![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 19.11.2005 Yaş: 19
Mesajlar: 2.491
Teşekkür etti: 0
85 Teşekkür 55 Mesaja aldı
| REİS kim oluyor abi ya hayrola..ne çabuk tufaya gelmişsiniz :) Tayyip bey bu toplantıya giderken acaba AMERİKAN MUSEVİ KOMİTESİNDEN aldığı ödülüde götürmüşmüdür yanında...
__________________ Ey Siyonistler ! Müslümanları namaz kılan köleler yapamayacaksınız ! |
| | |
![]() ![]() Üyelik tarihi: 03.01.2006
Mesajlar: 169
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
| Nerde Para var Tayyip Erdogan Orada.. yani D8 Islambirligine gidis amaci Önemli.. Islam Ülkerlerin huzu v e Saadeti icin mi gitti yoksa Maddi cikarlari icin mi !? |
| | |
![]() Üyelik tarihi: 07.05.2005
Mesajlar: 6.441
Teşekkür etti: 2
15 Teşekkür 9 Mesaja aldı
| İslam dünyasında faizi yeniden tanımlayalım MÜSLÜMAN ülkelerdeki "faizsiz bankacılık sistemi"ne değinen Başbakan Tayyip Erdoğan, "İslam dünyasının buna kendi faiz meselesi olarak bakmaması" gerektiğini savundu. Erdoğan, "Faizsiz sistemi" kastederek, "Kendimizi bununla sınırlamayalım, uluslararası kurallara göre oynayalım" dedi. Bu konuda, "Uluslararası kurallara uygun sistem" önerisinde de bulunan Erdoğan, faizin ekonomiye reel olarak katkısına bakılması gerektiğini belirterek, "Faizin niteliğinin ne olacağına bakalım" dedi. Bunun için de faizin yeniden tanımlanması gerektiğini kaydeden Erdoğan, İslam dünyasına "serbest piyasa ekonomisine geçilmesi" mesajı da verdi. *** İTTİFAKA DESTEK VERİN: Erdoğan, İspanya ile birlikte yürütülen "Medeniyetler İttifakı" girişimi için de destek isteyerek, "21. yüzyılda ilerlemenin itici gücünün çatışma ve savaşlar değil uzlaşma ve yapıcı rekabet olması gerektiğini asla unutmamalıyız" dedi. BUNLARDA MUHALEFET ŞERHLERİMİZ....
__________________ Ey İnsan! Kerim olan Rabbine karşı nedir seni aldatan (İnfitar,6) İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var. |
| | |
![]() Üyelik tarihi: 07.05.2005
Mesajlar: 6.441
Teşekkür etti: 2
15 Teşekkür 9 Mesaja aldı
| ![]() Hürriyet Gazetesi Ankara temsilcisi Enis Berberoğlu'nun haberi Başbakan Tayyip Erdoğan, sürpriz bir ABD gezisine hazırlanıyor. İran, Irak ve Filistin gündemli olmasını planladığı bu gezi için "Döner dönmez ABD seyahati düşünüyorum. Randevu talebinde bulunacağım. Türkiye’ye büyük görev düşüyor" dedi. **** İnşaAllah oralarda Hayır konuşur...
