İletişim
Yardım
Bugünki Mesajlar
Ajanda
Üye Listesi
KAYIT OL
Home

Navigation
Geri git   DelikanForum.NET > DİN-SİYASET / EKONOMİ-SAĞLIK > Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar
Cevapla
 
LinkBack Seçenekler

  #1
Alt 11.04.2007, 18:39

 
ilbey - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 03.02.2007
Yaş: 22
Mesajlar: 3.890
Teşekkür etti: 0
1 Teşekkür 1 Mesaj için aldı
Öcalan Kimdir?

Öcalan Kimdir?

7 Kasım 1978 tarihinde terör örgütü PKK’yı kurdu. Kısa bir süre sonra Suriye’ye geçen Abdullah Öcalan, örgütün kanlı eylemlerini buradan yönetmeye başladı. Kandırdığı gençler bölücü terör örgütü adına eylem yaparken, Öcalan savaş alanına hiç inmeden oturduğu yerde rahat bir yaşam sürdü.

Türkiye’nin ısrarlı takibi sonucu Suriye, Öcalan’ı topraklarından çıkarmak zorunda kaldı. Suriye’den Rusya’ya, oradan İtalya’ya geçen Öcalan, İtalyan Hükümeti tarafından da ülkeden çıkarılınca kendisine sığınacak yer aramaya başladı. Yunanistan Hükümeti, kuruluşundan beri destek verdiği PKK’nın liderini Kenya Büyükelçiliği’nde saklamaya karar verdi.

Türk Güvenlik Güçleri’nin düzenlediği bir operasyonla Kenya’da kıskıvrak yakalanan terörist başının üzerinden sahte bir Kıbrıs Rum Kesimi pasaportu çıktı. Eli kanlı terör örgütünün başı, Türkiye’de, İmralı Cezaevi’nde yargılandı ve hakettiği idam cezasına çarptırıldı. Terörist başının idam cezası Yargıtay tarafından 25 Kasım 1999 tarihinde onandı.

***********************************

MİT’İN İLK APO TEŞHİSİ

İlk başlarda MİT için Apo Kürt milliyetçisi veya Kürtçü bir akımın lideri değildi. O dönemin (1970–1979) MİT raporlarına baktığınız zaman görürsünüz, Apo dosyalara uzun süre sol faaliyetleri nedeniyle girmişti. Aşırı solcu bir Kürt olarak nitelendirilirdi. Fazla da önemsenmezdi. Zaten Kürt hareketleri 1970′lerde Kürtçülükten çok sol faaliyetler çerçevesinde ele alınırdı. İzlenirler, ne yaptıkları bilinir; ancak genelde solun içinde bulunduklarından dolayı, bu yönleri ön plana çıkarılırdı. Biz MİT olarak gerçeği biliyorduk; ancak devleti hiçbir zaman ikna edemedik. Bize inanmadılar veya inanmak istemediler.”

***********************************

BİR CANİ OLARAK PORTRESİ

1970’li yıllarda Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idamlarını protesto için Ankara Üniversitesi Siyasal bilgiler Fakültesi’nde yapılan “boykot eylemleri”nin öncülerinden biri olması sebebiyle güvenlik birimlerinin yakın takibindeydi. Bu eylemler üzerine kısa süreli olarak gözaltına da alınan Öcalan, Güneydoğu kökenli bir isim olması ve sivrilmesi sebebiyle, sürekli olarak MİT tarafından kontrol altına alınmak istendiği hezeyanı ile yaşadı. Uğur Mumcu’nun Kürt Dosyası kitabında ayrıntılı olarak işlediği, Öcalan’ın da Mahir Sayın ile yaptığı konuşmaları içeren Erkeği Öldürmek kitabında anlattığı Kesire Öcalan ve Pilot Necati (Necati Kaya) olayları bu hezeyanın başlangıcını oluşturuyor.

***********************************

NE BEBEK DEDİ NE DE ARKADAŞ


Bölücü teröristlerin başı Abdullah Öcalan’ın acımasız kişiliğini görmek için yakın arkadaşlarını ve kundaktaki bebekleri kurşunlatmasına bakmak yeterli.

