İletişim
Yardım
Bugünki Mesajlar
Ajanda
Üye Listesi
Kayıt ol
Home

Navigation
Geri git   DelikanForum.NET > DİN-SİYASET / EKONOMİ-SAĞLIK > Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar
Cevapla
 
LinkBack Seçenekler

  #1
Alt 20.01.2003, 10:38
 
M. Ali Saral - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 31.08.2002
Mesajlar: 5,452
Konulara Teşekkür etti: 16
66 Teşekkür aldı 34 Mesajlar için
Kibris Üzerıne Necıp Fazil Kisakürek’le Röportaj

KIBRIS ÜZERİNE NECİP FAZIL KISAKÜREK’LE RÖPORTAJ

Yeni, gelenekçi, ruhçu, mukaddesatçı Anadolu gençliğinin çilekeş hamurkarı Necip Fazıl Kısakürek... Onu bütün çapı ile dost ve düşman, kim tanımaz!

Dergimizin Kıbrıs davası üzerinde tertiplediği röportaj serisine onunla başlaması elbetteki, en doğru hareketti. Telefonla müracaatımıza hiç bir neşir organının, hiçbir davetine, hiçbir şekilde cevap vermediğini fakat MTTB'den gelen bu isteği zevkle kabu1 edeceğini bildiren Üstad, bizi evine çağırdı.

Evinde, şehir hayatına sırt çevirmiş ve kendi kendisini tecrit etmiş, sesten, şamatadan, her türlü manasız tezahürlerden uzak. bir nevi (akvaryum)a benzeyen.mukaddesatçı gençliğin sık sık doldurduğu evinde Üstadı bizi bekler bulduk. Hemen söze başladı:

NECİP FAZIL - Memlekette hemen her davada olduğu gibi. Kıbrıs meselesinde de haysiyetli bir anlayış bulunduğuna kani değilim.

MİLLİ GENÇLİK -Bir muhasebe yapmak gerekirse bize göre Kıbrıs meselesini nasıl değerlendirirsiniz?

NECİP FAZIL -Yirmi yılık Kıbrıs çıbanı patlak verdi vereli aylar geçtiği halde, ortada hala meselenin peçesini kaldırabilmiş bir kalem veya ağız göremiyorum. Mesele daima bakireliğini muhafaza, etmekte ve benim bu zamana dek susmaktaki zaman kaybım, teşhis bakımından herhangi bir gecikme ifade etmekten uzak bulunmakta...

Türk’e göre Kıbrıs, “yurtta sulh, cihanda sulh” gibi, pasiflerin pasifi ve her türlü taarruz potansiyelinden yoksun, bütün derdi nefsini müdafaadan ve kabuğuna çekilip oturmaktan ibaret bir telakki gözüyle… Evet, böyle bir telakki gözüyle kocaman bir “hiç” tir.

Başta araplar ve Osmanlılar tarafından,içeride tam bir oluştan sonra dışarıyı ve dünyayı kendisine irca, yani taarruzi bir gaye uğrunda feth ve teshir edilen Kıbrıs, ancak böyle bir davranış gözüyledir ki, her şeydir.

MİLLİ GENÇLİK -Kıbrıs ekonomisi ve stratejisi hakkında çok şey söylendi, fakat “etnik” bakımdan değeri nedir?

NECİP FAZIL -Hakikat aşkına çekinmeden bildirelim ki, Kıbrıs Türklerinin (etnik) Türk kanadında mevkii -iyiler ve halisler daima müstesna- Türk ruhunun gerçek ve sağlam nescini vaat etmekte zayıftır .Ve zaten mesele 80-90 bin Türkü kurtarmaktan ibaretse, Balkanlardan Orta Asya’ya kadar milyonlarca esir Türk yaşarken böyle bir rizikoya girmeyi emredici bir imtiyaz ve hususilik arz etmekten uzaktır.

MİLLİ GENÇLİK -Kıbrıs üzerinde emeli olan devletlere göre Kıbrıs’ın durumu nedir?

NECİP FAZIL -Sorunuzu, Yunan ve ingilize göre, Amerika ve Moskof’a göre, Araplar ve İsrail’e göre Kıbrıs şeklinde bölümlere ayırarak cevaplandırayım.