__________________ Ey İnsan! Kerim olan Rabbine karşı nedir seni aldatan (İnfitar,6) İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var. |
| | |
![]() ![]() Üyelik tarihi: 03.01.2006
Mesajlar: 169
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
| “Ey iman edenler! Allah’tan korkun. Eğer gerçekten inanıyorsanız faiz olarak artan miktarı almayın. Şayet (faiz hakkında söylenenleri) yapmazsanız Allah ve Rasulü tarafından ilan edilmiş bir harp ile karşı karşıya olduğunuzu iyi bilin.” (Bakara/278-279) Uluslar arasi kurallara göre oynasin bakalim... |
| | |
![]() Üyelik tarihi: 07.05.2005
Mesajlar: 6.441
Teşekkür etti: 2
15 Teşekkür 9 Mesaja aldı
| Hadi bakalım D-8 Zirvesi için Endonezya’nın Bali Adası’nda bulunan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Eğer sağlam durulursa sekiz tane güçlü D-8 ülkesi, iyi bir aktör konumuna gelebilir” dedi. D-8 Zirvesi için Endonezya’nın Bali Adası’nda bulunan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Eğer sağlam durulursa sekiz tane güçlü D-8 ülkesi, iyi bir aktör konumuna gelebilir” dedi. Erdoğan, Westin Otel’den ayrılırken gazetecilerin D-8 ülkeleri zirvesine ilişkin sorularını yanıtladı. Erdoğan, D-8’de genel sekreterliğe geçiş olacağını belirterek şunları söyledi: “Artık icra komitesi değil genel sekreterlik var. Şimdi daha güçlü bir ekip var. Dönerli bir sistem söz konusu. Genel sekreterliği, dönem başkanı olması sıfatıyla Endonezya yürütecek. Direktörlüğü İran, ekonomi görevini Türkiye almış olacak. Bundan sonraki dönem de aynı şekilde dönerli olacak.” Bir gazetecinin, “Küresel aktör noktasında D-8 çok daha etkin bir konuma gelebilir mi sorusuna Erdoğan, “Eğer sağlam durulursa sekiz tane güçlü D-8 ülkesi iyi bir aktör konumuna gelebilir. Şu anda D-8 ülkelerinin milli geliri, yaklaşık 1 trilyon doları buluyor. iyi bir program, plan uygulamaya konulursa inanıyorum ki, iyi bir başarı yakalanır” yanıtını verdi. (aa)
__________________ Ey İnsan! Kerim olan Rabbine karşı nedir seni aldatan (İnfitar,6) İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var. |
| | |
![]() Üyelik tarihi: 07.05.2005
Mesajlar: 6.441
Teşekkür etti: 2
15 Teşekkür 9 Mesaja aldı
| ![]() Küresel ve nükleer bir güç olan D-8, kuruluş ilkelerini hayata geçirmeliŞimdi icraat zamanı Pakistan’ın ardından İran’ın da nükleer güç olmasıyla, D-8 ülkelerinin küresel bir nükleer güç olduğunu söyleyen, projenin mimarlarından Doç. Dr. Mete Gündoğan; “Gücünü halka ve Hakk’ı üstün tutan ilkelere dayandıran D-8, nükleer gücü paylaşarak, dünya siyasetine yön vermelidir” dedi. Nükleer gücü paylaşmalılar Gündoğan, “Böyle önemli bir zamanda, toplantı ajandasını sadece “yoksulluk” ve “D-8 ülkeleri arası ticaret” gibi iki konuya hasretmek en azından zaman israfıdır. Bugün itibarıyla artık D-8 küresel bir güç olmanın ötesinde, aynı zamanda nükleer bir güçtür. İran’ın nükleer kulübe dâhil olması ile bu temin edilmiştir. Diğer 7 ülkenin de değişik seviyelerde enerji