İletişim
Yardım
Bugünki Mesajlar
Ajanda
Üye Listesi
KAYIT OL
Home

Navigation
Geri git   DelikanForum.NET > DİN-SİYASET / EKONOMİ-SAĞLIK > Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar
Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama

  #1
Alt 02.05.2007, 19:22
Ölümüne.

 
kılıçustası - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 28.11.2006
Mesajlar: 3.669
Teşekkür etti: 55
80 Teşekkür 46 Mesaja aldı
Arrow asıl hedef MİLLİ GÖRÜŞ tabanı mı?

Bu yazımızda yaşanan süreci uzun uzadıya ele alacağız. Neticeyi ortaya koyduğumuzda başlıktaki sorunun cevabı ortaya çıkmış olacak.
2002 kasım seçimleri sonucunda ortaya çıkan meclis tablosunda iki parti vardı. AKP ve CHP. Yaklaşık olarak 4,5 yıldır hükümet olan AKP karşısında toplumun inanç değerleri dışında kendisine muhalefet etmeyen bir ana muhalefet buldu. Aslında bu tarz muhalefet tamda AKP nin işine gelen muhalefet biçimiydi. AKP seçimde kendisine oy veren muhafazakar seçmenden gelen tazyiki CHP nin sert muhalefetini gerekçe göstererek savuşturuyor zaman kazanma yoluna gidiyordu. 4,5 yıllık süreç bu şekilde aşıldı. Bu sürenin sonunda yapılan kamuoyu yoklamalarında AKP nin bu mazeretinin çokta makul karşılanmadığı anlaşılmaya başlandı. Malum genel seçimin süresi gittikçe yakınlaşmaya başlamıştı. Öncesinde yapılacak Cumhur başkanlığı seçimi genel seçimler için bir kazanca nasıl dönüştürülebilirdi? Sürecin düğümlendiği nokta tamda burasıdır.

Milli Görüş içerisinden sıyrılarak Türk siyasi hayatına adımını atan AKP, 4,5 yıllık icraatları ile Milli Görüş çizgisinde olmadıklarını ispat için yoğun çaba harcamış , Milli Görüş hareketinin geçmişiyle ve bugünüyle örtüşmeyen söylem ve eylemlerde bulunmuştur.
Hal böyle iken Gerek Sayın Tayip Erdoğan’ın gerekse Sayın Gül’ün adaylığına karşı çıkan Ana muhalefet partisi gerekçe olarak neden Milli Görüş Kökenli olmalarını Göstermiştir? Nedeni gayet açıktır. 4,5 yıl boyunca Milli Görüş camiasının emanet oyları ile hükümet eden AKP bu seçmeni kaybetmeye başlamıştır. Yapılan kamuoyu yoklamalarında Milli Görüşün partisi SP hızla yükselen bir grafik çizmeye başlamıştır. Binlerce kişilik ekiplerle Anadolu karış karış dolaşılmaya başlanmıştır.Milli Görüş hareketi geçmiş hükümetlerde çizdiği profille yerel ve küresel egemenlerin kendisinden hiçte hazzetmediği bir siyasi harekettir. Onun güçlenmesi işte bu egemenlerin rüyalarına girmeye başlamıştır. Bu noktada toplum mühendislerinin devreye girdiğini ve zaten egemenlerin kendisinden çokça memnun olduğu AKP iktidarının devamını sağlayacak projeler üretmeye başladıklarını görüyoruz.

