İletişim
Yardım
Bugünki Mesajlar
Ajanda
Üye Listesi
KAYIT OL
Home

Navigation
Geri git   DelikanForum.NET > DİN-SİYASET / EKONOMİ-SAĞLIK > Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar
Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama

  #1
Alt 14.07.2006, 13:17
Bize Ölüm Yok

 
kuzgun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 29.07.2005
Mesajlar: 678
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
| Zafer Direnen Filistin'in Olacak!

HAMAS'a tavır, görünümü altında Filistin halkına karşı uygulanan
ambargo ve Gazze saldırısı, uzlaşmacı bir gücü değil, direnişi seçtiği için Filistin halkına yönelik yeni bir "cezalandırma" ve yıldırma operasyonudur. Tek bir amaç vardır; Filistin halkını
teslim almak... Dünya halkları, bunu bilerek tereddütsüz yeralmalıdır Filistin'in yanında.

Filistin; 58 yıldır işgal altındadır. Filistin; mazlum halkların en mazlumudur. Ve Filistin; 20. yüzyılın en uzun süreli direniş destanının adıdır. Birçok yönüyle halklar için bir örnek oluşturduğu gibi, birçok yönüyle de, halkların ulusal ve sosyal kurtuluş mücadeleleri açısından önemli dersler içeriyor. Kendi özgücüne güvenmenin, o güç temelinde direniş ve savaşı sürdürmenin günümüzdeki emsalsiz bir örneğidir Filistin.

İsrail tanklarıyla, toplarıyla, uçaklarıyla bir kez daha Filistin'in üzerine yürüyor. İsrail'in arkasında Amerikan emperyalizmi var, Avrupa emperyalizmi ve işbirlikçi rejimler var. Filistin halkı ise, büyük ölçüde yalnız. Filistin, özellikle sosyalist sistemin yıkılışından bu yana yalnızdır. Dünya halkları Filistin'in yanındadır; ama bu sahiplenme maddi bir güce dönüşemediği koşullarda, Filistin'in etrafındaki çemberi kıracak bir özellik göstermemektedir. Filistin buna rağmen direniyor. Büyük bir kararlılıkla, siyonizme karşı direniş ve savaşın meşruluğunu savunuyor. Ki, örnek olan, örnek alınması gereken yönlerinden biri de budur; Filistin halkı, meşruluk bilincini en yüksek düzeyde içselleştirmiş bir halktır. Gazze'ye yönelik son saldırıya "İsrail'in saldırıları yanlış, ama Filistinliler'in eylemleri de yanlış", "İsrail saldırıları durdursun, ama onlar da askeri bıraksınlar" diyen bakış açısı, bu meşruluk bilincinden, dolayısıyla Filistin davasını sahiplenmekten uzaktır.

Filistin davasında doğru tutum, emperyalizm ve halklar saflaşmasında net olmaktan geçer. Siyonizm ve ittifakları, kendi cephelerinde nettirler. İsrail, 15 Mayıs 1948'de Filistin toprakları gasbedilerek kuruldu. İşgal, o günden beri yani 58 yıldır, tüm uluslararası hukuk kuralları çiğnenerek, BM kararlarına rağmen, emperyalist-siyonist askeri zorla sürdürülüyor. Gazze'de siz bu satırları okurken katliam hala devam ediyor olacak. Bunun tek sorumlusu Siyonist İsrail değildir. Emperyalizm ve İsrail'e tavır almayan tüm ülkeler suç ortağıdır. Bitmedi! Suçlular bunlarla da sınırlı değil; emperyalizm işbirlikçisi rejimlere tavır almayan tüm kesimler de bu suçun dolaylı ortaklarıdır. Çünkü, emperyalizmle işbirliği içindeki tüm rejimler, ABD'nin stratejik ya da taktik müttefikleri, aynı zamanda siyonizmin destekçisidirler. İşte böyle olduğu içindir ki, ülkemizde AKP'yi destekleyen kesimler de bu suç ortakları içindedirler. Suçlular ve suçun ortakları bu kadar çok olduğu için, bu işgal, işkencelerle, katliamlarla 58 yıldır sürebilmektedir.