ihtiyaçları vardır. D-8’in devlet ve hükümet başkanları bir araya gelmişken, bu gücü paylaşmayı konuşabilirlerdi” diye konuştu. BOP’a tavır konmalıydı D-8 ülkelerinin merkez bankalarının rezerv çeşitlendirmeleri gibi son derece önemli bir konuda bir karara varabileceği halde bunun yapılmadığını vurgulayan Gündoğan, “Bu gerçekleşseydi hiçbir D-8 üyesi ülke kendi ülkelerindeki spekülatif para hareketlerinden etkilenmeyebilirlerdi” diye konuştu. Gündoğan, “Bugün D-8 üyesi İran, açıkça tehdit edilmektedir. Diğer üye ülkeler bu konuda açıkça tavır göstermeliler ki, yarın kendilerine bir tehdit geldiği zaman da yanlarındaki dostlarından emin olsunlar” dedi. D-8’in kurucusu Milli Görüş Lideri Prof. Dr. Necmeddin Erbakan ile beraber kuruluş çalışmalarında aktif rol oynayan Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Mete Gündoğan, Endonezya’daki D–8 toplantısını değerlendirdi. D–8’in kurulduğundan bu yana dünya konjonktürünün hızla değiştiğini, özellikle 11 Eylül’de ikiz kulelerin çöküşünden sonra dünya siyasetinin değişik bir mecrada akmaya başladığını belirten Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Mete Gündoğan, 2000’li yıllara kadar ‘yönetişim’ ve ‘büyük demokrasi’ vaatleri ile hareket eden ABD ve Batı’nın, şimdilerde stratejisini değiştirerek baskıcı, işgalci ve vahşi yüzünü ortaya çıkardığını kaydetti. Bu noktada, D–8 gibi kuruluşunun temel gayesi ‘Savaş değil barış, çatışma değil diyalog, sömürü değil adil bölüşüm, çifte standart değil adalet, tekebbür değil eşitlik ve baskı işgal vahşet değil insan hakları’ olan bir birliğin son derece önemli hale geldiğini söyleyen Gündoğan, “Bugün bütün dünya adeta bu ilkeleri aramaktadır. Afganistan ve Irak işgalleri, Suriye ve İran’a yapılan tehditler, Filistin’de uygulanan zulümler, inancımıza yapılan hakaretler D-8’in önemini daha da artırmıştır” diye konuştu. Küresel hegemonları sorgulayamayacaklar Böyle bir noktada, 8 ülkenin Devlet ve Hükümet başkanlarının Endonezya’nın Bali adasında toplanmasının oldukça önemli olduğunu ancak bu toplantıda konuşulacak çok önemli şeyler varken, toplantı gündeminin “Yoksulluk ve D–8 ülkeleri arası ticaret” gibi iki konuya sıkıştırılmasının yanlış olduğunu söyleyen Doç. Dr. Gündoğan, şöyle devam etti: “D-8 gibi gücünü halka ve hakkı üstün tutan ilkelere dayandıran bir organizasyonun daha önemli ve güncel konuları tartışması beklenirdi. Böyle önemli bir zamanda, toplantı ajandasını bu iki konuya hasretmek en azından zaman israfıdır. Tabi, bu iki konu tesadüfen seçilmiş iki konu olarak da görülmüyor. Bu konulardan biri halka yönelik diğeri de hükümetlere yönelik konulardır. Yani, hem halklar hem de idareler uyutulacak şekilde tasarlanmıştır. D-8 halkları fakirdir. Dolayısıyla o halklar diyecekler ki ‘İdarelerimiz bizim sorunlarımızı çözmek için toplanıyor’. İdareler de ‘Tercihli ticaret anlaşmaları’ ile bir nebzecik bile olsa kendi ihracatlarını artırmanın yollarını arayacaklar ama hiçbir zaman küresel