İletişim
Yardım
Bugünki Mesajlar
Ajanda
Üye Listesi
Kayıt ol
Home

Navigation
Geri git   DelikanForum.NET > DİN-SİYASET / EKONOMİ-SAĞLIK > Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar
Cevapla
 
LinkBack Seçenekler

  #1
Alt 08.03.2007, 10:35
Alp
 
Alp - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 23.02.2007
Mesajlar: 3,409
Konulara Teşekkür etti: 0
10 Teşekkür aldı 8 Mesajlar için
TSK 'ya göre sakıncalı gazeteciler kimler

- Cüneyt Ülsever (Askeri harekatlara karşı olduğu bilinmektedir notu düşüldü.)
- Hadi Uluengin (Askeri harekâtlara karşı oldukları bilinmektedir” notu eklendi)

Andıç, eski Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök’ü eleştiren herkesi ‘güvenilir olmayan” listesine katıyor.

“Milliyetçi muhafazakâr bir gazete olup aşırı milliyetçi politikası nedeniyle zaman zaman ağır eleştirilere yer vermesinden ötürü dikkatle incelenmelidir” denilen Yeni Çağ gazetesi yazarlarından Arslan Bulut, Savaş Süzal, Altemur Kılıç, Arslan Tekin, Hulki Cevizoğlu, ve İsrafil K. Kumbasar için de şu yorum getiriliyor: “TSK’nın dış siyaseti konusunda ağır eleştiriler içeren ve eski Genelkurmay Başkanı Org. Hilmi Özkök’e yönelik eleştirilerle; TSK’nın etkinliğini her alanda hissettirmesi gerektiğine ancak pasif davrandığına ilişkin bazı olumsuz görüşlerini köşe yazılarında yansıtmaktadırlar.”Andıçta haklarında olumsuz görüş bildirilen ve “Askerin siyasete olan müdahalesine ve askeri harekâtlara karşı oldukları bilinmektedir. Askeri müdahaleleri eleştiren köşe yazıları yazdıkları bilinmektedir” denilen köşe yazarları şöyle sıralanıyor:

Mehmet Ali Birand, Cüneyt Ülsever, Hadi Uluengin, Ece Temelkuran, Çetin Altan, Hasan Cemal, Can Dündar, Nuray Mert, Yıldırım Türker, Murat Belge, Hasan Celal Güzel, Soli Özel, Ergun Babahan, Umur Talu, Mehmet Altan, Engin Ardıç, Faruk Mangırcı, Ömer Lütfi Mete, Oral Çalışlar, Hikmet Çetinkaya, Alican Satılmış, Lale Sarıibrahimoğlu, Derya Sazak, Taha Akyol, Nazlı Ilıcak, Ufuk Güldemir, Şakir Süter, Güngör Mengi, Bilal Çetin, Ruhat Mengi, Okay Gönensin, Nihat Genç. Tuncay Özkan ve Erol Mütercimler.

Murat Yetkin’e ÖZEL DİKKAT!

Andıçın ekli belgelerinde Genelkurmay İletişim Daire Başkanlığı’ndan Genelkurmay Genel Sekreteri’ne gönderilen bilgi notlarında Radikal gazetesi Ankara Temsilcisi Murat Yetkin’e özel dikkat vurgusu yapılıyor.

“Başarılı ve hırslı, bu yüzden ilişkilerde özel dikkat gerektiren bir gazetecidir” sözleriyle tanımlanan Murat Yetkin hakkında kişisel bilgilerin yanı sıra TSK yanlısı ve karşıtı yazılarından örneklere de yer veriliyor. Notlarda Yetkin’in 26 Ocak 2006’da isim vermeden Genelkurmay 2. Başkanı Işık Koşaner ile yaptığı görüşmeyle ilgili yazısında Koşaner’in ağzından verilen, “Bizim için 2007'de kimin cumhurbaşkanı olacağı değil, seçilen kişinin ne yapacağı önemli. Anayasa korundukça sorun yok. Bölücülükle mücadelede geç kalınıyor, politika belirlenmeli” ifadesinin gerçek olmadığı ve rahatsızlık yarattığı vurgulanıyor.//
Alp isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
  #2
Alt 08.03.2007, 10:40
Alp
 
