İletişim
Yardım
Bugünki Mesajlar
Ajanda
Üye Listesi
KAYIT OL
Home

Navigation
Geri git   DelikanForum.NET > DİN-SİYASET / EKONOMİ-SAĞLIK > Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar
Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama

  #1
Alt 13.08.2006, 11:43

 
refah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 19.11.2005
Yaş: 19
Mesajlar: 2.494
Teşekkür etti: 0
85 Teşekkür 55 Mesaja aldı
Question Hizbullah Lideri Nasrallah : " Yeni Deniz Gezmiş'ler Bekliyoruz "

Nasrallah'tan ilginç açıklamalar!

Türkiye'deki devrimci hareketin önemli isimlerinden Deniz Gezmiş'e övgüler yağdıran Hizbullah lideri Nasrallah, "Zalimlere karşı saflarımız yeni Deniz'lere her zaman açıktır" dedi
Hizbullah lideri Seyyid Hasan Nasrallah'ın, Türkiye'deki devrimci hareketin önemli isimlerinden Deniz Gezmiş'e hayran olduğu ortaya çıktı. Nasrallah, Evrensel gazetesinde yayımlanan röportajında Gezmiş'e olan hayranlığını, "1960'larda İsrail'e karşı savaşmak için Filistin'e giden Türkiyeli sosyalist kardeşlerimiz vardı. Bunlardan biri halen benim belleğimde ve kalbimdedir, Deniz Gezmiş" sözleriyle dile getirdi.
İsrail'in, bir ay önce başlattığı Lübnan operasyonunun sebebi olarak gösterdiği Hizbullah lideri Nasrallah, röportajında, 1968'de Dolmabahçe'de 6. Filo'ya karşı düzenlenen eylemlerde ön sıralarda yer alan ve Türkiye'deki devrimci hareketin önemli isimlerinden olan Gezmiş'e övgüler yağdırdı.
'Yeni Deniz'ler istiyoruz'
Nasrallah, "Artık yeni Deniz'ler istiyoruz. Zalimlere karşı saflarımız her zaman açıktır yeni Denizler'e. Deniz, Filistin ve Lübnan halkının kalbinde her zaman yaşayacaktır. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Ne yazık ki, Deniz'lerin bıraktığı ortak düşmana karşı savaşım ile kardeşlik artık yok. Emperyalizme karşı savaşımızda, devrimciler de sorumluluk almalı ve Filistin ile Lübnan halkımızın kalbinde yeniden Deniz'leşmeliler" dedi.
Hugo Chavez'e de övgü
Sosyalist hareketin kendilerine büyük moral sağladığını anlatan Nasrallah, Venezüella Devlet Başkanı Hugo Chavez'e de övgüler yağdırarak, "Birçok Müslüman devletin yapamadığını Chavez yaptı ve İsrail Büyükelçisi'ni çekti. Ayrıca direnişimize desteklerini iletti ve bu bizim için büyük moral kaynağı oldu" diye konuştu.
Türk hükümetinden İsrail'e tepki mesajları geldiğini ancak bunların sadece sözde kaldığını ifade eden Nasrallah, şunları kaydetti:
"Topraklarımıza atılan bombalar Türkiye üzerinden geliyor. Biz Türkiye'den somut tepkiler bekliyoruz. Türkiye hükümeti halen taşeron çetenin en büyük müttefiki durumunda."
Suudi Arabistan'da haklarında çıkarılan fetvalara da tepki gösteren Nasrallah, bunların ABD'nin çıkarları için hazırlandığını ve siyasi amaçlı olduğunu savundu.
'Sivillere füze atmıyoruz'
İsrail'in erkek, kadın ve çocuk demeden masum insanları öldürdüğünü söyleyen Nasrallah, "Temkinli davranıyoruz ve sivillere kesinlikle füze atmıyoruz. Önceden belirlediğimiz yerlere kontrollü olarak füze atıyoruz" şeklinde konuştu.
İsrailli Araplar
"İsrailli Arapları bilinçli olarak sınıra sürüyorlar. Onlar bize hedef gösteriyorlar" diyen Nasrallah, şöyle devam etti:
"Ama biz, provokasyona ve fitneye gelmiyoruz. Savaşçılarımız kara harekâtında İsrail güçlerini bozguna uğratıyor. Ancak şunu bilsinler ki, henüz önemli silahlarımızı kullanmadık.
İsrail, bizi ölümle yıldıramayacağını bildiği için altyapılarımızı yollarımızı, köprülerimizi, kadınlarımızı ve çocuklarımızı yok etmeye çalışıyor. Vatanımızın özgürlüğü dışında hiçbir çözümü kabul etmeyeceğiz."
Milliyet
__________________
Ey Siyonistler ! Müslümanları namaz kılan köleler yapamayacaksınız !
refah isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #2
Alt 13.08.2006, 15:10

 
Üyelik tarihi: 19.03.2006
Mesajlar: 57
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Helal Olsun Bravo Gerci Deniz Gezmisi Tanimam Ama Nasrullaha Katiliyorum Allah Yollarini Acik Etsin
cetin66 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #3
Alt 13.08.2006, 15:18
Ali Dibo

 
ABCDE - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 09.08.2006
Mesajlar: 170
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız refah
Nasrallah'tan ilginç açıklamalar!

