İletişim
Yardım
Bugünki Mesajlar
Ajanda
Üye Listesi
Kayıt ol
Home

Navigation
Geri git   DelikanForum.NET > DİN-SİYASET / EKONOMİ-SAĞLIK > Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar
Cevapla
 
LinkBack (1) Seçenekler

  #1
Alt 01.05.2006, 00:01
 
addanali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 05.07.2005
Mesajlar: 3.047
Teşekkür etti: 27
14 Teşekkür 10 Mesaja aldı
Feyz dergisinin amacı ne? ....

ONBEŞİNCİ YILA GİRERKEN…
Türkiye genelinde aylik yayin yapan fikir, kültür, aktüalite içerikli dergimiz Feyz, Allah'in (cc) izniyle okurlariyla gönül birligi içinde onbesinci yilina ulasmistir. Ilim, fikir, ahlak ve gönül adami Senel Ilhan Bey'in degerli gayretleriyle yayin hayatina atilan ve büyük bir azimle, sevdayla, askla yoluna devam eden dergimiz 1991 yilinda yayin hayatina baslamis ve o günden bu güne kesintisiz olarak her ay okuyuculariyla bulusmaktadir. Her derginin oldugu gibi Feyz Dergisi de kendine has özellikleri ile öne çikmis ve bir çok ilklere imza atmistir. Fikren, ilmen, kalben gayet zengin olan Ehl-i sünnet hassasiyetinden zerre kadar taviz vermeyen dergimiz, Türkiye'de tasavvufun daha iyi anlasilmasinda, yayginlaslamasinda ve genis kitlelere anlatilmasinda öncü olmustur. Tüm bunlari yaparken en önemli itici gücümüz milletimizin sinesinde olan iman ve Islam ruhunun, deger hassasiyetlerinin hiç solmayacagina ve durmaksizin gelisecegine olan inancimizdir. Aktarilan güzelliklerin gönüllerde gül bahçesine döndügünü görmek bizlerin hakliligini göstermeye yeter diye düsünüyoruz. Feyz, özellikle ülkemizin en güzide degerleri olan ve önde gelen kültürel ve manevi dinamikleriyle sik sik röportajlar yaparak, her daim bu millete faydali ilim ve gönül ehlinin toplumla bulusmalarini saglamistir. Bunu yaparken toplumdan aldigi pozitif tepki, bu alanda yapilan hizmetin gerekliligini ve bir deger üretimi içinde oldugumuzu gösterir düzeydedir. Feyz, insanimizin ölçü anlaminda ihtiyaç duydugu konulari sürekli isleyerek, hiçbir yerde yazilmayan kendine has orijinal fikirleriyle, ilim dünyasinda takip edilen ve okunan bir dergi olmustur. Yani Feyz; Islami ölçüler, insan psikolojisi, maneviyat, Allah (c.c) kul iliskisi, insanin iç dünyasi ve kendisiyle barisik olmasi, günah psikolojisi, cinsellik, kendini ve nefsini tanima, itikadi ölçüler gibi yüzlerce alanda, insanimiza Islam'in gerçek ölçülerini aktarmistir. Islam Hobi Degildir, Tabular ve Islam, Insan Amacinin Kuludur, Imanina Inanmak isimli eserlerimiz bu güzellikleri aktarmak amaciyla üretken bir ruhun yansimasi olarak yayinlanmistir.
Feyz dergisi Ehl-i Beyt konusuna baslibasina önem ve deger veren bir dergi olmustur. Bu alanda da insanimiz bilgilendirilmis, konunun önemi ve hassasiyeti sik sik islenmis, bu konunun gerçek ölçüleri zihinsel ve ruhi dünyamiza ait güncel ihtiyaçlarimizi kusatacak ve degerlendirecek biçimde her kesimin istifadesine sunulmustur.
Dergimiz günümüz hengamesi içinde gözlerden kaçan ama hayatimizi derinden etkileyen, üzeri kapali kalmis, ciddi ve önemli, üstelik de ekmek ve su kadar ihtiyaç duyulan konulari günümüz insanina Islami bir soluk, bir nefes, bir derinlik, bir ölçü olarak yazmaya ve gündeme getirmeye devam edecektir. Yine de sonuç olarak “gayret bizden, tevfik Allah'tan” derken, bizleri okurlarimizin daha iyi degerlendirecegine inaniyor; nice ihlasli, gayretli, azimli yillari okurlarimizla birlikte bölüsebilmeyi Yüce Mevlâ'dan niyaz ediyoruz.
Selam ve dua ile…
FEYZ'Lİ ONDÖRT YIL
