| Ölümüne. ![]() ![]() Üyelik tarihi: 28.11.2006
Mesajlar: 3.669
Teşekkür etti: 55
80 Teşekkür 46 Mesaja aldı
| 19 nisan 2007 yer malatya ... provakasyon... biraz gerilere gidelim... 18 Nisan 1978 Salı. (karşı cenahın kaleminden) Sabahın erken saatlerinden itibaren kente, komşu il ve ilçelerden, köylerden akın akın insan gelmeye başlamıştı. Gelenlerin bir bölümü belediyenin önünde, diğer bir bölümü de Samanpazarı’nda toplandı. Toplananların sayısı kısa sürede on bini aştı. Çoğu 15-20 yaşlarında gençlerdi. Gençlerin ellerinde özel hazırlanmış sopalar, zincirler, nacak gibi saldırı aletleri bulunuyordu. Yüzleri maskeli olan çok sayıda kişi de, toplanan grupların önüne geçtiler. Bir kol, Cezmi Kartay Caddesine yöneldi. Burada bulunan işyerlerinin çoğunluğu Alevilere aitti. Bir kol, Fuzuli Caddesine, bir kol Akpınar, Yoğurtpazarı, Mısırlı Çarşısı ve eski Halep Caddesine; bir kol da Turan Emeksiz Caddesine doğru “Kahrolsun Komünizm, katil Ecevit, Müslüman Türkiye, Dan Dan Hamido’ya intikam” sloganlarıyla yürüyüşe ve saldırıya geçtiler. devamı : http://psakd.org/malatya_katliami3.html
__________________ göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe diş |
| | |
| Ölümüne. ![]() ![]() Üyelik tarihi: 28.11.2006
Mesajlar: 3.669
Teşekkür etti: 55
80 Teşekkür 46 Mesaja aldı
| Türkeş’in kehaneti MHP Genel Başkanı Alpaslan Türkeş; “Hükümet, MHP’ye yönelik iftiralarını yoğunlaştırdığını ve milliyetçilere işkence ederek, canavar POL-DER üyesi işkenceci polisler hakkında hükümetin yasal yoldan hesap sormasını istemiş. Bu muameleler sürdüğü takdirde Erzurum ve Kahramanmaraş’ta da bu tür olayların çıkacağını belirterek gelecek hakkında tahminde bulunma sayılmamalıdır demiştir..” (31) http://psakd.org/malatya_katliami3.html biz de bir kehanette bulunalım : geçmişte alevi - sünni ; sağ - sol olarak ortaya konulan oyun günümüzde "büyük ortadoğu projesine" uygun olarak , "hrıstiyan - müslüman" çatışmasına dönüştürülmüştür.... malum her zamanın kendine göre işleri vardır... misyonerlerin özellikle çalışma yaptıkları ve çalışmalarını yoğunlaştırmak istedikleri başka illerde de buna benzer olaylar olabilir... en azından üzerlerindeki baskı kalkacak , AB çerçevesinde bu işler bir şekilde yoluna koyulacaktır...
__________________ göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe diş |
| | |
| Ölümüne. ![]() ![]() Üyelik tarihi: 28.11.2006
Mesajlar: 3.669
Teşekkür etti: 55
80 Teşekkür 46 Mesaja aldı
| Tuesday, January 23, 2007 [MALATYA BAKIS] Murat Yurekli- Zamanı gelmedi mi sizce? Bugün hala Malatya’da kim ne derse desin yüzlerce Ermeni yaşıyor. Ve bence artık zamanı geldi. Devlet bu insanların yıllardır bu topraklarda hiçbir şekilde işkence görmediklerini, eziyet görmediklerini dünyaya ispatlamak için kolları sıvamalı. Ve buna, “Korkmayın kendi kültürünüzle ve kimliğinizle ortaya çıkın” diye adım atmalı. Biz atalarımız kadar hoş görülü müyüz acaba?Bir Fatih’in hoşgörüsü bugün “Milliyetçiyim” diye geçinen kaç babayiğitte var. İstanbul’u feth ettiğinde, kiliselerin canını susturmayan bir anlayış bugün, bu kültürü görmezden gelemez. Biz öyle bir neslin torunları olamayız. Bugün Devletin gizli zarfları içinde yer alan binlerce Ermeni vatandaşı neden Malatya’da açık seçik kendi öz ismi ve kültürüyle yaşamasın. Neden kiliselerine gidip ayinlerini yapmasın. Evet artık zamanı geldi bence. Gelin, Kendi Ermeni vatandaşımıza biz sahip çıkalım. Başkaları sahip çıkmasın. Başkalarının sahip çıkmasının ne demek olduğunu hepiniz bizden iyi bilirsiniz. Zamanı gelmedi mi sizce? http://www.oia.net/news/article.asp?aid=284 not : ilginç bir yazı...