Nasrallah, Evrensel gazetesinde yayımlanan röportajında Gezmiş'e olan hayranlığını, "1960'larda İsrail'e karşı savaşmak için Filistin'e giden Türkiyeli sosyalist kardeşlerimiz vardı. Bunlardan biri halen benim belleğimde ve kalbimdedir, Deniz Gezmiş" sözleriyle dile getirdi.
http://img155.imageshack.us/my.php?image=pflpausweisgezmis0qqjc0.jpg
DOGRU DEDI FOTOGRAFA BAKIN DENIZ GEZMIS:
ABCDE isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #4
Alt 13.08.2006, 20:48

 
refah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 19.11.2005
Yaş: 19
Mesajlar: 2.494
Teşekkür etti: 0
85 Teşekkür 55 Mesaja aldı
Şu 2 yoruma çok şaşırdım !

ve Deniz Gezmişi tanımadıkları için böyle yorumlar yaptıklarını zannediyorum.

Deniz Gezmiş Komünist Düzeni Türkiyeye hakim kılmak için çalışan grubun lideriydi diyebiliriz

Abdullah Öcalanlada irtibatları olmuş bir dönem yani Öcalanda eskiden komünistti.

Bu insanlar Egolarını tatmin etmek için çalışan insanlardır.

Emperyalizme karşı mücadele ama komünizmi hakim kılmak için

Ben Nasrallahın böyle bir açıklama yaptığına inanmıyorum

Mossadın , İsrail Ordusunun bulamadığı birisini EVRENSEL GAZETESİ denen komünist gazete nereden bulmuş ?

Ve bir müslümanada böyle bir şeyi yakıştıramadım.

Dinsiz birisini övmek nekadar doğru bilinmez.

Övülecek birisi varsa ömrünü Allah rızasını kazanmak uğruna harcayan,ömrünü Dünyanın 4 yanında cihad eden müminlere yardım mitingleri,kampanyaları düzenlemeye adayan,kendi elleriyle "Filipin davası müslümanların davası" gibi afişler yapan ve kampanyalar düzenleyip Türkiyedeki müslümanlara cihad ruhunu veren Metin Yüksel olmalıydı..

Kendi egosunu tatmin için , Türkiyedeki müslümanları NASRALLAHTAN uzaklaştırmak için ve komünist dinsiz düzeni türkiyeyi hakim kılmak için çalışanları şirin göstermek için yapılan bir YALAN HABER olduğunu UMUYORUM .
__________________
Ey Siyonistler ! Müslümanları namaz kılan köleler yapamayacaksınız !
refah isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #5
Alt 13.08.2006, 21:47
Birbirimize DUA edelim..

 
AHMET SARAL™ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 14.07.2006
Yaş: 49
Mesajlar: 221
Teşekkür etti: 0
1 Teşekkür 1 Mesaj için aldı
seninde deniz gezmişi tanımayı bırak hakkında birşey okumadığın belli..her kominist onun gibi vatanına düşkün olsa...vatan sevgisi olsa..sapına kadar devrimciydi..ha..benim solla işim olmaz..ben onun sağ olduğu zamanları ve davalarını az buçuk basından takip etmişliğimden biliyorum.. o kadar..
__________________

İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var.
AHMET SARAL™ isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #6
Alt 13.08.2006, 23:24

 
Üyelik tarihi: 19.03.2006
Mesajlar: 57
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız refah
Şu 2 yoruma çok şaşırdım !

ve Deniz Gezmişi tanımadıkları için böyle yorumlar yaptıklarını zannediyorum.

Deniz Gezmiş Komünist Düzeni Türkiyeye hakim kılmak için çalışan grubun lideriydi diyebiliriz

Abdullah Öcalanlada irtibatları olmuş bir dönem yani Öcalanda eskiden komünistti.

Bu insanlar Egolarını tatmin etmek için çalışan insanlardır.

Emperyalizme karşı mücadele ama komünizmi hakim kılmak için

Ben Nasrallahın böyle bir açıklama yaptığına inanmıyorum

Mossadın , İsrail Ordusunun bulamadığı birisini EVRENSEL GAZETESİ denen komünist gazete nereden bulmuş ?

Ve bir müslümanada böyle bir şeyi yakıştıramadım.

Dinsiz birisini övmek nekadar doğru bilinmez.

Övülecek birisi varsa ömrünü Allah rızasını kazanmak uğruna harcayan,ömrünü Dünyanın 4 yanında cihad eden müminlere yardım mitingleri,kampanyaları düzenlemeye adayan,kendi elleriyle "Filipin davası müslümanların davası" gibi afişler yapan ve kampanyalar düzenleyip Türkiyedeki müslümanlara cihad ruhunu veren Metin Yüksel olmalıydı..

Kendi egosunu tatmin için , Türkiyedeki müslümanları NASRALLAHTAN uzaklaştırmak için ve komünist dinsiz düzeni türkiyeyi hakim kılmak için çalışanları şirin göstermek için yapılan bir YALAN HABER olduğunu UMUYORUM .

COK HAKLISIN NE DIYIMMMM BENCEDE BU HABER YALAN OLABILIR cünkü mantiga hic yatkin degil
cetin66 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #7
Alt 13.08.2006, 23:34
Ali Dibo

 
ABCDE - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 09.08.2006
Mesajlar: 170
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız cetin66
COK HAKLISIN NE DIYIMMMM BENCEDE BU HABER YALAN OLABILIR cünkü mantiga hic yatkin degil
BU FOTOGRAFDA MI YALAN: http://img155.imageshack.us/my.php?image=pflpausweisgezmis0qqjc0.jpg
ayrica amerikaya karsi savasani kardesin bil.keske herkes bunun gibi yürekli olabilse.
bu sözler ona ayt:
"Ben halkimizin bagimsizligi ve mutlulugu icin serefimle bir defa öluyorum.
Sizler, bizi asanlar serefsizliginizle hergun öleceksiniz"

Deniz Gezmiş in son mektubu
6 Mayıs 1972
Baba,
Mektup elinize geçmiş olduğu zaman, aranızdan ayrılmış bulunuyorum. Ben, ne kadar üzülmeyin desem, yine de üzüleceğinizi biliyorum. Fakat, bu durumu metanetle karşılamanı istiyorum. İnsanlar doğar, büyür, yaşar ve ölürler… Önemli olan çok yaşamak değil, yaşadığı süre içinde, fazla şeyler yapabilmektir.