27 Kasım 1978 günü Diyarbakır’ın Lice İlçesi Fis Köyü’nde toplanan Abdullah Öcalan ve birkaç arkadaşı PKK’yı kurdular. Daha sonraki tarihlerde bu toplantıyı PKK’nın birinci konferansı olarak kabul ettiler. Ancak aradan geçen 20 yıl içerisinde Abdullah Öcalan, neredeyse birlikte yola çıktığı bütün arkadaşlarının ölüm emrini verdi. Öcalan’ın acımasız katliamcı kişiliğini görmek için onun yıllarca birlikte hareket ettiğini yakın arkadaşlarının ölüm emirlerini nasıl kolaylıkla verdiğine ve kundaktaki çocukları hunharca öldürttüğüne bakmak gerekiyor.

Birinci kongresini 1981’de yapan PKK, ikinci kongresini dört yıl sonra Suriye’nin Ürdün sınırı yakınındaki bir kampta yaptı. Altı gün süren bu toplantıda Öcalan örgütün Avrupa sorumlusu ve Merkez Komite üyesi Resul Altınok’u “MİT ajanı” ilan etti. Öcalan daha sonraları yakın arkadaşlarını tasfiye ederken onlara hep bu ajanlık kulpunu taktı ve örgüt tabanının da bu şekilde gözünü boyadı. Öcalan, 1980’de PKK’nın Merkez Komite üyesi ve Urfa bölge sorumlusu Abdullah Kumlu’yu hapsetti. Hapisten kaçan Kumlu, Suriye Gizli Servisi’nin yardımıyla yakalanarak PKK’ya teslim edildi ve öldürüldü. Öcalan bu sıralarda PKK’nın çekirdeğini oluşturan Kürdistan Devrimcileri grubundan Mehmet Uzun, Ali Yaylacık ve Ahmet Ballı’yı da MİT ajanı oldukları gerekçesiyle öldürttü.

***********************************

ÖNCE AJANLIKLA SUÇLUYOR SONRA DA ÖLDÜRÜYORDU

PKK’nın üçüncü kongresinde Öcalan’ın bütün yetkilerini aldığı Abdullah Ekinci intihar etti. Kesire Öcalan ve Ali Çetiner örgütten kaçtılar. Üçüncü kongrede 10 militan daha MİT ajanı oldukları gerekçeleriyle öldürüldüler. Öcalan’a kadın temin etmekle yükümlü militan olduğu ileri sürülen (PKK; Emin Demirel, GHMD yayını) Hasan Bindal, Öcalan’ın yakın arkadaşı Şahin Bilgiç tarafından kazaen öldürülünce, Bilgiç’in kaderi de kurşuna dizilmek oldu. Örgütün Botan bölgesi sorumlusu Kör Cemal kod adlı Halil Kaya 1987’de kurşuna dizildi. Öcalan 1991’de Botan’ın yeni bölge sorumlusu Nizamettin Taş’ı üç ay hapsetti. Parmaksız Zeki kodlu Şemdin Sakık, Botan bölgesi sorumlusu oldu. Ancak Şemdin Sakık’ın da daha sonra Apo ile arası açıldı ve örgütten koptu. Sakık çareyi Türk güvenlik birimlerine sığınmakta buldu. Eğer Sakık, Genelkurmay’a bağlı özel kuvvetlerin operasyonuyla Kuzey Irak’tan getirilmeseydi muhakkak ki o da MİT ajanı suçlamasıyla Apo’nun ölüm tuzağına girecekti.

PKK’nın İstanbul ve Marmara Bölge Sorumlusu Osman Tim de, İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde yargılanırken 1992’de Sağmalcılar Cezaevi’nde boğularak öldürüldü. Gerekçe yine aynıydı, işbirlikçi olmak ve örgüte ihanet etmek. İsmi Susurluk olayları ile de gündeme gelen General Zinnar kod adlı Alaattin Kanat da Öcalan ile yollarını ayırdı ve itirafçı oldu. PKK’nın üst düzey sorumlularından olan Kemal Burkay 1981’de örgütten ayrılırken Atina temsilcisi Avukat Hüseyin Yıldırım da Öcalan’dan ayrıldı. Avukat Yıldırım, Öcalan’ın ölüm tuzağından yaralı olarak kurtuldu.

