İletişim
Yardım
Bugünki Mesajlar
Ajanda
Üye Listesi
Kayıt ol
Home

Navigation
Geri git   DelikanForum.NET > DİN-SİYASET / EKONOMİ-SAĞLIK > Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar
Cevapla
 
LinkBack Seçenekler

  #1
Alt 03.05.2006, 21:21
 
refah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 19.11.2005
Mesajlar: 2,105
Konulara Teşekkür etti: 0
45 Teşekkür aldı 28 Mesajlar için
İthal İdeolojilerle Ufku Karartılan Milletimizin Umut Işığı : '' MillîGörüş ''

İthal İdeolojilerle Ufku Karartılan
Milletimizin Umut Işığı
MİLLÎ GÖRÜŞ
Tanzimat Fermanı ile birlikte sorunlarımıza çözüm diye Haçlı Batı’dan ithal edilmeye başlanan ideolojilerin tümü uygulandı ve milletimizi istisnasız her biri bir ötekinden daha beter durumlara sürükleyip durdu. Garabet, bu sorunların asıl kaynağı Batı iken çözümün oradan aranması idi. Tanzimat Fermanı ilan edildiğinde dünyanın bir numaralı devletine sahip bulunan milletimiz, içine sokulduğu bu paradoksal süreçte nihayet Sevr Planı dayatılarak yok edilmekle yüz yüze getirildi.
Sevr Planı, ancak, İslam Âleminin temsilciliği demek olan Hilafetten vazgeçmek ve bu topraklarda İslam’ın kökünü kazımaya söz vermek karşılığında hileli bir şekilde Lozan’la değiştirildi. Ne var ki yine de Lozan özünde bir nihai anlaşma değil, bir yeni süreçti. Sevr Planı’ndan ise vazgeçilmiş değildi. O sadece ertelendi. Asıl amaç İsrail Devleti kurulup palazlanıncaya kadar Türkiye’nin himaye rolü üstlenmesinden ibaretti.
Siyonistler bugün ABD’yi sopa gibi kullanarak Irak’ta ne yapmaya çalışıyorlarsa; o zaman İngiltere’yi kullanarak Osmanlı Devleti’nde onu yaptılar. Osmanlı Devleti toprakları üzerinde birçok devletçikler kurup başlarına birer işbirlikçi diktatör dikerek sömürgeleştirdiler. Sonra özgürlük ve demokrasi diyerek bu kez diktatörlere karşı yeniden Batı işbirlikçiliğini örgütleyip yapılandırdılar. İslam Âleminin başı olan Türkiye’yi ise spesifik bir uygulama ile düdüklü tencereye koyup 500 derece basınç altında pelteleşinceye kadar kaynattıktan sonra1950’de bu pelteyi ortaya döküp demokrasi diye çok partili hayata açtılar.
Millî Görüş partileri dışındaki tüm partiler ve ideolojileri Batı’dan ithal edilip birbirinden türetilmiştir. Rejimin kurucusu CHP, Alman Nazizmi ve İtalyan Faşizminden ilhamını alan bir Türk Milliyetçiliği ideolojisi ile oluşturuldu. Medeni hukuk ve siyasi yapılanma da onlardan tercüme edilip alındı. Devrimler de o şekilde ithal edildi. Zaten CHP’yi kuran kadrolar Batı başkentlerinde eğitilip yetiştirilen İttihatçı Jön Türklerdi. Açıkçası, sözde ülkeyi kendilerinden kurtardıkları işgalcilerle yedikleri içtikleri ayrı gitmiyordu.
Neredeyse tamamı Sabetayist olan bu kadrolar yine Batı’dan gelen talimatlarla çok partili hayata geçildiğinde İsmet İnönü ile Celal Bayar aralarında anlaşarak Demokrat Parti’yi kurdular ve 10 yıl boyunca birlikte sözde demokrasiyi işlettiler. Aynı amaçla Ali Fethi Okyar’a kurdurulan Serbest Cumhuriyet Fırkası, CHP zulmünden kurtulmak isteyen halkın hücumu ile dengesiz bir şekilde büyüme istidadı gösterince yine talimatla kapatılmıştı.
Ne kadar ilginçtir; bugünkü PKK kadroları da batı başkentlerinde yetiştirilip bu ülkeye salınmaktadır. Milletimizin 150 yıldır bir türlü kurtulamadığı şu paradoksa bakın ki; içine girmek için Türkiye’nin can attığı Avrupa Birliği aynı zamanda PKK’nın da tek dayanağı, hamisi ve umududur. Hem Türkiye hem de bölücü örgüt umudunu Avrupa Birliği’ne bağlamış bulunuyor!
Bugün Türkiye’de ne kadar siyasi parti varsa hepsinin ideolojisi Batı damgalı ithal malıdır. Tek istisnası olan Millî Görüş ise yerlidir ve % 100 milletimize ait bir siyasi düşüncedir. Asıl amacı ise Batı orijinli siyasi zihniyetlerin tahribatı sonucu meydana gelen tarihi kırılmayı onararak Selçuklu-Osmanlı çizgisinde Yeniden Büyük Türkiye liderliğinde İslam Birliği’ni gerçekleştirmektir.
