| Ölümüne. ![]() ![]() Üyelik tarihi: 28.11.2006
Mesajlar: 3.570
Teşekkür etti: 36
42 Teşekkür 30 Mesaja aldı
|
Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Teoman Rıza Güneri, Fatih İlçe Teşkilatı'nda bir basın toplantısı yaptı: Gidişattan rahatsız olmayan yok MESUT ACAR/ İSTANBUL Saadet Partisi Genel Merkezi tarafından organize edilen ve 81 il teşkilatının ilçe, mahalle ve köyleri ile icra edilen hamle programının İstanbul ayağı için Fatih’e gelen Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve 54. Hükümet Devlet Bakanı Teoman Rıza Güneri bir basın toplantısı yaptı. Düzenlenen basın toplantısına Saadet Partisi Bolu İl Teşkilat Yöneticileri, Saadet Partisi Fatih İlçe Başkanı Muzaffer Serenli ve Fatih Teşkilatı üyeleri katıldı. Hükümetin politikaları endişe verici Toplantıda konuşan Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Güneri, Türkiye’nin kurtuluşu için gerekli olan üç noktaya dikkat çekti. Dış Politika, iç politika ve ekonomi politikası noktasında yaşanan gelişmelerin endişe verici olduğunu kaydeden Güneri, “Bir ülkenin kalkınmış, bağımsız ve lider ülke olabilmesi, bazı ana noktaları dikkate almakla gerçekleşir. Bunlardan ilki dış politikada bağımsız hareket etmek, ikincisi ekonomi alanında bağımsız olmak ve üçüncüsü de iç siyaset anlamında bağımsız olmaktır. Tüm bunlara baktığımızda ciddi anlamda sıkıntıların olduğunu gözlemlemekteyiz. Türkiye’de bağımsızlık konusunda yaşananlardan şikâyetçi olmayan yok” dedi. Cumhurbaşkanlığı seçimi konusunda meclise ve milli iradeye saygı gösterilmesinin gerektiğini belirten Güneri, Abdullah Gül’ün Başbakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı döneminde teslimiyetçi ve mağlubiyet psikolojisinin verdiği güdü ile hareket ettiğini belirterek; Gül’ün Cumhurbaşkanı olarak medeniyetinin, değerlerinin farkında olması gerektiğini belirtti. Güneri ayrıca “Umarız ki insan haklarının ihlal edildiği noktalarda düzenlemeler Gül’ün hassasiyet gösterdiği noktalar olur” şeklinde konuştu. GİK Üyesi ve Bolu İl Başkanı Uzun ise Saadet Partisi teşkilatlarının İstanbul gibi Anadolu’da da canlı olduğunu belirterek, Genel Başkanı Recai Kutan’ın başlattığı seçim hamlesi kapsamında bu canlılığın daha da hissedilir olduğunu ve milletin Millî Görüş iktidarını hasretle beklediğini dile getirdi. Fatih İlçe Başkanı Muzaffer Serenli ise hamle programı çerçevesinde Fatih İlçe Teşkilatı olarak Kastamonu ve Eskişehir’e gittiklerini, şimdi ise Bolu teşkilatını misafir ettiklerini belirterek “Üç gün boyunca Fatih esnafımızı, sivil toplum kuruluşlarımızı ziyaret ederek ülkemizin içinde bulunduğu makûs talihi değiştirmenin mümkün olduğunu insanımıza anlatacağız” dedi. Serenli Fatih İlçesinde son 1 ayda bin 200 yeni üye kaydı yaptıklarını da belirterek “Devir Millî Görüş devridir” dedi. Hamle programı çerçevesinde Fatih’i dokuz çalışma bölgesine ayıran ve her bölgede iki ekiple çalışacak olan Saadet Partisi, yaklaşan seçim sürecinde halkın takdirini toplamaya devam ediyor. http://www.milligazete.com.tr/index....=news&id=45937
__________________ göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe diş |
| | |
| Ölümüne. ![]() ![]() Üyelik tarihi: 28.11.2006
Mesajlar: 3.570
Teşekkür etti: 36
42 Teşekkür 30 Mesaja aldı
|