Bilinçli yada bilinçsiz bir şekilde bu mühendislik harikası sürece dahil olan Ana muhalefet partisi de uyguladığı muhalefet tarzının hem kendi tabanında , hem de geniş halk kesiminde karşılık bulmadığını görmeye başlamıştır. CHP sağ kesimin seçmeni üzerine politika üretemeyeceğine göre sol oyları bloklaştırmak için muhalefet şeklini daha da sertleştimeyi Cumhurbaşkanlığı seçimini genel seçime yönelik kazanca dönüşterme yi tercih etmiştir. Hedeflenen işte tamda budur. Laiklik ve Cumhuriyet gibi değerleri kullanarak korku tacirliği yapıp, sol oyların mevcut sol partiler içerisinde en kuvvetli konumda olan CHP de toplanmasını sağlamaktır

CHP uyguladığı muhalefet tarzının AKP yi kuvvetlendirmese de zayıflatmayacağını öngörememektemidir? Elbette öngörmektedir. Ortada taraflarca yapılmış bir anlaşma varcasına iki tarafta kutuplaşmayı artıracak adımları bir biri ardına atmaya devam etmektedir. CHP nin bir dönem daha mecliste olabilme ihtimali bu korku tacirliğine bağlıdır. İşte CHP kendi ikbali için AKP nin oyunu muhafaza etmesine dahi razı gelmiştir. Yaşanan bu gelişmelere baktığımızda iki partinin de bu kutuplaşmadan rahatsız olmadıkları açıktır. Bunu aşağıki bölümlerde biraz daha detaylandıracağız.

not : alıntıdır...
__________________
göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe diş

Konu kılıçustası tarafından (11.05.2007 Saat 14:18 ) değiştirilmiştir..
kılıçustası isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #2
Alt 02.05.2007, 19:23
Ölümüne.

 
kılıçustası - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 28.11.2006
Mesajlar: 3.669
Teşekkür etti: 55
80 Teşekkür 46 Mesaja aldı
Devamı


Cumhur başkanlığı Adaylık sürecine girilene kadar CHP Başbakanın adaylığını kesin kararmış gibi telakki ederek tüm söylemlerini bu minval üzere yapmıştır. Hedeflenen Başbakanın adaylığını engellemekmi ,yoksa onu köşke çıkartıp sonrasında suyu bulandırmakmıydı bunu tam netleştiremesekte , her iki seçenekten de nemalanmanın hesabını yaptıkları aşikardı. Nitekim adaylık sürecinin bitimine bir gün kala Gül’ün adaylığının açıklanmasından sonra, Baykal’ın grup toplantısında yaptığı konuşma bunun açık göstergesidir.Zafer kazanış komutan edasıyla başladığı konuşmasını meydan okumayla bitirmiştir. Bu noktadan sonra aylardır 367 konusunda anayasa mahkemesine gideceğini söyleyen CHP kararının kesinleştiğini belirtmiştir.


367 konusunda yaşananlar ise bir senaryoyu andırmaktadır. CHP nin 367 konusundaki fikrini aylar öncesinden açıklamasına rağmen, AKP adaylık süreci boyunca 367 ile ilgili hiçbir girişimde bulunmayarak, Başbakandan sonra adaylığı en fazla tepki çekecek ismi yani Gül’ü aday olarak ilan etmiştir. 1, turun yapılmasına üç gün vardır. Gül göstermelik turlara başlar. Ziyarette bulunduğu liderlerin destek verip vermemesi konusundaki sorulara ise , onlara kalmış şeklinde rahat cevaplar verir. Çünkü; AKP de planını çift taraflı yapmıştır. 4,5 yıldır tabandan gelen baskılar doğrultusunda hiçbir adım atmamıştır. Eşi Başörtülü Gülün aday gösterilmesi tabana büyük bir mesaj olacak , bir dönem daha umut tacirliği yapma fırsatı bulunacaktır. 367 nin bulunamaması ve mahkemenin erken seçim yönünde karar vermesi durumunda doğacak tepkinin de bir kazanım olacağını hesap etmiştirler. CHP nin kuyruğuna takılarak meclise girmeyen diğer iki parti ANAP ve DYP de kan kaybetmiştir.

