İletişim
Yardım
Bugünki Mesajlar
Ajanda
Üye Listesi
Kayıt ol
Home

Navigation
Geri git   DelikanForum.NET > DİN-SİYASET / EKONOMİ-SAĞLIK > Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar
Cevapla
 
LinkBack Seçenekler

  #1
Alt 03.08.2006, 03:03
 
toprak_21 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 03.08.2005
Mesajlar: 756
Teşekkür etti: 1
6 Teşekkür 6 Mesaja aldı
İslam dünyası bölünmüyor ; çünkü

İslam dünyası bölünmüyor; çünkü...



Graham E. Fuller



Gerçekten de Şii Hizbullah ve Müslüman Kardeşler hareketi de dahil vasat Sünniler arasında oldukça yüksek bir popülariteye sahiptir. Vehhabi kökenli cihatçılar gibi en fanatikler hariç Sünni İslâmcıların çoğunluğu bu Şiileri kınamamaktadır.

Sünnilerle Şiiler Lübnan’daki mevcut kriz konusunda bölünüyorlar mı? Bazı raporlar hemen akabinde İsrail’in Lübnan’ı mahvetme kararını almasına yol açan İsrail askerlerinin kaçırılması hadisesi nedeniyle Hizbullah’a karşı ciddi bir Sünni tepkisinden bahsediyorlar.


Dikkat çekici bir şekilde Suudi Arabistan, Ürdün ve Mısır’daki liderler alışılmış ‘Arap dayanışması’ söylemlerini son zamanlarda terk ettiler ve Şii cüretkârlığı nedeniyle Lübnan’daki bu son savaşa yol açtığı için Hizbullah’ı kınadılar. Washington bu Arap yöneticilerin görüşlerini memnuniyetle karşıladı ve onları daha da ileri giderek aslında nihai olarak Suriye ile İran’ı ayıplamaya yönlendirdi. Ortaya çıkan manzara Sünni dünyasının ışığı gördüğü ve Washington’un bölge hakkındaki görüşüne katıldığı şeklindedir. Fakat gerçekten öyle mi?

ABD’nin müttefiki olan bu üç ülkenin Sünni liderlerini aslında neyin yönlendirdiğine baktığımızda resim biraz daha farklıdır. Mısır, Ürdün ve Suudi Arabistan’ın zorba yöneticileri şüphesiz derin bir endişe içindedirler. Fakat neden endişe duyuyorlar? Şiilerden mi? Yoksa kendi saltanatlarının risk altında olmasından mı? Gerçekte burada asıl fay hattı Sünni zorbalar ile onların kendi vatandaşları arasındadır. Bu Sünni rejimler İran, Suriye, Hizbullah ve hatta Sünni olan Hamas’ın bölgede hakim olan ABD ile İsrail’e karşı bağımsız birer kitle direniş modeline ilham kaynağı olmaları nedeniyle dehşete kapılmış durumdadırlar. Ve günümüzde İslâm dünyasındaki temel motive edici güç İslâm değil, ABD ile İsrail’in politikalarından kaynaklanan dış müdahaleye Müslümanların baskı altında tutulmasına ve küçük düşürülmesine karşı kızgınlıktır.



Direniş arzusu kamuoyunun düşünce dünyasını yönlendirirken İslâm ve yerel milliyetçilikler gayrimüslim işgalciye karşı mücadelenin sembolize edilmesine yardım etmektedir. Üzücü olan husus günümüzde Müslümanların ayağa kalkarak mağlubiyet ve işgalin yol açtığı utancı ortadan kaldıracak direniş kahramanları çıkarmak için can atmalarına yol açan bir ruh haline sokulmuş olmalarıdır. Burada direniş mezhepçiliğin ötesinde yükselmektedir. Sünni kitleler geniş oranda İran ile Suriye yöneticilerinin ya da Hizbullah’ın Şii olmasıyla ilgilenmiyorlar; onları benimseyerek kendi sadakatlerine ve mücadele ve hatta ölme isteklerine layık görüyorlar.

Gerçekten de Şii Hizbullah ve Müslüman Kardeşler hareketi de dahil vasat Sünniler arasında oldukça yüksek bir popülariteye sahiptir. Vehhabi kökenli cihatçılar gibi en fanatikler hariç Sünni İslâmcıların çoğunluğu bu Şiileri kınamamaktadır. Onların ayıpladıkları kitlelerin gözünde kendi halklarını terk ederek Washington’un onayını almak için yarışan ödlek mahluklar olarak görülen kendi gayrimeşru Sünni yöneticileridir.

Bombalar uçuşup kanlar fışkırdığında ve halkın söylemi yükselmeye başladığında bu yöneticileri derin bir endişe kaplar. Bilirler ki kendileri hadiseler karşısında çaresiz kaldıkları için ortaya çıkacak olan halk öfkesi genellikle kendilerinin suçlamalarda boğulması ile neticelenecektir.

İşte burada bu üç Sünni idareciyi geç de olsa devlet haricindeki halk direnişi imajını hor görmeye sevk eden şeyi görüyoruz. Suudi Arabistan geçenlerde önde gelen alimlerinden birinin Hizbullah’a yardım ya da dua edilmemesi gerektiğini ifade eden fetvasını yeniden gündeme getirdi. (Rejim tarafından devlet yanlısı alimlerden fetva istenerek bu şekilde kullanılması sadece "devlet destekli" alimlerin meşruiyetini daha da azaltmaya ve İslâmcıları güçlendirmeye yarar.)