Abdülkadir Özkan aozkan@milligazete.com.tr29.04.2007 ![]() TBMM'de cuma günü yaşananları ibretle hep birlikte izledik. Oylama saatine kadar geçen süre içinde yapılan açıklamalar, televizyonlarda söylenenler, kulislerde ki sohbetler gösterdi ki bu ülkede sağcılar ile solcular arasında sonuçta fazla bir fark yok... Hatta, çok farklı şeyler söyleseler bile aynı hedefe yürüyorlar, aynı sonucun alınmasına hizmet ediyorlar.Cuma günü Ankara ve özellikle de TBMM'de yaşananları milletimiz hem televizyon ekranlarından izledi hem de dünkü gazetelerden okudu... İzledi ve okudu diyorum elbette memleketinin geleceğini ilgilendiren bir konuya ülkemiz insanının da kaçının yakın ilgi duyduğu ve bu bakımdan gelişmeleri televizyonlardan izlediği, gazetelerden okuduğu ayrı bir konu. İnsanımızın büyük çoğunluğu kendi çıkarından çok ülkesinin geleceğine ilgi duymuş olsaydı sanıyorum birileri kendilerine sağcı bir başkaları da solcu diyerek sanki iki farklı görüş ve çözüm sunuluyormuş görüntüsü verilerek insanımız kandırılamazdı. DYPGenel Başkanı Mehmet Ağar ile ANAPGenel Başkanı Erkan Mumcu'nun ilk tur oylama öncesi TBMM'de düzenledikleri basın toplantısında söyledikleri ile ardından sergiledikleri tavrın birbirini tutmaması bana göre güne damgasını vuran olaylardı. Gerek Ağar gerek Mumcu toplantı yeter sayısı için 184 rakamının yeterli olduğunu, seçimin yasal olduğunu, bunun için de seçimin Anayasa Mahkemesi'ne taşınmasının yanlış olduğunu vurguluyor, ardından da Genel Kurul'a girmeyeceklerini açıklıyorlardı. Aylar öncesinden 367 bulunmadığı takdirde ilk tur oylamanın iptali için Anayasa Mahkemesi'ne gideceklerini açıklayan Baykal'a bu yolu açmış oluyorlardı. Söylediklerinin doğru olması, AKP'ye yönelttikleri eleştirilere bizim de katılmış olmamıza rağmen sergiledikleri tavır ile Ağar ve Mumcu Baykal ile birlikte hareket etmiş oluyorlardı. Hemen belirteyim ki, Mumcu'nun basın toplantısında söylediklerinin çok büyük bölümüne özellikle de AKP'ye yönelik eleştirilerinin tamamına katılıyor olmama karşılık ortamın iyice gerilmesine ve bunun için de CHP'ye destek vermiş olmalarını anlayabilmiş değilim... Eğer bu çelişki siyaset adına yapılıyor, laf cambazlıkları ile milletin oyalanmasına siyaset diyorlarsa şahsen böyle bir siyaseti kabul etmiyorum. Erkan Mumcu, AKP'ye ciddi eleştiriler getirdi. Enfes bir üslup ve mantık içinde kendisini dinleyen herkesi tatmin etti. Özellikle de demokrasi vurgusu yapışı, demokrasi dışı yollara kimsenin tevessül etmemesi gerektiğini ifade etmesinin ardından Genel Kurul Salonu'na girmeyeceklerini söylemesi tüm söylediklerini bir anda anlamsız kılıverdi. Çünkü, herkes biliyordu ki CHPAnayasa Mahkemesi'ne götürecek ve devreye bazı güçler girecekti. Benzer sözleri Ağar için de söylemek mümkün. Demokrasiye sahip çıktıklarını vurgulayıp ve oylamaya geçilebilmesi için 184 milletvekilinin yeterli olduğunu ifade edip "Biz girmiyoruz. Siz kozunuzu CHP ile Anayasa Mahkemesi'nden paylaşın" anlamına gelen bir tavır sergilenmiş olması bundan sonra ortaya çıkabilecek demokrasi dışı bir takım gelişmeler olacaksa bunda Ağar ve Mumcu'nun payı büyük olacaktır. Elbette AKP'nin iktidar partisi olarak işlerin bu noktaya gelmesinde rolü büyüktür. Kendi içlerinden bir başka ismi aday gösterebilirlerdi. Cumhurbaşkanı adayı son ana kadar milletten saklanmaz, birkaç aday çıkar sonunda onlardan birinde karar kılınabilirdi. Ancak, kanaatim o ki, AKP ne yaparsa yapsın kimi çıkartırsa çıkartsın CHP'nin bugünkü tavrı değişmezdi. Benim üzerinde durmak istediğim husus siyasette tutarlı olmak gerektiğidir. Bir yandan AKP'ye karşı pek çok haklı eleştiri getirecek, Anayasa Mahkemesi'ne gitmenin yanlış olduğunu vurgulayacak ardından da CHP'nin önünü açıcı bir tavır sergileyeceksiniz, bu yanlıştır, tutarsızlıktır... Bu sebeple de en kısa zamanda kendinizi siyasetin dışında bulabilirsiniz. O zamanda sakın millete dönüp "Beni anlamıyorsunuz" demeyin. Bu arada Ağar ve Mumcu'nun cuma günü sergiledikleri tavrı yakından takip etmiş olanlar bu ülkede sağ ile sol arasında hiçbir fark olmadığını bu vesile ile bir kez daha görmüş oldular. Sanıyorum bu da önemli bir sonuçtur. http://www.milligazete.com.tr/index....snews&id=12237
