İletişim
Yardım
Bugünki Mesajlar
Ajanda
Üye Listesi
KAYIT OL
Home

Navigation
Geri git   DelikanForum.NET > DİN-SİYASET / EKONOMİ-SAĞLIK > Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar
Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama

  #1
Alt 11.08.2006, 11:22
Kayıt onayı eksik

 
ARMAGAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 10.09.2005
Mesajlar: 2.137
Teşekkür etti: 0
3 Teşekkür 3 Mesaja aldı
İsrail kendi halkını da kandırıyor


İsrail kendi halkını da kandırıyor 11/08/2006 - 01:20
Genevive Cora Fraiser Roma’ya gitmeden önce Beyrut’taki kısa açıklamasında ABD Dışişleri Bakanı Rice, bir ateşkes çağrısı için fazlasıyla bekledi. Rice’ın Birleşik Devletler adına mı, yoksa İsrail adına mı konuştuğunu ayırt etmek zor.
Bugün dünyanın Lübnan ve Filistin’de tanık olduğu İsrail’in merhametsizliği ve gaddarlığına karşı Hizbullah ve Hamas’ın mücadelesindeki ayrımın uzun bir geçmişi var.

Onların yöntemleri taban tabana zıt. Ancak, propaganda ve ayrışmaların aksine Hizbullah ve Hamas kendi halklarını özgürlüğe kavuşturmak isteyen birer direniş örgütleridir. İsrail’in askerî görevinin ise Yahudi devletinin güvenliğini sağlamak olduğu iddia ediliyor ve bu amacın başarısı sorgulanmalı. Tarihî açıdan bakıldığında onun gizli gündemi ya da rolü, Batılı güçlerin Arap-Müslüman halkının topraklarını ele geçirebilmesi ve zenginliklerine -petrol- el koyabilmesi için onlara karşı eziyet ve boyun eğdirmedir.
Ortadoğu’da petrol yüzyıllardır akarken, petrol endüstrisinin modern tarihi Pensilvanya, Ohio ve Polonya’da petrol kuyularının, aydınlatıcı, yağlama malzemesi olarak her derde deva olduğunun keşfedildiği 19. yüzyıla uzanır. Sonralarda, bilim ve endüstri, petrolü üretim, ulaşım ve elektrik endüstrisinde kullanma çalışmalarına girişti. İlk petrol boru hattı Amerika’da 1865’te döşendi. 1870 yılına kadar, petrol savaşları Rockefeller, Rothschild’ler ve diğerleri arasında başladı. Rothschild’in Rockefeller’in Standart Oil şirketinin etkinliğini kırarak petrol tankerleri oluşturması ve kanal erişimini sağlaması ile Uzakdoğu boyunca yerel depolama imkanı elde etti.
Vahşetin asıl nedeni...
1938 yılı Aralık ayında National Geographic Dergisi için yazan Fredrick Simpick, “Kutsal Kitabın Topraklarına Değişiklik Geldi” başlıklı makalesinde şöyle yazıyor: “İran’ın ana toprakları, Karum Vadisi’nden aşağı inen ana petrol hattı ile Zagros Dağları’nın güneydoğusunda uzanıyor. 1909 yılında Basra kıyılarını ilk gördüğümde sövüp saydım, Teksas’tan giden “iyi nişancılar” öncü grubu korkunç bir sıcak altında Karum Nehri kenarındaki petrolü çıkarmak için toprağı kazıyordu.” 1917 yılına kadar Anglo-İran Petrol Şirketi en büyük payı aldı. Belki de bu yüzden, 1917 yılında İngiliz Dışişleri Bakanı Balfour’un Siyonist Yahudilere vatanlarının Filistin’de olduğu vaadi tesadüf değildi. Tarihçi Robert John, bu vaadin deklare mektubunun daha sonra, uluslararası finansör Rothschild’in banka binasına gönderildiğini açıklamıştı. Mektup 2 Kasım 1917’de, Rothschild’e postalanmıştı. Bakalım İngiliz Dışişleri Bakanı’nın gönderdiği mektupta neler var:
“Sevgili Lord Rothschild, Majestelerinin hükümetinin adına, bakanlar kuruluna gönderilen ve onaylanan Yahudi Siyonist özlemlere sempatimizin deklarasyonunu size iletmekten mutluluk duyuyorum. Majestelerinin hükümeti, Yahudi halkı için Filistin’de ulusal bir yurt kurulmasını desteklemektedir ve bu işin başarılması için elinden gelen tüm çabayı gösterecektir, Filistin’de Yahudi olmayan toplulukların ya da Yahudilere bağlananların dini ya da politik haklarına zarar verici hiçbir şeyin yapılmayacağı açıkça anlaşılmaktadır. Bu mektubu Siyonist Federasyon’un bilgisine sunarsanız minnettar oluruz. Saygılarımla... Arthur James Balfour”
