AKP’li Çalışkan’dan partisine sağduyu çağrısı
Lübnan tuzaktır
Lübnan’a asker göndermeye niyetlenen AKP hükümetine kendi milletvekillerinden, “Türkiye’yi 1 Mart tezkeresi sayesinde Irak’ta bataklığa sürükleyemediler. Şimdi bunun rövanşını alarak Lübnan’da batağa sürüklemek istiyorlar” tepkisi geldi.
Gazetemize konuşan AKP Adana Milletvekili Abdullah Çalışkan, İsrail ve ABD güdümündeki BM tarafından çizilmiş bir güce Türkiye’nin asker vermesinin tarihi bir hata olacağını belirterek, “Çok sinsi bir oyun var. İsrail’in Türk askerini ısrarla istemesi, Türk-Arap düşmanlığını hortlatmaya matuftur” ifadelerini kullandı.
MUSTAFA YILMAZ / ANKARA
Tüm sağduyulu çağrılara kulak tıkayan AKP Hükümeti, Lübnan’a asker göndermek için düğmeye basarken, tarihi bir uyarıda kendi içinden geldi. AKP Adana Milletvekili Abdullah Çalışkan, “Türkiye Lübnan’a asker gönderemez, göndermemeli” dedi ve ekledi: “İsrail’in ısrarla Türk askeri istemesine dikkat etmek lazım. Bölgede gizli bir oyunda Türk-Arap düşmanlığını yeniden hortlatmak istiyorlar. İttihatçı paşaların Lübnan ve Suriye’de yaptığı Türk- Arap düşmanlığını teşvik eden hataları 100 yılda giderilemedi. Türkiye oyuna getirilmek isteniyor. Böyle bir durum komşu arap ülkeleri ile Türkiye arasında 100 yıl daha sürecek düşmanlıklara neden olur. Bu sinsi oyuna gelinmemeli!”
Millî Gazete’ye konuşan ve çarpıcı açıklamalar yapan Abdullah Çalışkan, Barış Gücü’nün dayandırıldığı 1701 nolu BM kararının İsrail yanlısı bir karar olduğu vurgulayarak, “Her şeyden önce bu karanın düzeltilmesi gerekir. İsrail bugüne kadar BM kararlarının hiçbirine uymamıştır. ABD tam 32 kez İsrail’le ilgili kararları veto etmiştir. Tüm bunlar gösteriyor ki BM’nin İsrail ve ABD’nin güdümünde olduğu açıktır. Barış Gücü’nün de İsrail ve ABD güdümünde hareket edeceği ortadadır” diye konuştu.
Ortada bir savaş değil katliamın sözkonusu olduğunu kaydeden Çalışkan, “İsrail, Lübnan savaşı deniyor. Oysa bu bir savaş değil. İsrail’in masum insanlara yönelik katliamıdır. BM’nin öncelikle bu katliamı kınaması gerekir. Bu yetmez. Hem Olmert, hem de İsrail Genel Kurmay Başkanı’nın katliam suçlusu olarak tutuklanması ve Adalet Divan’nda yargılanması gerekir” dedi.
Güney Lübnan’ı Silahsızlandırma Şartı’nın da kesinlikle kabul edilemez bir karar olduğunu vurgulayan Abdullah Çalışkan, İsrail’in bu halk direnişinin model olması endişesi nedeniyle tedirgin olduğunu belirterek, silahsızlandırma kararı ile İsrail’in yapamadığının Barış Gücü eliyle yapılmak istendiğini kaydetti.
Çerçevesi İsrail ve ABD güdümündeki BM tarafından çizilmiş bir güce Türkiye’nin asker vererek Lübnan’a gitmesinin tarihi bir hata olacağını da vurgulayan Abdullah Çalışkan, Türkiye ve İslam dünyası üzerinde oynanan sinsi bir oyuna da dikkat çekti.
Çalışkan şöyle konuştu: “Çok sinsi bir oyun var. İsrail’in Barış Gücü içinde ısrarla Türk askeri istemesi dikkat çekicidir. Çünkü burada amaç bu yolla tekrar Türk-Arap düşmanılığını yeniden hortlatmaktır. Oysa böylesine hassas bir dönemde geçerken Türkiye Arap-Türk düşmanlığını yeniden hortlatacak yaklaşımlardan kaçınmalıdır. Tarih bunun örneğidir. Türklerle Arapların arasını sadece Lawrance açmadı. İttihatçıların Suriye, Lübnan ve Filistin de yaptığı hatalar 100 yılda yok edilememiştir. Türkiye oyuna getirilmek isteniyor. Böyle bir durum komşu Arap ülkeleri ile Türkiye arasında 100 yıl daha sürecek düşmanlıklara neden olur. Bu sinsi oyuna gelinmemeli!”