__________________ göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe diş |
| | |
| Ölümüne. ![]() ![]() Üyelik tarihi: 28.11.2006
Mesajlar: 3.570
Teşekkür etti: 36
42 Teşekkür 30 Mesaja aldı
|
Abdülkadir Özkan aozkan@milligazete.com.tr28.04.2007 ![]() Bazı gazetelerin dünkü nüshalarını okurken irkildiğimi belirtmek istiyorum. Bazılarının manşete, bazılarının sürmanşete taşıdıkları haber-yorumlarda Cumhurbaşkanı seçiminin ilk turunda Meclis 367 üyenin altında bir sayı ile açılır ve CHP de Anayasa Mahkemesi'ne giderse çıkacak kararı açıklanıyordu. Bu haberlere göre karar en kötümser sonuçla 7'ye 4 CHP'nin isteği istikametinde çıkacaktı. Bunun yanında iki seçenek daha veriliyordu. Bunlardan birisine göre 8'e 3 veya 9'a 2 Anayasa Mahkemesi CHP'nin isteği istikametinde karar verecekti.. Buna kimileri gazetelerin yorumu diyebilirler ve normal görebilirler. Ancak, olay bu ülkenin en yüksek mahkemesini ilgilendiriyor ve bu mahkemenin vereceği karar ülkenin geleceğini belirleyecek bir Anayasa hükmünün yorumuna dayanıyorsa kendisine yapılacak müracaat hakkında çalışmaların sanıyorum mevcut Anayasa çerçevesinde olması, bunun için de Anayasa'yı hazırlayan iradenin karar verilmesi istenen maddeyi ne amaçla düzenlemiş olduğuna bakılması gerekir. Anayasa Mahkemesi eğer en yüksek Mahkeme ise yapılacak olan, yapılması gereken budur. Ancak, medyaya yansıyan haberlere baktığımızda kesinlikle hukuki bir endişe ve hassasiyet yok.. Anayasa Mahkemesi'nin ne yönde karar vereceğine üyelerin hangi Cumhurbaşkanı tarafından atanmış olduğuna bakılarak değerlendiriyordu. Bunun için de Anayasa Mahkemesi üyelerinin 7'si Sezer tarafından atanmış olduğuna göre bu 7 üyenin CHP'nin isteği doğrultusunda oy kullanacağı ön kabülünden hareket ediliyordu. Kısacası, dolaylı olarak Anayasa Mahkemesi'nin hukuki değil, ideolojik ve siyasi bir karar vereceği iddia ediliyordu. İşte bu mantık ve yaklaşım insanı düşündürüyor. Bir ülkede en yüksek mahkemenin vereceği karar üyelerin ideolojik kimliklerine dayanılarak peşin peşin ilan edilebiliyorsa o ülkede adaletin tecellisinden söz edilebilir mi? Bu yayınlar Anayasa Mahkemesi üyelerine saygısızlık anlamına gelmez mi? Bu yayınlar karşısında sözü edilen üyeler, "Bizim oyumuz sizin cebinizde mi?" diye sormamışlar mıdır? Bunun da ötesinde bu tür yayınlar yargıya müdahele ve yönlendirme anlamına gelmez mi? Daha pek çok soru sıralamak mümkündür. Soruları artırmanın fazlaca bir önemi de yoktur. Önemli olan sergilenen tutum ve tavırdır. Böyle bir tavrın ardından söz konusu medyanın yönetici ve yazarları bir başka olay karşısında adaletten nasıl söz edebilirler? Adalet sadece bu medya mensuplarının siyasi ve ideolojik tavırları istikametinde gerçekleştiği takdirde adalet olacak, aksi halde adalet olmayacaksa onlar gibi düşünmeyenlerin hali nice olur? Bu memlekette adalet sadece belli bir ideolojinin sahiplerinin hakkıdır da diğerlerinin böyle bir hakkı yok mudur? Bir başka ifade ile bu memlekete birinci ve ikinci sınıf vatandaşlar mı vardır? Herkes eşittir ama birinci sınıf vatandaşlar daha mı eşittir? Bana göre medyanın bu tavrı Cumhurbaşkanının kim olacağından çok daha önemlidir.. Bir ülkenin