Bu tablo, yüzlerce kanlı eylemin emrini veren, 30 bin insanın katili, bu sayının çok üstünde PKK militanının da ölümüne sebep olan katliamcı bir kişinin psikopat ruhunu sergiliyor. Mehmet Ali Birand ile yaptığı konuşmada, “Kabaca söylemek gerekirse PKK kadrolarının dörtte biri tasfiye edildi. TC’nin bize verdirdiği kayıplardan daha fazla kayıp verdik.” sözleri de canını kurtarmak için köşe bucak kaçan, kafası hezeyanlarla dolu bir kişiliğin yansımaları.

***********************************

TAM BİR EGOİST

Bu kirli ruhun ölüm tuzağından kurtulamayan PKK Merkez Komite üyesi Mehmet Şener, Mustafa Karasu’ya gönderdiği mektubunda bu kişinin gerçek yüzünü şöyle sergiledi:

“Bizi dışlamanın ilk adımlarını Apo attı. Dördüncü kongrenin üstünden 20 gün geçmeden ben ve Baran arkadaşın görevleri 25 kişilik Merkez Komite’nin beş üyesinin katılmış olduğu toplantıyla Apo’nun talimatı üzerine donduruldu ve soruşturmaya alındık. İlginç bir tesadüf olup olmadığına sen karar ver Karasu…

Apo’nun planına göre bana bir itiraf yazdırılacak ve bu itirafta ajan olduğumu, ajanlığımın cezaevine girişle başladığını, cezaevinde gizli şahin rolü üstlendiğimi, direnişleri kırdığımı, direnenleri kendi erkimin altına aldığımı, cezaevinde direnişleri liberalizme çektiğimi söyleyeceğim. Dışarıdaki görevimin de Apo’yu temizlemek, tasfiye etmek olduğunu açıklayacağım ve af dileyeceğim. Yüce Apo da insafa gelip beni kazanma adına ya af edecek veya ben mazlumlara ihanet eden birini affetmem kahramanlığı taslayıp bir ajanın işini bitirecek. İş bununla bitmiyor tabii, ben ajanlığı kabul ettikten sonra cezaevindeki tüm kadrolar özeleştiriye çekilecek. Çünkü hepsi ajan Şener’in etkisinde kalmışlar. Tabii, ajan Şener’in en fazla etkisinde kalan da Mustafa Karasu ve Sakine Cansız arkadaşlardır. Bunu her gün Apo vaaz ediyor. Tabii sebepsiz değil, Karasu da Sakine de Apo’nun popülaritesini rahatsız edecek kadar saygın arkadaşlar oldular. Oysa Apo kendi dışında bir kişilik kabul etmiyor.”
__________________
men arefe nefse-hu feqad arefe rabbe-hu
ilbey isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #2
Alt 11.04.2007, 18:42

 
ilbey - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 03.02.2007
Yaş: 22
Mesajlar: 3.890
Teşekkür etti: 0
1 Teşekkür 1 Mesaj için aldı
Apo nun gercek kimligi..!!ermeni artin agopyan


O Amerika 30.000 kişinin ölümünden sorumlu bir isyancı Ermeninin "beraat" edip etmeyeceğini soruyor!..Ama tarih unutmuyor. Bir başka listeden.

Efendim, bildiğiniz gibi, biz "dönme" kelimesini sadece Sabatay Sevi'nin takipçisi müslüman görüntülü Yahudiler için kullanmıyoruz... Rum, Ermeni, Levanten olup ta, Hıristiyanlığını ve aslını gizleyip, Müslüman görünüp öz-be-öz Türk adları taşıyarak, bizleri kandıranları da kastediyoruz.