hegamonları sorgulayamayacaklardır. Örneğin, gümrük duvarlarını kaldıramayacaklardır. Bunun lafını yapacaklar amma küresel elitlerin işlerine geldiği ölçüde realize edeceklerdir. Aralarında, kendi para birimlerini (sanal da olsa) ihdas edemeyeceklerdir. Neticede yine dolar ve avro kullanacaklar ve dolayısıyla finansman maliyetlerini artıracaklardır. Böylelikle ticaretlerini canlandırdıkça, finans kapitalin ekmeğine yağ sürmüş olacaklardır.” İran’ın nükleer gücü paylaşılmalı Toplantıdaki “Yoksullukla mücadele” konusundaki konuşmaların istatistiksel veriler ve temennilerden öteye gidemeyeceğini kaydeden Gündoğan, “Öncelikle, belki farkında değiller ama D-8 nükleer bir güç haline gelmiştir. Bugün itibarıyla artık D-8 küresel bir güç olmanın ötesinde, aynı zamanda nükleer bir güçtür. İran’ın nükleer kulübe dâhil olması ile bu temin edilmiştir. Diğer 7 ülkenin de değişik seviyelerde enerji ihtiyaçları vardır. D-8’in devlet ve hükümet başkanları bir araya gelmişken, bu gücü paylaşmayı konuşabilirlerdi. Aralarında bir protokol/program yaparak sırayla hepsi sanayilerinde nükleer enerjiyi kullanabilir hale gelebilirlerdi. Dolayısıyla ucuz enerji elde ederek dünya pazarlarında rekabet güçlerini artırabilirlerdi.” dedi. Rezerv çeşitlendirmesi yapılmalıydı D-8 ülkelerinin merkez bankalarının rezerv çeşitlendirmeleri gibi son derece önemli bir konuda bir karara varabileceği halde bunun yapılmadığını, şayet bu yapılsaydı bu birlikten çok büyük bir güç doğacağını vurgulayan Gündoğan, “Bu dediğimiz gerçekleşseydi hiçbir D-8 üyesi ülke kendi ülkelerindeki spekülatif para hareketlerinden etkilenmeyebilirlerdi. Bu fırsatı da kaçırıyorlar” diye konuştu. BOP’a tavır konmalıydı Fas’tan Endonezya’ya kadar geniş bir coğrafyada BOP diye bir fesat projesinin ortaya konulduğuna ve bu projenin, aslında, D-8 ülkelerinin tamamına yakınını ilgilendirdiğine dikkat çeken Gündoğan, şöyle devam etti: “Bunu ortaya koyanlar Batılılardır. Bali adasında bu proje sorgulanabilir ve D-8 üye ülkeleri ortak bir tavır ortaya koyabilirlerdi. Yine, tarihin bu anında, bir D-8 üyesi ülke tehdit altındadır. İran, açıkça tehdit edilmektedir. Diğer üye ülkeler bu konuda açıkça tavır göstermeliler ki, yarın kendilerine bir tehdit geldiği zaman da yanlarındaki dostlarından emin olsunlar. Ama bu da yapılmıyor. Başbakanımız diğer üye ülkeleri adeta sindirmek, korkutmak için onlara zalimlerin sopasını gösteriyor ve hatırlatıyor. Kendisi çok korkmuş, onları da korkutmaya çalışıyor. Bu acınacak bir haldir.” D-8, ona sahip olacak zihniyeti bekliyor “D-8’in birlikte sahip olabileceği fırsatlar çok büyüktür. D-8 potansiyeli, ‘Yeni Bir Dünya’ kurabilecek bir potansiyeldir. Artık, köle olmaktan, köle zihniyeti ile hareket etmekten vazgeçip, efendi olmanın ve adil temeller üzerine ‘Yeni Bir Dünya’ kurmanın yolları aranmalıdır. Ülkemizde bir atasözümüz var; “At sahibine göre kişner”. Öyle anlaşılıyor ki D-8 de, ona sahip olacak zihniyeti bekliyor.”
