Saadet Lideri Kutan “emperyalist vahşetin ortağı olmayın” diyerek hükümeti uyardı
Asıl yiğit, zorbaya haddini bildirendir
Saadet Partisi Genel Başkanı Recai Kutan, ABD Dışişleri Bakanı Condoleazza Rice ile yapılan görüşmelerde kapalı kapılar ardında ABD’ye ne taahhütlerde bulunulduğunun açıklanmasını istedi.
Neler konuşuldu?
Kutan, Ankara İl Başkanlığı’nın Dışişleri Bakanlığı binasına bakan bahçesinde bir basın toplantısı düzenledi. Seslerini Dışişleri Bakanlığı’na, oradan da hükümete duyurmak için toplantıyı bahçede gerçekleştirdiklerini belirten Saadet Lideri Kutan, “Rice’in ziyareti içinde Türkiye’den neler istendi? Kapalı kapılar ardında neler konuşuldu?” diye sordu. Kutan, ABD’nin hedefinde Irak’tan sonra İran ve Suriye olduğunu anımsattı.
Oyuna gelmeyin
Hükümetin oyuna gelmemesini ve tavizci politikadan vazgeçerek yıllardır dost olduğumuz İran ile dostluğumuzu sürdürmemizi isteyen Kutan şöyle konuştu: “Sayın Başbakan yiğitlikten bahsediyor. Asıl yiğitlik, stratejik ortaklarınıza Irak’ta, İran’da ne aradıklarını sorabilmektir. Asıl yiğitlik, zorbalarla işbirliği değil, zorbalara engel olabilmektir. Asıl yiğitlik, her şartta mazlumun yanında yer almak ve zorbalığa direnmektir.”
Saadet Partisi Genel Başkanı Recai Kutan, ABD Dışişleri Bakanı Condolleezza ile yapılan görüşmelerde kapalı kapılar ardında ABD’ye ne taahhütlerde bulunulduğunun açıklanmasını isteyerek, hükümeti ve Başbakan Erdoğan’ı uyardı. Hükümetin oyuna gelmemesini ve tavizci politikadan vazgeçerek yıllardır dost ülkemiz İran’ı düşman edinmememiz gerektiğini vurgulayan Kutan, Başbakan Erdoğan’a, “Yiğitlikten bahsediyorsunuz. Asıl yiğitlik, stratejik ortaklarınıza, Irak’ta, İran’da ne aradıklarını sorabilmektir. Asıl yiğitlik, zorbalarla işbirliği değil, zorbalığa engel olmaktır. Asıl yiğitlik, her şartta mazlumun yanında yer almak ve zorbalığa direnmektir” çağrısında bulundu.
Kutan, ABD Dışişleri Bakanı Condolleezza Rice’ın Türkiye ziyareti ile ilgili olarak Dışişleri Bakanlığı yakınında Ankara İl Başkanlığı önünde partililerin protesto pankartı taşıdığı bir basın toplantısı düzenledi. Rice’ın kısa ziyareti içerisinde Türkiye’den neler istediği, kapalı kapılar ardında neler konuşulduğunu kimsenin bilmediğini vurgulayan Kutan, halkımızın bilgilendirilmesinden öte TBMM’ye dahi bilgi verilmediğini belirtti.
ABD’nin hedefinde Irak’tan sonra İran ve Suriye olduğunu anımsatan Kutan, Irak’tan sonra Ortadoğu’nun ikinci halkası İran’ın kırılmak istendiğini, üçüncü halkanın da Türkiye olduğunu vurguladı. Kutan, İran’ın nükleer teknolojiyi silah için kullanmayacağını defalarca açıklamasına rağmen, ABD’nin bu mazereti öne sürdüğünü kaydetti.