Elhamdülillah Feyz'in yayin hayatina geçisinin 15.yilini idrak ediyoruz. Bu elbette ki çok sükredilecek bir hadise. Çünkü bir derginin yayin hayatina adim atmasi kolay olabiliyor. Ama devamini getirebilmek, hele bunu on dört yil gibi bir zaman götürebilmek gerçekten zordan da zor mesele. Bunu ancak dergi çikaranlar, bu isin çilesini çekenler bilir..Yani bu derdi ehli anlar ehli bilir. Hele dergiyi hayata geçirirken büyük sermayeniz yoksa, veya sermaye sahipleri tarafindan desteklenmiyorsaniz, reklama ayiracak paraniz yok ve is sadece sizin tek tek gezerek aboneler bulmanizi gerektiriyorsa, sabrinizin tükenmesi için on dört sene bekleyemezsiniz.Yani çoktan pes etmis olmaniz gerekir.. Ayrica bütün Islami dergiler en azindan kendi cemaatleri tarafindan desteklenirken sizin bundan bile mahrum birakilmanizin öksüzlügünü, yetimligini tahayyül bile edemezsiniz. Tipki hazreti Peygamber gibi.. Baba yok, ana yok, öz amcan en zorlu düsman, yalnizca Allah'a güvenerek, ona itimat ederek, ondan yardim beklenerek sürdürülen Resullük, elçilik görevi..
Eh demek ki Feyz'e de bu yakisiyor. Davasinin takipçisi Peygamberinin sünnetini yasamak.. Onun gibi zor olani basarmak.. O zaman Feyz'in bütün çalisanlari ve onu madden ve manen destekleyenler gögüslerini gere gere Allah'a sükredebilir ve bu zorlu sinavi tam on dört yil verebilmis olmanin mükafatini amel defterlerinde bütün ibadetlerinden daha kurtarici ve sevapli olarak ümit edebilirler..
Elhamdülillah Feyz çok zorlu bir sinavi basarmistir. Herkesin notunu Rabbim kendi cömertligi ile ihsaniyla versin.. Âcizane ben Feyz'in bu zor görevi basarmasindaki sirri birçok nedene bagliyorum. Inaniyorum ki, öncelikli olarak Allah'in yardimi Feyz'le beraberdir. Zira elinden geldigince sadece onun rizasini gözeterek yayin hayatina baslamis, O'nun yüce isminin nuruyla, karanlikta kalmis imansizliktan bunalmis gönüllere iman ve huzur tasimaya çalismis, dünya hayatinin putlastirildigi su ahir zamanda, kulluk edilecek yegane varligin bizleri yaratan yüce Rabbimiz oldugunu, hasta kalplere duyurmak ve “yeryüzünde Allah'in en sevdigi insanlar, Allah'i insanlara sevdirenlerdir” müjdesiyle müjdelenenlerden olmak için, ondört yil gece gündüz mücadele etmistir.. Evet, bir insan hayatiyla kiyaslanirsa çok uzun bir zaman olan ondört yillik yayin hayatinda, umariz ki bütün çalisanlariyla beraber Feyz ailesi, insallah bu iltifat ve sevgiye mahzar olmustur...
Ikinci olarak bu basarinin altinda yatan nedenlerden birisi de, tellalligini misyon kabul ettigi Evliyalarin, Sâdatlarin manevi himmet ve yardimlaridir.. Evet, ben buna da yürekten inaniyorum. Zira bin dört yüzyillik gelenegi olan ve tam olarak “Evliyalik okullari” diye adlandirabilecegimiz “Tasavvuf müesseselerinin” küçük veya gereksiz görülerek bütün evliyalarin ruhlarinin incitildigi ve belki de yeryüzünden onlarin manevi tasarruf, dua ve himmetlerinin kesilmeye yüz tuttugu bir zamanda, Feyz; onlarin çok güçlü bir sesi olarak yayin hayatina girmis ve neticede bir takim cemaatler tarafindan dile getirilen, yersiz ve yanlis düsüncelerle çok siddetli bir biçimde mücadele etmis ve bu yanlis düsüncelerden bazilarinin terk edilmesi hususunda bugün bir hayli mesafe alinmistir... Mesela diyerek bu yanlis düsüncelerden birine verebilecegimiz örnek; Üstad Bediüzzaman'in, bundan yarim asir öncesi sartlari göz önüne alarak söylemis bulundugu; “Zaman Tarikat zamani degil, iman kurtarma zamanidir” sözüdür. Iste bu yanlis düsünce itibardan düsmüs, artik eskisi kadar güçlü bir sekilde dillendirilmemektedir. Hatta bugün o cemaatlerin ileri gelenleri de gerek yazilarinda ve gerek sohbetlerinde evliya tellalligina baslamis veya en azindan bu dudak büküsten vazgeçmislerdir... Elbetteki dogru olan da budur. Zira tebligde en güçlü etkinin örnek yasantilarda oldugu ilmi bir gerçek olarak ortada dururken, Islam'in en güzel örnekleri olan evliyalarla insanlar arasini izole etmek ve halki o mübarek insanlardan kaçirmak, kas yaparken göz çikarmanin daniskasidir… Böyle bir tezadin hizmet adina savunulabilir bir yani olamazdi elbet..