Filistin-İsrail "barış görüşmeleri", dünya siyaset sahnesinin en çelişkili, her şeyin başaşağı edildiği bir siyasettir. En başta, Siyonist İsrail'in işgal ve katliamlarının baş destekçisi Amerikan emperyalizmi, İsrail-Filistin görüşmelerinde "arabulucu"dur. "Barış"ı sağlamaya çalışandır. Keza, Avrupa aynı roldedir. Ve dünyadaki pekçok siyasal güç, pekçok aydın, onların bu rolünü onaylamış, desteklemiş, meşrulaştırmıştır. Oysa Amerikan emperyalizmi neyse siyonizm odur, siyonizm neyse ABD odur.

Bu gerçek, siyaset sahnesindeki riyakarlıkları da ortaya koyan bir turnusoldur. Sayısız siyasal güç, pekçok ülkenin rejimleri, yıllarca Filistin davasını savunur görünmüş ama emperyalizm işbirlikçiliğini de sürdürmüştür. Pekçok güç (özellikle islamcılar), "siyonizm karşıtlığını" yıllarca siyasetlerinin en temel konularından biri yapmış, ama aynı güçler, ABD'yle de işbirliği içinde olmuşlardır. İşte bu nedenledir ki, suç ortakları içine, onyıllarca ABD'nin "yeşil kuşak" projeleri içinde yeralan, "ABD'ye karşı çıkarak hiçbir şey yapılamaz" diyen islamcıları da katmalıyız. Suç ortakları içine, yine, Avrupa Birliği'ne "barış, demokrasi" adına destek verenleri katmalıyız.

Filistin halkı, işbirlikçi Arap rejimleri tarafından, kendi yöneticileri tarafından defalarca ihanete uğratılmıştır. Filistin davasının "kutsallığını", Filistin direnişine sempatiyi, kendi iktidarlarını sürdürmenin bir aracı olarak kullanan bu rejimler, Filistin halkına karşı doğrudan veya dolaylı katliamlar gerçekleştirmekten de geri durmamışlardır. İhanetler içinde pişmiştir bu yüzden Filistin. İhanetler içinde kendi özgücüne güvenmeyi öğrenmiştir. Öğrenemeyenler de öğreniyor. Ocak ayında yapılan seçimlerde iktidara gelen HAMAS, Amerikan ve Avrupa emperyalizminin ambargo tehditleri karşısında Arap rejimlerinin desteğine güveniyordu. Ancak gözardı ettiği, onların emperyalizmle ne kadar bütünleşmiş olduklarıydı. Nitekim, pratikte bu gerçeğe çarptı. Gerici, işbirlikçi rejimlerin kendi halklarının gözünü boyamak için bol keseden yaptıkları "Filistin'e destek" açıklamalarının hiçbir karşılığı yoktu.

HAMAS iktidarı, Amerika'sıyla, Avrupa'sıyla emperyalist cephe tarafından büyük bir ambargoyla karşılandı. Gerekçe, HAMAS'ın "islamcı" niteliği olarak gösterildi. Oysa sözkonusu olan, emperyalizmin ve siyonizmin 58 yıldır kıramadığı büyük bir direnişti. Dünya halklarına "kötü örnek" oluşturan bir direnişti. HAMAS'ın islamcılığı taliydi aslında; eğer HAMAS emperyalizm ve siyonizmle uzlaşmaya yanaşsaydı, HAMAS'ın islamcılığının onlar açısından hiçbir mahzuru olmayacaktı. Nitekim, ABD, AB ve İsrail, HAMAS'a iki şart ileri sürdüler: Birincisi, HAMAS, İsrail'i tanıdığını ilan etmelidir. İkincisi, silahlı mücadeleyi terk etmelidir. Bu şartlar arasında görüleceği gibi, HAMAS'ın islamcılığıyla ilgili bir madde yoktur. Emperyalizmin, Suudi Arabistan'dan Pakistan'a kadar çeşitli ülkelerdeki "islamcı" iktidarlara karşı da bir itirazı olmadığı gibi...