Şu anda nükleer silaha sahip İsrail ve Hindistan’ın hiçbir uluslar arası anlaşmaya imza koymamasına karşılık, İran’ın bu çerçevede denetimlere de açık olduğunu anımsatan Kutan, “Bundan çıkan netice, İran ile ilgili ileri sürülen gerçeklerin, gerçekdışı ve suni olarak üretildiğidir. Çünkü esas gerekçe farklıdır. BOP, Ortadoğu’ya demokrasi ve insan hakları getireceği iddiasıyla ortaya atılmışsa da, esas gözetilen husus İsrail’in güvenliğidir. Bunun ifade ettiği mana ise bu projede Türkiye’nin de hedefte olduğu gerçeğidir” diye konuştu.
Endişeliyiz
Bölgeyi tam anlamıyla kontrol altına alabilmek için bir yandan etnik ve mezhep çalışmalarının tahrik edildiğini öte yandan bölgenin iki güçlü devleti Türkiye ve İran’ın karşı karşıya getirilmeye çalışıldığını ifade eden Kutan, “ABD ve yandaşları Türkiye’yi Irak’ta ve İran’da tam bir batağın içine çekmek için uğraşmaktadır. Türkiye ve İran arasında 400 yıldan beri barışa dayalı bir ilişki olmuş, önemli hiçbir ihtilaf yaşanmamıştır. Şimdi sormak lazım batıya açık kapısını kaybetme riski varken kendisi de tam bir tehdit altında iken İran neden Türkiye ile çatışsın? Bütün bu gerçekler ortada iken AKP hükümetinin şaşkın ve hazırlıksız tavrı ve ABD’ye verdikleri tavizler bizi endişeye sevk etmektedir” şeklinde konuştu
ABD’nin gemi ve uçakları ile Türkiye’ye askeri malzeme ve silah giriş çıkışını sağlayan Dışişleri Bakanlığı’nın 1 Eylül 2004 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan tebliğini hatırlatan Kutan sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu genelge ile ABD’den ithal edilecek silah, mühimmat ve askeri teçhizat hangi ülkelere ne maksatla ihraç edilecektir. Bu durumda Türkiye, saldırgan bir ülkeye destek vermiş, dolayısıyla bir ucundan savaşa girmiş olmayacak mıdır?
Hakkari Yüksekova’da bir havaalanı inşaatı için istimlaklar yapılmıştır. Şimdi soruyoruz: Bu havaalanı inşaatı hangi ihtiyaçtan dolayı birden bire gündeme gelmiştir? Hangi maksatla kullanılacaktır? Geçtiğimiz Mart ayı ortalarında Gül, ‘Biz İran’ın nükleer programı ile ilgili olarak BOP kapsamında ABD ile birlikte hareket edeceğiz. Girişimlerimiz de sürecek. Ancak olumsuz bir tablo çıkarsa Türkiye, İran kapısını kapatmak zorunda kalacak’ demişti.
ABD niye İsrail’e tavır koymuyor?
Rice, İran’ın BM Güvenlik Konseyi kararına uyması gerektiğini söylüyor ve BM kararına uymadığı için İran ile ilişkilerin kesilmesini istiyor. İsrail’in nükleer silah ürettiği ve BM Kararlarına uymadığı dünyaca biliniyor. O halde ABD niye İsrail ile ilişkilerini kesmiyor?
Rice bir açıklamasında Türkiye’nin İran ile diplomatik ziyaretlerin sona erdirilmesini istemişti. Gül de Rice’ın ziyaretine jest olsun diye İran’dan nükleer teknoloji ve çalışmalar ile ilgili bilgi verecek üst düzey yetkilinin Türkiye ziyaretini kabul etmediler. Gelsin anlatsın, ne olacak? Ne maksatla gelirse gelsin ona bile müsaade etmiyorlar
Vaadlere kanmayın
Şimdi soruyoruz: Şayet ABD yukarıda saydığımız suni gerekçelerle İran’a saldırır veya ekonomik ambargo ve ticari kısıtlamalar yaparsa Türkiye ABD ile birlikte mi hareket edecek? Bütün bunlar dehşete kapılmamıza neden oluyor. Onun için AKP yönetimini uyarıyoruz. Bu kadar gaflet
Allah saklasın ülkeyi felakete sürükler. Sakın ola ki, artırılan terör olaylarının, özellikle Güneydoğu’da PKK terörünün önlenmesi konusunda, Türkiye’ye yapacakları vaadlere de kanmayın. Irak’taki PKK kamplarını kurduran, besleyen ve koruyan mihraklar o kampları ortadan kaldırmak için size destek vermezler. Rice da zaten geldiğinde PKK ile ilgili olarak somut bir hiçbir taahhütte bulunmadı. Meseleyi yeni Irak yönetimine havale etti. Sanki Irak’taki yönetim ABD’nin kontrolünde değil.