Üçüncü olarak Feyz'i bu günlere ulastiran bu derginin mimari S.Senel Ilhan Beyefendinin Allah vergisi özellikleridir.. Feyz'in kurucusu, mimari olan kisi S.Senel Ilhan Bey akil, ahlak, ilim, sabir, irade vs gibi bir çok üstün özellikleri itibariyle bu misyon için özel olarak seçilmistir. Mesela; derginin 14 yil önce yayin hayatina baslayabilmesi için gerekli iznin alinmasi gereken kisi o zamanin maneviyat Sultani Muhammed Rasid Hazretleriydi ve bu konuda çok titizdi. Çok kisi bu is için izin almaya gitmis ama elleri bos dönmüstü.. Ama o mübarek zat hiç tereddüt etmeden bu görevi ona layik görmüstür..
Evet, S.Senel ilhan azmiyle, ihlasiyla, verilen görevi her ne pahasina olursa olsun yapip tamamlayacak yapisiyla; akil, ilim, ahlak gibi maddi ve manevi bütün donanimlari ile tellalligina soyundugu evliyalar tarafindan seçilmis özel bir insandir. Bu güç isi basarabilecek insan o büyükler tarafindan belirlenmistir... Zira bu yolun yokuslari dik, uçurumlari sarp, patikalari dar, dikenleri çoktu ve öyle gidilesi öyle geçilesi degildi... O sebeple bu ise soyunan kisi hem çok sabirli, hem çok sefkatli, hem çok ehliyetli ve hem çok akilli, ayni zamanda insanlari taniyabilecek, dostu düsmandan ayirt edebilecek feraset, basiret sahibi olmaliydi..
Netice olarak, asirlar boyu güzel insanlar yetistirmis bu tasavvuf okullarinin bahçelerini yabani otlar istila etmis, yollarini taslar ve dikenler kaplamisken, bu yollarin taslarini kaldirmak, bu gül bahçelerinin dikenlerini temizlemek hususunda Feyz'e ve onun mimari S.Senel Ilhan Beyefendi'ye çok nasip düsmüstür, elhamdülillah
Feyz siradan bir dergi olmamis, olmayacaktir. Ve insallah ileriki yillarda da üzerine aldigi misyona uygun çok güzel hizmetler yapacaktir.. Mesela; O'nun önemli misyonlarindan birisi de tasavvufu, asrimiza asrin diliyle anlatmasidir..Yani gelenegin bugün terk edilmesi gereken bazi kaliplarini tespit ederek daha çok insanin, özellikle ilim adamlarinin ve entelektüel çevrenin de tasavvufla bulusmasina yardimci olmak onun önemli misyonlarindandir. Bu noktada gayet basarili hizmetler yapmis insallah daha çogunu da yapacaktir.. Bu tabir asla yanlis anlasilmasin bu ne reformculuk, ne de Kur'an ve Sünnet çizgisinden ayrilmak ve tavizler vermektir. Sadece dinimizin önceliklerini iyi tespit edebilmek basiretiyle alakali bir tutumdur.
Kisaca Feyz'in misyonu Ehl-i sünnet ve'l cemaat'in yayilmasi ve yasanmasidir. Veya Hazreti Peygamber'den gelen ilmin tamamina sahiplenmektir... Daha önce de bu ilme sahip çikan Sahabeler ve onlardan sonra bu kutlu yolun devamini saglayan ve günümüze kadar bu zincirin halkalarina siki sikiya yapisarak gelen tasavvuf büyükleri gibi ki, bunlar herkesin bildigi, yasarken etraflarina hidayet isigi olmus, Maruf-u Kerhi, Abdulkadir Geylani, Beyazid-i Bestami, Cüneyd-i Bagdadi, Davud-i Tai, Hazreti Mevlana ve Hazreti Yunus gibi ilimde ve ahlakta zirve insanlardir.. Gerçek birer varis-i Nebidirler.
Netice –i kelam söylenecek çok sey var ama hepsini söyleyip bas agritmayalim.Ileriki sayilarda yine devam etmek dilegiyle, bütün Feyz ailesine, abonelerine, abone olacak imkani olmayip ta gönülden destekleyenlerine duam sudur:.
“Allah ü Teala cümlemizi ve cümlesini dostlarindan ayirmasin! Bir ömür dostlariyla beraber olanlardan, en azindan onlari sevenlerden etsin..(Amin)
Abdülkadir.Yilmaz
www.feyzdergisi.com
__________________
"SEVEN SEVDİĞİNE İTAAT EDER"
addanali isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #2
Alt 22.06.2008, 15:19
 