Bu nedenle ben, erken gitmeyi normal karşılıyorum. Ve kaldı ki, benden önce giden arkadaşlarım, hiçbir zaman ölüm karşısında tereddüt etmemişlerdir. Benim de etmeyeceğimden şüphen olmasın.

Oğlun, ölüm karşısında aciz ve çaresiz kalmış değildir.

Bu yola bilerek girdi. Sonunda da bu olacağını biliyordu.

Seninle düşüncelerimiz ayrı ama, beni anlayacağını tahmin ediyorum. Sadece senin değil, (…) anlayacağını inanıyorum.

Cenaze için, avukatlarıma gerekli talimatı verdim. Ayrıca savcıya da bildireceğim. Ankara´da 1969´da ölen arkadaşım Taylan Özgür´ün yanına gömülmek istiyorum. Onun için cenazemi İstanbul´a götürmeye kalkma.

Annemi teselli etmek sana düşüyor. Kitaplarımı küçük kardeşime bırakıyorum. Kendisine özellikle tembih et. Onun bilim adamı olmasını istiyorum. Bilimle uğraşsın ve unutmasın ki, bilimle uğraşmak da bir yerde insanlığa hizmettir.

Son anda, yaptıklarımdan en ufak bir pişmanlık duymadığımı belirtir seni, annemi ve kardeşimi devrimciliğimin olanca ateşiyle kucaklarım…

Oğlun Deniz Gezmiş
Merkez Cezaevi
ABCDE isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #8
Alt 13.08.2006, 23:38
Ali Dibo

 
ABCDE - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 09.08.2006
Mesajlar: 170
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Deniz in Son Sözü

Toplumumuzun bir ferdi ve bir vatanda
ş olarak düşünmek zorundayız... Başlarımızı ellerimiz arasına alarak ciddi ciddi düşünelim ve kendimize şu soruyu soralım... Türkiye neden kalkınamıyor?

Bu sorunun cevabı, elli yıllık tarihimizin acı gerçeğidir. Türkiye nin kalkınamamasına ve geri kalmasına sebep kimlerdir? Yarım asır önce Bağımsızlık Savaşı verdik ve emperyalist ülkeleri dize getirerek bağımsız bir ülke olduk. 1923 yılından sonra Türkiye yi sömüren, sermayesini dışarıya aktaran bir devlet yoktu.

1923-1939 yılları arasında hiç bir yabancı devlete imtiyaz verilmedi ve üstelik Osmanlı devletinden kalma borçlar ve yabancı şirketlerin imtiyazları kaldırıldı. Tam başarılı olmamasına rağmen, hiç bir yabancı ülkeye imtiyaz verilmeden, tamamen iç kaynak ve imkânlarla yurdun kalkınması için çaba sarf edildi. Fakat 1939 yılından sonra Türkiye, tekrar emperyalist ülkelere avuç açmaya ve 1945 de ise kapılarını açmaya başladı. Ve nihayet 1945 yılından beri Türkiye Amerikan Dolarlarının cirit attığı bir pazar durumuna geldi. Şimdiye kadar olan savunmamızda Amerika ya verilen imtiyazları, imzalanan ekonomik, askerî, siyasî ve kültürel antlaşmaları inceledik.

Gördüğümüz gerçek şudur:
Bu imtiyaz ve antlaşmaları Amerika, silahlarla, atom bombalarıyla kabul ettirmedi. Hepsi belirli kişi ve zümreler tarafından masa başlarında imzalandı. Bu vatan, bunca madenler, Amerikalılara üs olan dağlar ve ulusumuzun onuru, bir avuç satılmış tarafından içki masalarında satıldı.

Bir gün bu satılmışları yargılama günü gelirse, ki gelecektir; suçlu sandalyesine suçun asıl sahibi bu kişiler ve sınıflar oturursa, şunu gözlerimizle görecek, kulaklarımızla işiteceğiz: Paraları ve kârları uğruna o kadar temkinli ve dikkatli, fakat yurt sevgisinden de o kadar yoksundurlar ki, vatanı bir tek viski kadehine dahi sattıkları olmuştur. Gün gelecek bunu göreceğiz.
Çağımızda, yani yirminci yüzyılda sermayenin vatanı yoktur.

Sermayedarın vatanı ise parası nerede çok kâr getiriyorsa orasıdır. İşte bu yüzden yurdumuzu Amerika ya peşkeş çeken bir avuç hainin kârı ve teminatı Amerikan Dolarlarına bağlı olduğu için onların asıl vatanı Amerika dır. Avrupa dır. Türkiye bunlar için tüyü yolunacak kuştan başka bir şey değildir. Bunu böyle kabul ettikleri ve bildikleri içindir ki, bir gün gelir bu halk başımıza bela olur, karşımıza çıkar düşüncesi ile sermayesini ve talanını dostu Amerika yla garantiye almak için askeri ve siyasi antlaşmalar imzalamıştır.