Sonuca baktığımızda seçim 367 noktasından mahkemelik olmuştur.
Aynı gün 28 şubatın meyvelerinden olan AKP Genelkurmay bildirisi ile daha da mazlum duruma düşürülmüştür. Sonradan ortaya atılan iddaalarda da dile getirildiği gibi Bildiri Hükümete karşı yayınlanmamıştır. Bildiride söz konusu olan ,Ankara’da 23 nisan bayramına alternatif olarak hazırlandığı iddaa edilen proğram da Milli Görüş kurumu olan AGD tarafından hazırlanmıştır. Fakat maksat iddaa edildiği gibi alternatif kutlama değildir.


Genelkurmay bildirisinden sonra sürecin tıkandığını iddaa eden Ana muhalefet CHP, AKP ye erken seçim çağrıları yapmaya başlamıştır. Seçmenin yaşanan sürecin tesirinden çıkmadan , kutuplaşmanın meyvesini toplama gayreti ile hareket eden Baykal, böylece ne pahasına olursa olsun bir dönem daha mecliste olmayı arzulamaktadır. Sağ seçmen AKP ye Sol seçmen CHP ye yönlendirilmeye çalışılmaktadır. Başta da anlattığımız üzre , CHP gibi bir muhalefet partisi AKP nin en büyük şansıdır. Zaman zaman bunu dile getirmektedirler.


Şimdi sürecin yaşanmakta olan son gelişmelerine değinelim. Anayasa mahkemesi CHP nin başvurusunu haklı bularak seçimi iptal etmiştir. Hükümet olmadan o makamda olmanın bir anlamı da olmayacağından ,öncelik yeniden iktidar olabilmektedir. AKP bu süreçteki tüm politikasını seçimlere göre belirlemiştir. Mahkemeden çıkan bu kararda AKP nin zaten beklediği bir karardır. Eğer seçimin mahkemeye intikal etmemesi arzu edilseydi 4,5 yıldır bu konuda bir adım atılır , yada aday belirleme sürecinde daha dikkatli hareket edilirdi. Oysa AKP ne değişiklik yapmış , nede sürecin yumuşak geçişle atlatılmasına gayret etmiştir. Hükümet ettikleri süre içerisindeki kayıplarını gerilim politikaları sonucu gelecek tepki oyları ile kapatmayı planlamıştır
__________________
göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe diş
kılıçustası isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #3
Alt 02.05.2007, 19:26
Ölümüne.

 
kılıçustası - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 28.11.2006
Mesajlar: 3.669
Teşekkür etti: 55
80 Teşekkür 46 Mesaja aldı
Yeni şafakta taha kıvanç müstear ismi le yazan Fehmi koru konuya benzer bir açılım getirmiştir. İşte o yazıdan bir bölüm;






Burada 2002'yi hatırlamakta yarar var. Önce ekonomiden sorumlu devlet bakanlığı koltuğunda oturan Kemal Derviş'in durduk yerde "Erken seçim gerekir" dediği işitildi. Ardından, DYP ile ANAP yetkililerinin gizlice buluşup MHP'siz bir koalisyon pazarlığı başlattığı kulaklara geldi. Bir medya patronu da devredeydi; Tansu-Özer Çiller'le Rodos'ta, diğer sağ politikacılarla Frankfurt'ta konuyu görüştü. Kendisine karşı komplo hazırlandığı kanaatine varan MHP lideri Devlet Bahçeli "3 Kasım'da seçim olsun" demeye başladı…
CHP lideri Deniz Baykal'ın "Seçimden sonra oluşacak dört partili Meclis'te başbakan olurum" rüyası gördüğü günler… Bir 'görünmeyen el' müdahale etti, yapılan erken seçimden Ak Parti hükümet olarak çıktı.
'Görünmeyen el' bu defa Ak Partisiz bir hükümet için mi, yoksa yüzde 50 oyla liderini Çankaya'ya çıkarabilecek güce kavuşmuş bir Ak Parti için mi müdahale ediyor dersiniz? Ha, ne dersiniz?