KaRiN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 14.06.2008
Mesajlar: 3
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
s.a.
ben hep merak etmişimdir
tasavvuf tam anlamıyla nedir ?
KaRiN isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #3
Alt 22.06.2008, 15:41
 
Dervisan_Esma - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 30.08.2006
Mesajlar: 1.054
Teşekkür etti: 49
51 Teşekkür 41 Mesaja aldı
Kaynaklariyla Tasavvuf 1 ve 2 - Semerkand yayinlari - Dr. Dilaver Selvi

Ariflerin Yolun Edebleri - Semerkand yayinlari - Seyyid M. Saki Hashimi hz.

Avariful Mearif - Semerkand yayinlari - Imam Sihabuddin Suhreverdi hz

bu kitaplari okumani tavsiye ederim..
Dervisan_Esma isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #4
Alt 08.07.2008, 15:34
 
addanali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 05.07.2005
Mesajlar: 3.047
Teşekkür etti: 27
14 Teşekkür 10 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız KaRiN
Mesajı göster
s.a.
ben hep merak etmişimdir
tasavvuf tam anlamıyla nedir ?
tasavvuf islamın pratik hayatta ruh ve bedenen yaşanması için açılmış kolejlerdir........
__________________
"SEVEN SEVDİĞİNE İTAAT EDER"
addanali isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #5
Alt 08.07.2008, 17:40
 
İMKENEGİ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 04.01.2006
Mesajlar: 967
Teşekkür etti: 64
33 Teşekkür 22 Mesaja aldı
Bismillah.

bu feyz dergisinde bir ara rüşdü tafral denilen biri ile sohbet yapılmış.orda bu sözde alim (!) bir şeyh efendi ile konuşmuşda o kendisine sakal bırakmasını nasihat eylemişde... gerisini siz getirin adaNALI KARDEŞİM..

sevemedim bu dergiyi ben bu sebebden.. (!)

hatda o zamanlar aradım kimmiş bu cuhelanın taşladığı şeyh efendi.?

cenabı hak kendisine hidayet versin..

vesselam..
__________________
İbni Abidin
İMKENEGİ isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #6
Alt 08.07.2008, 17:43
 
İMKENEGİ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 04.01.2006
Mesajlar: 967
Teşekkür etti: 64
33 Teşekkür 22 Mesaja aldı
Esselamu aleykum.

aşağıdaki yazı (taranmışdır.) feyz dergisinİn (www.feyzdergisi.com) bu ayki sayısından alınmışdır.

nurcu rüştü tafral ile bir konuşma yapmışlar.

