

AGD’nin düzenlediği 1’inci Uluslararası Çanakkale Sempozyumu’nda o günkü bilince bugün de sahip olunması gerektiği vurgulandı
Emperyalizme karşı tek çare: Millî Görüş
Anadolu Gençlik Derneği Genel Merkezi tarafından organize edilen 1’inci Uluslararası Çanakkale Sempozyumu gerçekleştirildi. AGD Genel Başkanı İlyas Töngüş, Çanakkale’nin milletimizin geçmiş ve geleceğinin buluştuğu bir yer olduğunu belirtti. Mısır Zekaik Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Rafet Guneym eş-Şeyh ise “Müslümanlar hiçbir tehdide karşı eğilmemeli ve vatanını sömürgecilere karşı savunmalıdır” diye konuştu.
Anadolu Gençlik Derneği Genel Merkezi tarafından düzenlenen Osmanlı topraklarında kurulan ülkelerden davet edilen Araştırmacı, Yazar ve Akademisyenlerin katıldığı 1’inci Uluslararası Çanakkale Sempozyumu Akgün Otel’de gerçekleştirildi. Ev sahipliğini AGD İstanbul Şube’sinin yaptığı programa çoğunluğu üniversite öğrencilerinden oluşan seçkin bir davetli topluluğu katıldı. Konuşmacılar genel itibariyle Çanakkale’nin ümmet üzerindeki etkisinden söz ederken ümmet bilincinin yeniden oluşması gerektiğini kaydetti. İbrahim Kalaycı’nın okuduğu kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlanan programda ev sahibi olarak söz alan AGD İstanbul Şube Başkanı Ö. Fuad Günday, Çanakkale Zaferi’nin ümmetin toplu halde direnerek kazandığı son zafer olduğunu söyledi. Günday, İslam medeniyetinin her bakımdan diğer medeniyetlerden üstün olduğunu vurguladı.
Programın açış konuşmasını yapan AGD Genel Başkanı İlyas Töngüş ise Çanakkale’nin milletimizin geçmiş ve geleceğinin buluştuğu bir yer olduğunu belirtti. Töngüş, şehidlerimize layık olmamızı ve kendimizi şehidlerimiz istikametinde bulmamız gerektiğini söyledi. Töngüş, sempozyumun hayırlara vesile olmasını istedi. Sempozyumun birinci oturumuna başkanlık yapan Araştırmacı yazar İsmail Kahraman, Çanakkale’nin emperyalistlere karşı kazanılan zafer olduğunu belirterek, tıpkı Çanakkale’de olduğu gibi bugün de ancak ümmet şuuruyla günümüz emperyalistlerine karışı durulabileceğini kaydetti.
Katar’da öğretim görevlisi olan Prof. Dr. Muhammed Ali El-Sallabi de Çanakkale’nin İslam’ı savunmak için yapılan çok büyük bir savaş olduğunu belirtti. Sallabi, “Çanakkale’de çeşitli ırklara mensup 250 bin kişi
Allah yolunda savaşarak şehid olmuştur.” dedi. Osmanlı Devleti’nin Afrika’da İslam’ın kalıcı olmasında 500 yıl sömürülmesinin engellenmesinde önemli rol oynadığını söyleyen Sallabi, Çanakkale’yi Hıttın gibi büyük bir savaş olarak gördüğünü söyledi.
Mısır Zekaik Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Rafet Guneym eş-Şeyh ise İngiltere ve Fransa’nın Mısır’ı işgaline karşı Osmanlı himayesinin unutulmayacağını belirtti. Emperyalistlerin Çanakkale Savaşı’nı başlatmalarındaki amacın Osmanlı’yı zor durumda bırakmak olduğunu söyleyen Guneym, Mısırlı Müslümanların da Çanakkale’de yardıma koştuğunu belirtti. “Özgürlük fedakarlık ister” diyen Guneym, “Müslümanlar hiçbir tehdide karşı eğilmemeli ve vatanını sömürgecilere karşı savunmalıdır. Bizler İslam düşmanlarına karşı nasıl direneceğimizi öğrenmeliyiz” diye konuştu. Milli Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın, ‘Mısır ile Türkiye kardeş ülkedir’ şeklindeki sözlerini aktaran Guneym, “Bölgenin iki güçlü ülkesi olan Mısır ve Türkiye birlikte hareket etmeli ve sömürgecilere karşı durmalıdır.” şeklinde konuştu.
Araştırmacı Yazarlar Ekrem Şama da İngiliz ve Fransa ordusunun sömürgeleri de dahil olmak üzere yaklaşık 500 bin kişiyle Çanakkale’ye girmeye çalıştığını belirterek, “Osmanlı devleti de yaklaşık olarak 500 bin askerle bu saldırıya karşı koymaya çalıştı. Sonuçta her iki taraftan da 250 bin kişi hayatını kaybetti. Fakat Çanakkale geçilmedi.” diye konuştu. Maddi kaybın hesaplanamayacağını söyleyen Şama, “Bitti denilen Osmanlı’nın Çanakkale’de zafer kazanması düşman devletlerinin moralini bozdu. Ve bu ordular büyük prestij kaybına uğradı.” şeklinde konuştu. Şama, Çanakkale’de açılan savaşın Haçlı Seferleri’nin devamı olduğunu savundu.