İşin esası ve mantığı budur. Silâhlı Kuvvetlerden başlayarak bütün kurumları ve fertleri büyük bir titizlikle Amerikanlaştırmaya çalışıyorlar. Ulusumuzun benliğini kaybetmesi ve uyanmaması için her türlü Amerikan ilacını vermekten geri kalmıyorlar. Fakat bütün bunlara rağmen, gene de bir gün ulusun direneceğini, ve Türk Silahlı Kuvvetleri nin istedikleri gibi olamayacağını hesaplayarak gerekirse çıkarlarını korumak için son çare olarak Amerikan Ordusunu kullanmak için böyle bir durumda Amerika nın müdahale edebileceği şekilde antlaşma imzalamışlardır.
Yurdumuz bu duruma nasıl geldi? Bu sınıf ve zümreler yurdumuzda tarih sahnesine nasıl çıktılar? Bu soruların cevabını birkaç cümleyle açıklamak faydalı olacaktır.

Osmanlı Devleti zamanında iktidarı elde tutanlar bunlardı. Padişah ve saray bunların emrinde bir kukladan başka bir şey değildi. Kurtuluş Savaşı ndan sonra iktidardan düştüler - Kurtuluş Savaşı nın korkusu ile ve 1939 yılına kadarki bağımsızlık politikası yüzünden pusuda beklediler. Atatürk ün ölümüyle meydanı boş buldular ve faaliyete geçtiler. Amaçları ne yoldan olursa olsun iktidarı ele geçirmekti. 1950 yılına kadar iyice örgütlendiler. Buna rağmen iktidara gelecek güçte değillerdi. Gelseler bile uzun süre ellerinde tutamazlardı. O zaman tek yol kalıyordu. O da, dış devletlerden destek almak... Zaten o zamanın canavarı Amerika, gözünü dört açmış, dünyada sömürü alanı arıyordu. Amerika ülkemize girmeye hazırdı. Bir avuç satılmış ise, Amerika ile ortak olmayı ve Türkiye yi öylece sömürmeyi en iyi yol görüyorlardı. Fırsatı kaçırmadılar, birleşerek 1950 yılında iktidara geldiler.

21 yıldır yurdumuzun ekonomisini ellerinde tutan ve buna yakın bir süredir iktidarda bulunan bu sınıf ve tabakaların gücü gün geçtikçe artmaktadır. Sayıları fazla olmamasına rağmen güçleri fazladır. Arkalarına aldıkları Amerika ile kendilerini rahat ve garantide hissetmektedirler.
Halkımızı bir sömürü çemberi içine almışlardır. Bildirimizde de açıkladığımız gibi bu hainler sürüsü; patronlar, ağalar, tefeci, bezirgan ve bunların emrindeki bir avuç uşaktır.

Amerika, yurdumuzda bunların varlığı ile ayakta durmaktadır. Bunların varlığına son vermeden Amerika yı yurttan atmak mümkün değildir. Bunlar var oldukça Amerika da yurdumuzda var olacaktır. Bu yüzden Amerika, Türkiye deki çıkarlarını teminat altında görmektedir. Bunların satılmışlığı sayesinde Türkiye de, Amerika o kadar güçlüdür ki, istediği zaman iktidar değiştirir, hoşuna gitmeyen bir kişiyi görevinden atmak an meselesidir. Nitekim bunun örneklerini yaratmak an meselesidir. Nitekim bunun örnekleri yurdumuzda defalarca görülmüştür. Aynı durum Amerika nın sömürdüğü bütün yoksul ülkeler için söz konusudur.

Gazete ve radyolarda her gün okuyor ve dinliyoruz. Amerika, Türkiye gibi yarı sömürge ülkelerde sandalye devirir gibi iktidar devirmektedir.
Aşağıdaki sözler Amerikan tekellerinin ve onların emrindeki Amerikan ordusunun en üst rütbeli bir generalinin sözleridir. Amerika, yoksul ülkelerdeki orduları Amerikalılaştırdığından emindir. Pentagon dan söylenmiştir ki, Pentagon, tekelleri ve Amerikan çıkarlarını silahla korumak için dünyaya ait planların ve oyunların çevrildiği yerdir. Bu sözler, sömürdüğü ülke ordularının, Amerikan orduları olduğunu iddia edercesine söylenmiş ve bu orduların Amerikan çıkarlarını korumak için görevli olduğunu belirtmek için sarf edilmiştir.
Amerikalı General Edward Szutos şöyle diyor: İnşa ettiğimiz orduların, uluslar arası düzeyde hiç bir önemi yoktur... Her ülke kendi ordusu tarafından işgal edilmiştir.

Bu sözler birer subay olan sizleri bizlerden çok düşündürmelidir. Ve mahkeme sonunda vereceğiniz karara karşı aynı Amerikalı general değil, fakat dünyanın ezilen halkları ve Türkiye halkı şu sözleri söylemelidir:
Ankara da Sıkıyönetim Yargıçları Var...
Aksi halde sorumluluğu çok ağır bir kara leke, tarihimize silinmeyecek olan damgasını vuracaktır.

Amerika bu çıkar ve sömürüsünü sürdürmek için her türlü tedbire başvurur. Şayet emrindeki iktidar sömürünün devamını sağlayamıyorsa, ekonomik ve politik krizin eşiğindeyse, onu düşürür halkı kandırmak için yeni bir iktidar getirir. Gelen iktidar ülkeyi kalkındıracağını vaat ederek halkı bir müddet daha soymaya devam eder ve bir müddet sonra da yıpranır, iktidarı başkasına devretmeye mecbur kalır. Bu kandırma ve oyunlarla talan devam eder.
Kısaca; Amerikan emperyalizmi yurdumuzda var oldukça bu talan devam edecektir.