öncelik ile şunu beyan edeyim ben bu zatı hiç tanımam.adını dahi duymadım.belki duyanlar vardır.

acizane bu sohbetin bir yerinde geçen bir anektodu aktarmak isterim.

orda sayın tafral şeaire çok önem veren bir şeyhe işde bana bir nur talabesi geldi görüşelim tanışalım desin diye ittihad-ı islam adına bir ziyaretde bulunduğunu beyan ediyor.sonra bakmışki kendisine bu şeyh efendi teferruata dair bir meselden bahsedince efendim daha meyveler yenecek değil diye teşekkur edip ayrılmış.

sohbeti yönlendiren şahışda keskin zekası ile diyorki teferruata ait sorulan soru sakal meselesimi.

gördüm ki ittihad-ı islam 'dan bahsedenler nasılda islami mevzularda laçkalaşıyor.

sanırım nurcu olupda laçkalaşanlar saidi ursinin sakal ve de başına gelen musibetler arasındna nasıl bir bağ kurduğunu okumamışlar.ya da görmezden geliyorlar.!

efendim kısa olarak ifade edeyim burda sakalın hükmünü tartışacak değiliz.

bu zatın hangi şeyhe gitdiği mühim değilde bir şeyhe bu şekilde bana geldi desinler diye hakkında yorum yapmak edebe aykırıdır.

hele kendisini risale-i nur hizmetkarı addeden kimselere yakışmaz.

bende zaten kendsini risale-i nur hizmetkarı olarak görmüyorum.

feyz dergisini aradım ve bu edepsizliği tekzip etmelerini istedim.tekzip ederlerse ne ala.etmezlerse bu dergiyi sırf bazı kardeşlerin hatırına bir daha almayacağım.

söz konusu sohhetin bir bölümü aşağıdadır.bilginize sunarım.

__________________
İbni Abidin
İMKENEGİ isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #7
Alt 08.07.2008, 17:44
 
İMKENEGİ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 04.01.2006
Mesajlar: 967
Teşekkür etti: 64
33 Teşekkür 22 Mesaja aldı
imdi adanalı kardeşim bu dergiyi ben almıyorum ..sebebi belli..

adanalı kardeşim sen cevab ver. bu adamın gitdiği ve de şeaire çok önem verdiklerini söyledikleri cemaat hangisidir acaba.?

ALlah Allah .. benim bildiğim bir kaç dane cemaat var böyle çok önemli olan gören islami ghiyim kuşamı.... kim acba.?

kim olduğunu önemli değil.. etdiği söz önemli.. yazıklar olsun böyle sahte nurculara..

ağacın meyvesi yencekmiş gibi değil miş.ona bir nur talabesi gelmişmiş. desinler diye imiş... .

yuh olsun yani...

BUGUNUN EMPOZE EDİLEN NURCULUPU BUDUR İŞDE.. SAİDİ NURSİ MERHUMLAN ALAKALARI YOK BUNLARIN.

başka soru şimdi.

evet feyz dergisinin amacı nedir.?

...

aklını başına alsın feyz dergisi..




vesselam..
__________________
İbni Abidin
İMKENEGİ isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #8
Alt 08.07.2008, 18:49
 
ejder2008 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 20.05.2008
Mesajlar: 366
Teşekkür etti: 26
41 Teşekkür 29 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız KaRiN
Mesajı göster
s.a.
ben hep merak etmişimdir
tasavvuf tam anlamıyla nedir ?
TASAVVUF'UN ASLI HAKİKAT VE MARİFETULLAH İNCİLERİ

her konuda açıklaması var. faydalanacağınızı umuyorum
__________________
Vatansız İman, İmansız Vatan Muhafaza Edilemez
ejder2008 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #9
Alt 08.07.2008, 18:49
 
ejder2008 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 20.05.2008
Mesajlar: 366
Teşekkür etti: 26
41 Teşekkür 29 Mesaja aldı
...
__________________
Vatansız İman, İmansız Vatan Muhafaza Edilemez
ejder2008 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #10
Alt 10.07.2008, 00:07
 
addanali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 05.07.2005
Mesajlar: 3.047
Teşekkür etti: 27
14 Teşekkür 10 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız İMKENEGİ
Mesajı göster

..................feyz dergisi..

