İletişim
Yardım
Bugünki Mesajlar
Ajanda
Üye Listesi
KAYIT OL
Home

Navigation
Geri git   DelikanForum.NET > DİN-SİYASET / EKONOMİ-SAĞLIK > Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar
Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama

  #1
Alt 28.08.2006, 23:46
Hanzala ümmet demek...!!!

 
ŞEHRİNAZ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 18.06.2006
Mesajlar: 355
Teşekkür etti: 0
1 Teşekkür 1 Mesaj için aldı
Exclamation 'Asker gönderme meselesine' Hakan ALBAYRAK yorumu....

Ateşkesin tarafları Hizbullah ve İsrail’dir. İsrail’in onayı yetmez, Lübnan hükümetinin onayı ve Suriye hükümetinin ‘sıcak bakışı’ da yetmez, Türk askerlerinin Lübnan’a gönderilmesi için Hizbullah’ın onayı da mutlaka alınmalı. Dahası, Türk hükümeti ve genel kurmayı askerlerimizin hiçbir şart altında Hizbullah’la karşı karşıya gelmeyeceğini, Hizbullah da hiçbir şart altında Türk askerleri ile karşı karşıya gelmeyeceğini dünya kamuoyuna ilan ederek muhtemel provokasyonları peşinen etkisiz hale getirmeli.
Lübnan’da 14 Ağustos günü yürürlüğe giren ateşkesi koruma görevini üstlenecek olan BM askerlerine Türk askerleri de katılsın mı?
Türkiye’nin Ortadoğu vizyonu, bu soruya yekten evet veya hayır cevabını vermemizi mümkün kılacak kadar berrak değil. Bir yanda ABD’nin “Büyük Ortadoğu Projesi”ne bağlılık sözü var, öbür yanda HAMAS ve Hizbullah’a yapılan jestler. Bir yanda emperyalizme uşaklığı “realpolitik”le tevil eden anlayış var, öbür yanda “dış politikada yeni açılım” gayretleri. Lübnan’a gönderilmek istenen Türk askerlerinin hangi ‘eğilim’e hizmet edeceğini kestirmek güç. Diyelim ki hükümet, Osmanlı mirasına uygun bir misyon tasavvur ediyor; hükümetin tasavvurundaki misyonla yeni Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt’ın tasavvurundaki misyon aynı olur mu, aynı olmazsa ne olur, onu da bilmiyoruz. Bildiğimiz şu: Türkiye’deki genel hava Hizbullah –yani emperyalist saldırganlığa karşı direniş hakkı / vazifesi- lehinde. Lübnan’la ilgili olarak alınacak her kararın bu havaya uygun olması lazım. Hükümet ve askeriye bu hususta tam bir mutabakata varmadan Lübnan’a asker göndermek aklın ucundan dahî geçirilmemeli. Aksi takdirde Türk devletinin Lübnan Hizbullah’ı, Lübnan halkının kahir ekseriyeti ve bütün Arap kamuoyunun yanı sıra kendi kamuoyu ile de karşı karşıya gelmesi riski doğar.
Kamuoyu, bebek katili İsrail’e diş biliyor ve Hizbullah’ın şanlı direnişini takdirle anıyor. Öte yandan Cumhurbaşkanı Sezer, Türk askerlerinin Lübnan’da “teröre karşı” kullanılmasına kategorik olarak karşı çıkıyor. Muhalefet partileri de, Türk askerlerinin Hizbullah savaşçılarıyla karşı karşıya gelmesi ihtimaline dikkat çekerek, Lübnan’dan uzak durulması gerektiğini savunuyorlar. Asker göndermeye çok istekli olan Ak Parti hükümeti de, Hizbullah’la çatışma riskini ortadan kaldırmadan harekete geçmeyeceği izlenimini veriyor. Hülasa: Türk siyaseti Lübnan’a asker gönderip göndermemeyi tartışıyor, ama Türk askerinin Hizbullah’a karşı kullanılmasını hiç tartışmasız ağız birliği ile reddediyor. Bu tablo ile iftihar edebiliriz.
İmdi; askerlerimizi Hizbullah’ı silahsızlandırmak gibi bir yükümlülük altına sokmadan, sadece Lübnan halkının gönlünü kazanmaya ve Türkiye’nin Arap âlemindeki saygınlığını arttırmaya yönelik hizmetlerde (imar faaliyetleri, sağlık yardımı vs) bulunmak üzere Lübnan’a göndermeye karar verdiğimizi farzedelim; askerlerimizin fitneye sürüklenip Hizbullah’la çatıştırılmayacağını garanti altına almamız mümkün müdür? Hizbullah kılıklı bir MOSSAD ajanının Türk askerlerine veya Türk askeri kılıklı bir MOSSAD ajanının Hizbullah’a saldırması ihtimalini kesin olarak bertaraf etmenin bir yolu var mıdır?
İsrail’in, Türkiye ile Hizbullah’ı (dolayısıyla Arap kamuoyunu) karşı karşıya getirmek için elinden geleni yapacağı muhakkak. “Türk istihbaratı İsrail’e Nasrallah’ın yerini bildirdi” haberi, İsrail kaynaklıydı. Dışişleri Bakanı Abdullah Gül’ün Hizbullah tarafından esir alınan İsrailli askerlerin aileleri ile görüştüğünü de İsrailliler duyurdu dünya kamuoyuna. Beli ki, İsrail, Türkiye’nin İslam dünyasındaki manevra alanını genişleten ‘1 Mart Karizması’nı çizmeye ve Türkiye’yi dünya Müslümanlarının gözünden düşürmeye fena halde azmetmiş durumda. Türk askerinin Lübnan’daki varlığı bu azmi kamçılayacaktır. Gerek hükümetin gerekse askeriyenin “İsrail provokasyonu” tehlikesini göz ardı etmediğini duyuyor ve seviniyoruz, ancak, tehlikeyi fark etmek yetmez, tehlikeye karşı mümkün olan bütün tedbirleri almak da lazım; Şeyh Nasrallah’ın açık seçik ve kesin desteği dahil.
Ateşkesin tarafları Hizbullah ve İsrail’dir. İsrail’in onayı yetmez, Lübnan hükümetinin onayı ve Suriye hükümetinin ‘sıcak bakışı’ da yetmez, Türk askerlerinin Lübnan’a gönderilmesi için Hizbullah’ın onayı da mutlaka alınmalı. Dahası, Türk hükümeti ve genel kurmayı askerlerimizin hiçbir şart altında Hizbullah’la karşı karşıya gelmeyeceğini, Hizbullah da hiçbir şart altında Türk askerleri ile karşı karşıya gelmeyeceğini dünya kamuoyuna ilan ederek muhtemel provokasyonları peşinen etkisiz hale getirmeli. Bu iş olacaksa böyle olsun, böyle olmayacaksa hiç olmasın.
__________________
'Allah, Kendi yolunda kenetlenmiş bir yapı gibi saf bağlayarak savaşanları sever.' (saf-4)
ŞEHRİNAZ isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #2
Alt 29.08.2006, 09:03