huzuru ve fertlerinin güvenliği açısından adalet en önde gelir. Gelmesi gerekir. Adalet olmayan yerde güvenlikten, huzurdan, fertlerin birbirine sevgi ve saygısından söz edilebilir mi? Anayasa Mahkemesi üyeliğine atananlarda aranan ölçü nedir? Sayın Sezer 7 üyeyi neye göre atamıştır? Son soru Anayasa Mahkemesi adaletin tecelli ettiği en yüksek mahkeme midir yoksa ele geçirilmiş ideolojik bir kale mi? Ben şahsen en yüksek yargı organı olarak görüyorum bu sebeple de bazı gazetelerin Anayasa Mahkemesi üyelerinin önemli bir bölümünün oyunun cinsini şimdiden ilan etmelerini yadırgıyor ve Mahkeme üyelerine saygısızlık olarak nitelendiriyorum. http://www.milligazete.com.tr/index....snews&id=12226
__________________ göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe diş |
| | |
| Ölümüne. ![]() ![]() Üyelik tarihi: 28.11.2006
Mesajlar: 3.570
Teşekkür etti: 36
42 Teşekkür 30 Mesaja aldı
|
Zor dostum, zor! Nedim Odabaş nodabas@milligazete.com.tr29.04.2007 ![]() Cumhurbaşkanlığı seçim süreci dolayısıyla içimiz dışımız siyaset oldu. 367’ymiş, 184’müş, Anayasa Mahkemesi’ymiş… Anavatan’ın pazarlıkları, DYP’nin gülmez siması Mehmet Ağar’ın tavrı…Kim ne derse desin, Türkiye’de siyaset yapmak zor… Zira, siyaset salıncağının kurulduğu zemini etkileyecek, bu salıncağa çıkmaya niyetlenenleri insiyatifleri dışına savuracak türlü türlü saikler var. Demokrasi, sağlam zeminler üzerine oturması gereken bir rejim olmasına rağmen, Türkiye’de birilerinin ideojik gözlüklerine göre güdükleşen demokrasimiz çok kaygan bir zemine oturtulmuş durumda. Türkiye’de varolan tüm makamları kendilerine tapulu zanneden bir kısım hakim güç, "Demokrasi ama bana! Demokrasi ama bize göre" zihniyetiyle insanları dönüştürmeye çalışırlar… Bürokrasi bu tiplerin tekelindedir… Yağlı ballı makamların hepsi bu zihniyetin emrine amadedir… Bu zihniyet, ülkede siyaset yapanların elini ayağını bağlamaya çalışır… Bu zihniyetin hakim olduğu medya grupları, insanları güdülecek kıvama getirmek için uğraşır… Bir garip memlekettir Türkiye!... Siyasi ikbal peşinde koşanların demokrasi dışı güçlere yamandığı, türlü türlü pazarlıkların döndüğü bir memlekettir. İş bu sebeple, demokrasisi üçüncü sınıf ülkelerle kıyaslanır… Her ne kadar, geldiği her makamda Türkiye’yi heder etmiş Süleyman Demirel’in, "Demokrasilerde çare tükenmez" şeklinde bir özdeyişi vardır ama bizim demokrasimiz çare değil, sorun üretir… Sorun üreten bir demokrasiden, nereye sallanacağını bilmeyen siyaset erbabından bu milletin hayrına bir şeyler üretmesi beklenebilir mi? Zor dostum, zor! Çok garip bir memlekettir bizim ülkemiz… Hiçbir ideolojik tabanı, siyasi vizyonu, ufku olmadığı halde "reklamcıların itelemesiyle siyasi partilerin yüzde 7" oy alabildiği dünyada başka bir ülke yoktur herhalde. Beyaz gömleği, İbrahim Tatlıses türküleriyle, miting alanındaki insanlara "çak" yaparak yüzde 7 oy alabilmiş Cem Uzan’lı Genç Parti örneği, dünyanın neresinde var? O tarihte elinde medya gücü vardı, bankası vardı, holdingleri vardı… Para kudreti vardı, oldu diyelim… Şimdi de, "Mazot 1 YTL olacak", "ÖSS kalkacak" "Emekli 14 maaş alacak" diye absürd vaadler sıralayarak kendisine taraf bulmayı umacak kadar kendisini siyasetçi zannediyor ya? Böyle bir saçmalıkla, dünyada hangi siyaset sahnesinde karşılaşabilirsiniz? Siyasetin acayip şekilde kurgulandığı Türkiye’de, insanlarımız ise mazlumdur, mağdurdur… Medya sürekli zihinlerini biçimlendirmek, dönüştürmek için uğraşır… Derin güçlerin borazanı olan medya, halkımızın beğenilerini etkiler, siyasi anlayışlarını şekillendirir… Laikliği ve demokrasiyi eğip bükerek kendilerine göre bir dünya kurgulayanların emrindeki medya, bir manivela gibi halkımızın tepesindedir… Türkiye, garip bir memlekettir!.. http://www.milligazete.com.tr/index....snews&id=12233