Filistin'e karşı uygulanacak ambargoyu haklı göstermek için dünya halklarına çHamas, İsrail'i tanımadığı için İsrail barış görüşmelerine başlamıyorç gerekçesi gösterildi. Burjuva basında veya politikacıları arasında "Filistin uzmanı" olarak tanınan yazarlar, politikacılar, bu yalanı tekrarlayıp durdular. Yalandı; "barış" görüşmeler -bu görüşmelerin taktik, politik olarak doğruluğu, yanlışlığı bir yana- altı yıldır İsrail'in hiçbir anlaşmaya uymaması yüzünden zaten bitmiş durumdaydı. HAMAS'tan önce, El Fetih iktidardayken de süren bir barış görüşmesi yoktu. "Barış görüşmeleri" denilen süreç, zaten tüm Filistinli örgütlere ve bizzatihi Filistin halkına, bağımsızlık hedefinden, silahlı mücadeleden vazgeçme dayatmasından başka bir şey değildi.

HAMAS, bu emperyalist yalanlara ve ekonomik, siyasi ambargoya, güçlü bir Halk Cephesi kurarak karşılık verebilirdi. Ama islamcılığın pragmatizmi ve farklı hesapları buna engel olmuş, siyonizm HAMAS'ı bu koşullarda kuşatabilmiştir. Halkı birleştiremeyen islamcı HAMAS, tersine şeriatçı dayatmalarıyla Filistin halkını bir iç savaşın da eşiğine getirmiştir. Kuşatmaya direnen ve bu ablukayı da püskürtecek olan yine, HAMAS'lısıyla, Cepheli'siyle, El Fetihçi'siyle tüm Filistin halkıdır. Filistinliler yaşayarak, deneyerek göreceklerdir ki, islamcı bir iktidar, Filistin'i (ne de başka bir ülkeyi) bağımsızlığa ve sosyal kurtuluşa götürmez. Filistin, er veya geç, gerçek önderliğine kavuşacak, o önderliği de yaratacaktır.
Filistin; sabır, kararlılık ve nihai hedeften asla vazgeçmemektir. Onlarca örgüt kuruldu Filistin halkının bağrında. Onlarca yıllık bir savaşı finanse etti yoksul Filistin halkı. Kadro, savaşçı vererek besledi kurtuluş ordularını. Filistin Kurtuluş Örgütü 1964 yılında kuruldu. Ertesi yıl, işgale karşı silahlı mücadele başlatıldı. Yaklaşık 40 yıldır silahla, taşla, yürekle sürdürülen bir mücadele sözkonusu. Bu mücadele Filistin halkının önüne sayısız engeller, sapaklar çıkardı. Büyük kayıplar verdi bu mücadelede. Ekonomik, siyasal, sosyal, askeri yıkımlara uğradı. Ama hiçbir an umutsuzluğa, yılgınlığa kapılmadı Filistin halkı. Filistin direnişini, emperyalizm ve halklar arasında süren savaşta çok özel bir yere yerleştiren, onu dünya halkları için bir örnek haline getiren, dünyanın tüm devrimcilerinin, ulusal kurtuluş savaşçılarının yüreğinde Filistin'i özel, adeta kutsal bir kavram haline getiren en önemli yanlarından biri de budur.

HAMAS'a tavır, görünümü altında Filistin halkına karşı uygulanan ambargo ve nihayetindeki Gazze saldırısı, uzlaşmacı bir gücü değil, direnişi seçtiği için Filistin halkına yönelik yeni bir "cezalandırma" ve yıldırma operasyonudur. Saldırının ne HAMAS'ın islamcılığıyla ne de Filistinli savaşçıların yaptığı eylemle bir ilgisi yoktur. Tek bir amaç vardır; Filistin halkını teslim almak. Dünya halkları, devrimci, demokrat, yurtsever örgütler, saldırının bu niteliğini görerek tereddütsüz yeralmalıdırlar Filistin'in yanında. Filistin'i teslim alamayacaklar. 58 yıldır alamadılar. Başkenti Kudüs olan bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasını ve sürgündeki Filistinliler'in vatanlarına geri dönüşünü engelleyemeyecekler.
__________________
Milliyetçiler en çok millete zarar verir. Çünkü karşı milliyetçiliği tetikler.
kuzgun isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #2
Alt 14.07.2006, 13:20
Bize Ölüm Yok

 
kuzgun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 29.07.2005
Mesajlar: 678
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Siyonizm Katliamlarına Son Vermeli- 13 Temmuz 2006