Yunana göre Kıbrıs; efendileri hesabına, tepesine “Büyük Yunanistan ve Elenizm” yazılı putlu bayrağı dikilmiş (fantazik) ve hayalı bir bekçilik kulesinden başka bir şey değildir.
0, Kıbrısı, tek başına ne bir atlama taşı diye kullanabilir, ne de bir iç oluşun sınır karakolu olarak muhafaza edebilir.

İngilize göre Kıbrıs; ingiltere, Sultan Abdülhamid’den ariyet suretiyle aldığı Kıbrıs’ı, Asya ve Afrika’daki imparatorluk ağının dalyan bekçiliği kulübesi olarak, ikinci Dünya Savaşı sonuna kadar muhafaza etti ve bu savaşı kazanmasına rağmen imparatorluğunu kaybedince artık bu yükü taşımaktan vazgeçti; orada bir iki noktayı elinde ve emrinde bulundurmakla yetindi. İşte ne olduysa bundan sonra oldu. Kıbrıs ortada kaldı; ve (stratejik bakımdan gözleri kendisine dönük olup da el uzatmaktan çekinen büyük kuvvetlerin ses çıkaramayacağı bir kukla devlet haline getirilmekten başka bir tasviye şekline imkan bırakmadı.

Amerikaya göre Kıbrıs; ikinci Dünya Savaşı arkasından, onun, bayrağını dünya çapında bir hakimiyet sahasına dikme sevdasına düşmüş olması bakımından, birinci derecede kıymet sahibi bir kontrol, murakabe, müdahale ve gerektiğinde taarruz merkezidir; ve bütün yükü karşılıksız çekilecek bir (strateji) noktasıdır ...Batılı diplomatların Kıbrıs’ı “batırılmaz kocaman bir uçak gemisi” diye vasıflandırmaları yerindedir. Ve işte 6. Filoyu; daima
arkalarında gezen ve hep sayıları artırılan Moskof deniz kuvvetlerinin Akdeniz’de mevcut hikmetleri de, bu noktaya, bu noktanın belirttiği manaya bağlıdır.

Moskofa göre ise Kıbrıs; şimdilik (tez) ve (aksiyon) Amerika’da, (antitez) ve (reaksiyon) kendisinde olarak tam tersidir .Moskof’un, Kıbrıs etrafında her Amerikan adımını çelmelemek, işi çıkmaza sokmak ve o havzada bir kargaşalık zemini sürdürmekten gayri hiçbir politikası olamaz; ve üçüncü dünya savaşını açmak kararını vermedikçe elinden hiçbir şey gelemez. Kıbrıs’ta hakimiyet kaydedecek bir Amerikalı eli, Sovyetlere göre, Bakü ve İran petrollerinden Arap yarımadasına ve Şimal Afrika’sına kadar dünyanın şah damarı olan petrol sahasını, avucunda tutmak manasına gelir ve bu elin mutlaka bileğinden kavranması gerekir. Bu noktadan idrak edilmesi gerekir ki, Kıbrıs’ın bütün ehemmiyet ve kıymeti, Amerika
ile Rusya arasındadır.

MİLLİ GENÇLİK -Ortadoğu açısından Kıbrıs’ın ehemmiyeti?

NECİP FAZIL -Araplar ve İsrail’e göre Kıbrıs’ı değerlendirirken bu soruya ister istemez geleceğiz. Kıbrıs’ta fethedilemez bir kal'a halinde Amerikan üslenmesi İsrail’i mesut edeceği kadar, petrol havzasındaki Arap dünyasını berbat eder .Zira oradan desteklenecek ve İsrail topraklarından hız alarak gelişecek bir toslama, Irak, Hicaz ve Libya müsellesinin
çerçevelediği büyük ve hayatı madde “petrol” sahasını her an kontrolü altına alabilecek bir harekete yol açabilir. Hatta Kıbrıs’a istinatlı bir kontrol, herhangi büyük bir inkişaf ve ihtilat takdirinde İran ve Kafkas petrollerine kadar yalayıcı bir sınır çizebilir.

