|
Kayıt onayı eksik
Üyelik tarihi: 10.09.2005
Teşekkür etti: 0
2 Teşekkür 2 Mesaja aldı
|
Amerikan yüzyılının sonu
Amerikan yüzyılının sonu 01/05/2006 - 07:27
Mustafa Özcan Brzezinski’ye ABD, İran’a saldırırsa, en az 10 yıl ve belki daha fazla şiddet dalgasıyla boğuşmak durumunda kalacak. Naom Chomsky’ye göre Amerikan yüzyılının sonu en geç 20 yıl içinde şekillenecektir.
Geçen yüzyıl kimilerine göre Amerikan yüzyılı, kimilerine göre ise Yahudi yüzyılı idi. SSCB’nin havlu atması ve Irak’ın Kuveyt’ten çıkartılmasıyla birlikte Amerikan liderliğinde tek kutuplu bir dünya düzenine geçildi. Baba Bush sürekli olarak Yeni Dünya Düzeni kavramından bahsederdi. Oğlu Bush ise Yeni Dünya Düzenini ağzına almamakla birlikte Büyük Ortadoğu Projesini gündeme getirdi. Demek ki iki kavram birbirinin yerine kullanılabiliyor ve geçişli. Demek ki Yeni Dünya Düzeni aslında BOP veya Ortadoğu üzerinden Amerikan yüzyılını veya imparatorluğunu sürdürmekten ibarettir.
11 Eylül’le birlikte işte bu proje (PNAC, Yeni Amerikan Yüzyılı), hayata geçirilmeye çalışıldı. Dolayısıyla, 11 Eylül saldırısının bu amaç uğruna Cheney gibiler tarafından kast-ı mahsusa ile tertip edildiğini söyleyenler var. Yeni Amerikan Yüzyılı projesi 11 Eylül’le birlikte start altı. Bunu gerçekleştirmek ve tahkim etmek için önce Afganistan işgal edildi ve Taliban devrildi. Ardından CIA’nın ‘Irak kitle imha silâhları açısından temiz’ demesine rağmen bu projenin mimarları işe halkanın en zayıf tarafı Irak’tan ve Saddam rejiminden başladılar. Ama burada beklemedikleri bir direniş ve başkaldırı ile karşılaştılar. Hesap hatası yaptılar. Bunun sonucunda anladılar ki, sadece zayıf halkayı yıkmakla olmuyor. Karşılarında dimdik ve dipdiri bir İran var. Halkanın en güçlü yanı Tahran’a ise diş geçirmek kolay değil. Şimdi bir şekilde onun yolunu arıyorlar. Onu Irak gibi uzun yıllar yumuşatmadan ele geçiremeyeceklerini biliyorlar. Bundan dolayı bir işgal veya kara harekâtı öngörülmüyor. Buna mukabil, stratejik hedeflerine ve bu meyanda nükleer tesislerine bir saldırı planı var. Bunu ilk kez ciddi bir şekilde duyuranlardan birisi New Yorker gazetesi yazarı ve kıdemli gazeteci Seymour Hersch oldu. ABD’nin taktik nükleer silâhlarla İran’ın nükleer tesislerini vuracağını ileri sürdü. Bush bu bu iddianın fantazi kabilinden olduğunu söyledi. Bununla birlikte iki ülke arasında gerginlik giderek tırmanıyor. İran’a 28 Nisan’a kadar süre tanımışlardı. Bunun arefesinde, İşte yeni saldırının ayaklarından birisini oluşturmak ve planlamasını yapmak üzere Rice ülkemize geldi. Seymour Hersch de NTV ekranlarına İran’a girişilebilecek bir savaşta Amerikan yönetiminin Türkiye’den destek isteyeceğini ileri sürmüştü. Kimilerine göre Rusya ve Türkiye’den ön desteği almış bile. Bütün bunlar spekülasyon, ama tırmanma da bir gerçek.