__________________ göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe diş |
| | |
| Ölümüne. ![]() ![]() Üyelik tarihi: 28.11.2006
Mesajlar: 3.669
Teşekkür etti: 55
80 Teşekkür 46 Mesaja aldı
| Bülent Orakoğlu, kanlı baskını değerlendirdi Psikolojik harekat Gazetemize açıklamada bulunan İstihbarat eski Daire Başkanı Bülent Orakoğlu, bu kanlı baskının gizli servisler tarafından yürütüldüğünü söyledi. Orakoğlu, bu eylemin amacının ise bir taraftan ülkedeki dindar ve milliyetçi kesimin yıpratılması, diğer taraftan da Yeni Dünya Düzeni çerçevesinde hedeflenen amaçların önünün açılması olduğunu kaydetti. Orakoğlu, “Bu son olay da uzun vadeli psikolojik harekâtın bir parçasıdır. Çünkü son zamanlarda yaşanan cinayetlerin ortak yönleri açıkça göze çarpıyor” dedi. RESUL SERDAR ATAŞ / İSTANBUL Malatya’daki kanlı baskın sonrasında araştırmalar derinleştikçe yeni bağlantılar da birer birer ortaya çıkmaya başladı. Daha önce 2000 yılında İzmir’de 29 gün hapis yatıp beraat eden Necati Aydının, JİTEM hakkında AİHM’de dava açtığı öğrenilirken, öldürülen Aydın’ın, zanlılardan Emre Günaydın ile tanıştıkları ve sık sık mailleştikleri de ortaya çıktı. Polis, ayrıca Adana’dan geldiği söylenen ve saldırıdan hemen önce kitapevini terk eden esmer, uzun saçlı bir kişinin de peşinde. Ülkenin değerleri yıpratılıyor Gazetemize açıklamada bulunan İstihbarat Eski Daire Başkanı Bülent Orakoğlu, “Bu kanlı baskının, Danıştay cinayetinden başlayarak bugüne gelen cinayetlerin bir devamı olduğu anlaşılıyor. Bu olay bir provokasyon olduğundan dolayı, ancak gizli servisler tarafından yürütülmüş olabilirler. Bu tür provokatif hareketler anında olup bitmez. Baskının yapıldığı Zirve Kitapevi’nin faaliyetleri ta 2003 yılından itibaren başlamış. 2005 yılında ise Malatya’da ciddi olarak tartışılmış. Hatta yayınevinin polis olan Alman sahibi de o zaman çıkıp televizyonlarda açıklama yapmış. Sürece bakıldığında, 2003’te kurulup, 2005’te de bu kadar tartışılmış olan bir yayınevine yönelik kanlı baskının 2007’de olmuş olması ilginçtir. Niçin bu tarz provokasyonların olduğu iller özellikle Türkiye’nin etnik ve dinsel farklılıklarının özellikle yoğun olduğu şehirlerde geçiyor? Şu anda toplum ikiye ayrılmış durumda. Bu olayın arkasında dini olguları ya da milliyetçiliği arayan bir kesim var. Dinin ve milliyetçiliğin bu gençleri bu kanlı eylemlere yönelttiğini iddia ediyor bir kesim. Ancak burada bir provokasyon varsa, şunu rahatlıkla söyleyebiliriz: Provokasyonda kullanılan eylemcilerin motifleri, inançları ya da siyasi duruşları kullanılarak, o ülkenin bu değerleri hedef alınır. Oysa eylemin sonucunda, hem inançlar hem de öne sürülen ideoloji her zaman zarar görür. Eylemci bunu, ‘milliyetçiyim, bu nedenle yaptım, ya da dini inançlarımdan dolayı yaptım’ der, ama en büyük zararı hem milliyetçiler hem de dindarlar görür. Aslında bu provokasyonların arka planında hedeflenen şey, dindar ya da milliyetçi kesimin zarar görmesidir” dedi. Almanya’da çalışmaları yasak Orakoğlu, “Uzun yıllardan beri, bazı ülkeler bizi hedef almışlardır. Bu ülkede çeşitli istikrarsızlıklar, kaos, darbe ve daha birçok benzeri olayın şartlarını