__________________ Ey İnsan! Kerim olan Rabbine karşı nedir seni aldatan (İnfitar,6) İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var. |
| | |
![]() Üyelik tarihi: 07.05.2005
Mesajlar: 6.441
Teşekkür etti: 2
15 Teşekkür 9 Mesaja aldı
| “Emperyalist güçler atağa geçecektir” diyen SP lideri Recai Kutan, “D-8, kapitalist Batı’yı büyük ölçüde rahatsız edecek. Çünkü, aşağı yukarı 800 milyonluk bir nüfus sözkonusu. Yani, 800 milyonluk bir pazar. Bu pazar bazı kararlar aldığı takdirde, tamamen menfaate dayalı bir ekonomi anlayışı içinde olan bu ülkelere çok tesir eder. D-8’in ortaya koyacağı projelere karşı kapitalist güçler ellerinden geleni yapacaktır. Üye ülkeler dik durursa, hareket yürüyecektir” dedi. Endonezya’nın Bali adasında önceki gün beşincisi gerçekleştirilen D-8 zirvesinde, dünya dengelerinin belirlenmesinde yeniden etkin ve küresel bir güç olmanın yollarının tartışılması, “D-8 yeniden canlanıyor” şeklinde değerlendirildi. 1997’de Türkiye’nin öncülüğünde, 54. Hükümet’in Başbakanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan tarafından kurulan D-8’in, AK Parti iktidarı ile Türkiye’nin öncülüğünde yeniden canlanıyor olmasını Vakit’e değerlendiren Saadet Partisi Genel Başkanı Recai Kutan, “umut verici” dedi. D-8, TÜM İNSANLIK ÂLEMİNİ İLGİLENDİREN BİR PROJE Kutan, şöyle konuştu: “D-8, fevkalâde önemli. Üye 8 ülkeden ibaret bir proje değil. Ve sadece İslâm âlemini de değil, insanlık âleminin tamamını ilgilendiren bir projedir. D-8; sömürgeci ülkelerin, sömürüye dayanan dünya düzeninin yerine, adaletli bir dünya düzeninin kurulması için başlatılmış bir harekettir. Takdir edersiniz ki, çok kalabalık gruplarla böylesine önemli bir projeyi yürütmek zor. Nüfusu 60 milyonun üstünde olan 8 Müslüman ülke bir çekirdek kadro olarak bu işe başladı. Projeye, zaman içerisinde diğer bütün Müslüman ülkeler, ardından da şu anda büyük bir sömürü ile karşı karşıya olan diğer bütün dünya ülkeleri dahil edilecekti. Bunun adını ‘Yeni bir dünya’ diye ifade ediyoruz. Böylesine önemli bir projeyi, ancak Necmettin Erbakan gibi, dünya çapında olan ve Müslüman bir kişi gerçekleştirebilirdi. Nitekim, Sayın Erbakan’ın gayretiyle bu Müslüman ülkeler bir araya geldi. 5 Haziran 1997’de Çırağan Sarayı’nda bu anlaşma imzalandı. Ve somut olarak bazı projeler gündeme getirildi.” EMPERYALİST GÜÇLERİN İŞİNE GELMEDİ O dönemde Prof. Erbakan’ın, D-8 çerçevesinde bir araya gelen Müslüman ülke liderlerine sürekli “Beyler, biz şimdiye kadar sadece bir araya geliyor, konuşuyoruz. Konuşmanın dışında bazı önemli adımları atmak ve daha doğrusu yapmak zorundayız” dediğini hatırlatan Kutan, şöyle devam etti: “D-8 bu anlayışla ortaya konuldu. Projenin önderliğini Türkiye yapıyordu. Ancak Refah-Yol’un devre dışı kalmasıyla, projeye ilgi gösterilmez oldu. Önemi tam olarak kavranmadı. Bunda, emperyalist güçlerin D-8’i ‘tehlikeli’ bulmasının da etkisi oldu. Çünkü, proje ile ne deniliyor: Çatışma değil, barış.. Çifte standart değil, eşitlik. Diyalog diyor. İnsani değerlerin tamamı sayılıyor. Nitekim dünyadaki etkili güçler, projenin yürümemesi için her türlü tedbiri aldılar.” Kutan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Öyle gelişmeler oldu ki, projenin önemini de ortaya koydu bir noktada. Bakın, D-8’in kurulmasından sonra Endonezya’da yönetim değişti, Bangladeş’te yönetim değişti. Türkiye’de 28 Şubat oldu. Nijerya’da anlaşmaya imza koyan devlet başkanı katledildi. Projeye Pakistan adına imza atan Benazir Butto da görevden uzaklaştırıldı. Yani, dünyadaki sömürücü güçler D-8’e kesinlikle karşıydılar. Ve diğer bazı sebeplerle proje bugüne kadar buzdolabında tutuldu.” 