İletişim
Yardım
Bugünki Mesajlar
Ajanda
Üye Listesi
KAYIT OL
Home

Navigation
Geri git   DelikanForum.NET > DİN-SİYASET / EKONOMİ-SAĞLIK > Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar
Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama

  #1
Alt 29.03.2007, 10:46
Alp

 
Alp - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 23.02.2007
Mesajlar: 3.380
Teşekkür etti: 0
23 Teşekkür 20 Mesaja aldı
Exclamation Mekke Las Vegas'a döndü!

İsrail'in arkeolojik araştırma adını verdiği ancak asıl amacı Süleyman Mabedini yeniden inşa etmeyi amaçlayan Mescid-i Aksa'daki kazı çalışmaları son olarak İsrail Başbakanı Ehud Olmert'in Türkiye ziyareti sırasında büyük bir krize neden oldu. Kazı çalışmalarını yerinde incelemek için, Başbakan Tayip Erdoğan'ın bir teknik heyet gönderme talebi Olmert tarafından kabul edildi.

Kudüs'ün ve Mescid-i Aksa'nın Müslümanlar için önemini anlatacak değiliz. Kudüs gibi, Müslümanların kıblesinin bulunduğu Mekke'nin anlamını da anlatmaya gerek yok. Ancak Kudüs'e duyulan hassasiyetin birazının da Mekke'ye gösterilmesi gerekmiyor mu? Kudüs işgal altında, doğru. Mekke, Suudi yönetiminin kontrolünde ama orada da benzer bir kültürel soykırım yaşanırken neden kimse sesini çıkarmaz?

20 Nisan 2006'da “Suudiler Hz Muhammed'in doğduğu evi mi yıkıyor?” başlıklı bir yazıyla Mekke'deki kutsal mekanlara yönelik yıkımı gündeme getirmiştim. Yıkım şimdi çok daha vahim boyutlara ulaştı.

Hz Hatice'nin evinin yerinde şadırvan, Hz Ebu Bekir'in evinin yerinde Hilton olduğunu, yıkımın 350 yıllık Ecyad Kalesi ile sınırlı olmadığını belirterek şu ifadeleri nakletmiştim:

“Hz Muhammed'in annesi Amina'nın mezarı buldozerlerle yıkıldı ve içine benzin döküldü. İslam dünyasında kimse bu yıkımı durdurmak için harekete geçmedi. Bugün Mekke'de 1400 yıl önceden kalma 20'den az yapı kaldı. Peygamberin ilk eşi Hz Hatice'nin evi yıkıldı ve yerine abdesthane/şadırvan yapıldı. Peygamberin en yakın dostu Hz Ebu Bekir'in evi şimdi Hilton Oteli'nin kompleksi içinde. 1200 yıllık Ebu Kubeys Camii'nin yerinde Kraliyet Sarayı var. 80 yıllık Suudi Krallığı'nın yıkımları Hz Muhammed'in doğduğu evi tehdit etmeye kadar vardı. Ev yerle bir edildi. Yerinde kapıları ve pencereleri kilitli uyduruk bir kütüphane var.

Kabe'yi kuşatan gökdelenlere şimdi bir yenisi ekleniyor: Zam Zam Tower! Güç, azamet ve zenginliğin göstergesinin gökdelenler olduğunu sanan zihniyet için büyük bir zafer! Peygamberin eşinin mezar kalıntıları 1950'de yok edildi. Suudi polisi gece gündüz nöbet tutarak insanların mezar ziyaretini engelledi. İçinde Hz Peygamberin torunlarından El Ureyd'in mezarının bulunduğu cami dinamitlendi….


Starbucks'tan Kabe'yi seyretmek!

Yıkımlar ve yerlerine yapılan gökdelenler Mekke'yi şimdi Las Vegas'a dönüştürdü. Starbucks, Cartier, Tiffany, H&M, Topshop, fastfood markaları ve gökdelenler ihramlar içindeki milyonlarca insanın görüntülerini siliyor.