O halde İsrail’e, Kıbrıs’ta Amerikan üslenmesini elinden geldiğince kolaylaştırmak, Araplara da engellemek düşer.

Türk’e göre Kıbrıs; esasta bir , “lüzumsuz” ve “değersiz”in, artık kat'i bir lüzum ve değer haline getirildiği ve bir hatanın doğru olarak yürütüldüğü nokta olmuştur. Ters ve yanlış bir pasın gole çevrilmesi gibi..

Yunan için de vaziyet, gerçekleşmez bir servet gayesinin sarhoşluğuyla ana sermayesini tehlikeye düşüren ve (elenizm) rüyasını kabusa çeviren ve sonunda kendisini apışmış bırakan hayalı bir hedef...

İngiliz için, gidenin bir daha gelmeyeceği hakikatini ihtar edici ve buna rağmen biraz tutunmayı ve geleceği kollamayı tavsiye kılıcı bir bekleme iskelesi...

Amerika ve Rusya hesabını da karşılıklı (aktivite -harekiyet) yolları bakımından hayatı kıymet. ..

Neticede İsrail ve Araplar için, birinin Amerika, öbürünün de ister istemez Rusya taktiğine yardımcılığını gerektiren en nazik bir mevkii...

İşte, bize, Kıbrıs hareketi sırasında gayet sıcak ve fedakar bir yüz gösteren Arap dünyasını, kavimler arasındaki din birliği yanında, bu ölçüye bağlı görmek lazımdır. Amerikanın Kıbrıs davasında oynayacağı son rol billurlaşıncaya kadar İslam ve Arap alemi Türkiye’ye yardım çehresi , göstermekle mükelleftir. Her halde, Yunan hegemonyası altında bir Kıbrıs, bu idare karşısına dikilici bir Türk maniası Araplarca hoş görülemez. Böyle olursa, petrol idealinin tepesine bir de haç bindirilmiş olur.

Amerikanın Kıbrıs’ta üslenmesi, bugünden ..oldu-bitti>> ifade edici bir başlangıç olduğuna ve hatta Yunanlıdan fazla Türkü tercih ettiren bir mana belirttiğine göre de, kıskaca alınmış ve ehven-i şerler peşinde, hayat tedarikine zorlanmış ülkeler için, Kıbrıs’ta köprübaşı kuran bir Türkiye daima tercih unsuru teşkil eder. Bizim için de bu, tercih unsuru olmak mevkii, bugünlük, nefs müdafaamızın en doğru, yahut mecburi stratejisini gösterir.

Yunanın Amerika’ya omuz çevirme cilveleri yapmasındaki sebep bu tercih noktasında düğümlenmekte ve neticede nasıl olsa bir teselli mükafatı kazanacağını bilmekten gelen bir naz ifade etmektedir.

MİLLİ GENÇLİK -Teşekkür ederiz Üstadım.

Not: Bu yazı; Milli Türk Talebe Birliği’nin çıkardığı “Milli Gençlik” dergisinin Aralık 1974 tarihli sayısından alınmıştır.
__________________
" M a k s a d l a r ı n A n a s ı S a b ı r d ı r . "
M. Ali Saral isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Seçenekler

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz aktif değil dir.

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar son Mesaj
Necip Fazil Kisakürek Ahmet76 Önemli Şahsiyetler ve Eserleri 29 07.06.2007 11:31
Necip Fazil Kisakürek` ten Muhammedim Özgün Yazılarınız 16 19.12.2006 20:46
Necip Fazil Kisakürek... ~ Melihcan ~ Önemli Şahsiyetler ve Eserleri 2 26.05.2006 00:23
Poems By Necİp Fazil KisakÜrek Morpheus Literatur 2 13.01.2006 14:34
Yine NECIP FAZIL KISAKÜREK´TEN Muhammedim Özgün Yazılarınız 0 28.01.2003 16:25


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 04:45 .
Powered by vBulletin Version 3.6.8
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Template-Modifikationen durch TMS Web Design by: vbdesigns.de

 
Anasayfa - Arşiv - Yukarı git