Yönetici ile yönetilen arasındaki sınırlar her gün biraz daha aşınır ve bu durumda en kazançlı çıkanlar kaçınılmaz bir şekilde İslâmcılar olurlar. Bu; Sünniler arasında Şii aleyhtarı türden bir hissiyatın bulunduğunun inkârı anlamına gelmez. Irak ve Bahreyn gibi Şiilerin çoğunluğu oluşturduğu ülkelerde veya Lübnan gibi çoğunluk bir grup oldukları yerlerde Sünnilerin sinirleri gergindir. Cihatçılar şu sıralar Irak’ta kasıtlı olarak daha önce hiç meydana gelmemiş bir iç savaşı provoke etmek için Şiileri doğruyorlar. Vehhabiler özellikle Şiileri aşağılamak için gruplaşmışlardır.

Bunların çoğu tek başına dinle ilgili değildir, aksine uzun zaman demiryolu çizgisinin yanlış tarafında yaşamış olan ve şimdi de siyasette daha büyük yetki ve güce sahip olmaya çalışan Şiilere karşı eski moda yerel toplulukların sosyal önyargılarını temsil etmektedir. Ve bizzat Lübnan’da oldukça haklı görülebilecek şekilde; Şii olmayanlar Hizbullah’ı İsrail savaş uçaklarının yol açtığı yıkım ve ölüme sebebiyet vermekle itham etmektedirler. Fakat çoğunluk aynı şekilde veya daha fazla İsrail’i de suçlamaktadır. Nihayette ise bu daha geniş anlamda İslâm dünyasında bir bölünmeye yol açmaz. Sünni-Şii gerilimleri dış dünya tarafından -bir tür siyasi manipülasyon için tembel adamın eli altında bulunan bir siyasi mihenk taşı olarak- çok fazla abartılmıştır.

Mezhebe dayalı bölmede sorun...

Burada Sünni-Şii şeklinde mezhebe dayalı basit bir bölünmeye kucak açmak yararlı değildir. Şayet modern tarihe bakma zahmetine katlanacak olursak Şiilerin bir ölçüde kusursuz bir Arap birliği, İslâm birliği veya emperyalizm karşıtı kimliklere sahip olduklarını görürüz; bu Irak’ta Ayetullah Sistani’nin konuşmalarında, İslâmi yönetime sahip İran ile Suriye’yi yöneten Şii Aleviler ve bizzat Hizbullah’ın söylem ve ideolojisinde oldukça nettir. Bunların hepsi Filistin, ABD emperyalizmi, ABD’nin Irak’ı işgali, İslâm ümmetinin birliği ve diğer klasik Sünni meseleleri dile getirirler. Arap kitleler -ve el-Cezîre- bu gerçeğe sevkitabii ile bağlıdırlar.

Gerçekten de, Hizbullah’ın bugünkü direnişi, onun lideri Hasan Nasrallah’ın şahsında yeni bir Arap kahramanı yaratabilir. ABD dostu olan Arap tiranlar açısından Hizbullah ile Hamas’ın direnişini kınamalarındaki bu gibi korku spazmları bizleri daha geniş anlamda İslâm dünyasının kanaatini temsil ediyormuş gibi bir yanlışlığa götürmemelidir. Ve bizim gözlerimizin göremediği şey radikal cihatçıların her gece bir başka bölgeden televizyon ekranlarına akseden yeni korkuların görüntüleri vasıtasıyla sessiz kitleleri kendi safına katmasıdır. Ne yazık ki biz bunları ancak sonraki aylarda ve hatta sonraki yıllarda öfke ve hayal kırıklıklarını eyleme dönüştürdüklerinde görüyoruz. Ancak bu gibi halk direnişlerini meşru kılan sebeplerin ve şikâyetlerin ortadan kaldırılması yoluyla bizler hadiselerin istikametini değiştirmeye başlayabiliriz. Şu anda ise olaylar aksi istikamette cereyan etmektedir.

*Graham E. Fuller CIA’in Ulusal İstihbarat Kurulu eski başkanıdır.

(New Perspective Quarterly, 25.07. 2006.)


__________________
Belledikleri kalıpların dışında konuşulduğunda ırzına geçildiğini sananlarda vardır. (Bilge KARASU)
toprak_21 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Lesezeichen

Seçenekler

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Sakarya'da Erbakan'a sadakat şöleni... İslam dünyası Sakarya'ya aktı gençüsküdar Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 1 02.06.2008 14:30
Tıp Dünyası GÜL Mucizesini Yeni Keşfetti suheda Sağlıklı yaşam ve Spor 1 24.01.2008 16:44
Erbakan: Batı-İslam dünyası mücadelesinde yeni dönem başladı gençüsküdar Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 6 28.10.2007 12:56
İslam dünyası altın çağını arıyor gençüsküdar Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 2 29.05.2007 01:43
fikir dünyası ahsensen Kitablar ve Dergiler 0 02.07.2006 15:30


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 14:31 .
Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Template-Modifikationen durch TMS Web Design by: vbdesigns.de
İletişim - Anasayfa - Arşiv - Disclaimer - Yukarı git