Birinci Dünya Savaşı’nın ardından, Milletler Cemiyeti, Filistin ve Irak’ı İngiltere’ye, Lübnan ve Suriye’yi Fransa’ya “A” sınıfı manda devletler olarak verdi. 1928 yılına kadar Filistin’deki Siyonist çaba hiçbir Arap muhalefeti olmaksızın ciddi bir biçimde başlamış oldu. Aslında, Mısır’da 1928 yılında Müslüman Kardeşler’in kuruluşu Yahudilerin Siyonist koloni girişimleri ve istilası ile eşzamanlı kuruldu. İlk petrol hattı 1934 yılına kadar, Tripoli (Lübnan) ile Irak’ı bağlarken, ikincisi ise Hayfa’da (Filistin) açıldı. 1930’lar boyunca petrol çıkarılması çölde de sürdü ve sonrasında, denizde, Birleşik Arap Emirlikleri’nde. 1938 yılında, Arap-Amerikan Petrol Şirketi (Aramco) kurulduğunda, Suudi Arabistan’da da petrol keşfedildi.
1938 tarihli National Geographic, 618 millik Hayfa’dan Filistin’e olduğu kadar, “Irak’tan Akdeniz’e uzanan” petrol hattının fotoğraflarını içermektedir. Dergi, Filistin’in petrol endüstrisi için hayati bir liman olduğunu yazıyordu. Filistin, batı yönelimli bir hükümet kurulması için Ortadoğu’daki en uygun yerdi. Stratejik bir Batı müttefiki olan İsrail’in demokrasisi bir yanılsamadan ibaret ve sahte. Maskenin gerisinde, halk için, halk tarafından halkın hükümetini değil, keskin bir ırkçılığın yönettiği bir kast sistemini korumak amacıyla kurulmuş bir ‘Temel Kurallar’ döl yatağı bulursunuz. Tüm insanların ortak saygınlığına inanan insancıl İsrailli ve dünyadaki diğer Yahudilerin tüm çabalarına rağmen, sömürgeci Yahudi devleti olan İsrail artan bir ırkçı, etnik ve dini tavırla kendi yerli vatandaşları ile savaş içinde içe doğru çöküyor.
Yedioth News’ta son zamanlarda yayınlanan makaleler, Separdik (İspanya, Portekiz ve Kuzey Afrika Yahudileri) Yahudilerinin Kafkasyalı Yahudi yerleşimlerine bile alınmasına izin verilmediğini ortaya koyuyor. Yasağın amacı, “toplumun yüksek manevi düzeyinin korunması…” olarak gösteriliyor.
Halkını da kandırıyor...
Son dönemlerde Van Leer Kudüs Enstitüsü tarafından açıklanan bir çalışma, Aşkenaizm’in (Avrupa ve Alman kökenli Yahudiler) Separdaizm’e oranla kültürel açıdan yüksek olduğunu ortaya koyduğunu iddia ediyor. Arab Jews’taki makalesinde (doğulu bir Yahudi) Adam Hanieh şöyle yazıyor: “İsrail’in resmi ideolojisi kendisini tüm Yahudileri özgürleştirmek olarak sundu; ancak Siyonizm’in tüm Yahudiler için bir yurt iddiasında bulunmasına rağmen bu yurt tüm Yahudilere asla eşit olarak sunulmadı. Siyonist projenin ilk günlerinde, Arap ülkelerindeki çok sayıda Yahudi Filistin’e getirildi. Ancak onlar “evlerine döndürülen” Yahudiler değil Avrupalı benzerleri için ucuz iş gücüydüler.”
Roma’ya gitmeden önce Beyrut’taki kısa açıklamasında ABD Dışişleri Bakanı Rice, bir ateşkes çağrısı için fazlasıyla bekledi. Rice’ın Birleşik Devletler adına mı, yoksa İsrail adına mı konuştuğunu ayırt etmek zor. Ya da bir farklılık var mı ikisi arasında? Irak, Filistin, Lübnan ve Afganistan ve şimdi de Suriye ve İran’ı yerle bir etme planlarıyla, İsrail ve ABD Araplara ve İslam’a karşı bir dönem Hitler’in Yahudilere karşı izlediği bir politikanın peşinden gidiyor. (*) Bu yazıyı Zaman için kaleme alan G.C. Fraiser, bölge uzmanı, Amerikalı gazetecidir.