The New York Times'a yazan Hasan M. Fettah, 10 Mart tarihli yazısında Mekke'nin içler acısı halini bir kez daha dikkatimize sundu. Müslümanlardan başka herkese yasak olan şehrin milyarlarca dolarlık bir dönüşüm projesiyle nasıl asli kimliğinden uzaklaştırıldığını, bu antik kenti nasıl Dubai'ye dönüştürdüğünü, dev alışveriş merkezlerinin, lüks otellerin, milyonlarca dolar değerindeki residansların Kabe'yi nasıl da kalplerden söküp çıkardığını anlattı.

Dünyanın yedinci gökdeleninin yapıldığı Mekke'de Osmanlı döneminde Kabe'den yüksek bina yapılmazdı. Şimdi 130 gökdelenin inşası planlanıyor.

Kabe bir alışveriş merkezine, turizm merkezine, lüks tüketim merkezine dönüştürülüyor. Her şey yatırım, ticaret, para kazanma üzerine kurgulanıyor. Billboard'lar hani yatırımdan ne kadar kazanılacağının reklamlarıyla süslenirken, yüzde 24 kazanç vaat ediliyor. Daire fiyatları 3 milyon dolar. Kabe'yi görüyorsa 5 milyon dolar! Ve her şey Kabe'den daha yüksekte. Herkes Kabe'ye tepeden bakıyor artık!

Her tarafı kutsal olan, ağaç kesilmesi bile yasak olan, kan dökülmesi yasak olan Mekke, Kabe üzerinden kapitalizmin hizmetine veriliyor, bir rant kapısına dönüştürülüyor, petrodolar yatırım merkezi haline getiriliyor. Gökdelen yapmak için dağlar yok ediliyor. Şimdiye kadar 300 civarında tarihi eser yıkıldı. Bunların içinde camiler ve mezarlıklar var. Yerlerine malum inşaatlar başlatıldı. Dönüşün projesinin yüzde onu kendini gösteriyor şu anda. Proje tamamlandığında Mekke diye bir şey kalmayacak, bambaşka bir şehir çıkacak ortaya. Bu kent tarihin hiçbir döneminde bu kadar saygısızlık görmemişti.

Kudüs için bir şeyler yapmaya çalışırken Kabe'nin tehdit altında olduğunu, Mekke'de değer verdiğimiz her şeyin yıkıldığını, yerine, bazıları karının önemli bir bölümünü İsrail'e aktaran, yabancı markaların yerleştiğini, tarihe ve kültüre saygının hiç olmadığı kadar yerle bir edildiğini görmeyelim mi? Peki neden bu sessizlik?

22 Mart 2007 Perşembe
(İbrahim Karagül, Yenişafak)
Alp isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #2
Alt 29.03.2007, 10:47
Alp

 
Alp - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 23.02.2007
Mesajlar: 3.380
Teşekkür etti: 0
23 Teşekkür 20 Mesaja aldı
Yeni Şafak Gazetesi’nde İbrahim Karagül’ün “Mekke Las Vegas’a döndü!” başlıklı yazısını okudum. Yazıdaki üzücü konuları zaten biliyordum ama eski yaralarım depreşti, fena halde üzüldüm, sarsıldım.

Evet, maalesef İslâm’ın kutsal şehri son yıllarda Las Vegas’a benzetilmiştir. Vaktiyle 1920’lerde Arabistan’daki bütün mezarlar, türbeler yıkılmıştı.

Mekke’de Cennetü’l-Mualla kabristanında, başlıkta o zamandan kalmış renkli bir kartpostalını gördüğünüz müminlerin annesi Hazret-i Haticetü’l-Kübrâ validemizin türbesini yıktılar.

Medine-i Münevvere’de Bakî Kabristanı’ndaki başta annemiz Hazret-i Âişe’nin türbesi olmak üzere bütün türbeleri yıktılar.