.” Görünmeyen el' bu defa Ak Partisiz bir hükümet için mi yoksa yüzde 50 oyla liderini Çankaya'ya çıkarabilecek güce kavuşmuş bir Ak Parti için mi müdahale ediyor dersiniz?
Sürec seçmen nezdinde AKP yararına işletildiği için ,ikinci seçenek yani AKP nin daha da güçlendirilerek tekrar iş başına getirilmesi hesaplanmaktadır. Bu hedefin gerçekleşmesi için sürece dahil edilmesi gereken en önemli seçmen inançlı kesimdir. Bu nedenle tartışmalar baştan itibaren inanç ekseninde yapılmıştır. AKP de Eşi Başörtülü bir aday çıkartarak süreci bu tartışmalar üzerine yönlendirmiştir.

Yukarıda yapmış olduğumuz tespitler neticesinde bir gerçek ayan beyan ortaya konmuştur. Oda AKP nin kaybettiği Milli Görüş tabanının yeniden AKP ye yönlendirilmesi çabalarıdır.Milli Görüşün tekerine çomak soktuğu , küresel güçler ve onların yerli işbirlikçileri AKP iktidarının devamı için her türlü fedakarlığı yapmayı göze almıştır. ABD için hayati önem arzeden ılımlı İslam ve BOP projelerinin fiyasko ile sonuçlanmaması AKP hükümetinin devamına bağlıdır. Bunun için Türkiye kendi haline bırakılmamıştır. Küresel Ölçütlerde Toplum mühendisleri,ülkemizin geleceğini şekillendirmeye çalışmaktadır.

Bunca gelişmenin bir tesadüf üzerine cereyan ettiğine inanıyorsanız İyi niyet terazinizi yeniden gözden geçirmenizi öneririm.

Hedef Milli Görüş tabanıdır. Ama oyun tutmayacaktır inşallah
__________________
göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe diş
kılıçustası isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #4
Alt 02.05.2007, 19:27
Ölümüne.

 
kılıçustası - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 28.11.2006
Mesajlar: 3.669
Teşekkür etti: 55
80 Teşekkür 46 Mesaja aldı
milli görüş forumdan alıntıdır...
__________________
göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe diş
kılıçustası isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #5
Alt 02.05.2007, 19:37
Ak & Sa

 
el-EMIN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 29.05.2002
Yaş: 34
Mesajlar: 12.786
Teşekkür etti: 49
81 Teşekkür 49 Mesaja aldı
Hedef tüm Türkiyedir.

Tabaninda ne kaldiki sp nin :-)

Neleri var neleri yok zaten aldik LoL
__________________

Okyanus arayan..Irmak olmalidir..!
el-EMIN isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #6
Alt 02.05.2007, 20:10

 
Fani - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 07.05.2002
Mesajlar: 728
Teşekkür etti: 0
2 Teşekkür 1 Mesaja aldı
Asıl hedef İslam kardeşler, ve o an güçlü kimse o mesala Kominizimse RUsya gitti. Şimdi tehlike fundamentalizim (köktendinciler) dünyada artan müslüman sayısı bazılarını çıkarları bozar diye tehlike gösterip yok etmek için diğer ülkeleri ülkedeki kullanabilecekleri kişileri değişik taktiklerle pasifize ediyorlar. Zamanında Ladin Saddam Afkanistanı destekledikleri gibi birgünde başka birini destekler gözüküp diğerinide gizlice kişkırtıp ülkelerin zayıflamasını sağlıyorlar. Eğer bizim komşularımızdan hedef olan ülkeler İran ve Süriye olmasa bu sefer solcu bir iktidarı destekleyip sağcıları kışkıtırdı. Hatta radikal sağcılar daha etkin olabilirdi. Çeçenistzn gibi :) çıkar dünyasında geçmişten ders alıp ilerisi için akıllı siyaset uygulayamayan ülkeler başkalarının güdümünde kalırlar. Ben yazmıştım yine ekonomi maneviyat v.b. ülkemizi harc eden değerler eksik olduğundan egemenliğimiz tamamen yok bir de hedef ülkelerdeniz. Şu an Kanuni Sultan Süleyman olsa TC. başbakanı avrupayla ipleri koparamaz halde malesef. Ülke Kendi ayakları üstünde durup caydırıcılığı olmaması için bazen bazıları devreye sokuluyor böyle işte. Üstelik Cumhuriyet adına eşitlik adına yıllardır sadece ülkemizde kargaşa yapan CHP Cumhuriyeti ve Atatürkçülüğü kirlettiği yetmezmiş gibi şimdide ülkedeki değer yargılarını yok ediyor.
Allah sonumuzu hayır eyleye.
__________________
Her Şey Bizim İçin
Fani isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #7
Alt 02.05.2007, 20:14
Ölümüne.