http://www.dunyabulteni.net/yazi_detay.php?id=1579&yazar=370
ARMAGAN isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #2
Alt 11.08.2006, 20:37
Birbirimize DUA edelim..

 
AHMET SARAL™ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 14.07.2006
Yaş: 49
Mesajlar: 221
Teşekkür etti: 0
1 Teşekkür 1 Mesaj için aldı
ellerine sağlık kardeşim
__________________

İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var.
AHMET SARAL™ isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #3
Alt 11.08.2006, 22:46
Ali Dibo

 
ABCDE - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 09.08.2006
Mesajlar: 170
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız ARMAGAN

İsrail kendi halkını da kandırıyor 11/08/2006 - 01:20
Genevive Cora Fraiser Roma’ya gitmeden önce Beyrut’taki kısa açıklamasında ABD Dışişleri Bakanı Rice, bir ateşkes çağrısı için fazlasıyla bekledi. Rice’ın Birleşik Devletler adına mı, yoksa İsrail adına mı konuştuğunu ayırt etmek zor.
Bugün dünyanın Lübnan ve Filistin’de tanık olduğu İsrail’in merhametsizliği ve gaddarlığına karşı Hizbullah ve Hamas’ın mücadelesindeki ayrımın uzun bir geçmişi var.

Onların yöntemleri taban tabana zıt. Ancak, propaganda ve ayrışmaların aksine Hizbullah ve Hamas kendi halklarını özgürlüğe kavuşturmak isteyen birer direniş örgütleridir. İsrail’in askerî görevinin ise Yahudi devletinin güvenliğini sağlamak olduğu iddia ediliyor ve bu amacın başarısı sorgulanmalı. Tarihî açıdan bakıldığında onun gizli gündemi ya da rolü, Batılı güçlerin Arap-Müslüman halkının topraklarını ele geçirebilmesi ve zenginliklerine -petrol- el koyabilmesi için onlara karşı eziyet ve boyun eğdirmedir.
Ortadoğu’da petrol yüzyıllardır akarken, petrol endüstrisinin modern tarihi Pensilvanya, Ohio ve Polonya’da petrol kuyularının, aydınlatıcı, yağlama malzemesi olarak her derde deva olduğunun keşfedildiği 19. yüzyıla uzanır. Sonralarda, bilim ve endüstri, petrolü üretim, ulaşım ve elektrik endüstrisinde kullanma çalışmalarına girişti. İlk petrol boru hattı Amerika’da 1865’te döşendi. 1870 yılına kadar, petrol savaşları Rockefeller, Rothschild’ler ve diğerleri arasında başladı. Rothschild’in Rockefeller’in Standart Oil şirketinin etkinliğini kırarak petrol tankerleri oluşturması ve kanal erişimini sağlaması ile Uzakdoğu boyunca yerel depolama imkanı elde etti.
Vahşetin asıl nedeni...
1938 yılı Aralık ayında National Geographic Dergisi için yazan Fredrick Simpick, “Kutsal Kitabın Topraklarına Değişiklik Geldi” başlıklı makalesinde şöyle yazıyor: “İran’ın ana toprakları, Karum Vadisi’nden aşağı inen ana petrol hattı ile Zagros Dağları’nın güneydoğusunda uzanıyor. 1909 yılında Basra kıyılarını ilk gördüğümde sövüp saydım, Teksas’tan giden “iyi nişancılar” öncü grubu korkunç bir sıcak altında Karum Nehri kenarındaki petrolü çıkarmak için toprağı kazıyordu.” 1917 yılına kadar Anglo-İran Petrol Şirketi en büyük payı aldı. Belki de bu yüzden, 1917 yılında İngiliz Dışişleri Bakanı Balfour’un Siyonist Yahudilere vatanlarının Filistin’de olduğu vaadi tesadüf değildi. Tarihçi Robert John, bu vaadin deklare mektubunun daha sonra, uluslararası finansör Rothschild’in banka binasına gönderildiğini açıklamıştı. Mektup 2 Kasım 1917’de, Rothschild’e postalanmıştı. Bakalım İngiliz Dışişleri Bakanı’nın gönderdiği mektupta neler var:
“Sevgili Lord Rothschild, Majestelerinin hükümetinin adına, bakanlar kuruluna gönderilen ve onaylanan Yahudi Siyonist özlemlere sempatimizin deklarasyonunu size iletmekten mutluluk duyuyorum. Majestelerinin hükümeti, Yahudi halkı için Filistin’de ulusal bir yurt kurulmasını desteklemektedir ve bu işin başarılması için elinden gelen tüm çabayı gösterecektir, Filistin’de Yahudi olmayan toplulukların ya da Yahudilere bağlananların dini ya da politik haklarına zarar verici hiçbir şeyin yapılmayacağı açıkça anlaşılmaktadır. Bu mektubu Siyonist Federasyon’un bilgisine sunarsanız minnettar oluruz. Saygılarımla... Arthur James Balfour”
Birinci Dünya Savaşı’nın ardından, Milletler Cemiyeti, Filistin ve Irak’ı İngiltere’ye, Lübnan ve Suriye’yi Fransa’ya “A” sınıfı manda devletler olarak verdi. 1928 yılına kadar Filistin’deki Siyonist çaba hiçbir Arap muhalefeti olmaksızın ciddi bir biçimde başlamış oldu. Aslında, Mısır’da 1928 yılında Müslüman Kardeşler’in kuruluşu Yahudilerin Siyonist koloni girişimleri ve istilası ile eşzamanlı kuruldu. İlk petrol hattı 1934 yılına kadar, Tripoli (Lübnan) ile Irak’ı bağlarken, ikincisi ise Hayfa’da (Filistin) açıldı. 1930’lar boyunca petrol çıkarılması çölde de sürdü ve sonrasında, denizde, Birleşik Arap Emirlikleri’nde. 1938 yılında, Arap-Amerikan Petrol Şirketi (Aramco) kurulduğunda, Suudi Arabistan’da da petrol keşfedildi.
1938 tarihli National Geographic, 618 millik Hayfa’dan Filistin’e olduğu kadar, “Irak’tan Akdeniz’e uzanan” petrol hattının fotoğraflarını içermektedir. Dergi, Filistin’in petrol endüstrisi için hayati bir liman olduğunu yazıyordu. Filistin, batı yönelimli bir hükümet kurulması için Ortadoğu’daki en uygun yerdi. Stratejik bir Batı müttefiki olan İsrail’in demokrasisi bir yanılsamadan ibaret ve sahte. Maskenin gerisinde, halk için, halk tarafından halkın hükümetini değil, keskin bir ırkçılığın yönettiği bir kast sistemini korumak amacıyla kurulmuş bir ‘Temel Kurallar’ döl yatağı bulursunuz. Tüm insanların ortak saygınlığına inanan insancıl İsrailli ve dünyadaki diğer Yahudilerin tüm çabalarına rağmen, sömürgeci Yahudi devleti olan İsrail artan bir ırkçı, etnik ve dini tavırla kendi yerli vatandaşları ile savaş içinde içe doğru çöküyor.
Yedioth News’ta son zamanlarda yayınlanan makaleler, Separdik (İspanya, Portekiz ve Kuzey Afrika Yahudileri) Yahudilerinin Kafkasyalı Yahudi yerleşimlerine bile alınmasına izin verilmediğini ortaya koyuyor. Yasağın amacı, “toplumun yüksek manevi düzeyinin korunması…” olarak gösteriliyor.
Halkını da kandırıyor...
Son dönemlerde Van Leer Kudüs Enstitüsü tarafından açıklanan bir çalışma, Aşkenaizm’in (Avrupa ve Alman kökenli Yahudiler) Separdaizm’e oranla kültürel açıdan yüksek olduğunu ortaya koyduğunu iddia ediyor. Arab Jews’taki makalesinde (doğulu bir Yahudi) Adam Hanieh şöyle yazıyor: “İsrail’in resmi ideolojisi kendisini tüm Yahudileri özgürleştirmek olarak sundu; ancak Siyonizm’in tüm Yahudiler için bir yurt iddiasında bulunmasına rağmen bu yurt tüm Yahudilere asla eşit olarak sunulmadı. Siyonist projenin ilk günlerinde, Arap ülkelerindeki çok sayıda Yahudi Filistin’e getirildi. Ancak onlar “evlerine döndürülen” Yahudiler değil Avrupalı benzerleri için ucuz iş gücüydüler.”
Roma’ya gitmeden önce Beyrut’taki kısa açıklamasında ABD Dışişleri Bakanı Rice, bir ateşkes çağrısı için fazlasıyla bekledi. Rice’ın Birleşik Devletler adına mı, yoksa İsrail adına mı konuştuğunu ayırt etmek zor. Ya da bir farklılık var mı ikisi arasında? Irak, Filistin, Lübnan ve Afganistan ve şimdi de Suriye ve İran’ı yerle bir etme planlarıyla, İsrail ve ABD Araplara ve İslam’a karşı bir dönem Hitler’in Yahudilere karşı izlediği bir politikanın peşinden gidiyor. (*) Bu yazıyı Zaman için kaleme alan G.C. Fraiser, bölge uzmanı, Amerikalı gazetecidir.