***
Seymour Hersch’in sözkonusu yazısından sonra Amerikan yönetimine ateşle oynamaması ve yeni bir çılgınlık yapmaması için üstüste uyarılar gelmeye başladı. Bunların başında da Carter idaresinde Ulusal Güvenlik Danışmanı olması hasebiyle İran’ı en iyi tanıyanlardan Zbigniew Brzezinski geliyor. İran saldırısı halinde Bush yönetiminin maksatlarının aksiyle tokat yiyeceklerini ve yeni Amerikan yüzyılını kurmaya giderken Amerikan yüzyılının sonunu getireceklerine dair uyarılarda bulundu. Meşhur bir Arap tabiridir: işin içinde, Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan olmak da var. Zaten bu darb-ı meseller boşuna söylenmiş sözler değil mücerrep gerçeklerdir. Yanlış hesap Bağdat’tan döner sözü Amerikan işgaliyle birlikte bir kez daha sınavdan geçmiştir.
Savaş yerine müzakere isteyen Brzezinski şunları yazıyor: “ABD, İran’a yapılacak saldırıdan sonra yeni bir terör saldırısına daha fazla maruz kalacak ve ABD’nin İsrail’i desteklemesinin İslâmî terörün temel nedeni olduğu şeklindeki küresel kuşkuların daha bir pekişmesine neden olacaktır. Sonuçta, ABD, dünyadan daha fazla tecrit edilecek ve daha fazla hedef tahtasına yatırılmaya başlanacak; ayrıca İsrail ile komşuları arasında nihâi olarak gerçekleştirilmeye çalışılan barışın hayata geçirilme ihtimali gittikçe azalacaktır. Kısacası, İran’a yapılacak bir saldırı, tam bir siyasî çılgınlık olacak; böylelikle dünyanın ABD’ye başkaldırmasını tetikleyecektir. Sonuçta, ABD’ye karşı düşmanlığın, hızla yaygınlaşmasıyla birlikte, Amerikan üstünlüğü döneminin prematüre bir şekilde sona ermesi bile önlenemeyebilecektir.
Her ne kadar, hâlihazırda, ABD, dünyada gözle görülür bir şekilde hâkim ise de, uzun sürecek ve pahalıya patlayacak bir direnişi göğüsleyebilecek güce de, ülke içinde patlak verecek karışıklıkları önleyebilecek enstrümanlara da sahip değildir. Bu, Vietnam ve Irak’ta aldığımız bir derstir...”
***
Brzezinski’ye ABD, İran’a saldırırsa, en az 10 yıl ve belki daha fazla şiddet dalgasıyla boğuşmak durumunda kalacak. Naom Chomsky’ye göre Amerikan yüzyılının sonu en geç 20 yıl içinde şekillenecektir. Brzezinski de benzeri şeyleri söylüyor. Şu kesin ki, böyle bir saldırı halinde üç önemli gelişme birbirini tetikleyecektir. ABD’nin Ortadoğu’daki ömrü daha da kısalacak ve burada tutunamayacaktır. Buna bağlı olarak, Amerikan yüzyılı, plânlarının aksine çok kısa bir süre de sona erecektir. ABD’nin bölgeyi terk etmesiyle birlikte İsrail’in sonuna giden yol ardına kadar açılmış olacaktır. Bütün bu faraziye ve varsayımları tetikleyecek husus bir İran saldırısıdır. Saldırı sonuçları hızlandıracaktır. ABD’nin işgalle birlikte terörü azdırdığını söyleyen İran Ulusal Yüksek Güvenlik Konseyi (UYGK) Genel Sekreteri Ali Laricani, Brzezinski’nin öngörülerini teyid ederek, ‘’Eğer Amerika bizimle karşı karşıya gelirse dünyadaki üstünlüğü yıkılır’’ demektedir. Türkiye, ABD ilişkileri bu gerçekler ışığında yürütülmelidir.
|
|
|