Alp - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 23.02.2007
Mesajlar: 3,409
Konulara Teşekkür etti: 0
10 Teşekkür aldı 8 Mesajlar için

Güvenilirlik testini geçen gazeteler

Hürriyet: “Askeri konularda genellikle ilk olarak haber yapan gazete unvanına sahiptir. TSK’ya yönelik genel tutumunun olumlu olduğu bilinmektedir” cümlesiyle Hürriyet gazetesinin “güvenilirliği” teyid ediliyor. Ama hemen ardından “Cüneyt Ülsever ve Hadi Uluengin’in askeri harekâtlara karşı oldukları bilinmektedir” hatırlatması geliyor.

“Radikal Gazetesi : Akreditasyonunun devam etmesine ama TSK karşıtı yazarlarının basına açık faaliyetlerine davet edilmemesini,

Takvim : Akreditasyonunun devam etmesiyle birlikte, gazetenin TSK karşıtı yazarlarının TSK’nın basına açık faaliyetlerine davet edilmemesini,

SKY Türk: Akreditasyonunun devam etmesine…

Jane’s Defense Weekly Dergisi: Derginin akreditasyonunun devamına…

Haber Türk TV: Akreditasyonunun devam etmesiyle birlikte, kanalda zaman zaman TSK karşıtı görüşlere yer veren gazetecilerin TSK’nın basına açık faaliyetlerine davet edilmemesini,


FOX BİR SÜRE İZLENECEK

News Coorparation FOX (TGRT): Yeni yapılanma süreci nedeniyle bir müddet izlenmesini müteakip akreditasyonunun devamı ya da iptali konusunda karar verilmesini,

Halka ve Olaylara Tercüman: Yeni yapılanma süreci nedeniyle bir müddet izlenmesini, akreditasyonunun devamı ya da iptali konusunda karar verilmesini,

Star Gazetesi: Yeni yapılanma süreci nedeniyle bir müddet izlenmesini, akredite durumunun bir müddet askıya alınmasını,

Kanal Türk TV: Kanalın bir müddet izlenmesini müteakip akreditasyonunun devamı ya da iptaline karar verilmesini, tensip ve emirlerinize arz ederim
Alp isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
  #3
Alt 08.03.2007, 20:44
Alp
 
Alp - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 23.02.2007
Mesajlar: 3,409
Konulara Teşekkür etti: 0
10 Teşekkür aldı 8 Mesajlar için

Genelkurmay Başkanlığı, ''basın yayın organları hakkında değerlendirme raporu hazırlandığı'' şeklindeki haberlerin ardından, konuyla ilgili adli soruşturma başlatıldığını bildirdi.

Genelkurmay Başkanlığının internet sitesinde yer alan açıklamada, ''8 Mart 2007 günü Genelkurmay Başkanlığının basın yayın organları hakkında değerlendirme raporu hazırladığı şeklindeki haberlere medyada yer verilmiştir. Konu ile ilgili adli soruşturma başlatılmıştır'' denildi.
Alp isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
  #4
Alt 09.03.2007, 09:27
Alp
 
Alp - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 23.02.2007
Mesajlar: 3,409
Konulara Teşekkür etti: 0
10 Teşekkür aldı 8 Mesajlar için

Sorun, bu “andıç” işinin kökünün bir “postmodern darbe”ye uzanmasında. İşin kökü 1997 yılında. Ne deniyor? “1997 yılında Genelkurmay Başkanlığı tarafından basın-yayın kuruluşlarının ‘güvenilirlik’ denetimine tabi tutulmasına başlanmasıyla...”