 
kılıçustası - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 28.11.2006
Mesajlar: 3.669
Teşekkür etti: 55
80 Teşekkür 46 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız el-EMIN
Mesajı göster
Hedef tüm Türkiyedir.

Tabaninda ne kaldiki sp nin :-)

Neleri var neleri yok zaten aldik LoL

bizim hedef "yeni bir dünya"...

civanmert delikanlılar kaldı - :)

emanetleri geri alacağız bir gün...
__________________
göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe diş
kılıçustası isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #8
Alt 02.05.2007, 20:17
Arife Her Gün Kadir Gecesidir

 
elmnightmare - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 25.02.2007
Mesajlar: 9.588
Teşekkür etti: 588
583 Teşekkür 316 Mesaja aldı
Asıl hedef milli görüşçüler falan değil.
Asıl hedef İslamdır.
Kutlu doğuma bile katlanamayan zihniyetle karşı karşıyayız.
Bu yazıyla ilgili bir çelişki de şu
Fehmi Koruya düne kadar Akpartinin satılmış adamı diye yüklenen kesim şimdi hemen onun yazısına sarıldılar.
__________________

İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var.

Hayırlı Ramazanlar
elmnightmare isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #9
Alt 02.05.2007, 20:18
Ölümüne.

 
kılıçustası - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 28.11.2006
Mesajlar: 3.669
Teşekkür etti: 55
80 Teşekkür 46 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız Fani
Mesajı göster

Asıl hedef İslam kardeşler,

.
evet , birilerinin hedefi bu...

ülkemizde acayip bir dezenformasyon var...

kimin eli kimin cebinde gerçekten anlamakta zorluk çekiyorum...

lakin , akp nin cumhurbaşkanlığı için "eşi başörtülü" birinde karar kılması beni kuşkulandırmıştı , bu tutum 4,5 yıllık mazisiyle çelişiyordu ve ortada toplumsal mutabakat yoktu...

politikadan iyice tiksinmeye başladım...
__________________
göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe diş
kılıçustası isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #10
Alt 02.05.2007, 20:22
Ölümüne.

 
kılıçustası - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 28.11.2006
Mesajlar: 3.669
Teşekkür etti: 55
80 Teşekkür 46 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız elmnightmare
Mesajı göster
Asıl hedef milli görüşçüler falan değil.
Asıl hedef İslamdır.
Kutlu doğuma bile katlanamayan zihniyetle karşı karşıyayız.
Bu yazıyla ilgili bir çelişki de şu
Fehmi Koruya düne kadar Akpartinin satılmış adamı diye yüklenen kesim şimdi hemen onun yazısına sarıldılar.

türkiyede asıl hedefin kimler olduğu belli...partileri kapatılanlar ve hep engellenenler belli...


kanunen tekke zaviye tarikatlar yasak olmasına rağmen , bu tür yerlere bir şey denmez , buralar kapatılmaz , lakin MİLLİ GENÇLİK DERNEĞİ kapatılır...

düşman görülen modeRn kelimelerle "SİYASAL İSLAM" ...
__________________
göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe diş
kılıçustası isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #11
Alt 02.05.2007, 22:13

 
zuğaşi berepe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 09.08.2006
Mesajlar: 413
Teşekkür etti: 0
1 Teşekkür 1 Mesaj için aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız el-EMIN
Mesajı göster
Hedef tüm Türkiyedir.

