi BM Yeni Düzen Arayışları Uzmanı Prof. Oruin Lazio, Erbakan Hoca’nın davetlisi olarak İstanbul’da verdiği bir konferansta şu samimi itirafta bulunuyordu: Ben artık Adil Düzenciyim. Sebebini şöyle açıklayabilirim; “Büyük bir kasırga Avustralya’yı vurmuş, Hindi Çin’e doğru gitmesi ve büyük bir felakete sebebiyet vermesi beklenirken birdenbire okyanusa doğru kaymıştır. Acaba müthiş bir yıkım endişesine sahip bu korkunç fırtına bütün meteoroloji ve fizik uzmanlarının beklentisi dışında niçin ve nasıl yön değiştirip okyanus içlerine doğru esmeye başlamış ve enerjisini dağıtmıştır. Bunun sebebi araştırıldığında, o evsimde Avustralya’ dan Asya’ya doğru göç eden milyarlarca kelebeğin hafif ve nahif kanat çırpınışlarının oluşturduğu hava dalgasının okyanus içlerine ve kutup bölgesine taraf saptığı anlaşılmıştır. Bu olaya meteorolojide kelebek anlamına gelen “şimetterlik” etkisi denmektedir. İşte ben ( Prof. Lazio) yılların birikimi olan bilgi ve enerjimle birlikte; Erbakan’ın Adil Düzen brifingini dinleyince, insanlığın kurtuluşunun Milli Görüş ve Adil Düzen projelerinde olduğunu anladım, kafamda ve vicdanımda aradığım sisteme ulaştım ve bu istikamete yöneldim. Artık emrinizdeyim... Siyonizme, yani ırkçı Yahudi şovenizmine ve faşist batı emperyalizmine karşı:- İslam Birleşmiş Milletleri Teşkilatı
- İslam Ortak Pazarı
- Müşterek İslam Dinarı
- İslam Ortak Savunma Paktı
- İslam Kültür ve Eğitim Ortaklığı
gibi, Osmanlı ve Selçuklu örneği tüm dünyaya ve bütün insanlığa huzur, hürriyet ve refah sağlayacak ve barışı koruyacak kuruluşların- Önce teorik (fikri) projelerini
- Ardından, Milli Görüş hükümetleriyle pratik (fiili) girişimlerini ilkönce Erbakan ortaya atmış ve başlatmıştır.
- Çok genç ve dinç nüfus potansiyelimiz
- Yeraltı ve yerüstü zenginliklerimiz
- Dört iklim, geniş arazimiz
- Ve denizlerimiz
- Dünyadaki stratejik yerimiz
- Büyük tarihi mirasımız ve kültürel birikimimiz gibi tabii ve talihli imkan ve fırsatlarımızı değerlendirerek, kendi yerli ve Milli kalkınmamızı gerçekleştireceğimizi anlatmış ve toplumun uyanmasını sağlamıştır.
- Teslis (üç ilah) sapkınlığıyla Allah ve yaratılış inancı yanlış ve batıl
- Her çocuğun suçlu ve günahkar doğduğunu kabul ederek insana bakışı yanlış ve batıl
- “Alemin sahibi biziz, istediğimiz gibi dünyayı kullanıp katlederiz, havayı, okyanusları, ırmakları keyfimizce kirletir ve tüketiriz”düşüncesiyle doğaya yaklaşmaları haksız ve batıl olan Yahudi faşizminin ve Hrıstiyan şövenizminin şekillendirdiği bozuk ve barbar batı emperyalizmine karşı:
- Cenabı Allah’ın birlik ve vahdetini
- İnsanın yaratılışındaki şeref ve fazileti
- Dünyanın tabiatının korunması gereken bir emanet olduğu hakikatini esas alan İslam dini ve ulvi prensipleri doğrultusunda farklı din ve kavimden bütün insanlara şefkat, merhamet ve adaleti amaçlayan Milli Görüş Medeniyetinin temellerini atmıştır.
İyi de bütün bunlar neye mi yaramıştır? İşte bu sorunun cevabı, çok yakında anlaşılacaktır. Ve kutlu bir devrimle Türkiye merkezli yeni bir dünya kurulacaktır. Size tavsiyemiz: Ilımlı İslam safsataları, Dinlerarası Diyalog tuzaklarıyla; İslamiyeti yozlaştırma ve Siyonizme yamama girişimlerine… AB hayaline Türkiye’mizi yıkma ve geleceğimizi karartma hıyanetlerine karşı verdiğiniz ve bizlerin de içtenlikle desteklediğimiz gayretlerinizi devam ettiriniz!... Ancak sakın şımarıklık ve taşkınlık havasına girmeyiniz! Bir tarikat partisi ve tekke cemaati tavrını artık terk ediniz… Ülkemizin Kuvayı Milliye diriliş ve derlenişine en muhtaç olduğu bir dönemde, böylesine basit ve fasit bir parti ve tarikat taasubuyla hareket etmeyiniz!.. Milli Görüşten ayrılıp dergi çıkarmaya, tarikatınıza mürit toplamaya ve derken şirketlerinize ortak ayarlamaya çalıştığınız günlerde şimdi genel başkan yardımcınız Sn. Ali Bey’in Elazığ’a teşriflerinde: “Biz her türlü siyasetten ve partiden uzak duruyoruz. Particilik ve siyasetle hiçbir hayırlı hizmet yapılacağına inanmıyoruz…Biz ilmi ve ahlaki gayretlerle netice alınacağını düşünüyoruz.. Bu nedenle asla siyasete bulaşmayacağız, bulaşmıyoruz” derken, daha sonra birden part sunduğu gerçekleri yarım yamalak taklit ederek bu yola girdiğinize bile seviniriz!.. Ama dikkat ediniz… “Koyun sarhoş olunca kendini kaplan sanmış..Kurdun inini sorup, şafak vakti saldırmış” durumuna düşmeyiniz!.. Ve ham hayellere heveslenmeyiniz!.. Yazılacak ve yüzünüzü kızartacak çok şey var ama, diyalogcuları, masoncukları ve mooncuları sevindirmemek ve hainlerin eline koz vermemek için şimdilik bu kadarla yetindiğimizi ve hatta birkaç sahifeyi de yazdığımız halde vazgeçtiğimizi biliniz… Bediüzzaman’la ilgili yazdıklarınıza gelince: Bütün hayatını ve rahatını iman davasına ve aziz vatanımızın savunmasına harcayan, Rus işgaline karşı talebe ve taraftarlarının başında gönüllü alay komutanı olarak çarpışan ve en yakınlarını ve yeğenlerini şehadetle uğurlayan, ağır yaralı olarak esir düşüp, Rusya’da yıllarca zindanlarda tutulan ve Türkiye merkezli yeni bir İslam medeniyetinin hayali ve hasretiyle yanıp tutuşan Bediüzzaman’ın; tescilli hatıratı ve yüzlerce kitabı ortada iken, sadece onu istismar eden bazı gafillerin suçunu ona yükleyip, veya akla karanın karma karışık olduğu bir dönemde yazılan bir bildirideki imzasını bahane edip aleyhinde bulunmak; ne iyi niyetle, ne de yazarlık haysiyetiyle bağdaşmayan, dürüstlük seviyesinden ve samimiyetten uzak bir yaklaşımdır. | | | | | bu konuya biraz aciklik getirin diye gündeme getirdim, daha önce alinti yapmistim GIK I cikmadi kimsenin |