ve zeminini hazırlıyorlar. Bunlar kimi zaman yasal yollarla, kimi zaman da gayri meşru yollarla ülkeye sızmışlardır ve Türkiye ne zaman iç meselelere ya da dış meselelere yoğunlaşırsa, devletin kademeleri arasında gerginlikler olursa böyle eylemleri arttırırlar. Özellikle küreselleşme ile beraber, Yeni Dünya Düzeni çerçevesinde Türkiye’ye çok ciddi psikolojik harekâtlar düzenleniyor. Psikolojik harekâtlar, o ülkenin iç dinamiklerini yönlendirir. Bunların kimi kısa, kimi orta kimi de uzun vadelidir. Bu son olay da uzun vadeli psikolojik harekâtın bir parçasıdır. Çünkü son zamanlarda yaşanan cinayetlerin ortak yönleri açıkça göze çarpıyor. Hepsinin de arkasında her zaman farklı odaklar ve kişiler çıkıyor. Mesela bu son olayda, Zirve Kitapevi’nin sahibi olan Alman’ın polis olması çok enteresandır. Almanya, dünyada kendisi adına çalışan sivil toplum kuruluşlarının Almanya’daki faaliyetlerini yasaklamıştır. Yani bu kuruluşların çalışmaları Almanya’da yasakken, diğer ülkelerdeki çalışmaları bizatihi Alman hükümeti tarafından hem propaganda açısından, hem de finansal açıdan desteklenir. Yani aslında, Yeni Dünya Düzeni çerçevesinde hazırlanmış olan planlar, hedefteki ülkede taşeronlar vasıtasıyla gerçekleştirilir. Ya da hedeflerindeki ülkede medyayı ve daha birçok propaganda aracını elinde bulundurarak, o ülkeyi kamplara bölerler. Türkiye’de cereyan eden olaylarda bunun bir parçasıdır” şeklinde konuştu. Yurtdışı kaynaklı Ülkemizde son dönemlerde cereyan eden cinayetlerin yurtdışı kaynaklı olduğunu belirten Orakoğlu, şöyle konuştu: “Bu eylemlerin bir diğer amacı ise, bu eylemler vasıtasıyla, Yeni Dünya Düzeni çerçevesinde belirlenen hedeflerin gerçekleştirilebilmesi için, dışarıdan yönlendirilen çalışmaların önünün açılmasıdır. Psikolojik harekâtta kimseye ‘gelin şunu öldürün’ denmez. O kişiler bunu yapmaları için görünmez eller tarafından yönlendirilirler. Ve eylem gerçekleştikten sonra da bir taraftan bazı kesimler töhmet altında bırakılır, bir taraftan da bu eylemi yönlendirenlerin önü açılmış olur. Rahip Santoru ve Hrant Dink cinayeti, Danıştay baskını ve en son Malatya’da yaşanan bu olayda da hep aynı sonuçlar doğmuştur. Bu eylemlerin yurtdışı kaynaklı olduğu çok belli.” http://www.milligazete.com.tr/index....=news&id=45525
__________________ göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe diş |
| | |
![]() |
| Lesezeichen |
| Seçenekler | Arama |
|
|
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Malatya,malatya... | Battal | Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar | 3 | 05.12.2007 07:31 |
| Malatya Olaylarinin Tevrat Ile Olan Bağlantilari? | SUBAT_SOGUGU | Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar | 0 | 25.04.2007 14:28 |
| MALATYA HADiSESiNiN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ | ismail arslan | Dini Bilgi ve Eğitim | 1 | 22.04.2007 10:20 |
| BBP malatya teşkilatı istifa etti | gençüsküdar | Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar | 0 | 20.04.2007 15:42 |
| Malatya İnönü Üni. Rektörünün yolsuzlukları | SUBAT_SOGUGU | Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar | 0 | 14.08.2005 00:07 |