Türkiye nin kalkınması için tek ve zorunlu şart Amerika nın yurttan atılmasıdır. Hem Amerika, hem kalkınma olmaz. Kalkınma toplumsal bir sorundur. Türkiye de Amerika var oldukça, toplum kalkınamayacak, fakat büyük zenginler, komisyoncular ve uşaklar olacaktır. Amerika yurdumuzda var oldukça, kalkınma değil, tam tersine açlık ve sefalet var olacaktır.
Türkiye nin kalkınması ve halkın kurtuluşu Amerikan emperyalizminin yurttan atılmasına bağlıdır. Bağımsızlığımızı kazanmadan kalkınmak mümkün değildir. Mümkündür diyenler ya bilmeden söylüyorlardır veya çıkarları gereği yalan söylüyorlardır.

İşte bunun içindir ki, önümüzdeki sorun Amerikan emperyalizmini kovmak için mücadeledir. Ve bu mücadeleyi başaracak tek kuvvet vardır o da; Amerikan ortağı, patron, ağa, tefeci ve bezirganlar dışında kalan ve ezilen tüm Türkiye Halkıdır.

Emperyalizm bunu çok iyi bildiği için ve başına birçok defalar belâ geldiği için, yoksul ülkelerdeki en ufak bir kıpırdanmadan nem kapar. Bir kuduz köpek ateşten nasıl kaçarsa, Amerika da bağımsızlık için mücadele edenlerden öyle kaçar. Bunun için de ne pahasına olursa olsun bağımsızlık mücadelelerini daha zayıfken ezmek yok etmek ve esaret tahtını devam ettirmek ister.
Bizler Amerikan emperyalizmine karşı mücadeleyi ilk şart gördüğümüz, bu işin de mutlaka silâhla kazanılacağına inandığımız için silâha sarıldık ve mücadele ediyoruz. Tek amacımız budur, bunun için Nurhak Dağlarında mücadeleye başladık. Yoksa, sayın savcının dediği gibi Anayasa yı ortadan kaldırmak için değil... Bu arada sırası gelmişken, iddia makamındaki kişiye birkaç sözümüz var:

Sayın Savcı,
1. Amerikan emperyalizmi gayrı millîdir.
2. Ona ortaklık edenler ulusumuza ihanet etmişlerdir.
3. Emperyalizme karşı mücadele suç değildir, silâhlı mücadele ise anayasa yı ihlâl değildir.
4. Gayri millî olan emperyalizm ve ortaklarının sömürüsü, anayasaya aykırıdır.
Buna göre iki şey var:
1. Eğer belli bir hata sonucu, iddianame ve mütalaayı hazırladınızsa, dikkatli olunuz; idamını istediğiniz kişiler kasaplık koyun değildir ve siz savcısınız...
2. Yok eğer yaptığınızın bilincinde iseniz: yolunuz açık olsun.
ABCDE isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #9
Alt 13.08.2006, 23:41

 
refah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 19.11.2005
Yaş: 19
Mesajlar: 2.494
Teşekkür etti: 0
85 Teşekkür 55 Mesaja aldı
Davasındaki samimiyetine bişey diyemem , ki samimi olduğu ortada gözünü kırpmadan idama gitmiş ama Komünist (yani dinsiz) olduğuda bi gerçek.
__________________
Ey Siyonistler ! Müslümanları namaz kılan köleler yapamayacaksınız !
refah isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #10
Alt 13.08.2006, 23:45
Ali Dibo

 
ABCDE - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 09.08.2006
Mesajlar: 170
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Yaziyi Dikkatli Okuyun Ve Bu Güne Bakin Lütfen:NE DURUMLARA DÜSTÜK TABI ANLAYANA.
ABCDE isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #11
Alt 14.08.2006, 07:32

 
İMKENEGİ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 04.01.2006
Mesajlar: 1.133
Teşekkür etti: 147
75 Teşekkür 55 Mesaja aldı
bize ehli sünnet itikadında sünnet-i seniyyeden zerre kadar taviz vermeyen ahiret aklı ile hareket eden müslümanlar lazım.

deniz de ahiret aklı olsa idi yani kuran ve peygambere iman edecek olsa idi aklını kullansa idi tarafı müslümanların yanı olur idi..
__________________

İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var.
İMKENEGİ isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #12
Alt 14.08.2006, 10:07
Bize Ölüm Yok

 
kuzgun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 29.07.2005
Mesajlar: 678
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
sizden de bu beklenirdi...
bu haber doğru, Denizler, Türk, Kürt ve Arap Halklarının kavgasında yaşıyor,
onlar Tam Bağımsız TÜRKİYE için dövüştüler,
onlar Amerikan Emperyalizmine karşı
onlar Siyonist Teröre karşı kanlarını döktüler.
sizden bunu anlamanız zaten beklenmezdi...

asıl sorusu şu olmalıydı islamcıların(!); "öte dünyaya bile inanmayan bu adamlar nasıl bir göz karalığıyla ölümün üstüne üstüne yürüyebiliyorlar, nasıl oluyor da başkaları için canlarından vaz geçebiliyorlar, nasıl oluyor da güzel bir dünya hayaliyle ölebiliyorlar?"
ve üstüne sormalıydı islamcılar(!); ya biz, cennete inanıyorken ve şehadetin herşeyin üstünde olduğuna inanmışken nasıl bu kadar uyuz durabiliyoruz, nasıl bu kadar korkabiliyoruz, nasıl bu kadar ölümden kaçmaya çalışıyoruz, nasıl bu kadar sünepece bir yaşamayı ölmeye tercih edebiliyoruz, nasıl bu kadar mazlumları yalnız bırakabiliyoruz?
islamcılar(!) bu soruları soramadığı için hep mağlup oldular ve sığındıkları her zaman kadınların başörtüsünden başkaca bir şey olmadı.