__________________ göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe diş |
| | |
| Ölümüne. ![]() ![]() Üyelik tarihi: 28.11.2006
Mesajlar: 3.570
Teşekkür etti: 36
42 Teşekkür 30 Mesaja aldı
|
tahminim doğru mu bilmiyorum -:)
__________________ göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe diş |
| | |
| Ak & Sa ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 29.05.2002 Yaş: 34
Mesajlar: 12.612
Teşekkür etti: 29
59 Teşekkür 34 Mesaja aldı
|
aman Bahadiralp istemem. Dövüscü istemiyoruz :-) en iyisi gazete ve Tv yi satip secim mitinglerinde mazot parasi yapalim. ancak mazot parasi eder :-)
__________________ Okyanus arayan..Irmak olmalidir..! | ||||||||||||||||||
| | | ||||||||||||||||||
![]() Üyelik tarihi: 07.05.2005
Mesajlar: 6.435
Teşekkür etti: 2
14 Teşekkür 8 Mesaja aldı
|
Gereken açıklamayı Kutan yapmıştır, gerisi teferruattır... Bu olayda sadece darbe karşıtlığı yapılamaz... Darbe karşıtıysan AKP'ye tarafsın... Kimse kusura bakmasın Ilımlı İslam'a taraf olamayız...
__________________ Ey İnsan! Kerim olan Rabbine karşı nedir seni aldatan (İnfitar,6) www.anadolugenclik.com.tr |
| | |
| Ak & Sa ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 29.05.2002 Yaş: 34
Mesajlar: 12.612
Teşekkür etti: 29
59 Teşekkür 34 Mesaja aldı
| Ya Ak Partinin yanindasin suan..yada digerlerinin. hangisini seciyorsun ? LoL
__________________ Okyanus arayan..Irmak olmalidir..! |
| | |
![]() Üyelik tarihi: 24.01.2003
Mesajlar: 889
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
| |
| | |
![]() Üyelik tarihi: 24.01.2003
Mesajlar: 889
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
| |
| | |
| Bu davada En iyilerimiz feda etmek gerek ![]() Üyelik tarihi: 26.12.2006 Yaş: 22
Mesajlar: 842
Teşekkür etti: 0
1 Teşekkür 1 Mesaj için aldı
| Tayibinde laik zihniyeti yokmu.?
__________________ Hamdu Sena ile Sukur ederiz Yuce Allaha Kavusturdugu icin bizi o Hizbullaha |
| | |
![]() Üyelik tarihi: 07.05.2005
Mesajlar: 6.435
Teşekkür etti: 2
14 Teşekkür 8 Mesaja aldı
| öyle bi pozisyonda olduğumuzu düşünmüyorum.
__________________ Ey İnsan! Kerim olan Rabbine karşı nedir seni aldatan (İnfitar,6) www.anadolugenclik.com.tr |
| | |
![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 26.10.2004
Mesajlar: 1.071
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
|
hakkın yanında ne akp nin ne askerin milli gazete bildiriyi yayınlamımış şöyle bakalım bildiriyi kale almamış vesselam |
| | |
| Arife Her Gün Kadir Gecesidir ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 25.02.2007
Mesajlar: 8.814
Teşekkür etti: 464
456 Teşekkür 242 Mesaja aldı
| El EMin ister misin beleşe abone yapalım seni. Muhtıra diye tüm gazetelerin manşet attığı zaman Milli gazetenin manşetinde tarımda gübreyle ilgili bir manşet vardı. >El Emin gübreyle ilgili bir meslekte çalışıyorsa iyi gider:)
__________________ Ebu Lülü'ye türbe dikenlerle haşrolmayı dileyenleri eleştirmek din baronluğuysa, baronuz |
| | |
| Ak & Sa ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 29.05.2002 Yaş: 34
Mesajlar: 12.612
Teşekkür etti: 29
59 Teşekkür 34 Mesaja aldı
| Bu cümleyi RP söylerken dinleyenlerde ayni sen gibi pozisyon aliyordu. Küblere biniyordunuz..böyle müslüman olmaz diye.
__________________ Okyanus arayan..Irmak olmalidir..! |
| | |