 
hesabısorulacak - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 11.08.2006
Mesajlar: 139
Teşekkür etti: 0
1 Teşekkür 1 Mesaj için aldı
SLM.

Bir başka sayfada yazdım.

Yarın ( İsrail ) mezalimi her hangi bir yerden HİZBULLAH Mücahidlerine saldırıda bulunacak !..

HİZBULLAH buna karşılık verecek !...

İsrail mezalimi haydaaaaa !....

Gördünüzmü HİZBULLAH bize saldırdı !...

Ellerinde bulunan silahları toplayın diyecek.

HİZBULLAH ın silahlarının toplanma görevini de Türk Askerine verecekler !....

Arzu etmediğimiz olaylar bundan sonra başlayacak ALLAH muhafaza

Bunun için Türk Askeri Lübnan' a kesinlikle gitmemeli.

selametle
hesabısorulacak isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Lesezeichen

Seçenekler Arama

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Hakan Albayrak bir SAADET'linin asaletini yazdı gençüsküdar Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 2 23.03.2008 12:11
Amerikan Rüyası / Hakan Albayrak gençüsküdar Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 1 21.04.2006 10:41
Diyalogun meyvesi....Hakan Albayrak gençüsküdar Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 8 15.03.2006 19:45
Bayramımız mübarek oldu. Hakan Albayrak gençüsküdar Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 0 16.01.2006 21:43
EBUZER // Hakan Albayrak Ahmet76 Özgün Yazılarınız 1 27.07.2003 03:36


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 11:28 .
Powered by vBulletin® Version 3.7.3
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Template-Modifikationen durch TMS Web Design by: vbdesigns.de
İletişim - Anasayfa - Arşiv - Disclaimer - Yukarı git

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50