Nasrallah doğruyu söylüyor evet yeni Denizler, Yusuflar Hüseyinler gerek
Nasrallah doğruyu söylüyor evet yeni Mahirler, Ulaşlar, ON'lar gerek

Hizbullaha bin selam Direnişe Devam

Mahir Hüseyin Ulaş Kurtuluşa Kadar SAVAŞ
__________________
Milliyetçiler en çok millete zarar verir. Çünkü karşı milliyetçiliği tetikler.
kuzgun isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #13
Alt 14.08.2006, 10:28
Bize Ölüm Yok

 
kuzgun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 29.07.2005
Mesajlar: 678
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
bu arada röportajın tam metni

"EMPERYALİZME KARŞI TEK CEPHE!

Roza Çiğdem Erdoğan - Mutlu Şahin*
Kaçırılan askerlerini bahane ederek, önce Filistin ardındansa Lübnan topraklarını yeniden işgal eden İsrail, Lübnan’da hiç beklemediği bir direnişle karşılaştı. Arkasındaki ABD ve Avrupa desteğine rağmen İsrail, Lübnan’ın köklü örgütü Hizbullah karşısında, ağır kayıplar vermeye devam ediyor.
“Yenilmez” olduğu propaganda edilen İsrail ordusuna karşı etkili bir direniş gösteren Hizbullah, bir yandan Lübnan topraklarını savunurken, diğer yandan da direnen Filistin, Irak ve Afganistan halkları için umut oluyor.
Hizbullah direnişinin ardından, sadece Lübnan’da değil, tüm Arap coğrafyasında, emperyalist saldırılara karşı direnişin adeta “simgesi” haline gelen Hizbullah lideri Seyyid Hasan Nasrallah’la, Lübnan’daki direniş, emperyalizm destekli siyonist saldırganlık, bölge ve Türkiye hükümetlerinin tutumu, sosyalist hareket ve daha birçok konu üzerine konuştuk.
İsrail, Lübnan işgalinin ilk günlerinde amacını, ‘Hizbullah’ı yok etmek’ olarak açıklamıştı. Fakat, ummadığı bir direnişle karşılaştı ve şimdi bu iddianın çok gerisinde. Şiddetli çarpışmalarda, işgal ordusu ağır kayıplar veriyor. Fakat bu, medyada gerektiği gibi yer almıyor. Direnişin şu anki durumunu kısaca anlatabilir misiniz?
Hasan Nasrallah: Emperyalizmin taşeron çetesi siyonistler, dünya medyasını çok iyi kullanıyorlar. Batı ülkelerinde ve özellikle de ABD’de medya, Yahudi kapitalistlerin elinde. Hizbullah’ın mevzilerini bombaladıklarını yazıyorlar ve halkları kandırıyorlar. Bu kesinlikle yalan. Siz de şahit oldunuz ki, koca bir yalan! Masum sivilleri şehit ediyorlar, kadınları ve çocukları kalleşçe öldürüyorlar.
Fakat, biz karşılaştığımız yerde bozguna uğratıyoruz siyonistleri. Biz temkinli davranıyoruz, sivillere kesinlikle füze atmıyoruz. Sivil yerleşim birimlerine füze attığımızı söyleyerek, dünya halkalarını kandırmaya çalışıyorlar. Fakat, biz önceden belirlediğimiz yerlere kontrollü olarak füze atıyoruz.
Bu konuda şunu da belirtmek gerek; İsrailli Arapları bilinçli olarak sınıra sürüyorlar. Onları, bize hedef gösteriyorlar, ama biz provokasyona ve fitneye gelmiyoruz. Bizim hedefimiz siviller değil, siyonist askeri güçlerdir.
Savaşçılarımız, kara harekatında siyonist güçleri büyük bozguna uğratıyorlar. Ama şunu da bilsinler ki, henüz önemli silahlarımızı kullanmadık.
Siyonistler, bizi ölümle yıldıramayacağını bildiği için, altyapılarımızı, yollarımızı, köprülerimizi, kadınlarımızı ve çocuklarımızı yok etmeye çalışıyorlar. Bizi böyle yıldırmayı amaçlıyorlar. Ancak, nafile diz çökmeyeceğiz! Vatanımızın özgürlüğü dışında, hiçbir çözümü kabul etmeyeceğiz. Direnecek ve savaşacağız. Emperyalizm ve onun bölgedeki taşeron çetesi siyonizm bilsin ki, biz vatanımızın her tepesinde, her vadisinde, her sokağında ve her karış toprağında siyonistleri bekliyoruz. Direnişimiz zafere mecburdur. Başka yolumuz yok. Bu savaş, dünya ezilenlerinin ve Müslümanlarının zaferiyle sonuçlanacaktır.
Lübnan’ın yeniden bir içsavaş tehlikesiyle yüzyüze kalması mümkün mü?
Hasan Nasrallah: Siyonist rejim sadece Lübnan’da değil, bölgede etnik, mezhep ve inançlar arasında gerginlikle kamplaşma hedefliyor. Ülkemize saldırı stratejileri de bunu doğrular nitelikte.
Ama, Hizbullah bu oyunu bozdu. Ülkemizde ve Ortadoğu’da tüm ezilen halklar, Hizbullah’a sahip çıktı ve desteklerini sundular. Buna, sosyalistler ve Hıristiyanlar da dahildir.
Öte yanda emperyalizm, SSCB döneminde paravan-işbirlikçi sahte İslamcı örgütler kurdu. Bu güçler, ABD’nin çıkarları için mezhepler arasına nifak tohumları soktuğu gibi, devrimcilere karşı da savaştılar. Fakat, artık koşullar değişti. ABD, Irak’ta devirdiği Saddam Hüseyin’i yıllar önce, İran, Kürtler ve bize karşı da savaştırmıştı. Ya da farklı taşeron örgütleri, mezhep çatışması ve devrimcilere karşı kullandı.
Kimse sanmasın ki, bu oyunların farkında değiliz. Farkındayız ve tarihimiz boyunca bu oyunlara gelmedik.
Filistin ile Lübnan’daki saldırılara rağmen, Arap hükümetleri susuyor. Bu suskunluğun sebebi nedir?
Hasan Nasrallah: Bunların çoğu işbirlikçi ülkelerdir. Mesela, Suudi Arabistan gibi ülkelerde, hakkımızda sözde verilen fetvalar var. Komik fetvalar bunlar. Kendi halkları bile inanmadı bu fetvalara. Bu fetvalar, kesinlikle siyasidir ve ABD’nin çıkarları için hazırlanmıştır. Dönem dönem bu tarz fetvalar verilir. Biz, bunları çok da ciddiye almadık. Ama, tekrar ediyorum kesinlikle mezhep ve din çatışmasına izin vermeyeceğiz ve bu fetvalar da, bu amaca hizmet ediyor. Irak’ta, bu oyunu oynadılar. Başarılı oldular, ama Irak halkı da artık bu oyunların farkında.
Irak’a değinmişken, işgal altındaki bu ülkede mezhepler arası savaş kışkırtılıyor. Son günlerde bazı ABD’li generaller, Irak’ta ‘içsavaş’ uyarısında bulunuyorlar. Bu konu hakkındaki görüşlerinizi alabilir miyiz?
Hasan Nasrallah: Emperyalistler, topla tüfekle kazanamadıkları savaşı, içten çeşitli işbirlikçi sözde direnişçi gruplar eliyle mezhep savaşı yaratarak, kazanmak istiyorlar. Ama kesinlikle her ne olursa, olsun kazanamayacaklar.
Bu oyun, daha önce Irak’ta Saddam, eliyle Şii ve Kürtlere karşı oynandı. Şimdi de, bu oyuna devam ediyorlar. Bugün Saddam yok, ama muhtemel onlarca Saddam var. Halkımıza ve halklarımıza diyorum ki, bu oyuna gelmeyin. Kardeş katline karşı uyanık olalım.