vesselam..
bir müslüman olarak bir düşün,aklını kullanarak düşün......bir cemaat mensubu müslümanların birlikteliği için bir ziyaret gerçekleştiriyor fakat karşılığında sakal mevzuu açılıyor ve oradan uzaklaşıyor...bumudur böyle yaklaşan bir müslümana yapılması gereken muamele.......nur talebesi olan zat ziyaretine gittiği zata neden gidiyor nur talebesi sıfatıyla gidiyor....bunu vurguluyor ...sen de önyargılarının harekete geçirmesiyle bu cümleyi tarikatları küçültme olarak algılıyorsun........"tarikatın meyve olarak ifade edilmesi alimler tarafından yapılıyor.....bu zatta anladığı kadarıyla bu şeyh efendinin müslümanların birlik beraberlik duygusu noktasında yetişmemiş olduğunu vurguluyor....bu hakaret değil bilakis sorunu ifade etmek , ortaya koymaktır......birlik beraberlik duygusunu maalesef müslümanlar olarak aliminden ümmisine kaybetmişiz.......bu bir gerçek....bunu yalanlayacak akıllı bir adam tanımıyorum ben......durum ortada.......maalesef durum böyle.....keşke böyle olmasa ama bu bir gerçek.....sorunu halledebilmek için sorunun varlığını kabul etmek gerekiyor.....kabul ettikten sonrada çözüm arayışına girersin ve Allahın yardımıyla mutlaka çözersin....ama deve kuşu gibi kafayı kuma sokarda olayları öyle değerlendirirsen ne problemi çözersin nede problem olduğunu görürsün....aynı tas aynı hamam devam edersin vede kendi kendini kandırırsın......aynı zamanda müslümanların birlik beraberliği için gece gündüz mücadele eden feyz camiasınada iftira atmış haddini aşmış olursun.....
__________________
"SEVEN SEVDİĞİNE İTAAT EDER"
addanali isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #11
Alt 10.07.2008, 15:09
 
İMKENEGİ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 04.01.2006
Mesajlar: 967
Teşekkür etti: 64
33 Teşekkür 22 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız addanali
Mesajı göster
bir müslüman olarak bir düşün,aklını kullanarak düşün......bir cemaat mensubu müslümanların birlikteliği için bir ziyaret gerçekleştiriyor fakat karşılığında sakal mevzuu açılıyor ve oradan uzaklaşıyor...bumudur böyle yaklaşan bir müslümana yapılması gereken muamele.......nur talebesi olan zat ziyaretine gittiği zata neden gidiyor nur talebesi sıfatıyla gidiyor....bunu vurguluyor ...sen de önyargılarının harekete geçirmesiyle bu cümleyi tarikatları küçültme olarak algılıyorsun........"tarikatın meyve olarak ifade edilmesi alimler tarafından yapılıyor.....bu zatta anladığı kadarıyla bu şeyh efendinin müslümanların birlik beraberlik duygusu noktasında yetişmemiş olduğunu vurguluyor....bu hakaret değil bilakis sorunu ifade etmek , ortaya koymaktır......birlik beraberlik duygusunu maalesef müslümanlar olarak aliminden ümmisine kaybetmişiz.......bu bir gerçek....bunu yalanlayacak akıllı bir adam tanımıyorum ben......durum ortada.......maalesef durum böyle.....keşke böyle olmasa ama bu bir gerçek.....sorunu halledebilmek için sorunun varlığını kabul etmek gerekiyor.....kabul ettikten sonrada çözüm arayışına girersin ve Allahın yardımıyla mutlaka çözersin....ama deve kuşu gibi kafayı kuma sokarda olayları öyle değerlendirirsen ne problemi çözersin nede problem olduğunu görürsün....aynı tas aynı hamam devam edersin vede kendi kendini kandırırsın......aynı zamanda müslümanların birlik beraberliği için gece gündüz mücadele eden feyz camiasınada iftira atmış haddini aşmış olursun.....

ADANALI ..söyle bakalım hangi şeyh efendiye gitmiş o zat.? feyz dergisi olarak bunu açıklayın..

Allah dostuna böylesine bir muameleyi yapanlar ve de bunu savunanlar asıl haddini aşmışdır.acaba gitdide başka neler konuşdular .? gerçekden merak ediyoruz.acaba gider gitmez o şeyh efendi kendisine sakaldan mı bahsetmiş.!!