Türkiye’nin 150 yıldır Batı işbirlikçisi kadro ve zihniyetler elinde getirildiği bu noktada Millî Görüş dışında başka türlü bir çıkış yolu kalmamıştır. Türkiye’yi 1000 yıldır ait olduğu İslam Âleminin liderliğinden koparıp Avrupa Birliği’ne kuyruk gibi yamamaya çalışan bu partilerin milletimizin önüne kaostan ve yıkımdan başka koyabildikleri bir şey yoktur. Milletimizin, 1000 yıl karşısında savaştığı Haçlı zihniyeti önünde teslim olup köle olmak için yenilgiyi sindirmesini isteyen bu işbirlikçi partileri milletimiz Millî Görüş projeksiyonunda süpürüp tarihin çöplüğüne atmıştır. Geriye kalan sadece birtakım kalıntılardır.
Şu anda Millî Görüş’ün muhalif kanadı AKP iktidarda asıl temsilcisi Saadet Partisi ise onun en güçlü alternatifi konumundadır. İttihat ve Terakki kökenli partilerin aksine Millî Görüş partilerinde muhalif kanatlar önce tek başına iktidar olmaktadırlar. Millî Selamet Partisi koalisyonlarla iktidar ortağı olurken onun kadroları öncülüğünde ve tabanı üzerinde kurulan ANAP tek başına iki dönem iktidar oldu. Sonra Refah Partisi de 54. Hükümeti ancak koalisyonla kurabildi. Arkasından gelen AKP ise yine tek başına iktidar oldu.
Asla yadsınamaz bir gerçektir ki tek başına iktidar olan Turgut Özal liderliğindeki ANAP da Tayip Erdoğan liderliğindeki AKP de ittihatçı kökenli değildirler. Tabir caizse Millî Görüş’ün melez partileridir. Tayip Erdoğan ve arkadaşları Özal ailesinden, AKP ise ANAP’tan daha yoğun Millî Görüş tonlarını taşımaktadır. Bütün mesele Millî Görüş’ün asıl temsilcisi Saadet Partisi’nin iktidar alternatifi olarak muhalefeti önde götürebilmesidir.
Bugün Avrupa Birliği batıdan, ABD güneyden gelip sınırlarımıza dayanmıştır. Ve de Batı yarım ağızla da olsa bir Haçlı savaşı ilan etmiş bulunmaktadır. Memnuniyet verici husus ise İslami direniş karşısında yaşamaya başladıkları yenilgidir. Üzücü olan ise Şiiliğin mezhep taassubu ile yine tarihte olduğu gibi İslam düşmanlarının yanında yer almış bulunmasıdır. Rusya ve İran yine tarihteki rollerini üstlenmiş durumdalar.
Millî Görüş, bu kuşatılmışlık içerisinde milletimizi yok edip tarih sahnesinden silmeye çalışan Haçlı Batı ve onun işbirlikçi unsurlarına karşı kurtuluşun tek çaresidir. Gerek ideolojik yaklaşımları, gerek ekonomik istilaları ve gerekse askeri işgalleri ancak Millî Görüş programları ile bertaraf edilebilir. Diğer tüm siyasi yaklaşımlar ve ideolojiler temelde Batı’ya ait olduğu için her halükârda milletimizin aleyhine onların lehine sonuçlar doğurmaktadır.
Tek kurtuluş yolu Allah’ın ipine sarılmaktır. Bu ise milletimizi 1000 yıl dünya medeniyetinin lideri ve insanlığın efendisi yapan İslam kardeşliğinin yeniden tesisi ile mümkündür. Şu andaki fiili durumda İran dışında Türkiye’nin zımnen liderliğini benimsemediğini ihsas eden tek bir Müslüman ülke yoktur. Özellikle Irak işgali Türkiye’yi İslam Âlemi’nin lideri konumuna yeniden getirmiştir. İsrail Birleşmiş Milletler’de ne kadar etkili ise Türkiye İslam Konferansı Örgütü’nde o kadar etkilidir. Bir farkla ki İsrail’in BM’de etkinliği hızla azalırken Türkiye’nin İKÖ’de etkinliği hızla artmaktadır.
__________________
Ey Siyonistler ! Müslümanları namaz kılan köleler yapamayacaksınız !
refah isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Seçenekler

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz aktif değil dir.

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar son Mesaj
İthal damat- İthal gelin itimat Aile 19 03.05.2008 12:16
Milligörüş nedir? sevdam_davam Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 21 31.12.2007 02:27
İşte MilliGörüş Farkı refah Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 2 01.09.2006 17:05
dua ufku 1 YusuF_DEMİRYÜREK Dua'lar Hazinesi 3 27.08.2006 14:24
MilliGörüş partileri neden kapatıldı ? refah Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 6 23.07.2006 00:16


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:22 .
Powered by vBulletin Version 3.6.8
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Template-Modifikationen durch TMS Web Design by: vbdesigns.de

 
Anasayfa - Arşiv - Yukarı git