Hizbullah gerillalarının 12 Temmuz günü, 2 İsrail askerini kaçırdığı ve çıkan çatışmalarda da 7 İsrail askerini öldürdüğü basına yansıyan haberler arasındaydı. Bu olayın ardından, yaşanan gelişmeleri ''savaş eylemi'' olarak niteleyen Siyonist İsrail Lübnan'ı bombardımana tuttu. İsrail uçakları gece boyunca Lübnan'a onlarca saldırı düzenledi. Siyonistlerin hava saldırılarında yaşamanı yitirenlerin sayısının 28'e yükseldiği bildirildi. Konuya ilişkin açıklamada bulunun Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, İsrail'in Lübnan'a girmesinin bölgesel savaş endişelerini artırdığını açıkladı.
Siyonist İsrail Genelkurmay Başkanı Tuğgeneral Dan Halutz, Lübnan'da başkent Beyrut dâhil olmak üzere hiçbir hedefin dokunulmaz olmadığını açıkladı. Hultz yaptığı bu açıklama ile halka yönelik katliamlarına devam edeceklerini belirtiyor. Bir yandan katliam ve saldırılar sürerken, diğer yandan ise Ortadoğu halklarına yönelik Siyonizm’in tehditleri sürüyor. İsrail ordusu, Hizbullah lideri Şeyh Hasan Nasrallah'ın yaşadığı sanılan Beyrut'un güneyinin tahliye edilmesi yönünde Lübnan'a uyarıda bulunduğu belirtildi.

İSRAİL’DEN BEKAA VADİSİ’NE SALDIRI

İsrail, Lübnan’ı hava ve denizden abluka altına aldığı bildirildi. İsrail askeri kaynakları, İsrail savaş gemilerinin abluka çerçevesinde Lübnan karasularına girdiğini ve devriye gezmeye başladığını açıkladı.

İsrail savaş uçakları, öğleden sonra Lübnan'ın doğu Bekaa vadisindeki bir askeri hava üssünü bombaladı. Saldırının, Suriye sınırından 5 kilometre kadar ötedeki Riyak hava üssüne yapıldığı öğrenildi. Hava üssünün, eski Amerikan yapımı helikopterlerce kullanıldığı belirtildi.

Ayrıca İsrail'in Bekaa Vadisi'nde yer alan Luci Kasabası yakınında bulunan Filistin Halk Kurtuluş Cephesi - Genel Komutanlığı'na ait üsse sabah en az 8 füze attığı belirtildi. Öte yandan Lübnan, İsrail ile Hizbullah arasında esir değişimi için görüşmeler yapılabileceği yolundaki sözleri nedeniyle Washington Büyükelçisini görevden aldığını açıkladı. Yapılan saldırılarda 15’i çocuk olmak üzere 52 kişinin yaşamını yitirdiği ve yüzün üzerinde de kişinin yaralandığı bildirildi.

“EMPERYALİZM ORTADOĞU’YU KAN GÖLÜNE ÇEVİRİYOR!”

Temel Haklar Federasyonu da 13 Temmuz günü yaptığı yazılı açıklama ile Filistin’in ardından Siyonist İsrail’in Lübnan’a ve Ortadoğu halklarına yönelik katliamına son verilmesini istedi. Federasyonu’nun bugün yaptığı 173 nolu açıklama şöyle;

Filistin’de başlayan İsrail saldırıları Lübnan’ı da içine alarak genişliyor. Son olarak İsrail ordusu Lübnan’a girerek ülkenin bir bölümünü işgal etti. Çocuk genç yaşlı demeden katliamlarına devam ediyor İsrail. Ortadoğu’nun ortasında haydut bir devlet hiçbir kural yasa dinlemeden istediği her ülkeye saldırmakta istediği ülkeyi tehdit etmekte bir sakınca görmeden tüm pervasızlığını ortaya koyuyor. Halkları teslim alama adına yapılıyor bu saldırılar. Bu kadar pervasızca saldırmasının tek nedeni de budur. Yoksa denildiği gibi “kaçırılan” askerleri bulmak için değil. Bu saldırı başta Filistin halkı olmak üzere Ortadoğu halklarını teslim alma saldırısıdır ve ABD emperyalizminin saldırganlığından bağımsız değildir. İsrail’in saldırısı “kendini korumak, kaçırılan askerlerini bulmak” gibi demagojiler kullanılarak meşrulaştırılamaz.