http://www.dunyabulteni.net/yazi_detay.php?id=1579&yazar=370
SADECE ISRAIL MI (?)
suudi arabistan kandirmiyor mu(?) disardan israil düsmaniyiz diye nutuk atarlar ama bir türlü israil'e petrol ambargosu uygulamaz suudi denen alcak devlet.
israilvari, filistini bombalamak icin hanki ülkeden ucaklari icin petrol alirlar(?)
abd,kenti halkini kandiriyor bakiniz video'yu izleyin amerikanliar cevirdi.amerikalilar cevirdikleri halde el-kaide saldiriyi yapmadi diye uyariyorlar bizi.video'yu izleyin bush,dünyada sempati kazanmak icin kenti milletini vurdu.aynisini da suudi arabistan ediyor.ortadoguda müslümanlarin bas düsmani suudi arabistandir.abd ve suudi destegi olmadan israilvari hic bir sey edemez.

11eylül saldirilarini el-kaide degil amerika kentisi yapti.
kanit olarak bu video'yu izleyin.el-kaide cevirmedi bu filimi abd cevirdi.
http://video.google.de/videoplay?docid=-1272980089639960023&q=loose+change
ABCDE isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Lesezeichen

Seçenekler Arama

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Siyasi Partiler halkını kurtarmak için çalışır ZEGODAYI Resim ve Karikatür 1 10.07.2007 21:09
Gül çocuk mu kandırıyor ? refah Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 1 03.09.2006 13:49
*O Kendi Kaderini Kendi Yazmış Oldu* ledunn Günlük 5 05.03.2006 16:23
Bush, İran halkını isyana çağırdı M. Ali Saral Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 0 03.02.2005 23:02
Bakın MOSSAD dünya kamuoyunu nasıl kandırıyor! easy-din Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 4 14.05.2003 04:29


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:30 .
Powered by vBulletin® Version 3.7.3
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Template-Modifikationen durch TMS Web Design by: vbdesigns.de
İletişim - Anasayfa - Arşiv - Disclaimer - Yukarı git

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50