1997’den önce, basın-yayın kuruluşları için bu tür bir “güvenilirlik denetimi”nin söz konusu olmaması, herhalde basın-yayın kuruluşlarının nitelikleriyle ilgili değildi. Miladın 1997 olması, o tarihten itibaren bazı basın-yayın kuruluşları ile gazetecilerin “güvenilir olmaktan çıkması”yla ilgili olmayıp, Genelkurmay’ın demokratik işleyişin dışına çıkmasıyla, 28 Şubat adındaki sürece yayılan “askeri müdahale” ile ilgilidir.

Dolayısıyla, ortadan kalkması ve kaldırılması gereken de budur. Türkiye’nin 1997’sini bir nebze anlamak ve açıklamak -onaylanamayacak olsa da- mümkündür. Türkiye’nin AB aday üyeliği 1999’da gerçekleşti. “Kopenhag Kriterleri”ne uyum, 1999’dan sonra önümüze kondu. Büyük ölçüde uyulduğu varsayıldığı için 17 Aralık 2004’te “tam üyelik müzakereleri”ne başlanabileceğine karar verildi. 3 Ekim 2005’te tam üyelik müzakereleri başladı ve Türkiye, AB’ye aday üye statüsünden, “katılımcı ülke” statüsüne geçti.



2007 yılında 1997’ye geri dönemeyiz.



Tayyip Erdoğan’ın arada bir “Kopenhag Kriterleri olmazsa Ankara Kriterleri’ni uygularız” diyerek kastettiği bu mudur? “Ankara Kriterleri” andıçlar oluyor. Kopenhag Kriterleri ise Türkiye’nin demokratikleşmesi.

Genelkurmay’a güç ve saygınlık getirecek olan da demokratik Türkiye’nin Genelkurmay’ı olmasıdır. 2007 yılında 1997’ye geri dönemeyeceğimiz gibi, dönmemeliyiz de...



cengizcandar
Alp isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
  #5
Alt 09.03.2007, 11:47
Alp
 
Alp - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 23.02.2007
Mesajlar: 3,409
Konulara Teşekkür etti: 0
10 Teşekkür aldı 8 Mesajlar için

POSTA

Türkiye’nin tirajı en yüksek gazetesi olan Posta’nın bir yazarının ’askerin siyasete olan müdahalesinden ve askeri harekâtlardan rahatsızlık’ duyduğu vurgulanırken, üç yazarın adları zikredilerek "TSK yanlısı bir tutum sergiledikleri gözlenmektedir" değerlendirmesinde bulunuluyor. Gazetenin bir yazarı için de "Zaman zaman TSK aleyhtarı eleştirilerini dile getirmesine karşın, şehitler konusunda olumlu köşe yazıları yazdığı gözlenmektedir" deniliyor. Gazeteye ilişkin yapılan genel değerlendirme ise, "Gazetenin hem en çok okunan gazete olması, hem de marjinal yönelimlerden uzak, liberal-çoğulcu bir anlayış benimsemesi nedeniyle TSK’nın mesajlarını kamuoyuna iletmede önemli bir aracı olacağı, bu bağlamda akreditasyonunun devamının uygun olacağı değerlendirilmektedir" şeklinde.

HÜRRİYET

Hürriyet, "Ana damar medyanın en bilinen, köklü gazetelerinden biridir. Liberal-çoğulcu bir yayıncılık anlayışına sahiptir. Türk basınının amiral gemisi" diye anılıyor. Gazetenin TSK ile yaptığı "10 Mart 2004 tarihinde, Sabiha Gökçen’in Ermeni asıllı olduğu iddiası ve 2’nci Zırhlı Tugay Komutanlığı’ndan kaymakamlıklara gönderilen genelgede kamuoyunda ’sosyetik fişleme’ olarak yer alan etnik, dini, marjinal ve diğer gruplara üye olan şahısların isimlerinin belirlenmesinin istenmesi haberi" anımsatılırken, bu haberleri yapan gazetecinin de adına dikkat çekiliyor. Gazetenin 10 Ekim 2004 tarihli "Kandil Dağı’nda PKK’yı sempatik gösteren" haberinin kamuoyunda tepki çektiği de vurgulanıyor. Gazetenin yazarlarına ilişkin yapılan değerlendirmelerde ise iki yazarın ’askeri harekatlara karşı oldukları’ buna karşılık adı zikredilen beş yazarın ise ’genel tutumunun TSK lehinde olduğu’ ifade ediliyor. Gazetenin bir yazarı hakkında ise, "Eski Genelkurmay Başkanı (E) Org. Hilmi Özkök döneminde olumsuz eleştirilere yer vermekle birlikte, genel olarak TSK yanlısı olarak tanınan bir yazardır" değerlendirmesi yapılıyor.