Tabaninda ne kaldiki sp nin :-)

Neleri var neleri yok zaten aldik LoL
tabanda senin gibi çürükler döküldükten sonra şuurlu bir teşkilat kaldı.sayısı önemli değil bunların...
__________________
SURDA BİR GEGİK AÇTIK MUKADDES Mİ MUKADDES;
EY KAHPE RÜZGAR ARTIK NE YANDAN ESERSEN ES...
N.F.K.
zuğaşi berepe isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #12
Alt 02.05.2007, 22:14

 
gençüsküdar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 07.05.2005
Mesajlar: 6.440
Teşekkür etti: 2
15 Teşekkür 9 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız zuğaşi berepe
Mesajı göster
tabanda senin gibi çürükler döküldükten sonra şuurlu bir teşkilat kaldı.sayısı önemli değil bunların...
"çürük" ibaresini bir daha kullanma üstadım inşaAllah
__________________
Ey İnsan! Kerim olan Rabbine karşı nedir seni aldatan (İnfitar,6)


İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var.

gençüsküdar isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #13
Alt 02.05.2007, 23:28
Ak & Sa

 
el-EMIN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 29.05.2002
Yaş: 34
Mesajlar: 12.786
Teşekkür etti: 49
81 Teşekkür 49 Mesaja aldı
Milli Dövüscü Resmen Hakaret ediyor..

Sihirli Deynegimi verin bana bakalim Sandiktan ne cikacak senin icin LoL
__________________

Okyanus arayan..Irmak olmalidir..!
el-EMIN isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #14
Alt 02.05.2007, 23:48

 
gençüsküdar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 07.05.2005
Mesajlar: 6.440
Teşekkür etti: 2
15 Teşekkür 9 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız el-EMIN
Mesajı göster
Milli Dövüscü Resmen Hakaret ediyor..

Sihirli Deynegimi verin bana bakalim Sandiktan ne cikacak senin icin LoL
İlk sandıktan Saadet çıkabilir dikkatli ol
__________________
Ey İnsan! Kerim olan Rabbine karşı nedir seni aldatan (İnfitar,6)


İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var.

gençüsküdar isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #15
Alt 02.05.2007, 23:52
Ak & Sa

 
el-EMIN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 29.05.2002
Yaş: 34
Mesajlar: 12.786
Teşekkür etti: 49
81 Teşekkür 49 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız gençüsküdar
Mesajı göster
İlk sandıktan Saadet çıkabilir dikkatli ol
abi bi senaryo gelistirdim..Secim Yasi 25 e indirilecek ve Fatih Erbakan Hazretleri SP nin Basina getirilecek..ve bu Taktikle Sp Ak Partiyi Siyaset Arenasindan silemeye calisacak.

Ben olsam öyle yapardim..CHP Ak Partiden daha hayirlidir diyen Fatih Erbakan..soldaki Oylari siler süpürür
__________________

Okyanus arayan..Irmak olmalidir..!
el-EMIN isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #16
Alt 02.05.2007, 23:56

 
gençüsküdar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 07.05.2005
Mesajlar: 6.440
Teşekkür etti: 2
15 Teşekkür 9 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız el-EMIN
Mesajı göster
abi bi senaryo gelistirdim..Secim Yasi 25 e indirilecek ve Fatih Erbakan Hazretleri SP nin Basina getirilecek..ve bu Taktikle Sp Ak Partiyi Siyaset Arenasindan silemeye calisacak.

Ben olsam öyle yapardim..CHP Ak Partiden daha hayirlidir diyen Fatih Erbakan..soldaki Oylari siler süpürür
Saadet'e vurur gördüm seni...