Uhud Savaşı’nın yapıldığı yerde Hazret-i Hamza -radiyallahu anh- Efendimizin türbesi, diğer şehitlerin mübarek kabirleri vardı, bir de cami bulunuyordu, onlar da yıkıldı, hâk ile yeksan edildi. Almanca bir kitapta orasının bir fotoğrafını buldum, inşaallah büyütüp biraz rötuş ettirip levha haline getireceğim.

Bedir’de cami ve şehitlik vardı, orası da dümdüz…

Cidde’de Hazret-i Havva annemizin türbesi de düzlenilip yok edildi.

Bir ara Osmanlılar zamanında Medine’yi ele geçirdikleri zaman Fahr-i Kâinat, Resul-i Kibriya aleyhissalatü vesselam Efendimizin mübarek türbesini de yıkmaya kalkışmışlardı. Kazma ile kubbeye çıkarttıkları adamın ayağı kaydı, düştü, öldü. 1920’lerde o mübarek makamı da yıkmak istediler, İslâm Âlemi’nin lanet ve öfkesinden çekinerek bıraktılar.

Arabistan’da ne kadar türbe, kabir varsa hepsi tarumar edildi. Bir tek Efendimizin türbesi ayakta kaldı.

Osmanlı Devri’nden kalma ne kadar resmî bina varsa yıktılar, yok ettiler. 1967’de Mekke’ye ilk gittiğimde şehre girmeden önce sağ tarafta nefis bir Osmanlı Kışlası vardı. Önünde tekerlekli iki sahra topu duruyordu. Resim çekmek istedim, izin vermediler.

Cidde’nin, Medine’nin surları yıkıldı gitti… Resmî devair yıkıldı…

Mekke’de, Medine’de tekkeler vardı, hepsi yıkıldı…

Medine’de Şeyhülislam Arif Hikmet Kütüphanesi yıkıldı…

Hangi birini sayayım? Yazarken hafakanlar basıyor, fena oluyorum.

Mezarlar, türbeler harammış, onları ziyaret şirkmiş! Bunlar hep hezeyan.

1971’den beri Kutsal Şehirleri ziyaret etmedim. Artık gitmeye de korkuyorum.

Mekke-i Mükerreme gökdelenle dolmuş, İbrahim Karagül Bey’in dediği gibi Las Vegas’a benzemiş. Resulullah –sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz buyuruyor:

“Ahir zamanda, deve çobanları birbirleriyle “benim binam daha büyük” diye çekişecekler.” O günlere geldik.

Eskiden terbiyeli Müslümanlar sadece Kâbe demezler, “Kâbe-i Muazzama” derlermiş. Osmanlılar zamanında yapılan Harem-i Şerif revakları ve minareleri Kâbe’nin boyutları ile uygun bir orantıya sahipti. Şimdi sanat kıymeti olmayan dev gibi binalar yaptılar. Osmanlı minarelerini yıktılar, kubbeli revakları da yıkıyorlardı, rica minnet durduruldu.

Ya Rabbi! Cidde’de, Mekke’de, Medine’de ne kadar güzel eski zaman evleri, binaları vardı. Cepheleri cumbalı, işlemeliydi. Hepsi buldozerlerle yıkıldı.

1967’de Medine-i Münevvere’de Osmanlılar zamanından kalma bir bina görmüştüm, kapısında mermer bir kitabe vardı: “Medine Kadılığı”. Talik hatla yazılmıştı ve hattatı, hattatların sultanı meşhur Sami Efendi’ydi. İki sene sonra tekrar geldiğimde binanın yerinde yeller esiyordu. Eyvah!.. “Bari kitabesi saklandı mı?” diye sordum, heyhat dediler, kitabe enkaz altında kaldı, atıldı gitti.

Bir sene kadar önce Yemen’e gittim, orada UNESCO’nun desteğiyle eski mimari ve şehircilik korunmuş. Yeni yapılan binalar da İslâm-Arap millî üslubuna göre yapılıyor. Ne güzel…

Menhus İkinci Meşrutiyet’ten sonra birtakım Jön Türkler ve İttihatçılar kutsal şehirlere saygı göstermediler. Yaşlılardan duymuştum, Medine’de Harem-i Şerif’te borulu gramofon seslerinden huzur içinde ibadet edilemiyormuş. Daha beteri şehrin dış mahallelerinde bir günah evi de açılmış.

