![]() Üyelik tarihi: 10.02.2007
Mesajlar: 130
Konulara Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür aldı 0 Mesajlar için
|
II. Abdulhamit mezarı başında anıldı
Sultan II. Abdülhamit Han, ölümünün 89. yıldönümünde mezarı başında anıldı. Anma törenini düzenleyen grup, "Hepimiz Abdülhamit'iz" sloganı attı. 10 Şubat 2007 18:50 ![]() Saadet Partisi Eminönü Gençlik Kolları, Osmanlı padişahı II. Abdülhamit Han'ın ölümünün 89. yıldönümü nedeniyle mezarı başında anma töreni düzenledi. Çemberlitaş Divanyolu üzerinde yapılan anma töreninde, Sultan Abdülhamit Han'ın hayatından kısa kesitler sunuldu. Padişah Abdülhamit'in türbesi önünde toplanan yaklaşık 30 kişilik partili grup adına Saadet Partisi Eminönü Gençlik Kolları Başkanı Osman Uçar bir açıklama yaptı. Sultan II. Abdülhamit Han'ı vefatının 89. yıl dönümünde mezarı başında dua ve rahmetle andıklarını söyleyen Uçar, Abdülhamit'i gerçek manada anlamaya çalışmak, verdiği mücadeleyi tebrik ve teyit etmek için toplandıklarını ifade etti. Uçar, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Onlar ki 4 kıtaya dinimizi, bayrağımızı, adaleti ve şefkati götürdüler. Onlar gittikleri yerlere savaş, çatışma, kaos ve işkence değil, barış ve huzur götürdüler. Bu muhteşem neslin torunları olduğumuz için ne kadar övünsek azdır". Aynı maneviyat ve şuur ile bağlılıklarını ilan etmek için toplandıklarını söyleyen Uçar, "Hepimiz Abdülhamit'iz" dedi. Yapılan açıklamanın ardından partililer, Sultan II. Abdülhamit Han'ın türbesinde Kur'an-ı Kerim okuyup dua etti. İHA http://www.haber7.com/haber.php?haber_id=218701 |
||
|
|
|
![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 10.02.2007
Mesajlar: 418
Konulara Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür aldı 0 Mesajlar için
|
(İkinci meşrutiyetten sonra gelen yeni rejim, ikinci Abdülhamidi mahkum etmiş, hatta bugüne kadar, bu hükümdarın lehinde, hatta tarafsız yazmak ve konuşmak, tehlikeli sayılmıştır. Bunun bir sebebi, ikinci Abdülhamidin, asla mürteci, gerici olmamak şartı ile, muhafazakâr olması ve imparatorluğu otuz yıl şahsen adalet ile idare etmesidir. İkinci Abdülhamidi düşürenler birbirinden inkılabcı oldukları için, tabiatiyle, bu hükümdarın muhafazakârlığını beğenmemek durumunda kalmışlardır. Ancak tarih, siyaset değildir. Günün modasına göre söyleyen, yazan kimse, tarihci değildir. Çünkü, siyasi rejimler ve fikir modaları daima değişir. Yakın maziyi halka fena tanıtmak gibi hissi görüş, ilmi tetkik yapılmasına mani olmaktadır. Bazı sathi görüşlü kimseler, günlük oluşları küçültür, gölgede bırakır diye, eski kahramanları küçültürler. Tarihi realiteden korkmak manasızdır. Türkiye’de, yine de, ikinci Abdülhamid aleyhindeki yalanları nakil etmek modası yürürlüktedir.