MİLLİYET

Milliyet gazetesiyle ilgili notlarda, "Liberal-çoğulcu bir yayın politikası benimsemekle birlikte, sol eğilimi olduğu bilinmektedir. Atatürkçülük konusunda net bir çizgisi vardır ve nesnel haber ve değerlendirmelere yer vermektedir" ifadeleri yer alıyor Milliyet’in TSK konusunda sansasyonal haberlere yer vermemesi de bir olumluluk olarak vurgulanıyor. Gazetenin yazarlarından birinin Şemdinli olayları nedeniyle TSK’yı eleştirdiğine dikkat çekilirken, dört yazarın adları verilerek, ’askeri harekâtlara ve askerin siyasete müdahalesine karşı’ olduğu bilgisi yer alıyor. Bir yazar için de "Muhafazakâr görüşleri ekseninde TSK’ya eleştirilerde bulunduğu bilinmektedir" deniliyor. Diğer yazarlar "TSK konusunda olumlu bir tutuma sahip ve nesnel" diye değerlendiriliyor.

RADİKAL

Radikal’in akreditasyonunun 12 Mayıs 1999’dan beri devam ettiği anımsatıldıktan sonra "Doğan Grubu’nun merkez sol görüşlü gazetesidir. Okur kitlesinin AB grubu (Üniversite eğitimi görmüş ve gelir düzeyi yüksek) olduğu bilinmektedir. Köşe yazarlarının entelektüel birikimi ve deneyimi fazladır. Medya eleştirmenlerince İsrail’in Lübnan’a saldırısına en çok tepki gösteren gazete olarak anılmaktadır" değerlendirmesi yapılıyor. Radikal’in yazarlarından biri, ’TSK ile ilgili yorum yazarlarının piri’ diye nitelendirildikten sonra bir başka yazarın adı zikredilerek, "TSK ile ilgili nesnel değerlendirmelerde bulunduğu saptanmıştır" deniliyor. Radikal’e ilişkin değerlendirmede ilgi çeken bir başka nokta da şöyle anlatılıyor:


"Radikal gazetesi TSK açısından dikkatle takip edilmesi gereken bir gazetedir. Zaman zaman TSK ile ilgili önemli çıkışlar yapabilmektedir. Mart-Temmuz 2005 tarihleri arasında şehit olan askerlerimizden ’öldü’ şeklinde bahsetmesi tepki toplamıştır. 21 Temmuz 2005 tarihinde TSK tarafından düzenlenen medya brifinginde bu konunun gündeme getirilmesi üzerine, (...) çizgisini düzeltmiştir." Radikal’in yazarlarından biri için ayrı bilgi notu düzenlenirken, genel değerlendirme içinde de, "başarılı ve hırslı, bu yüzden ilişkilerde özel dikkat gerektiren bir gazetecidir" deniliyor. Radikal yazarlarından dördü için "TSK karşıtı" ifadesi kullanılarak, "Bu durumdan hareketle, kurumsal akreditasyonun yanı sıra kişi akreditasyonu uygulaması yapılmasının daha anlamlı olacağı değerlendirilmektedir" deniliyor. Radikal’e ilişkin sonuç değerlendirmesi ise şöyle:


"Gazetenin yazar kadrosunun çoğunluğunun TSK karşıtı sol eğilimli yazılar yazmalarına karşın, yönetim kadrosunun TSK’nın eleştirilerini dikkate aldığı; hedef kitlesinin AB grubu olması nedeniyle gazetenin Türk Basını’nda ayrı bir yeri olduğu, TSK ile ilgili konularda uzman kimi yazarların da gazetenin kadrosunda bulunması nedeniyle gazetenin akreditasyon halinin devam etmesinin yerinde olacağı; ancak TSK hakkında açık olumsuz eleştirilerinde ısrarlı olan köşe yazarları (...) kişisel akreditasyonlarının bir müddet askıya alınmasının uygun olacağı değerlendirilmektedir."