Haçlı ittifakına ev sahibi olmayız
Bugün burada ülkemizin emperyalist güçlerce sürüklenmek istendiği maceraya karşı hükümeti uyarıyoruz. Türkiye bağrında 7 haçlı ordusunu eritmiş şerefli bir milletin çocuklarının yaşadığı şehitler ülkesidir. Çağdaş haçlı ordularına ev sahipliği yapamayız. Çağdaş haçlı ordusu ile işbirliği yapıp komşularımızı vuramayız. Limanlarımızı, hava alanlarımızı haçlı ordularının saldırı üssü haline getiremeyiz. Buna biz izin vermeyeceğiz.
Yanlış hesap Balgat’tan döner
Saadet Partisi, ABD’nin zorba yönetimi istediği diye Türkiye’nin İran ile karşı karşıya gelmesine asla izin vermeyecektir. Çünkü hamdolsun ki, Türkiye’de Saadet Partisi var. Herkes şunu iyi bilsin ki, ‘Yanlış hesap Balgat’tan geri dönecektir’
Tarih boyunca bu coğrafyada hiçbir yabancı güç uzun süreli kalamadı. BOP adı altında coğrafyamızı kana bulamaya çalışanlar asla emellerine ulaşamayacaklardır. AKP hükümetine sesleniyorum!
Şehitlerimizin kemiklerini sızlatmayın
Siyonist zorbalık; BOP projesi ile bu bölgede kalıcı etnik ve mezhebi çatışma ve kavgaları oluşturmak istemektedir. Bu oyuna alet olmayın! Şehitlerin kemiklerini sızlatmayın!
Kılıçarslanların, Selahattin Eyyübilerin torunlarını, Bush’un ucuz saldırı gücü haline getiremezsiniz. 600 yıl boyunca 3 kıta 7 denizde İslam’ın sancaktarlığını yapmış olan bir milletin çocuklarını Müslümanlarla savaştıramazsınız. Biz buna izin vermeyeceğiz. Stratejik ortaklarınız, müttefikleriniz, bu bölgede çatışmaları planlarken, biz daha fazla bütünleşmeyi ve entegrasyonu sağlamaya çalışıyoruz. Siz AB hülyası ile Türkiye’nin milli menfaatlerini hiçe sayıyorsunuz, biz D–8 diyerek İslam ülkeleri arasında işbirliği ve bütünleşme hedefine koşuyoruz.
ABD Dışişleri bakanı ile kapalı kapılar ardında hangi pazarlıkların yapıldığını bilmek istiyoruz. Biz hükümeti oyuna gelmemeye ve tavizci politikayı terk etmeye davet ediyoruz. Terör karşılığında, emperyalist vahşetin ortağı olamayız. Katliamlara destek veremeyiz. Bebeklerin katlinin gerekçesi olamaz. Savaş değil, barış istiyoruz. Terör değil, güvenlik istiyoruz. Kargaşa değil, huzur istiyoruz. Komşularımızla savaş değil, işbirliği öneriyoruz
Başbakan’a sesleniyoruz
Ve Sayın Başbakan’a sesleniyoruz:
Yiğitlikten bahsediyorsunuz. Asıl yiğitlik, stratejik ortaklarınıza, Irak’ta, İran’da ne aradıklarını sorabilmektir. Asıl yiğitlik, zorbalarla işbirliği değil, zorbalığa engel olmaktır. Asıl yiğitlik, her şartta mazlumun yanında yer almak ve zorbalığa direnmektir”