Emanetin hakkını vermedik, Allahu Teala aldı.

Mekke ve Medine şehirleri ve Arabistan’daki diğer mübarek ve mukaddes yerler hiç kimsenin babasının tapulu malı değildir. Onlar birer Emanetullahtır. Hak Teala Hazretleri emaneti dilediğine verir, dilediği zaman da geri alır.

Gökdelenler, Amerikanvarî hipermarketler, gece karanlığında bir yanan bir sönen kırmızılı, yeşilli, mavili neon lambalar… Egzozlarından zehirli dumanlar çıkartan deccalî ve şeddadî seyyareler… Bütün bunlar kutsallıkla kabil-i telif olmayan şeylerdir.

Mekke’nin, Medine’nin dışına uydu kentler kurularak çağdaş hayat oralarda yaşanabilirdi. Lâkin İslâm’ın iki kutsal şehri asla modern ve çağdaş bir hale getirilemez. Onlar zamanın üstü şehirlerdir. Oralara giden İslâm’ın havasını, kültürünü, medeniyetini, sanatını, ruhaniyetini, maneviyatını hissetmeli, görmeli, duymalı, koklamalıdır.

Bir Ehl-i Sünnet Müslümanı, ekâbir-i evliyadan bir zat için “Ya veliyullah!” derse müşrik olurmuş… Peki, hükümdarlarına “Ya Melik! El Muazzam!..” diyenler ne oluyor?

Kudüs’te, Mescid-i Aksa ve Kubbetü’s-Sahra civarında Yahudiler arkeolojik kazı yaptılar diye ortalığı velveleye veriyoruz. Peki, Mekke ve Medine elden gitmiş, Las Vegas’a dönmüş, niçin sesimiz çıkmıyor?

Anlattılar, utandım yerin dibine girdim. Mekke’de bir grup zengin Müslüman umre yaparken lüks otelin (aynı zamanda gökdelen) lobisinde televizyonun karşısına geçmişler, gözleri fincan gibi açılmış heyecan içinde, bağırarak çağırarak bir şey seyrediyorlarmış. Neymiş o şey? Bizim umre beylerimiz Mekke-i Mükerreme’de (Yüce Allah kadrini çoğaltsın) Türkiye’de yapılan bir futbol maçını seyrediyorlarmış.

Son elli sene içinde petrolden bir kısım Arap ülkelerine trilyonlarca dolar gelir girdi. Tekrar ediyorum: Trilyonlarca dolar… Bu paralar Kur’an-ı Kerim’in, Sünnet’in, Kutsal Şeriat’ın, hikmetin rehberliğinde harcanmış olsaydı bırakınız sadece İslâm Dünyası’nı bütün insanlık kurtulur, selamet bulurdu.

Soruyorum, bu paralar İlay-ı Kelimetullah için mi harcandı?

Cihad fî sebilillah için mi?

Faydalı ilimler, irfan, marifet, hikmet için mi?

Ümmet-i Muhammed’e rehberlik yapacak hayırlı ve kâmil Müslümanlar yetiştirmek için mi?

Heyhat… Heyhat… Heyhat… Efsus!.. Bin kere, milyon kere efsus!..

Amerikan bankalarında milyarlarca dolar… Gökdelenler… Özel uçaklar… Binenlere gurur, kibir veren binitler… Saraylar, kâşaneler… Lüks hayat… Alabildiğine konfor…

Müslümanlık sadece zahirle olmuyor. Zahirin yanında batın da gerekiyor.

Müslümanın en büyük düşmanı nefsidir, sonra dünyadır, sonra paradır.