İsrail eliyle uygulanan bu haydutluğa bakarak Emperyalizmin dünyaya nasıl bir düzen, nasıl bir hukuk yerleştirmeye çalıştığı görülebilir. Emperyalizm kendine biat etmeyen halklar ülkeler karşısında her türlü haydutluğun meşru sayılabileceği, hiçbir yasa hukuk kural tanımadan halklara saldırılabileceği bir dünya yaratmaya çalışıyor. Halklara gözdağı verip ‘direnirseniz sonunuz böyle olur’ diyor. İsrail’in son dönemde artan saldırıları bu amaçla yapılan saldırılardır. Her şeye rağmen bu politikanın yani emperyalizmin ve siyonizmin barbarlığının karşısındaki tek güç halkların direnişidir. Irak’ta, Filistin’de, dünyanın dört bir yanında emperyalist politikalara karşı direnenlerdir. Vahşet barbarlık hangi boyutta olursa olsun, terör demagojileri ne kadar kullanılırsa kullanılsın halkların meşru direnişi bitirilemeyecektir.
Saldırıların asıl sorumlusu olan ABD emperyalizmi ile “ortak vizyon” anlaşması imzalayanlar da Ortadoğu halklarının üstüne yağan her bombadan dökülen her damla kandan sorumludurlar. “Ortak vizyon” anlaşması imzalayıp ABD’nin Ortadoğu politikasını kendi politikası olarak ilan edenler Filistin ile İsrail arasında arabulucu, barış yanlısı olarak gösteremezler kendilerini. Bugün AKP’nin yaptığı böyle bir ikiyüzlülüktür. Arabuluculuk rollerine soyunmasının tek amacı Ortadoğu halklarının katledilmesindeki sorumluluğunu gizlemek olabilir ancak. AKP bu arabuluculuk maskesi altında ABD ve İsrail tehditlerini Filistin Suriye ve İran’a iletiyor, bu ülkelere emperyalizme teslim olmasını öğütlüyor. Özcesi Ortadoğu’da emperyalizmle halkalar arasında şiddetlenen bir savaş vardır ve bu savaşta AKP emperyalizmden yana taraftır. Bugüne kadar tüm iktidarların yaptığı gibi AKP’de halkların katledilmesinde, teslim alınmasında emperyalizmin kendisine biçtiği rolü oynuyor.
Filistin halkının yanında olmak demek emperyalizme karşı bağımsızlıktan yana olmak, emperyalizm işbirlikçilerine karşı olmak demektir. Filistin halkının yanında olduğumuzu alanlara çıkarak, halkların direnişinin meşruluğunu savunarak, ülkemizde anti-emperyalist mücadeleyi yükselterek gösterelim.

TEMEL HAKLAR FEDERASYONU
__________________
Milliyetçiler en çok millete zarar verir. Çünkü karşı milliyetçiliği tetikler.
kuzgun isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Lesezeichen

Seçenekler Arama

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
bir oyun: Filistin'in kurtuluşu... ŞEHRİNAZ Gençlik Lokali 2 11.10.2007 03:09
Ağlamamak Için Direnen Başbakan acohsny Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 3 02.07.2006 22:47
Zafer Mİ? Yenİlgİ Mİ? toprak_21 Anketleriniz 4 26.08.2005 16:46
Zafer Dergisi Mikval Kitablar ve Dergiler 7 08.05.2005 06:03
Zafer Bayrami Alperen Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 27 04.09.2004 00:09


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 04:46 .
Powered by vBulletin® Version 3.7.3
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Template-Modifikationen durch TMS Web Design by: vbdesigns.de
İletişim - Anasayfa - Arşiv - Disclaimer - Yukarı git

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50