Allah resulunun sünnetini bu tarzda hiçe sayanlar hangi birlikdelikden bahsederler? tamam sen sakal bırakmayabilirsin ama bir şeyh efendi seni huzuruna alıpda sohnbetin akabinde sana sakal bırakmanı nasihat ediyor ise sen alır o nasihatı başın üzerine koyarsın. söze bak yetişememiş....;

bir kamil mürşide ümmedin birliği hususunda nakıslık isnad etmek en büyük bedbahlıkdır.bunu yukardaki savunmakda bedbahlıkdır.

aslında sana okkalı cevab lazım ama mubarek aylardayız.sana ve feyz dergisine bu cevab vede üstdeki cevabım kafidir.yazık etdin kendine adanalı..

yukarda demişim ki ;

empoze edilen nurculuk anlayışı budur diye.hayır hayır eksik söylemişim

işde empoze edilen islam anlayışı bu demem lazım idi.

işde böylece düzeltirim.

vesselam.
__________________
İbni Abidin
İMKENEGİ isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #12
Alt 10.07.2008, 15:32
 
Üyelik tarihi: 27.05.2008
Mesajlar: 123
Teşekkür etti: 1
13 Teşekkür 12 Mesaja aldı
İkinizde sofi değilmisiniz nedir böyle hırsla alıp veremediğiniz?

Halbuki bize 'Tasavvufta yol almak edeple olur' derlerdi.
yolcuyuz isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #13
Alt 10.07.2008, 16:10
 
Üyelik tarihi: 13.06.2008
Mesajlar: 416
Teşekkür etti: 16
55 Teşekkür 41 Mesaja aldı
Aladığım kadarıyla Feyz dergisi müslümanlar arasında bir konsensus kurmayı amaçlıyor.
Başında bulunan kişi kendini seyyid olarak söylüyor.
Menzil tarikatından olan arkadaşlar pek tasvip etmediklerini söylediler.
Bilemiyorum.
Kendi aralarında ne tür bir mesele var.
Özellikle 'Mehdi' konusunda epey yazılar var.
Bu beni biraz düşündürüyor.
Hani 'ey müslümanlar dikkatli olun mehdinin özellikleri şunlardır' derken kendilerini işaret ederler ya...
İnşaallah o niyetle yapmıyorlardır.
Takip etmeye devam......
yavuz1 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #14
Alt 10.07.2008, 20:30
 
addanali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 05.07.2005
Mesajlar: 3.047
Teşekkür etti: 27
14 Teşekkür 10 Mesaja aldı
imkenegi kardeşim,ne yapmaya çalışıyorsun...eline ne geçiyor.....ortada bu kadar kamil mürşid varsa müslümanların bölük pörçüklüğü niye?....eline ne geçiyor
__________________
"SEVEN SEVDİĞİNE İTAAT EDER"
addanali isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #15
Alt 10.07.2008, 22:30
 
addanali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 05.07.2005
Mesajlar: 3.047
Teşekkür etti: 27
14 Teşekkür 10 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız yavuz1
Mesajı göster
Aladığım kadarıyla Feyz dergisi müslümanlar arasında bir konsensus kurmayı amaçlıyor.
Başında bulunan kişi kendini seyyid olarak söylüyor.
osmanlı kayıtlarında nakibül eşref defterlerinde seyyidlikleri açık ve net kayıtlı olan bu seyyid ailenin köylerindeki mezarlıklardaki türbelrinin mezar taşlarına varana kadar ehli beyt oldukları aşikardır..yüzyıllarca ümmeti muhammedin imanının kurtulmasına vesile olmuş çok alim şeyh yetiştirmiş kutlu bir ehlibeyt sülalesidir...seyyid olan birinin kendisini öyle ifade etmesi kadar doğal bir durum olamaz......

[/quote]Menzil tarikatından olan arkadaşlar pek tasvip etmediklerini söylediler.
Bilemiyorum.[/quote]
menzil tarikatından olan sofilerden birkısmı (sultan seyyid muhammed raşid hz.lerinin büyükoğlu,aynı zamanda şeyh)seyyid fevzettin efendiyede iyi demiyor..ne olacak şimdi..