REFERANS

Ekonomi ağırlıklı olması nedeniyle genel itibarıyla TSK ile ilgili nesnel değerlendirmelere yer verdiği; yanıltıcı ve yanlış bilgiler içeren haberlere yönelik olarak gönderilen tekzip metinlerini yayımlamaktan çekinmediğinden akreditasyonunun devamının uygun olacağı değerlendirilmektedir.

GÖZCÜ

Gazetede TSK karşıtı yayınların hemen hemen hiç yayımlanmadığı, eleştirilerin de TSK’nın siyasi ve toplumsal arenada daha baskın bir konumda olması isteğinden kaynaklandığı, akreditasyonlarının devamının uygun olacağı değerlendirilmektedir.

SABAH

"Merkez-liberal çoğulcu yayın politikasına sahip" olduğu belirtilen Sabah’ta dört yazar için ’TSK karşıtı’, dört yazar için "TSK lehine bir tutum içerisinde oldukları" değerlendirmesi yapılıyor. Sabah için yapılan genel değerlendirme ise şöyle: "Zaman zaman sansasyonel haberler yapmakla birlikte, kamuoyunu yönlendirmede etkili bir gazete olması, Türkiye’nin ikinci büyük medya grubunun en önemli gazetesi olması nedeniyle; bu tür haberleri yapan yazarlara kişisel akreditasyon uygulanıp, yönetim kadrosu asılsız haberler şikâyet ve bilgilendirme mektupları vasıtasıyla uyarılarak akreditasyonunun devamının TSK açısından fayda sağlayacağı değerlendirilmektedir."

TAKVİM

"Magazin ağrılıklı ve politik konularda nötr yayın çizgisi nedeniyle, Doğan Grubu’nun Posta gazetesiyle benzerlik göstermektedir" denilen Takvim’deki en önemli değişiklik, Haziran 2006’da ’TSK karşıtı’ bir gazetecinin yazar kadrosuna dahil edilmesi olarak gösteriliyor. Değerlendirmede, bu gazeteciye akreditasyon verilmemesi gerektiği belirtiliyor.

AKŞAM

Gazetenin dört yazarı için "TSK açısından genelde olumlu", bir yazarı için "Asılsız bilgilere ve olumsuz eleştirilere yer vermektedir" değerlendirmesi yapılırken, bir yazarı "TSK’nın siyasete müdahalesine olumsuz yaklaşan yazıları dikkati çekiyor" diye eleştiriliyor.

H.O. TERCÜMAN

Gazetenin son dönemde yeniden yapılanma içerisine girdiği, daha milliyetçi bir eğilime sahip olduğu, gazeteye yeni yazarların eklenmeye devam ettiği, bu bağlamda akreditasyonunun devam etmesiyle birlikte bir müddet daha yakın takip altında tutulmasının uygun olacağı, gerektiğinde bazı yazarların kişisel akreditasyonunun kaldırılmasının yerinde olacağı değerlendirilmektedir.

VATAN

Genel yayın politikasının merkez-liberal çoğulcu olduğu bilinmektedir. Gazetenin genel yayın çizgisinin TSK açısından olumlu karşılanabileceği, akreditasyon durumunun devamının yerinde olacağı değerlendirilmektedir.