13 Şubat 1295 [m. 1878] gününe kadar, ikinci Abdülhamidin saltanatının ilk bir yıl, beş ay ve onüç günü, bu hükümdarın şahsi idaresi ile ilgisizdir. Şahsi idaresi, 13 Şubatta başlar. 7 Zilhicce 1293 ve 23 Kanuni evvel [Aralık ayı] 1876 günü birinci meşrutiyet ilan edildi. İlk millet meclisi 19 Mart 1877 de açıldı. Anayasayı hazırlayanlardan Mithat paşa, bir hukukcu değildi. İkinci Abdülhamid han hatıratında diyor ki: Mithat paşa, öteden beri meşrutiyet taraftarı idi. Lakin ismini ve bazı kitaplarda methini işitmekle hasıl olmuş bir taraftardı. Hiçbir devletin Kanuni esasisini tetkik etmiş ve bu babda esaslı fikir edinmiş değildi. Rehberi, nafia vekaletinin müsteşarı, Odyan efendi idi. Odyan efendi ise, o zaman bile bizde mümtaz hukukculardan değildi. Hele memleketi hiç bilmezdi. Zan ederim bu vukufsuzluk, Mithat paşa ile Taif kalesine kadar beraber gitti. Mithat paşanın başkanlığında, Ziya bey [paşa] ile Namık Kemalin de katıldığı bir heyetin hazırladığı Anayasanın 113. cü maddesi, hükümdara bir şahsı sürmek hakkını vermişti. Bu maddeyi Mithat paşa, mahsus koydurdu. Çünkü, ölünceye kadar iktidarda kalmayı umuyordu. Bu madde ile, muhaliflerini sürmek istemiştir. Nitekim birkaç devlet adamını sürdü. İkinci Abdülhamid han, muhakemesiz sürülmenin tanzimata aykırı olduğuna dikkati çekti ise de, Mithat paşayı ikna edememişti. Mithat paşa, anayasaya, herkesin kendi dili ile konuşabileceğini koydurmak istemiş, fakat Sultan, bu maddeyi kaldırmıştır. Mithat paşa, Sultanın bütün selahiyetini yok etmek için, Anayasayı büyük devletlerin kefaletleri altına koymak istemiştir. Türk devletinin istiklalini yok edecek bu feci madde de kabul edilmemiştir. Rusya ile savaş etmek için, Bab-ı alide nutuklar çekti. Medrese talebesini ayaklandırarak, savaş lehine nümayiş yaptırdı. Bunlar, Sultanın penceresi altında bile savaş diye bağırdılar. Savaş olursa, İngiltere’nin yardım edeceğine inanıyordu. İçki sofralarında, Cumhuriyet ilan edip, üçüncü Napolyon gibi, Cumhurbaşkanı, sonra imparator olacağını söyledi ve (niçin Âl-i Osman olur da, Âl-i Mithat olmaz) dedi. İşi daha ileri götürerek, hususi asker yazmaya kalkıştı. Bu yeni asker, Millet askeri namı ile yeni bir ordu teşkil edecek ve Mithat paşanın emrinde olacaktı. Hıristiyan ve Müslümanlardan gönüllü yazılanlar, başkumandanları Mithat paşa lehine yürüyüşler yapıyorlar. İstanbul'da huzuru bozuyorlardı. Yeniçeri ocağı hortluyordu. Mithat paşa, milliyetçiliğe uymayan hareketlerde de bulundu. Bosna’da, Türk bayrağındaki ayyıldız yanına bir haç eklenmesini emretti. Devlet bayrağının, bir eyalette olsa bile, sadrazam emri ile değiştirilmesi de, onun demokrasi anlayışına parlak bir örnektir. Bu haçlı Türk bayrağını taşıyan bir tabura İstanbul'da geçit resmi bile yaptırdı. Bütün bu sapıklıkları, ikinci Abdülhamid hanın sabrını taşırarak, 5 Şubat 1877 de, onu sadrazamlıktan azletti. Kendi arzusu üzerine İzzeddin vapuruna bindirilerek İtalya’ya gönderildi. Eline de beşyüz altın verildi. Bir sene, sekiz ay çeşitli şehirleri gezdi. İngilizlerle halifeye karşı anlaşmalar yapması üzerine, yurda çağrıldı. İki ay Girit’te, Hanya’da oturduktan sonra 1295 [m. 1878] son ayında Suriye valisi, 4 Ağustos 1297 [m. 1880] de Aydın valisi yapıldı. Burada iken, 16 Mayıs 1298 [m. 1881] de, Yıldızda muhakeme edilmek için tevkif emri verildi. Fransız konsolosluğuna sığınarak kendisini lekeledi. Fransız sefirinin emri ile halifeye teslim edildi. Mahkemenin idam kararını halife, müebbet hapse çevirip, 28 Temmuzda İzzeddin vapuru ile Rüştü, Mahmud ve Nuri paşalarla ve Hasen Hayrullah efendi ile birlikte Taife götürülüp hapis edildiler. 6 Mayıs 1301 [m. 1883] de Mahmud Celaleddin paşa ile, askerler tarafından boğulup öldürüldüler. |
||
|
|
|
|
Müslümanlar el ele ,Filistin icin!
![]() Üyelik tarihi: 22.08.2003 Yaş: 34
Mesajlar: 3,447
Konulara Teşekkür etti: 20
15 Teşekkür aldı 9 Mesajlar için
|
Allah rahmet eylesin ikinci Abdülhamit padisahimi.