Bunlardan bir tanesi de Apo adıyla bilinen PKK terör örgütünün lideri Artin Agopyan'dır.

Apo'nun aslında Ermeni olduğu eskiden beri biliniyor, dile getiriliyordu. ama nedense boyalı basın ve şıkıdım medya bu herifi Abdullah Öcalan diye tanıtmayı sürdürdü. Öcalan soyadı üzerinde bile durulmadı... Kimlerden ve neden öç alıyordu?.. İsterseniz oradan başlayalım...

Bazı Ermeni aileler, şevkat gördükleri bölgelere kaçak olarak sığınmiş, ad değiştirerek Türk görünümüyle oraya yerleşmiş, yerli halk arasına karışıp gitmişlerdir. İşte Apo diye bilinen Artin Agopyan, böyle bir aileden gelmedir.

Ne var ki, Kürtler ve Ermeniler arasında büyük bir düşmanlık varmış, (1.inci dünya savasi) mütarekeden sonra Batılı devletlerin orduları ile birlikte dönen Ermeniler kendilerinden gaspedildiğini öne sürerek hem yerli halkın malına mülküne el koymuş, hem de fırsat bulduğu yerlerde öç almak amacıyla Kürtlere ve Türklere inanılmaz işkenceler, katliamlar uygulamıştır. Artin Agopyan'ın ailesi, işte bu yüzden tamamlıyamadıkları katliama devam etmek için Öc-alan soyadını taşır!..

Basit bir kişi, başarısız bir üniversite öğrencisi iken, 1978 yıllarında Apo'nun üç kişiyle bir örgüt kurup, dışardan bu kadar destek görmesini aklınız alıyor mu?.. Bu dil bilmez, yol-yordam bilmez taşralının, Alman parlamento heyetleriyle görüşmesini, Yunan diplomatları ve istihbarat elemanları tarafından Kenya'ya kaçırılmasını nasıl izah edebilirsiniz ki?..

Bizim mason / dönme basının Artin Agopyan'ı "Apo" (http://www.orienternet.de/Ermeniler/Apo/apo.html#) diye yıllardır şişirdiği malûm... Ama Yalçın Küçük, Doğu Perinçek gibi yazarların, hattâ milletvekillerinin gidip ziyaret ettiği PKK kamplarını, terör stratejisini, iki dediği birbirini tutmayan bu durgun zekâlı herifin plânladığını mı sanıyorsunuz?

Bütün olay, ASALA eliyle 1973'den beri yürütülen Hıristiyan Ermeni terörünün, artık dünya kamu oyunda tepki çekmeye başlaması, Batılı emperyalist devletlerin yeni bir kuklaya ihtiyaç duymasından kaynaklanmıştır... Bu öyle bir kukla olmalıydı ki, ne Hıristiyanlar, ne Batılılar göze batsın!.. Tam tersine, hem Türkiye mesgul edilsin, hem de Türklerle Kürtler birbirini kırsın!.. Ustelik Türkiye'nin Suriye, Irak, İran, Filistin, Libya gibi müslüman devlet ve topluluklar ile arası bozulsun!.. Müslümanları öldüren, kendi insanına zulmeden bir duruma düşsün!.. İşte PKK lideri Apo diye bilinen, o camlı bölmenin arkasında zavallı bir tavırla oturan Artin Agopyan'ın hikâyesi!..

Bunu kim ortaya çıkardı biliyor musunuz?.. 31 mayıs 1999 günkü duruşmada söz alan bir şehit babası!.. Başbağlar katliamında oğlunu kaybeden Ahmet Beşkardeş, Artin Agopyan'a hitaben, kırmanç (Kürt) ağzı ile "ez kırmanç im" diye başlayıp "sen Kürt değilsin, Ermenisin!.. Eger Kürt isen, ben şimdi seninle Kürtçe konuşuyorum, bana Kürtçe cevap ver!.." dedi!.. Ve tabii hiç bir cevap alamadı!..

