Çankaya Gerçeği Sezer erken seçim bayrağını açmış… "Cumhurbaşkanı'nı yeni Meclis seçmeli. Bu konuda CHP'ye önemli görev düşüyor. Eğer zorlanırsa erken seçim olur" demiş…
Hepsi hikaye: Bu lafların hiçbir kıymeti yok…
Cumhurbaşkanı'nı mevcut Meclis seçecek…
Çankaya Seçimi'ni eksen alarak erken seçime gidilemez. Gidilmeyecek de. Gidilmesi söz konusu dahi değil…
İstedikleri kadar zorlasınlar: İster CHP, ister Sezer veya başka kim zorlamak istiyorsa, yine de erken seçim olmaz…
Öyle "CHP sine-i millete döner" falan lafları da boş…
CHP Çankaya Seçimi'nden önce sine-i millete dönerse buyursun paşa paşa dönsün…
Kendi kendine dönmüş olur. Boşlukta öylece döner durur. Hiçbir işe yaramaz…
AK Parti iktidarı "Ey CHP, madem sen sine-i millete döndün biz de bunun üzerine erken seçim kararı alıyoruz" mu diyecek?
Bırakın AKP'yi, Yeşilçam ağacından taze koparılan Ediz Hun bile Filiz Akın'a böyle bir replik fırlatmaz!
***
Erken seçim deyince…
Çankaya ile bağlantılı "esas erken seçim"den başka bir de "pasif erken seçim" var…
Yeni Cumhurbaşkanı Çankaya'ya oturduktan sonra istenirse pekala bir erken seçim yapılabilir!
4 Kasım 2007 tarihi için alınan seçim kararı öne çekilebilir. Mesela, Haziran'da (5 Haziran 1977'de yapıldığı gibi) seçime gidilebilir…
Hepsi bir yana: Farzımuhal, Çankaya Seçimi'nden önce bir erken seçim olsa TBMM aritmetiği yine AK Parti ağırlıklı çıkar, yine AK Part'nin içinden bir isim Çankaya'da otururdu…
***
Bir diğer husus…
Başbakan'ın Köşk'e çıkmasını istemeyenler sürekli olarak Çankaya sürecini Emine Erdoğan'ın türbanı ile irtibatlandırıyorlar…
Bu resim de gerçeklerle bağdaşmıyor…
Çankaya Süreci'ni 'türban' belirlemeyecek…
Doğrudan sonucu söyleyelim: Önümüzdeki yılın Mayıs ayında Çankaya'da Erdoğan'ı göremeyeceğiz; ancak Köşk'teki türban yasağı kalkmış olacak…
TBMM'nin içinden bir AK Parti'li vekil Çankaya'ya çıkacak.
Yeni Cumhurbaşkanı'nın eşinin başı açık da olabilir, türbanlı da olabilir. Bu noktada bir sorun yok!
Neticede, Çankaya'daki yasak tarihe karışacak. Oradaki resepsiyonlarda aynen Sezer'in ilk iki yılındaki gibi vekillerin türbanlı eşlerini görebileceğiz… Emekli Orgeneral Tuncer Kılınç kısa bir süre önce "Tayyib Bey Köşk'e çıkacaksa Emine Erdoğan'ın başını açması gerekiyor" demişti…
"Laik ve Çağdaş" Kılınç Paşa'yı kadın hakları dersinden sınıfta bırakan bir demeçti, bu…
Çankaya için elbette böyle bir zorunluluk yok. Olamaz da! Kaldı ki, böyle bir teklifi yapmak tek kelime ile ayıptır…
Dahası, Kılınç Paşa'nın tasavvurundaki "Prangalı Türkiye"nin yerini artık bambaşka bir Türkiye almaya başlıyor…
Ankara'nın Kaybedenler'i hâlâ hakimiyetin kendilerinde olduğu izlenimini vermeye çalışıyorlar. Ama kazın ayağı öyle değil…
Seslerini ne kadar çok çıkartırlarsa çıkartsınlar: Çankaya Süreci'nde sonucu Ulusalcı/Laikçi/Solcu çevreler belirlemeyecek… Devir değişti artık: Gün oldu, devran döndü!
.
__________________ Herşeyin doğrusunu Allah bilir !!! İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var. |