![]()
__________________
Particilik, Müslümanlari Parti Parti bölmekdedir! Hepiniz birden Allah'ın ipine (İslâm'a) sarılın, asla ayrılmayın, (Âli İmrân, 3/103) |
||
|
|
|
![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 09.08.2006
Mesajlar: 413
Konulara Teşekkür etti: 0
41 Teşekkür aldı 20 Mesajlar için
|
kimse size biri olma zorunluluğu getirmez.olmamak sizin iradenizdedir.ama bahsettiğimiz şahıs olduğunuz diğer insanlara benzemez.onu tanımaya ismini öğrenerek başlamanızı tavsiye ederim.
__________________
SURDA BİR GEGİK AÇTIK MUKADDES Mİ MUKADDES; EY KAHPE RÜZGAR ARTIK NE YANDAN ESERSEN ES... N.F.K. |
||
|
|
|
|
Yenilgi Yenilgi Büyümek
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 09.08.2007
Mesajlar: 525
Konulara Teşekkür etti: 3
2 Teşekkür aldı 1 Mesaj için
|
Ya bu saadette amma yapıyor. Bunu bile siyasete alet ediyorlar....
Hep saadetlilerin başının altında çıkıyor böyle güzel şeyleri hatırlatmak. Savaşa hayr mitingleri peygambere hakaret edenlere karşı miting necip fazılın mezarını ziyaret abdülhamdin padişahımızın mezarını ziyaret... Ne diye siyasete alet ederler ki böyle güzel şeyleri... Zira böyle değerli şeyleri yapmak sakıncalı.:D:D:D
__________________
Bak, arslan hakikate, ispinoz kafesinde; Tartılan vatana bak, dalkavuk kefesinde! n.f.k |
||
|
|
|
![]() ![]() Üyelik tarihi: 24.04.2007
Mesajlar: 380
Konulara Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür aldı 0 Mesajlar için
|
Feryâdim varir mi bârigâhina? Ölüm uykusundan bir lâhza uyan, Su nankör............ bak günâhina. Sana hak verecek, ey koca Sultan; Bizdik utanmadan iftira atan, Asrin en siyâsî Padisâhina. Ihtilâle kiyam etmeli dedik; Seytan ne dediyse, biz 'beli' dedik; Çalistik fitnenin intibahina. Bir çürük iplige hülyâ dizmisiz. Sade deli degil, edepsizmisiz. Tükürdük atalar kiblegâhina. Bir sürü türedi, girdi meydana. Nerden çikti bunca veled-i zinâ? Yuh olsun bunlarin ham ervâhina! Katliâma kadar sürüp gittiler. Saçak öpmeyenler, secde ettiler. .................. pis külâhina. Sehpâ-yi kazâya boyun verenin. Lânetle anilan cebâbirenin Bu, rahmet okuttu en küstâhina. Herkesin belâdan nasîbi vardir, Selâmetle eren pek bahtiyardir, Harab büldânin sen sabahina. Ridâ-yi diyânet yerde süründü, Türkün ruhu zorla âsi göründü, Hem Peygamberine, hem Allâh'ina. Âhiretten bile himmet eylersin, Çok çekti su millet murada ersin Sefâat kil sâhim mededhâhina. Not: Evvela Dedem A.HAmide rahmet diliyorum Rbbimden. Önceleri RAhmetli A.hamid HAn'a karşı ve mason cemiyeti üyesi olan R.Tevfik Bölükbaşı, İttihat ve terakki Osmanlının başına geçince Sultan'ın kıymetini anlamış ve bu şiirini yazarak pişmanblığını dile getirmiştir. Zamanımız da bir A.hamid ile çıkılacak bir zamandır ama ...neylersin Köpekleri salmışlar taşları bağlamışlar... |
||
|
|
|
|
Sabır acı, meyvesi tatlıdır.
![]() ![]() Üyelik tarihi: 26.01.2003
Mesajlar: 7,703
Konulara Teşekkür etti: 105
106 Teşekkür aldı 64 Mesajlar için
|
|
||
|
|
|
![]() |
| Seçenekler | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | son Mesaj |
| Şehit dedenin mezarı satıldı, yinede AKP diyebilecekmisin? | gaziasker | Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar | 0 | 19.07.2007 08:10 |
| Fatih zehirlendi mezarı açılsın! | Alp | Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar | 0 | 07.04.2007 10:25 |
| II.Abdulhamit Hanin Ehl-i Beyte saygisi | Osmanli-Torunu | Osmanlı Tarihi | 0 | 28.08.2006 19:31 |
| Şeyh Yasin Filistin'de Anıldı | ARMAGAN | Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar | 1 | 24.03.2006 09:05 |
| abdulhamit han | NHAND | Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar | 1 | 16.11.2004 10:32 |