15 HAZİRAN’DA YİNE TOPLANILACAK D-8’in önemini çok iyi bildiklerini, dolayısıyla halen her yıl 15 Haziran’da Çırağan Sarayı’nda tören düzenlediklerini vurgulayan SP lideri Kutan, “Nitekim önümüzdeki 15 Haziran’da da geleneğimiz gereğince yine D-8 toplantısı yapacağız” dedi. 9 YIL ARADAN SONRA İLK SOMUT ADIM Kutan, Endonezya’nın Bali adasında önceki gün beşincisi gerçekleştirilen zirvede, D-8’in dünya dengelerinin belirlenmesinde yeniden etkin ve küresel bir güç olmasının yollarının tartışılması ve önemli ticari anlaşmalara imza atılmasıyla ilgili de şunları kaydetti: “Bir umut belirdi. İlerleyen günlerde gerçekleştirilecek adımları merakla bekliyoruz. Deniliyor ki, ‘Üye 8 ülke arasında ticari ilişkilerde yeni bir uygulamaya geçilecek.’ Hakikaten bu ülkeler arasında ticareti artırmak, ticari usüllerde mutlaka önemli değişiklikler yapmak lazım. Ve düzenlemeler, ticari ilişkilerimizi büyük ölçüde artıracak şekilde gerçekleştirilmeli. ‘Böyle bir niyetle Bali’de bir araya geliyoruz’ dediler, dolayısıyla bu bizde bir umut uyandırdı. Neticeyi merakla bekliyoruz. Olumlu bir gelişme. Kurulduğu yıl olan 1997’den bu yana ilk defa somut bir adım atılıyor. Onun için biz de bir miktar umuda kapıldık.” DİK DURMALILAR Bu yolda ortaya konulacak projelerin “Kapitalist Batı’yı büyük ölçüde rahatsız edeceğini” ifade eden Kutan, şöyle devam etti: “D-8 kurulduğunda denildi ki, ‘Bunlar hak-hukuk tanımıyorlar, bunlara bir yaptırım lazım. Elbette biz mücadelemizi silahla, topla, tüfekle yapacak değiliz. Ancak bizim en büyük gücümüz satın alma gücümüzdür, pazar gücümüzdür.’ Aşağı yukarı 800 milyonluk bir nüfus sözkonusu. Yani 800 milyonluk bir pazar. Bu pazar bazı kararlar aldığı takdirde, tamamen menfaate dayalı bir ekonomi anlayışı içinde olan bu ülkelere çok tesir eder. Bunun örneği var.. Vakti zamanında Hindistan’da bir Gandi ortaya çıktı ve İngiltere mallarına boykot uygulatarak, bu ülkeyi dize getirdi. Nitekim, D-8’in ortaya koyacağı projelere karşı kapitalist güçler ellerinden geleni yapacaktır. Üye ülkeler dik durursa, hareket yürüyecektir.”
__________________ Ey İnsan! Kerim olan Rabbine karşı nedir seni aldatan (İnfitar,6) İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var. |
| | |
![]() |
| Lesezeichen |
| Seçenekler | Arama |
|
|
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Yeni bir gün başlayacak yarın sabah, eyvallah!.. | Seida | Günlük | 0 | 31.07.2008 13:45 |
| Eyvallah Be Sevgili...Eyvallah | AkasyA | Özgün Yazılarınız | 2 | 05.11.2007 17:23 |
| eyvallah demek uygun mudur? | Alp | Dini Bilgi ve Eğitim | 6 | 11.03.2007 18:11 |
| Devletin zirvesinde maaşlar zamlandı | NHAND | Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar | 0 | 21.11.2006 20:00 |
| Bana da Eyvallah | Alperen58 | Muhabbet Olsun | 18 | 10.07.2003 01:15 |