Kürtleri bağımsızlığa kavuşturacağını iddia edip, Türkten çok Kürt öldüren, sözde Kürt "gerilla" kamplarında Türkçe eğitim yaptıran Abdullah Öcalan takma adlı Artin Agopyan, gerçekten Ermeni idi, ve Kürtçe bilmiyordu!.. Böylece "Apo" diye bilinen kaatilin aslında Ermeni olduğu kendi yüzüne haykırıldı, ve kayıtlara geçti!

Hemen eklemek isteriz ki, bizim Kürt diye bildiğimiz vatandaşlarımız, bu terör furyasınin ortaya çıkışına kadar kendilerine "Kürt" demezlerdi!.. Hâlâ da çoğu o kelimeyi kullanmaz... Kendini Kırmanç, Zaza, Dersimli, Tatar uşağı olarak adlandırır. Boy ve aşiret adlarını kullanır. Bu da Avşar, Karakeçili, Türkmen demekten farksızdır.

Yaa işte böyle!.. Duruşmanın en önemli iki olayından biri bu tesbit iken, bizim mason / dönme medyada gene alt sıralarda yer aldı... Bazı televizyonlar bu konuyu yansıtmak yerine, "size şimdi çok önemli bir olay göstereceğiz," diyerek Apo'nun "gözlük kullandığı" sahneleri yayınladılar!..

Baş terörist ülke A.B.D.'nin ünlü televizyonu C.N.N. ne yaptı, biliyor musunuz?.. Ne bu Kırmanç Türk köylüsünün tesbitini yayınladı, ne de Artin Agopyan'ın Batılı ülkeleri suçlayan ifadelerini!.. Kısaca "Apo yaşamasına izin verildiği takdirde ülkede barışı sağlıyacağını söyledi," dedikten sonra, - "Şimdi Türkiye'ye sokulmayan Abdullah Öcalan'ın avukatına bağlanıyoruz," anonsunu yaptı!.. Allah Allah!.. Apo (http://www.axnet.it/dossier/icons/ocalan1.jpg) namlı Ermeni kaatilin zaten Ermeni mi, Kürt mü olduğu belli olmayan hain nitelikli 100 tane avukatı var!.. Bunlar sırayla arz-ı endam edip, kendilerine göre bir "şov" sergiledikten ve Türk devletini suçladıktan sonra, dâvâdan çekiliyorlar!.. Üstelik bizim mason / dönme medyada uzun uzun beyanat veriyorlar, istedikleri reklâmı yapıyorlar!.. "Kimmiş ki, bu yurda sokulmayan avukat?" demeye kalmadı, bir Hollandalı bayan ekranda göründü... Efendim, bu Hollandalı kadın Apo'nun avukatıymış!.. Çok istemiş, gelip dâvâyı üstlenmeyi ama, zalim Türk devleti kendisini yurda bile sokmamış!.. Savunmasi böylece kısıtlanan(!) kaatil Ermeni, eğer mahkûm edilirse, yanlış karar alınmış olacakmış!.. Bak hele şu orus.. karıya..!

Gördünüz mü, büyük müttefikimiz, sâdık dostumuz Amerika'nın kurduğu tezgâhı?.. Bunca muhabirine rağmen, Türk kanunlarına göre, sanıkları ancak Türk barolarına kayıtlı avukatların savunabileceğini bilmiyormuş gibi yapıp, Türk Devleti'ni suçluyor!

Arkasından C.N.N. spikeri, bir Türk gazeteciye (hadi o salağın adını vermiyelim de rezil olmasın), - "Apo'nun beraat etme ihtimali var mı?" diye sormaz mı?.. Aklınca beraati de bir ihtimal olarak zihinlere yerleştirmeye çalışıyor!.. Tabii A.B.D.'nin resmi devlet politikası icabi!.. Hiç unutulmasın ki, ne Amerika'da, ne İngiltere'de, ne de Almanya'da hiç bir özel basın-yayın organı devlet politikası dışında yayın yapamaz!..