Bir, Beni Âdem’in seyyidi olan o Yüce Peygambere bakalım. Ne kadar mütevazı yaşamış, alçakgönüllü hareket etmiş, el-fakru fahrî=fakirlik övüncümdür buyurmuş… Bütün ömrü boyunca buğday ekmeğiyle etin ikisini birden doyasıya yememiş… Bazen yattığında altındaki hasırın izleri mübarek vücudunda görülürmüş… Bir de bugünün İslâmcı geçinenlerine bakınız. Arada ne korkunç uçurumlar var. Eyvah, eyvah! Kutsal beldeler elden gitti.

28 Mart 2007 Çarşamba
(M.Şevket Eygi, Milli Gazete)
Alp isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #3
Alt 29.03.2007, 11:40
Alp

 
Alp - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 23.02.2007
Mesajlar: 3.380
Teşekkür etti: 0
23 Teşekkür 20 Mesaja aldı
Hz Hatice'nin evi yıkıldı, Hz Ebu Bekir'in evi Hilton Oteli'nin müştemilatında kaldı. İslam kültür mirası yok edilirken kimsede ses yok. Mekke'ye veda zamanı mı?


Taliban yönetimi, altı yıl önce İslam öncesi heykelleri yıkmaya başladığında dünya ayağa kalktı. Kabil, Celalabad, Herat, Kandahar, Gazni ve Bamiyan'daki heykeller, tanklardan atılan top ateşiyle yıkılmış, Bamyan'daki 53 metrelik Buda heykelleri patlatılarak yok edilmişti. BM ve UNESCO başta olmak üzere uluslararası toplum "insanlığın ortak mirası" olarak görülen heykellerin yıkılmasını kınamış, Batı bunu Taliban'a yönelik Afganistan saldırısının imaj operasyonu için kullanmıştı.

Osmanlı İmparatorluğu döneminde Mekke'de yapılan 350 yıllık Ecyad Kalesi, Türkiye'nin tepkisine ve UNESCO'nun uyarılarına rağmen Suudi Arabistan yönetimi tarafından 2001'de yıkıldı. Yerine binlerce odası olan dev oteller ve alışveriş merkezi yapıldı. Türkiye'nin bütün uyarılarına, ricasına rağmen tarihi kalenin yıkımı önlenemedi. Kültür Bakanlığı, UNESCO nezdinde Suudi yönetimini kınadı. ABD'nin Irak işgali sırasında müzeler yağmalandı, kütüphaneler yakıldı. Korkunç bir kültürel yıkım yaşandı. Amerikan ordusu iki yıl önce ünlü Babil kalıntılarının bir kısmını yıkarak helikopter pisti yaptı.

Ama paylaşacağın konu çok daha rahatsız edici. İslam kültür mirasına yönelik saldırılar bizzat Müslümanlardan geliyorsa ne olacak? Bin dört yüz yıl öncesinden günümüze kalabilen mirasın yıkılması, ortadan kaldırılması ve yerlerine oteller, lüks apartmanlar, alışveriş merkezleri yapılması vicdanları sızlatmıyor mu? İslam'ın kutsal beldesi Mekke'nin Dubai'ye dönüştürülmesi, tarihi mekanların yıkılıp yerlerine gökdelenlerin kurulması, Hz. Peygamber'in yakınlarına ait evlerin ve camilerin yok edilmesi nasıl bir zihniyet?


İngiliz basınının iddiaları!


The Independent gazetesi dün Daniel Howden imzalı bir yazı yayınladı. Kabe'nin birkaç metre kenarında yükselen gökdelenlerin çarpıklığına, günümüze kadar ulaşabilen İslam kültür mirasının gökdelenler içi nasıl yok edildiğine, bidatlerle mücadele kılıfı altında hüküm süren petrodolar zihniyetinin, bir buçuk milyar Müslüman'ın inançlarını nasıl rencide ettiğine, her yıl milyonlarca insanın ziyaret ettiği insanlığın en büyük hacc mekanının nasıl adım adım yok ettiğine dair rahatsız edici bilgiler içeriyor. Hal böyle iken İslam dünyasından hiçbir itirazın gelmemesi ibret verici. Para ve güç, kültür, değer ve inançlara üstün mü geliyor?