STAR

Gazetenin el değiştirmesiyle ilgili değerlendirmelerin ardından, Milletvekili Emin Şirin’in, TBMM’de 13 Mart 2006 tarihinde verdiği soru önergesi anımsatılarak, "Star gazetesinin muammen bedelinin çok altında bir fiyata, Fethullah Gülen’e yakınlığıyla bilinen isimlere satılmasının nedenlerini" sorduğuna dikkat çekiliyor. Değerlendirme özetle şöyle: Gazete el değiştirmiş, yönetim ve yazar kadrosu da sık sık değişmiştir. AKP Diyarbakır Milletvekili İhsan Arslan’ın gazetenin gizli ortağı olduğu iddiaları gündeme getirilmiştir. Sol ve liberal görüşlere sahip yazarların görevine son verilmiş, muhafazakâr kimlikli yazarlar getirilmiştir. Kadrolardaki değişimin son günlerde tamamlanması nedeniyle, gazetenin yeni yayın politikasının incelenmesinin ardından, akredite durumunun bir müddet askıya alınmasının ve yakın takip sonucu edinilen kanaatlerle yeniden gözden geçirilmesinin uygun olacağı..."

CUMHURİYET

Cumhuriyet için, "Gazetenin nispeten düşük tirajına karşın, kökleşmiş, eğitimli ve statü sahibi bir okur kitlesi bulunduğu, Atatürkçü yayın politikasından taviz vermediği, gündeme ilişkin konulara mutlaka gazetede yer vermesi ve genel olarak TSK hakkında olumlu bir çizgisinin" olduğu değerlendirmesi yapılıyor.

TÜRKİYE

Gazetenin muhafazakâr kimliğine karşın akreditasyonunun devamı için hassas bir yayıncılık anlayışı içinde olduğu, bu bağlamda akreditasyonunun devamının fayda sağlayacağı değerlendirilmektedir.

DÜNYA

Genel değerlendirmede, "Gazetenin ilgili alanının ekonomi olmasına karşın TSK’ya ilişkin haberlere yer vermesinin, ekonomi çevrelerinde TSK’nın sesinin duyulması ve mesajların net bir şekilde iletilmesinin olumlu sonuçlar doğurabileceği" vurgulanıyor.

ORTADOĞU

Genel yayın politikası milliyetçi muhafazakârdır. MHP’nin yayın organıdır. Gazetenin yayın politikası doğrultusunda TSK ile ilgili olumlu bir yayımcılık yaptığı, akreditasyonunun devamının uygun olacağı değerlendirilmektedir.

YENİÇAĞ

Gazetenin aşırı milliyetçi politikası nedeniyle zaman zaman ağır eleştirilere yer vermesine karşın, TSK’ya yönelik genel tutumunun olumlu olduğu bilinmektedir.

THE NEW ANATOLIAN

Muhafazakâr bir bakış açısına sahip kimi yazarlarının köşe yazısı yazmalarına karşın; akademik kökenli yazarlar ile özellikle dış politika alanında uzman gazetecilerin de yazılarına yer verilmektedir. Gazete yöneticilerinin Kuzey Irak’ta riskli maddi bağlantıları olduğu, akreditasyon sonrası yayım politikasının dikkatle
Alp isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
  #6
Alt 10.03.2007, 08:49
Alp
 
Alp - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 23.02.2007
Mesajlar: 3,409
Konulara Teşekkür etti: 0
10 Teşekkür aldı 8 Mesajlar için

bu raporda vefat etmiş yazarlar bile var.Mesela İsmet Giritli hayatta yok ama raporda yer almış ve TSK yanlısı diye anlatılmış.
Alp isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Seçenekler

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz aktif değil dir.

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar son Mesaj
Araştırmacı gazeteciler iş başında..AMAN DİKKAT... ŞEHRİNAZ Özgün Yazılarınız 0 05.09.2007 14:59
kimler secildi Kimler secilmedi eledagli Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 2 23.07.2007 19:35
abdliler için sakıncalı 12 ilimiz!!! msadi Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 2 21.04.2006 10:39
Türkiye'de ABD'den para alan gazeteciler suvari1976 Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 1 15.12.2005 08:42
kimler desteklenir, kimler desteklenmez... Muttaki Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 1 11.09.2005 11:59


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 21:48 .
Powered by vBulletin Version 3.6.8
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Template-Modifikationen durch TMS Web Design by: vbdesigns.de

 
Anasayfa - Arşiv - Yukarı git