O Amerika ki, Teksas Eyaleti'nin (ki bu eyaletler federal devlete kendi rızaları ile katılmışlardır) bağımsızlığı için örgüt kuran 5 kişiden üçünü vurup öldürdü, ikisini de ömür boyu hapse mahkûm etti... Daha geçenlerde bilgisayarlara "melissa" virüsü bulaştırdı diye, eline silah almamış bir gence tam 40 yıl hüküm giydirdi!.. Kalkmış, 30.000 kişinin ölümünden sorumlu bir isyancı Ermeninin "beraat" edip etmeyeceğini soruyor!..

Mason dedik, fason dedik, "kusuruna bakılmaz," dedik, aldırmadık... Deliyle, aptalla bir tuttuk... ama bu kadari da artık fazla!.. Ermeni deyince aklımıza geldi, "buraya ekliyelim," dedik.

Şeytanın partisi, Nurcu ilimciler grubu Hizbullah'ın vahşetini sansasyonel, hattâ ajitasyon hâline getirerek halka yansıtan mason / dönme medya iki husus, üzerinde hiç mi hiç durmuyor!.. Bu iki husus üzerinde durmuyor da, olup biteni "İslâmî Terör" diye o yüce dinin üzerine yıkmaya kalkıyor!.. Yahu, İngiltere'de I.R.A. onca terör eylemi yaptı. hiç kimse kalkıp ta, bu "Katolik Terörü" dedi mi?.. Bırakın onu, "Milliyetçi Terör" dedi mi?.. Sırplar, onca Bosnalı, Kosovalı müslümanı öldürdü... Hiç kimse kalkıp ta "Ortodoks Terörü, Ortodoks vahşeti" dedi mi?.. İslâm'ın lânetlediği tavırları uygulayanlara "müslüman" demek bile câiz değilken, nereden çıktı bu "islâmî terör"?... Neyse... Biz gelelim mason / dönme medyanın dile getirmediğine!..

Birincisi hem ölenlerin hem de onları inanılmaz işkencelerle öldürenlerin Kürt olması!.. Üstelik hemen hepsinin "milliyet" anlayışını kınayıp, "ümmet" zihniyetiyle hareket ettiğini iddia eden "Nurcu"lardan olması!.. Oldürülenler Nurcuların "menzil " cemaatinden, öldürenler de "ilim" cemaatinden!.. ne biçim ilimse!..

Bu Hizbullah öyle bir tavır içinde ki kendinden başkasını müslüman saymıyor!.. Kendinden, yâni kendi müslüman tipinden olmayınca da kâfir sayıyor, "katli vâcip" diye canına kıyıyor!.. Ustelik bu davranışla sevaba girdiğine inanıyor!..

Ancak böyle sadece "kendine müslüman" Hizbullah'in malî kaynağını elinde tutan, idare eden kimmiş, biliyor musunuz?.. Sulhettin Ülük adında bir dönme!.. Bir Ermeni!.. Yaaa!.. İşte medyanın vurgulamadığı ikinci husus bu!.. Sen Nurcu ol, Hizbullahçı ol, müslüman geçin, sonra bir gâvur Ermeni ile birlik olup diğer müslümanları öldür!.. Kürtçülük tasla, başka Kürtleri öldür!.. Tıpkı P.K.K. lideri Artin Apo gibi!..

Ne düşünüyorum, biliyor musunuz?.. Şu Hizbullah elebaşlarının gelmişini geçmişini bir iyi kurcalamak gerek!.. Bakalım aralarından kaç tane Ermeni dönme çıkacak!..
__________________
men arefe nefse-hu feqad arefe rabbe-hu
ilbey isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Lesezeichen

Seçenekler

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
öcalan - Ergenekon Bağlantilari SUBAT_SOGUGU Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 1 07.02.2008 22:07
Erdoğan ve Öcalan Alp Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 0 22.03.2007 08:38
ABdullah Öcalan XXX ne yapılmalı? Lionheart Anketleriniz 47 07.03.2006 08:44
Abdullah Öcalan !!! Muhammedim Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 0 03.02.2003 13:23


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:33 .
Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Template-Modifikationen durch TMS Web Design by: vbdesigns.de
İletişim - Anasayfa - Arşiv - Disclaimer - Yukarı git

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50