[/quote] Özellikle 'Mehdi' konusunda epey yazılar var.
Bu beni biraz düşündürüyor.
Hani 'ey müslümanlar dikkatli olun mehdinin özellikleri şunlardır' derken kendilerini işaret ederler ya...
İnşaallah o niyetle yapmıyorlardır.[/quote]

bak kardeşim,mehdinin kim olduğunu Allah bilir...bir kimse çıkıpta ben mehdiyim diyorsa veya böyle bir iddiası varsa bu yalandır....mehdinin kim olacağı nasıl zuhur edeceği onu kimlerin tanıyacağı ve kimlerin biat edeceği hadislerle sabittir......bu yüzden birinin mehdilik iddiası mehdi olmadığının en büyük delilidir...ahirzaman bilincinde olmak gerekiyor...feyz dergisinin amaçlarından biride ümmeti muhammedin ahir zaman bilincini oluşturmaktır.....feyzin ilkelerinden biride budur.....müslümanıçağının adamı olması gerekir......bulunduğu çağın icaplarına göre islamı yaşamalı yaşatmalıdır.......
__________________
"SEVEN SEVDİĞİNE İTAAT EDER"
addanali isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #16
Alt 10.07.2008, 22:33
 
addanali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 05.07.2005
Mesajlar: 3.047
Teşekkür etti: 27
14 Teşekkür 10 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız İMKENEGİ
Mesajı göster
.yazık etdin kendine adanalı.. vesselam.
sen hala anlamamakta ısrar ediyorsun,sana söyleyecek bir sözüm yok kardeşim.....varsın addanali yazık etmiş olsun kendine .....sen iyi olda....
__________________
"SEVEN SEVDİĞİNE İTAAT EDER"
addanali isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #17
Alt 10.07.2008, 22:44
 
addanali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 05.07.2005
Mesajlar: 3.047
Teşekkür etti: 27
14 Teşekkür 10 Mesaja aldı
5-İçinde bulunduğumuz zamanın şartlarına göre insanların sorun ve ihtiyaçlarını gözeterek, ilmi ve fikri anlamda donanımlı olmak:
Bugün insanları inkâra veya günaha iten nedenler iyi tespit edilmeli ve ilaçlar ona göre hazırlanmalı reçeteler ona göre yazılmalıdır. Tarihe bakanlar görecektir ki, her peygamberin devrinde farklı bir günah ve şirk çeşidi yayılmıştır. Ve her ümmet ayrı bir günahtan azaba uğramıştır. Gönderilen kitaplarda da özellikle o günahlara karşı uyarı ve ikazlar vardır. Bu zamanda ise o günahların her çeşidinden bulmak ve görmek mümkündür.
Kendinde tebliğ sorumluluğu olduğunu düşünen bir âlim veya bir mümin kimse bu şartları gözetmeden tebliğ yaparsa ne kadar başarılı olabilir? Yüce Kitabımız Kuran-ı Kerim; "insanlarla en güzel şekilde mücadele edin” derken bu gerçeğe işaret etmektedir. Bu ayetin neyi anlatmak istediğini anlamayanın önce kendinin yetişmeye ihtiyacı varken, başkalarını irşada çıkması asla uygun değildir. O zaman içinde bulunduğumuz şartlarda tebliğ bu şartlar gözetilerek yapılmalı, tebliğ edende bu şartlara göre tebliğ edebilecek bilgi, beceri ve ahlaki donanıma sahip olmalıdır.
Tebliğ önderleri, kendi ülkesiyle beraber bütün dünya müslümanlarının sorunlarıyla da ilgili ve alakalı olmalıdır. Hizmet mantalitelerini 21. yüzyıla uyarlamalı, 21. yüz yıl insanının sorularına göre çare geliştirmeli ve fıkıh, hadis ilimleri yanında mantık, kelam, psikoloji, sosyoloji, siyaset v.b. konularda da kendilerini yetiştirmelidır. Yani bir anlamda, yöntem olarak zamana göre kendilerini güncellemelidirler.
..::www.feyzdergisi.com::..
__________________
"SEVEN SEVDİĞİNE İTAAT EDER"
addanali isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #18
Alt 11.07.2008, 00:13
 
omer_lir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)