Suudi yönetimi, Mekke ve Medine'nin "korunması" için yılda 19 milyar dolar harcıyormuş. Peygamber'in evi, bin dört yüz yıl önceden kalma mekanlar yıkılırken bu 19 milyar ne için kullanılıyor? Sakın Kâbe'nin çevresini gökdelenlerle kuşatmak için olmasın!

Islamic Heritage Faundation'ın başında bulunan İrfan Ahmet Alavi bakın ne diyor:

"Hz Muhammed'in annesi Amina'nın mezarı 1998'de bulundu. Buldozerlerle yıkıldı ve içine benzin döküldü. İslam dünyasında binlerce kişiye dilekçe göndermemize rağmen kimse bu yıkımı durdurmak için harekete geçmedi." Bugün Mekke'de 1400 yıl önceden kalma 20'den az yapı kaldı. Bu kayıp tarihten örneklere bakalım:

Peygamber'in ilk eşi Hz Hatice'nin evi: Yıkıldı ve yerine abdesthane yapıldı.

Peygamber'in en yakın dostu Hz Ebu Bekir'in evi: Şimdi Hilton Oteli'nin kompleksi içinde. 1200 yıllık Ebu Kubeys Camii'nin yerinde Kraliyet Sarayı var.

Daha da korkuncu var:

80 yıllık Suudi Krallığı'nın yıkımları Hz Muhammed'in doğduğu evi tehdit etmeye kadar vardı. Suudi yönetimi, şimdi bölgeyi yenileme çalışmaları yapıyor. Nasıl mı? Araba parkı yaparak!

Hayatını hicaz bölgesindeki kalıntıları kurtarmaya adayan Sami Angavi'ye kulak verin: "Mekke'ye veda zamanı yaklaştı. Bugün Mekke ve Medine'nin son günlerine şahit oluyoruz."

Kâbe'yi kuşatan gökdelenlere şimdi bir yenisi ekleniyor: Zam Zam Tower! Yani Zemzem Kulesi. İstanbul'da yapılacak Dubai Towers gibi. Güç, azamet ve zenginliğin göstergesinin gökdelenler olduğunu sanan zihniyet için büyük bir zafer!

Onlara göre ilk ayetin indiği Hira Dağı'ndaki mağara da yıkılmalı. Çünkü "Peygamber bize bu dağa çıkmaya, orada ibadet etmeye, kayalara dokunmaya izin vermedi." Peygamber'in eşinin mezar kalıntıları 1950'de yok edildi. Suudi polisi gece gündüz nöbet tutarak insanların mezarın yerine çiçek bırakmasını, saygı göstermesini engelledi.

İçinde Hz Paygamber'in torunlarından El Ureyd'in mezarının bulunduğu cami dinamitlendi. Yıkıntının etrafında toplanan Suudi polisi kutlama yaptı.


İBRAHİM KARAGÜL
Alp isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #4
Alt 29.03.2007, 21:23
Alp

 
Alp - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 23.02.2007
Mesajlar: 3.380
Teşekkür etti: 0
23 Teşekkür 20 Mesaja aldı
ehl-i bidat Suudi yönetiminin insanı kahreden tasarrufları
Alp isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #5
Alt 02.04.2007, 15:43

 
Üyelik tarihi: 06.03.2007
Mesajlar: 207
Teşekkür etti: 1
1 Teşekkür 1 Mesaj için aldı
yakup isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Lesezeichen

Seçenekler Arama

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Ve hayat normale döndü Omar_Muhtar Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 0 02.08.2008 21:22
'Gülen döndü' söylentileri zafer_inananlarındır Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 1 31.08.2007 17:15
Sibel Can, umreden döndü!! Enzar Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 112 11.06.2007 20:38
Başım Döndü SIRANİ Resim ve Karikatür 3 23.05.2007 17:57
Baron Konseye döndü! Cihad74 Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 0 23.09.2004 12:48


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 16:33 .
Powered by vBulletin® Version 3.7.3
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Template-Modifikationen durch TMS Web Design by: vbdesigns.de
İletişim - Anasayfa - Arşiv - Disclaimer - Yukarı git

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50