Türkiye hükümetinin tutumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Hasan Nasrallah: Türkiye hükümetinden, İsrail’e tepki mesajları geldi. Fakat, bu tepki sadece sözde kaldı. Topraklarımıza atılan bombalar, Türkiye üzerinden geliyor. Yine sizden öğrendiğimize göre, Türkiye Meclisi’ndeki Türkiye-İsrail Dostluk Grubu’na üye olan milletvekilleri var. Ancak, biz somut tepkiler istiyoruz. Türkiye hükümeti, halen taşeron çetenin en büyük müttefiki durumunda!
Sosyalist hareketle ilişkileriniz ne boyutta?
Hasan Nasrallah: Uzun bir süredir, enternasyonel mücadeleden uzak olan sosyalist hareket, nihayet bize yeniden moral olmaya başladı. Bunun en somut örneği ise, Venezüella Devlet Başkanı Hugo Chavez oldu. Birçok Müslüman devletin yapamadığını Chavez yaptı ve İsrail Büyükelçisi’ni çekti. Ayrıca, direnişimize desteklerini de iletti. Bu bizim için müthiş bir moral kaynağı oldu.
Benzer bir tutuma, Türkiye Devrimci Hareketi içerisinde rastlıyoruz.
1960’larda İsrail’e karşı savaşmak için Filistin’e giden Türkiyeli sosyalist kardeşlerimiz vardı. Ve bunlardan biri halen benim belleğimde ve kalbimdedir; Deniz Gezmiş..!
Denizler’in sizin için önemi nedir?
Hasan Nasrallah: Artık yeni Denizler istiyoruz. Zalimlere karşı saflarımız her zaman açıktır yeni Denizler’e. Deniz, Filistin ve Lübnan halkının kalbinde her zaman yaşayacaktır... Bundan kimsenin şüphesi olmasın.
Ne yazık ki, Denizler’in bıraktığı ortak düşmana karşı ortak savaşım ile kardeşlik artık yok. Biz isterdik ki, Lübnan’da sosyalist kardeşlerimizle emperyalizme ve siyonizme karşı omuz omuza savaşalım.
Bu savaş, sadece bizim savaşımız değildir. Dünyadaki tüm ezilenlerin ortak savaşımıdır. Unutmayın Filistin ve Lübnan halkı bu savaşı kaybederse, bu dünyanın tüm ezilen halklarının mağlubiyeti anlamına gelir.
Emperyalizme karşı savaşımızda, devrimciler de sorumluluk almalı ve Filistin ile Lübnan halkımızın kalbinde yeniden Denizleşmeliler.
Lübnan sokaklarında Che, Chavez, Ahmedinecad ve Hizbullah posterleri bir arada. Bu, yeni bir kutuplaşmanın sinyalleri mi?
Hasan Nasrallah: Latin Amerika önderlerini ve halklarını selamlıyoruz. Amerikan haydutlarına karşı kahramanca direndiler ve bize moral oldular. Ezilen halklara yol gösteriyorlar. Gidin, gezin sokaklarımızı..! Göreceksiniz ki halkımız Chavez’i, Ernesto Che Guevera’yı bağrına basmış. Her evde mutlaka Che ya da Chavez resmi görebilirsiniz. Bizimle birlikte kardeşlik ve özgürlük için savaşmak isteyen sosyalist dostlarımıza diyoruz ki, “Din afyondur” diye gelecekseniz hiç gelmeyin. Biz bu tespiti kabul etmiyoruz. İşte en büyük kanıtı sokaklarımızda, yan yana dalgalanan Chavez, Che, Sadr, Hamaney resimleri. Bu liderler, birlikte selamlıyorlar halkımızı. Biz sizin inançlarınıza siz de, bizim inançlarımıza saygı gösterdikten sonra, yenemeyeceğimiz emperyalist güç yoktur!
Bölgedeki diğer tehlikelere dönersek, Batılı hükümetler, ‘rejim değişikliği’ öngördükleri Şam ile Tahran üzerindeki baskısını artıyor. Bazı kaynaklar, Lübnan saldırısının Suriye’ye yöneleceği görüşünde. Sizce bölgesel bir savaş mümkün mü?
Hasan Nasrallah: Emperyalist güç odakları bölgemizi topyekün işbirlikçi kılmak istiyor. Önlerinde diz çökmemizi istiyorlar. Suriye, İran ve biz, buna karşı duruyoruz. Lübnan eski Başbakanı Refik Hariri provokasyonu, Suriye askerlerinin, Lübnan’dan çekilmesini sağlamak ve hatta daha da ileri gidip, Tahran ile Şam’a kalleşçe saldırmak istemeleri bu sebepledir. Suriye ile İran ve Hizbullah kesinlikle direnecektir. Vatanımız ve özgürlüğümüz için direneceğiz. Diz çökmemek için direneceğiz. Batı emperyalistleri, Lübnan’ı ve bölgemizi, ikinci Kosova yapmak istiyorlar. Mezhep ve din çatışması yaratmak istiyorlar. Ama, biz bu oyunu bozduk. Sokaklarımızda, Hristiyanıyla, Sünnisiyle, Şiisiyle tüm Lübnan, Hizbullah bayraklarını dalgalandırıyor.
Artık ‘tek kutuplu dünya’ tekrar tarihe karıştı. Biz varız, İran var, Suriye var, Venezüella var, Küba var, Kuzey Kore var. Direnen Filistin, Irak ve Afganistan halkları var! Emperyalizm ve işgaller olduğu sürece de, direnecek bu halklar. Barışı unutsunlar. Barış istiyorlarsa, halkların özgürlüklerine saygı göstersinler, taşeron çeteleri yok etsinler. Allah’ın izniyle zafer bizim olacaktır. Ülkemizi ve bölgemizi Kosova yapamayacaklar. Halkımız artık, her şeyin farkında ve emperyalist oyunlara gelmeyecektir.
İran ya da Suriye’ye saldırmalarına kesinlikle müsaade etmeyeceğiz. Kanımızın son damlasına kadar özgürlüğümüz için savaşacağız. Bundan kimsenin kaygısı olmasın. İran’ın elinde nükleer silah olduğunu iddia ediyorlar. Oysaki, en fazla nükleer silah, taşeron çete İsrail ve ABD’nin elinde mevcut. Zira nükleer silahlar, bölgede işbirlikçi rejimler yaratmak için ortaya atılan bahanelerden başka bir şey değil.
Hizbullah’ın, Tahran tarafından yönlendirildiği iddia ediliyor. Bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?
Hasan Nasrallah: Bu, büyük bir yalandan ibaret. Biz, bağımsız bir Lübnan örgütüyüz. Hiç kimseden emir almayız. Ama bu, işbirliği yapmayacağımız anlamına da gelmez. Tekrar edeyim, biz tarafız. Biz, İran ve Suriye’nin tarafındayız. Onlar, bizim kardeşlerimiz. Tahran ile Şam’a gelecek en küçük saldırıya, aynı Lübnan’daki gibi kanımızın son damlasına kadar karşı koyacağız. Biz, küresel emperyal terörizme karşı küresel direnişi savunuyoruz.
Son olarak eklemek istediğiniz bir konu var mı?
Hasan Nasrallah: Barış tek yanlı olmaz. Dünyada, emperyalizm olduğu sürece, kalıcı barış olması imkansızdır. Irak’ta, Afganistan’da, Filistin’de işgaller olduğu müddetçe de, bu savaş bitmeyecek.
(*) Şeyh Bedreddin Film Kollektifi
EVRENSEL"
__________________
Milliyetçiler en çok millete zarar verir. Çünkü karşı milliyetçiliği tetikler.
kuzgun isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #14
Alt 14.08.2006, 12:28
Ali Dibo