Fatih Erbakan üzerinden konuşmak taraftarı değilim ama o konuşmasında ruhban okulu eksenli bir değerlendirme vardı, chp açmaya kalkmıyor demişti...
__________________
Ey İnsan! Kerim olan Rabbine karşı nedir seni aldatan (İnfitar,6)


İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var.

gençüsküdar isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #17
Alt 02.05.2007, 23:58
Ak & Sa

 
el-EMIN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 29.05.2002
Yaş: 34
Mesajlar: 12.786
Teşekkür etti: 49
81 Teşekkür 49 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız gençüsküdar
Mesajı göster
Saadet'e vurur gördüm seni...

Fatih Erbakan üzerinden konuşmak taraftarı değilim ama o konuşmasında ruhban okulu eksenli bir değerlendirme vardı, chp açmaya kalkmıyor demişti...
Secim havasina girdik kardesimi bile tanimam
__________________

Okyanus arayan..Irmak olmalidir..!
el-EMIN isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #18
Alt 03.05.2007, 01:36

 
BAHADIRALP - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 21.02.2007
Mesajlar: 1.712
Teşekkür etti: 6
101 Teşekkür 65 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız el-EMIN
Mesajı göster
Secim havasina girdik kardesimi bile tanimam
BAHADIRALP isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #19
Alt 11.05.2007, 14:17
Ölümüne.

 
kılıçustası - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 28.11.2006
Mesajlar: 3.669
Teşekkür etti: 55
80 Teşekkür 46 Mesaja aldı
Arrow

TSK bilidirisi en çok hangi partiyi vurdu 50% 75% 100% 125% 150% 175% 200%Hani insan TSK’nın geleneksel tavrını bilmese, başka işleri güçleri yok da, ‘ne yapıp etsek de, şu seçim sathı mailinde AKP’yi ihya etsek…’ diye düşünüyorlar zanneder. İşin Saadet Partisi boyutunu izah edeceğim. Ama önce Anavatan Partisi Genel Başkanı Erkan Mumcu’nun bu minval üzere yaptığı ve satır aralarında kaynayan çarpıcı bir yorumun altını çizelim.

Erkan Mumcu, salı akşamı Kanal 1 televizyonunda katıldığı ve 27 Nisan'da Genelkurmay'ın internet sitesinde yer alan bildirinin tartışıldığı programda, "Bir gece yarısı bildirisi Türk siyasetini altüst etti. Ne lüzum vardı buna? Bildiri olmasaydı bugün AK Parti anketlerde bulduğu değerleri bulamazdı. Bildirinin bize olumsuz yönde etkisi oldu. Onlar savunma biz hesap sorma durumunda olacakken, onlar mağdur, biz mağdur eden olduk." şeklinde konuşmuş.

Mumcu’nun ifadelerinde üzerine durulması gereken asıl tespit şu satırlarda gizli: “Onlar savunma biz hesap sorma durumunda olacakken, onlar mağdur, biz mağdur eden olduk…"

İşte TSK bildirisinin ardından Saadet Partisi’nin kontrpiyede kalmasına neden olan gelişmeler de bu ifadelerde gizli.

Kırmızı değil, sarıydı…

Teşkilatlarındaki dinamizm ile dikkatleri çeken Saadet Partisi sandık istikametine doğru tam gaz yol ilerlemeye hazırlanırken, önünde seyreden ve yeşil ışıkta yoluna devam etmeyi düşünen AKP aracı Çankaya kavşağına geldiğinde önündeki ışıklar komuta merkezi tarafından anında kırmızıya çevrilince, arkadan gelen Saadet aracı AKP’ye toslamamak için ani fren yaparak durmak zorunda kaldı. Daha önce de benzer bir kazaya maruz kalan Saadet aracında bulunanlar ani frenin etkisiyle sendeleyip bocalarken, kendilerine geldiklerinde bir baktılar ki, meğer AKP aracı ben kırmızıyı görmedim sarıda geçtim, hem yetkisi olmayanlar ışıklarla oynayıp durmasınlar diyerek yol almaya devam etmekte…

İşin nüktesi bir yana, TSK bildirisi Saadet Partisi’nin seçim dönemine ilişkin tüm hesaplarını allak bullak etti. Argo tabiriyle seçim meydanlarında AKP’yi paçavraya çevirmeye hazırlanan Saadet Partisi yetkilileri, kendi tabanlarından tepki almamak için şimdilerde kamera önüne geçerek AKP’yi açıkça eleştirmeye bile çekinir hale geldiler.

