| Müslümanlar el ele ,Filistin icin!
Üyelik tarihi: 22.08.2003 Teşekkür etti: 41
94 Teşekkür 56 Mesaja aldı
| İsrail’in Filistin’de kimyasal silah kullandı İsrail’in Filistin’de kimyasal silah kullandığı yabancı gözlemciler tarafından da belirlendi Kimyasal Olmert!
İsrail’in yeni kullanmaya başladığı mermiler sebebiyle, yaralanan Filistinliler bile bir iki gün içinde ölüyor. Cesetler, kısa sürede eriyerek kararıyor.İsrail ordusunun son 6 aylık saldırılarında yeni bir silah türünü denediği belirtiliyor. Filistinli doktorların bildirdiğine göre; geleneksel savaş yaralarının dışında, vücutlarda büyük şarapnele rastlanmazken, oldukça fazla oranda zarar görmüş iç organa rastlandı. Şifa Hastanesi doktoru Cuma Saka “Vücutlar ciddi biçimde bölünmüş, erimiş ve biçimsiz olarak geldi” diyor. Cesetler eriyor
Gazze’deki Sağlık Bakanlığı bu yaralanmaların “Benzeri görülmemiş bir çeşit mermiden” kaynakladığını rapor etti. Doktorlar ayrıca, stabilize olan hastaların bir iki gün içinde aniden öldüklerini fark ediyorlar. Şifa Hastanesindeki ölülerin fotoğrafları, cesetlerin tanınmayacak halde eridiğini ve karardığını gösteriyor. Bu bilgiler, bölgede inceleme yapan AP heyeti tarafından da teyid edildi. Siyonist İsrail’in Filistin’deki vahşi katliamları, bütün dünyada öfkeye neden olurken, BM ve diğer uluslararası kuruluşların gömüldüğü ölüm sessizliği, utanç verici boyutlara ulaştı.
RESUL SERDAR ATAŞ / İSTANBUL
İsrail’in başlattığı son katliam operasyonunu can almaya devam ederken, İsrail ordusunun son 6 aylık saldırılarında yeni bir silah türünü denediği belirtiliyor. Filistinli doktorların söylediğine göre; geleneksek savaş yaralarının dışında, vücutlarda büyük şarapnele rastlanmazken, oldukça fazla oranda zarar görmüş iç organa rastlanıldı. Şifa Hastanesi doktoru Cuma Saka “Vücutlar ciddi biçimde bölünmüş, erimiş ve biçimsiz olarak geldi” diyor. Onlar da kabul ettiler
11 kişilik Avrupa Parlamentosu heyeti de Filistin’e düzenlediği gezi sonrasında İsrail vahşetini kabul etmek zorunda kaldı. Heyet, ekonomik yaptırımlar nedeniyle neredeyse bütün kamu kurumlarının çalışamadığını, kapasitelerinin çok üzerinde kalabalık hastanelerin parasız kaldığını ve ilaç alamadığını, kamu çalışanlarının aylardır maaş alamadığını belirtirken, görüştükleri doktorların kendilerine ‘’çoğu ölümcül vakada yeni denendiği sanılan kimyasal silahların kullanıldığını anlattıklarını’’ bildirdiler. Gazze: Açık cezaevi
Refah ve Karni geçiş noktalarının kapalı tutulmasının Gazze’yi ‘’açık cezaevine çevirdiğini’’ kaydeden AP üyeleri, kentte son yaşananların ‘’korkunç bir katliam’’ olduğunu ifade ettiler. İsrail’in öldürdüğü insanları ‘’terörist’’ olarak tanımlamasına şiddetle karşı çıktıklarını duyuran AP heyeti, bu ülkenin insan haklarını ve Cenevre Konvansiyonu’nu defalarca ihlal ettiğini de kaydettiler. Katliamın bilançosu: 80 ölü
Özellikle Beyt Hanun’da katliamın dozajını tahayyül sınırlarının dışına taşıran İsrail’in hedefinde ise savunmasız çocuklar ve kadınlar var. Filistinli kaynaklar, İsrail saldırılarında 80 Filistinlinin öldüğünü vurguluyor. İsrail saldırılarında yaklaşık 300 kişi yaralanırken, bunlardan 40’ının durumu ağır. İsrail ordusu, Beyt Hanun’daki saldırısını tamamladığını açıklamasına rağmen, bölge üzerinde helikopterlerin ve pilotsuz uçakların uçuşlarının sürdüğü, top ateşinin ise hiç kesilmediği ifade ediliyor. Ordudan yapılan açıklamada, onlarca Filistinlinin sorgulanmak üzere gözaltına alındığı ifade edildi. İslam dünyası, BM, AB ve ABD sessiz
Bir halk, İsrail tarafından tüm dünyanın gözü önünde topluca katlediliyor. Siyonist İsrail’in Filistin’deki vahşi katliamları, bütün dünyada öfkeye neden olurken, BM ve diğer uluslararası kuruluşların gömüldüğü ölüm sessizliği, utanç verici boyutlara ulaştı. BM’nin, Arap liderlerin, AB, ABD ve İslam dünyasının Siyonistlere sessiz kalması Filistin’i yeryüzünde silmek isteyen İsrail’in işini kolaylaştırıyor. İsrailli askerlerden zulüm itirafları
İsrail ordusunun uyguladığı vahşetin tanığı olan İsrailli asker Yehuda Shaul, ABD’de katıldığı bir insan hakları organizasyonunda İsrail’in binlerce Filistinliyi her hangi bir suç isnat etmeksizin zindanda tuttuğu için uluslararası insan hakları hukukunu ihlal ettiğini belirtti. Shaul’un ifadeleri, İsrail’in Ortadoğu’nun tek demokratik ülkesi olduğu tezini savunanlara adeta bir cevap niteliğinde. Shaul, İsrail’de askerlik yaparken Filistinlilerin evlerine yaptıkları baskınları şöyle anlatıyor: “Tutukladığımız onca insan… Gecenin bir yarısında eve kapıları kırarak, pencereleri kırarak, çatıları kırarak, aileleri uyandırarak insanları götürmemiz… Biz onları götürürken kimse, kendisinin neden götürüldüğünü dahi bilmiyordu. Bilirsiniz, işgal bölgesinde hemen hemen her gece bir tutuklama operasyonunuz vardır.” Filistinliler bizimle eşit değil
Filistin’e operasyon düzenlerken Filistinlileri kendileriyle eşit görmediklerini itiraf eden Shaul, “Bütün sistem korku üzerine kuruludur. Yalnızca baskı üzerine, bilemiyorum, onlara eşit insanlarmışız gibi davranamamak bu, çünkü işiniz zaten size eşit olmayan bu insanlara bunları yapmak… Bilirsiniz işte, gecenin yarısında çatılardan evlere girerek, aileleri uyandırmak, erkeği kadından ayırmak, bütün evi aramak… Bu size eşit olan bir insanoğluna yapamayacağınız bir şey. Bu İsrail’de asla yapamayacağım bir şeydir; fakat işgal topraklarında, çarpışan bir asker olarak, bir işgalci olarak, 7 gün 24 saat, bir evden ötekine baskınlar düzenledik, bizim işimiz budur” dedi.
__________________ Particilik, Müslümanlari Parti Parti bölmekdedir! Hepiniz birden Allah'ın ipine (İslâm'a) sarılın, asla ayrılmayın, (Âli İmrân, 3/103) |