 
ABCDE - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 09.08.2006
Mesajlar: 170
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
iste bu kafalan neden amerikaya karsi savasirken yanliz kaltik diye düsünemiyorsun.ayrimcilik edersek uzun senellerdir yanliz kalacagiz bu kafalan.
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız İMKENEGİ
bize ehli sünnet itikadında sünnet-i seniyyeden zerre kadar taviz vermeyen ahiret aklı ile hareket eden müslümanlar lazım.

deniz de ahiret aklı olsa idi yani kuran ve peygambere iman edecek olsa idi aklını kullansa idi tarafı müslümanların yanı olur idi..
BIRLIK BERABERLIK KURUP AMERIKAYA KARSI SAVASMAK DAHA HAYIRLI DEGILMI.
ABCDE isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Lesezeichen

Seçenekler Arama

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Milli Görüş Lideri Erbakan: "Saadet istiyorsak gereklerini yapalım" gençüsküdar Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 3 02.05.2007 15:32
Milli Görüş Lideri Erbakan: "Biz AK Parti'lileri işe başlarken uyardık, Dinlemediler" gençüsküdar Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 6 02.04.2007 17:47
Evrensel'den Nasrallah Özrü ( yeni Deniz'ler bekliyoruz sözü , yalanmış ) refah Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 0 02.09.2006 09:26
"Irakda Secim"- Türkmeneli Lideri: 'Kürtler Hile Yapıyor' suvari1976 Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 3 15.12.2005 16:20
""İKİZ KULELERİN"" yeni versiyonu codex35 Fıkra ve Mizah