Senaristler ve figüranlar…

Üstelik Abdullah Gül gibi Meclis’te ve Türk siyasetinde beyefendiliğiyle dikkatleri üzerine çeken bir isim, daha önce örneğine pek rastlanmamış bir şekilde CHP organizasyonu ve DYP – Anavatan figüranlığında Çankaya yolunda çelmelenince, Saadet Partisi bu süreçte açıkça AKP karşıtı tavır almakta da zorlandı.

Saadet camiasının mensupları şunu fark ettiler: Yaşanan süreçte AKP’ye karşı sergilenen tavır aslında sadece bu partiye yönelik değil. AKP’nin temsil ettiği, Saadet Partisi mensuplarının da büyük ölçüde paylaştığı (dikkatinizi çekerim siyasi değil) dünya görüşüne ve fikir dünyasına yönelik...

İşte bu tablo Saadet teşkilatlarında, bu zor anında AKP’yi sahiplenme gibi doğal bir refleks sergilenmesine neden oldu. Bu gelişmelerden Saadet Partisi yetkililerinin hoşnut kaldığını düşünmek elbette mümkün değil. Siyasi açıdan, “şimdi bu da nereden çıktı” şeklinde stratejik hesaplarını alt üst eden bir zamansız gelişme gibi algıladıkları ortada. Fakat gelişmelerin yansımaları Saadet tabanında farklı cereyan etti.

Şimdi mantık zamanı…

Son haftalarda cereyan eden hadiseler 5 yıl önce yaşadığım bir olayı hatırlamama neden oldu. Şimdilerde yaşananları görünce, ‘demek ki bu da öyle bir şey’ diye düşündüm.

3 Kasım 2002 seçimlerine 5–10 gün kala uçakla Ankara’dan İstanbul’a dönerken, sağımda oturan, tepeden tırnağa tesettürlü ve eldivenli bir bayanın söylediklerini hatırladım. O gün söz gazete haberlerinden yola çıkarak yaklaşan seçimlerden açılınca, tesettürlü bayan AKP’ye oy vereceğini söyledi. “Sizi dışarıdan gören ilk bakışta hemen Saadet’e oy vereceğinizi düşünür” diye yarı şaka söyleyince, “gönlümüz Saadet’te, aklımız AK Parti’de” dedi. “Bu ne demek?” diye konuyu biraz açmasını isteyince, “şimdi bölünme değil, güçleri birleştirme zamanı. Geçen zaman içinde öyle şeyler oldu ki, sorunların altından ancak güçlü partilerle kalkılabilir” dedi.

Bayanın söylediği “gönlümüz Saadet’te, aklımız AKP’de” tespitini o günlerde gazeteci Ali Bulaç’a aktarınca, “teşbihte hata olmasın ama, -itikatta Saadet, amelde AKP- gibi bir şey olmuş” demişti.

Nitekim 3 Kasım seçimleri öyle bir ortamda gerçekleşti ki, başında 2–3 Saadetli görevlinin bulunduğu sandıklardan bile Saadet’e bir tek oy çıkmadığı yerler oldu.

Demek istediğimiz o ki, TSK, AKP iktidarına karşı yayınladığı bildiri ile Saadet seçmenlerinin AKP’ye meyletmesine ve oyları bölmeyelim çizgisine gelmesine neden oldu. Üstelik Saadet Partisi yetkililerinin kimi AKP icraatlarına karşı meydanları titretmeyi hazırlandığı günlerde eleştiriye açık diğer tüm konuların öncelik nedeninin de ortadan kalkmasına neden oldu. Yayınlanan gece yarısı bildirisi nerede ise ulusalcılarla aynı çizgiye gelen Saadet’i yeniden eski konumuna çekti.